Lady Gaga’dan Alınması Gereken 5 Pazarlama Dersi

Sevelim ya da sevmeyelim bugüne kadar onlarca kez adını duymuş, kendisini bir şekilde dinlemişizdir. Gaga’nın sesi, tarzı,  hayatı hakkında illaki bir şeyler biliyoruzdur. Ama şimdi gelin kendisini bu denli üne ulaştıran pazarlama stratejilerden bahsedelim ve bir nebze de olsa ders çıkarmaya çalışalım.

2014 yılında Forbes “Dünyanın En Güçlü 100 Ünlüsü” listesine 33 Milyon dolar geliri ile 19.sıradan giren 30 yaşındaki sanatçının; 24 milyonun üzerinde albüm, 125 milyonun üzerinde single satışı bulunuyor. Ayrıca bugün Lady Gaga 5 tane Grammy alarak müzikal başarısını da kanıtlamış bir sanatçı.Bunun yanı sıra Twitter’da 45 milyona ulaşan takipçisi ve Facebook’ta 67 milyonu geçen beğeni sayısı ile bu sıralar adından fazlaca söz ettiremese de hala ağırlığını koruduğunu ispatlıyor. Bir anda ya da gelişigüzel oluşmadığını bildiğimiz “Lady Gaga efsanesi” gerçeğine stratejik olarak yaklaştığımızda çıkarabileceğimiz dersler neler olabilir isterseniz biraz daha detaylı inceleyelim.

gaga-sequin

1. Hikaye Yaratmak

Hani şu ünlü atasözü hep “Content is King” diyor ya Gaga’da da bu böyle. İnsanların insanları takip edeceğinin bilincide olan Gaga, bir hikaye ve takip edilesi bir karakter yaratmış. “ There is nobody like me and there never was.” (Bana benzeyen kimse yok ve asla olmadı. ) diyen, bunu her kadının da kendisi için söylemesi gerektiğinin altını çizen sanatçı, düzenli olarak kendini güçlü hissettiği konularda konuşuyor ve popülerliğini kaybetmemeyi başarıyor.

lady-gaga-lgbt

Bir taraf seçiyor ve bunun arkasında başarıyla duruyor, Öyle ki farklı oldukları için aşağılanan, toplumda kendini marjinal (dışa itilmiş) hisseden kişilerin en büyük destekçerinden birisi Lady Gaga. Hatta 2012 ‘de Rusya’da bir konseri esnasında LBGT hakları ile ilgili konuştuğu için homoseksüel propaganda iddiasi ile tutuklanma tehlikesi geçirmiş.

Demek ki neymiş, bir taraf seçip, arkasında durmak (ki biz buna pazarlamacada hedef kitle diyoruz) doğru insanları kendine çekmek için kullanılabilecek en etkili yöntemlerdenmiş.

2. %1‘e Odaklanmak

Aslında bu strateji Lady Gaga’nın “sadakat pazarlaması” oluşturmasının tipik bir örneği olarak gösterilebilir. Sosyal medyada milyonlarca takipçisi olmasına rağmen O, hayran kitlesinin sadece %1’ini kapsayan aşırı fanatik hayran kitlesine odaklanarak küçük ama sadık, stabil bir hayran temeli oluşturuyor , onları adeta “WOMM” (ağızdan ağza pazarlama) için yetiştiriyor. Keza Gaga, hayranları ile web-sitesi üzerinden konuşuyor, hayranlarına özel tweetler atıyor. Onlara bedava konser biletleri vererek, konserinde sahneye çıkararak o hayranını  süperstar gibi hissettirerek onların kalbini kazanabileceğini biliyor. Adeta hayranlarının hayranı gibi davranıyor Lady Gaga.

gaga tweet

PS: Burada markalara, şirketlere düşen ders markalarının mesajını hedef kitleye ulaştıracak kendi %1’lerine odaklanmak olabilir.

3. Topluluk Oluşturmak ve Ait Olma Duygusu Yaratmak

Yukarıda bahsettiğimiz aşırı fanatik hayran kitlesi https://littlemonsters.com/ altında toplanarak bu site üzerinde profil oluştuyorlar, fotoğraf , tur ve konser bilgileri vs. paylaşıyorlar. Ayrıca Lady Gaga’da bu websitesi üzerinden hayranları ile haftalık bazda iletişim kuruyor, hayranlarına özel mesajlar yayınlıyor , paylaşımlarına yorumlar yapıyor. Böylelikle kendi hayran kitlesi için oluşturduğu bu online topluluk ile onları bir arada tutuyor , onlara bir isim vererek (Little Monsters) onlara ait olduklarını hissettikleri bir alan yaratıyor.

