Marka Bilinirliğini Artırmanın 7 Yolu

Sosyal medya araçlarının hayatımıza girmesi, markaları da bu kanallarda var olmaya zorladı.  İlk etapta “online alışverişe güvenmem” diyen Türkiye, şimdi Dünya genelinde 11. sırada yer alıyor. Bu sebeptendir ki arama motorları, irili ufaklı markaların reklamlarıyla doldu taştı. Şimdiki aşama ise “rakipleri alt etmek.” Aslında pazarlamacılar temel noktaları her fırsatta dile getiriyor. Yeni kurulan ya da yapılandırılmaya gidilen marka; “müşteri odaklı” , “kendini tekrar etmekten kaçınan”, “personalization içerikli” ve “trend yaratabilir” olmalıdır. Ama nasıl?

1) Düzgün Yapılandırılmış İnternet Sitesi

İster yeni kurulan küçük bir marka olun, isterseniz de değişikliğe giden köklü bir şirket, ama ilk etapta hayatınızı kurtaracak şey bir internet sitesidir. SEO konusunda bilgi sahibi ve kolay anlaşılır, pratik bir tasarıma sahip olmanız Google’ın sempatisini kazanmak için temel şartlar. “Bizim yeğen uğraşıyor bu konularla” demeyerek bir uzman yardımı almanız önemle tavsiye edilir.

2) Sosyal Medya Stratejilerini Belirlemek

Sitenizi açtınız, peki şimdi hangi kanaldan sesleneceksiniz müşterilerinize? Facebook’ta da olayım, Instagram’dan da like alayım, Pinterest’in nesi eksik? gibi bir çoklu kanal anlayışı, kafa karışıklığının beraberinde başarısızlık getirebilir. Bu yüzden öncelikle hedef kitlenizi çok iyi tanıyarak, onların vakit geçirdiği kanalları öğrenmeye çalışın. Bebek elbisesi satıyorsanız görsel içeriklerin size ne kadar faydalı olacağını, anne – bebek platformlarını takip etmeniz gerektiğini ve uygun hashtaglerle arama yapmanızın ne kadar hayati olduğunu bilmeniz gerekiyor. Hem anneye, hem babaya, aynı zamanda dedelere de ulaşayım derseniz boş yere zaman ve para kaybınız söz konusu olacaktır. Zira tahmin edeceğiniz üzere bu noktadaki hedef kitle “anneler” dir.

3) Geleneksel Reklam Kanalları

Reklam stratejilerinizi sadece sosyal medya ve Google Adwords üzerinde yoğunlaştırmanız, hala çok büyük bir kitleye sahip olan “geleneksel mecrayı” kaçırmanıza sebep olacaktır. Bu sebepten de marka bilinirliğinin artırılmasının en önemli etkenlerinden olan, TV ve Billboard reklamlarını bütçeniz doğrultusunda değerlendirmeniz gerekir. Zira sosyal medya ile sadece internet kullanıcılarında algı hatırlatması yaratırken, TV ve/veya Billboard ile her iki kesime de hitap etmek mümkündür. Yıllık cirosunun %80’inden fazlasını reklamlara harcayan Coca Cola, ne kadar doğru bir yol izlediğini yıllardır kanıtlamaktadır.

4) Etkinlik Sponsorluğu

Marka bilinirliği, tüketicilerin algısına yerleşmek demektir. Markanıza ve hedef kitlenize en uygun etkinliği seçip sponsor olmanız, o etkinlikle özdeşleştirilmeniz gibi, daha geniş bir kitle tarafından tanınmanız konusunda da yardımcı olacaktır. Master-Card / Şampiyonlar Ligi ilişkisini bilmeyen yoktur.

5) Ürün Yerleştirmesi

Satışa sunduğunuz ürün ya da hizmetleri, hedef kitlenizin en çok izlediği ve marka imajınıza en uygun olan televizyon programlarına yerleştirmek de işinizi hayli kolaylaştıracaktır. Butik otel hizmeti sunuyorsanız, ajanslar aracılığıyla en uygun senaryoda yer alabilir ya da ürettiğiniz takı setlerinin “Sıla Tokası, Hürrem Yüzüğü” olarak pazarlanmasına vesile olabilirsiniz. Global pazarda ürün yerleştirmeyi en çok kullanan markanın Apple olması, her çıkardığı ürünün nasıl kolayca trend haline geldiğini kanıtlar niteliktedir.

6) Geleneksel Olmayan Reklam Kanalları

Online yöntem kullanarak hem daha az maliyetle reklam vermiş olmak, hem de eko-sisteme destekçi olmak, marka imajınızı olumlu yönde artıracaktır. Bu aşamada önemli olan ayrıntı, viral kampanya yaratarak hem kendinizden bahsettirmiş, hem de yarattığınız hikayenin yayılmasını sağlamış olacaksınız. Akıllı telefonlarda kullanılan uygulamalar ve oyunlar, kulaktan kulağa pazarlama yoluyla tahmininizden hızlı şekilde tüketicilerinize ulaşmış olacak. Geçen sene herkesin profilini süsleyen Evian bebeklerini hatırlarsınız. Bir anda trend haline gelerek satış oranlarında da güçlü bir artış kaydetmişti. Evian da bebek imajını kullanarak, sevimli, sağlıklı ve trend marka imajını yakaladı.

7) Yerel Etkinliklerde Yer Almak

Bölgenize ait yerel bir etkinlikte yer almak ya da ev sahipliği yapmak da marka bilinirliğini artırmanın son adımı olarak biliniyor. Yerel etkinliklerin birçoğu halka ücretsiz gerçekleştiği için “biletli satışa” oranla daha çok tüketiciye hitap etmiş ve onlarla tanışma imkanı bulmuş olacaksınız. Bunu Türkiye’da en iyi uygulayan markaların başında şüphesiz ki Fanta Gençlik Festivali geliyor. 3 kapak toplayarak bilet alınabilen bu konser, pazarlamasını yaptığı gibi aynı anda satışını da yapıyor.

Her ne kadar pazarlamacıların gözünde temel noktalar olarak yukarıdaki maddeler görünse de, “zaman” ve “doğru strateji” kavramlarının ne kadar önemli olduğunu ve göz ardı edildikleri durumda yaratılan marka imajının kısa süreli olmasının kaçınılmaz olduğunu belirtmekte fayda var.

Paylaş
İstemeyerek okuduğum İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun olup asla yapmam dediğim "pazarlamacı" kimliğim ile karşınızdayım. Özellikle de dijital pazarlamaya bayılır, WOMM 'un gücüne inanır, yeni stratejiler peşinde koşarım.

1 YORUM

  1. Güzel bir paylaşım olmuş marka bilinirliliği mi yoksa farkındalığımı hep düşünmüştür ancak çoğu zaman aynı anlamda kullanılmaktadır.Bana göre farkındalık bir önceki safha olmuş olsa da.

CEVAPLA