4. Farklı olmak

Lady Gaga için her ne kadar klişe bir söylem olacaksa da evet, bu kadın farklı! Bu kadın ödül törenine etten elbise ile gelmekte bir gariplik görmüyor. Çılgınca makyajları, benim üzerinde 5 saniyeden fazla duramayacağım ayakkabıları var , konserinde piyanosunu ateşe bile veriyor. Bütün bunların ötesinde O’nun farkını yaratan şey akıllıca bir fark yaratmış olması, bir duruş sergilemesidir. Onun stratejisi insanlara ben farklıyım demek yerine farkı onlara göstermektir

2010 MTV Video Music Awards - Show           lady-g-fire

5. Hakkınızda Konuşmalarını Sağlamak

İnsanlara hakkında konuşacakları malzemeyi en basit yoldan “kendi” sağladığı için o Word of Mouth Marketing (Ağızdan- Ağıza Pazarlama ) kraliçesi. “İnsanlar daima konuşur , haydi onlara konuşacak birşeyler verelim” diyerek kendi stratejisinin bir nevi özetini çıkarmış sevgili Gaga. Öyle şeyler yapıyor ki hakkındaki haberleri istemeseniz bile duymuş oluyorsunuz, zira O sadık hayranları “küçük canavarlarlara” canlı performanslarını ve fotoğraflarını paylaşmalarına izin veriyor, ve karşımıza sürekli yaratıcı içerikle çıkıyor.

lady-gaga-talk

Lady Gaga ve PR ekibi elektriği icat etmedi, sadece günümüz pazarlama koşullarına iyi ayak uydurarak sosyal medyayı da çok iyi kullanarak bunları yaptı. Şimdi sıra buradan çıkaracağımız dersleri markalara uyarlamakta olabilir. Sadık müşteri ve sadakat pazarlamasını nasıl yapmalıyız? Ne kadar iyi, güncel ve şaşırtıcı içerik hedef kitlenizin kalbini çalabilir? “Farklı” olduğunuzu nasıl göstereceksiniz? Son olarak, kendi %1’inizi nasıl bulup onların birbirleri ile ve sizinle iletişimde olmasını sağlayacaksınız ve ağızdan ağıza pazarlamanın nimetlerinden nasıl daha etkili yararlanacaksınız?

Top sizde.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Dünya Kupası’na Ev Sahipliği Yapmak, Ekonomik Açıdan Mantıklı mı?

  • Birçok ülke, her dört senede bir gerçekleştirilen Dünya Kupası’nın kendi ülkesinde düzenlenebilmesi için çaba sarf ediyor ve turnuva kendilerine verildiği takdirde, milyar dolarlık yatırımlar yapıyor.
  • Ancak ekonomistler, Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmanın, yatırıma değmeyeceği yönünde genel bir fikir birliğine sahipler.
  • Dünya Kupası hazırlıkları için yaklaşık olarak 11 ila 14 milyar dolar arasında bir harcama yapan Brezilya’nın en pahalı Dünya Kupası stadyumu artık bir otopark.
  • 2008 Pekin ve 2012 Londra Olimpiyatları’nın gerçekleştiği yıllarda, ülkelerin yıllık ziyaretçi sayılarında bir düşüş yaşandı.
  • İlgili Yazı: Ekonomi ve Taraftar Ekseninde 2018 Dünya Kupası

2018 Dünya Kupası, geçtiğimiz perşembe günü Rusya ile Suudi Arabistan arasında oynanan açılış maçıyla başladı. Her dört senede bir gerçekleştirilen ve bu sene Rusya’nın ev sahipliği yaptığı dünyanın en büyük futbol organizasyonunu gerçekleştirecek olan ülke ya da ülkeler, yapılan başvurular doğrultusunda FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonlar Birliği) tarafından belirleniyor.

Turnuvayı düzenlemek için FIFA’ya başvuruda bulunan ülkeler, ulaşım, konaklama ve stadyumlar başta olmak üzere belirli alanlara yapılacak yatırımlar konusunda FIFA’ya teminat veriyorlar ve yatırım harcamaları genel olarak milyar dolarları buluyor. Bir örnek vermek gerekirse, bu sene Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan Rusya, turnuva için 14,2 milyar dolar tutarında bir harcama yaptı.

Peki, Dünya Kupası için bu kadar yüksek meblağlarda yatırım yapan ülkeler bunun karşılığını alabiliyorlar mı? World Economic Forum’un internet sitesinde paylaşılan yazıya göre, genel olarak ekonomistler, Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmanın, yatırıma değmeyeceği yönünde ortak bir görüşe sahipler ve pek çok kanıt, onların bu konuda haklı olduklarına işaret ediyor.

2023 yılı itibarıyla Dünya Kupası’nın toplam ekonomik etkisinin 30,8 milyar dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor. Dünya Kupası ya da benzeri büyük bir spor etkinliğine ev sahipliği yapmak; turist çekmesi, önemli altyapı projelerinin başlamasını sağlamasını ve de ülkeleri ve şehirleri iş yapmak için iyi yerler olarak göstermesi sayesinde bir ülkenin ekonomisini canlandırabilir. Ancak bir Dünya Kupası düzenlemenin maliyeti, onun meydana getirdiği ekonomik faydalardan daha ağır basıyor gibi görünüyor.

Turnuva İçin Yapılan Yatırımların Geri Dönüşü Yeterli Değil

Maalesef ki, bir spor altyapısı meydana getirmek ve onu sürdürmek pahalı bir iştir. Turnuva için inşa edilen spor tesislerinin birçoğu, genel olarak bakım masraflarının karşılanabileceği kadar yeterli sıklıkta kullanılmaz. Büyük spor etkinlikleri düzenlemenin, yatırıma değmediğini düşünen ekonomistlerden biri de Andrew Zimbalist ve kendisi buna yönelik olarak sunduğu argümanında, turnuvalar sona erdiğinde, ev sahibi şehirlerde zorlukla kullanılan değerli ama işe yaramayan mülkleri sıralıyor.

2014 Dünya Kupası maçlarına ev sahipliği yapan ve 550 milyon dolara inşa edilen Brezilya’daki Estadio Nacional Stadyumu, Dünya Kupası’nın ardından otobüsler için park alanı olarak kullanıldı.

Bununla ilgili en çarpıcı örneklerden biri ise 2014 Dünya Kupası‘na ev sahipliği yapan Brezilya’da bulunuyor. Dünya Kupası hazırlıkları için yaklaşık olarak 11 ila 14 milyar dolar arasında bir harcama yapan Brezilya’nın en pahalı Dünya Kupası stadyumu artık bir otopark. Brezilya Ulusal Denetçiler Mahkemesi, Dünya Kupası’na yapılan kamu harcamalarının, tüm ülkenin sosyal yardım ücretlerini iki kez karşılamaya yeteceği sonucuna vardı. Turnuvanın ülkede, 3 ila 13 milyar dolar arasında bir ekonomik etki yaratmasının beklendiği göz önünde tutulursa, vergi mükelleflerinin yatırımlarının karşılığında makul bir getiri elde ettiklerini söylemek zor.

Büyük Spor Etkinlikleri, Ülkenin Turizm Şablonunu Değiştiriyor

Büyük spor etkinlikleri kesinlikle binlerce spor taraftarının ilgisini çekse de, bu tarz organizasyonlar, yerleşik turist akışlarını bozabiliyor ve trafiği popüler yerlerden ve cazibe merkezlerinden uzaklaştırabiliyorlar. 2008 Pekin ve 2012 Londra Olimpiyatları’nın gerçekleştiği yıllarda, ülkelerin yıllık ziyaretçi sayılarında bir düşüş yaşandı.

Bununla birlikte 2012 yılında, Londra’da yer alan ve İngiltere’nin en popüler müzesi olan British Museum, oyunların düzenlendiği ayda %22 daha az ziyaretçi ağırladı. Olimpiyat Oyunları’nın ardından İngiliz hükümeti bu konu hakkında yaptığı değerlendirmede, “aşırı kalabalık, aksaklık ve fiyat artışları nedeniyle caydırılmış olan düzenli ziyaretçilerin önemli ölçüde yer değiştirdiği” sonucuna vardı.

Londra’da Yer Alan British Museum

Bu durumla ilgili bir başka dikkat çeken örnek ise 2010 yılında Güney Afrika’da yaşandı. Güney Afrika’da düzenlenen 2010 Dünya Kupası’ndan önce, turnuva için ülkeye yaklaşık olarak 450 bin turistin geleceği tahmin ediliyordu. Sonuç olarak bu miktarın sadece üçte ikisi oranında bir ziyaretçi ülkeye giriş yaptı. Beklenenden düşük bir ziyaretçi sayısı olmasına karşın, ziyaretçi harcamaları neredeyse dörtte bir oranında arttı; ancak bu, Güney Afrika hükümeti için 13 bin dolara kadar olan bir edinim maliyetine neden oldu.

Yerel Organizatörler, Gelirlerden Düşük Bir Pay Alıyor

Bu tarz büyük spor etkinliklerini düzenleyen kurumlar için ticari satışlar, sponsorluklar ve lisans sözleşmeleri gibi birden çok gelir akışı var. Ancak açık ara farkla, en büyük gelir televizyon haklarından elde ediliyor. Buna karşılık büyük spor etkinliklerinin ardındaki yönetim organları, bu gelirlerden en yüksek payı alıyor ve bu durum da en verimli yerel organizatörlerin bile para kazanmasını zorlaştırıyor.

Haftalık haber, iş dünyası ve ekonomi dergisi olan The Economist, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin, oyunlardan elde edilen televizyon gelirlerinin %70’inden fazlasını aldığını işaret ediyor. Dünya futbolunun yönetim organı olan FIFA, 2014 Dünya Kupası’ndan yaklaşık olarak 5 milyar dolar gelir elde etti ve bu gelirin yaklaşık olarak yarısı televizyon haklarından geldi. Buna karşın FIFA, turnuvanın hazırlık masraflarına hiçbir katkı sağlamadı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link