Kriz Yönetiminde Sıvamak, Tüy Dikmek ve Ötesi

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü için bir post giren Wanda Digital ,son 4 gündür sosyal medyada sektörün içinden ve dışından gelen tepkilerle adeta linç edildi. Farkındalık yaratmaya çalışan ajans, içerikteki dozu biraz yüksek tutunca insanlardan gelen tepkiler doğrultusunda postu kaldırdı ve bir özür metni yayınladı.

Wanda Digital’in yayınladığı ve daha sonra kaldırdığı post:

wanda digital

Aslında bu yazıyı Wanda Digital’e olan tepkiler dindikten sonra yazmayı planlıyordum, ancak ne zaman Twitter Search panelini açsam mevzunun daha bitmediğini ve üstüne yeni olayların patlak verdiğini görüyorum. Yıllar önce Onur Air’in deprem sonrası yardım göndermek için beğeni kampanyası düzenlemesini anlatmaktan sıkılmıştık; Wanda Digital bize yeni bir konu vermiş oldu.

Peki Wanda Digital hatayı nerede yaptı?

En büyük hatalarını hata olmadığını iddia etmek ile yaptılar aslında. Aşağıdaki özür metnini okuyunca bir an “Herhalde bunun altından başka bir şey çıkacak, bu kadar büyük bir hata yapamazlar.” dedim ama ciddi ciddi yaptıklarının bir hata olmadığını ve bizim yanlış anladığımızı yazmışlar.

Özür metni:

İlgili stock görseli satın alınmış, üzerinde biraz daha dikkat çeksin diye oynanmış ve bu post ortaya çıkmış. Hazırlayanlar için belki normal bir görsel olabilir ancak reklamcılıkta genel bir kaide vardır, eğer yaptığınız işe karşı herkes tepki gösteriyorsa yanlış yapmışsınızdır. Normalde yapılması gereken şey “Niyetimiz iyiydi ama biraz abartmışız dikkat çekmek için, özür dileriz” minvalinde bir metin yazmak iken “Biz aslında doğruyu yaptık, siz anlamadınız.” şeklinde bir açıklama yapılması ortada pek de iyi niyet içeren bir durum olmadığını gösteriyor. Özellikle bu iki tweet özür tweetinin aslında boşa atıldığını kanıtlar nitelikte:

                                                                            444 matt

 

Basit bir içerik görseli sonuçta bu, herkes hata yapabilir. Ancak yazının başlığını bu şekilde atmamıza vesile olan olayları tekrar gözden geçirmek gerek: Ajansın kurumsal hesabından atılan bir post, ajansın yöneticisinin onayı olmadan paylaşılmaz. Yani bu bir kişinin değil kurumun hatasıdır. Hata yapmak da gayet doğaldır. Bu gönderiyi girmek batırmak kısmı oluyor. Böyle bir durumda özür metni girmek de yine ajans çalışanlarının birlikte oturup bir metin kaleme almasıyla ortaya çıkar; yani özür metnini de tüm ajans yazmış olarak kabul etmek gerekir. Aslında bir özür barındırmayan bu metin sıvamak kısmı oluyor. Çalışanların attığı tweetler ise tüy dikme kısmı. Peki ya ötesi nedir?

 

vilivonka

Wanda Digital’i eleştirdiği için bir hesabı Twitter’a şikayet edip askıya aldırmak ötesidir. İlki belki hata olmuş olabilir ama ardından bir bir gelenler hatadan öte bir şeydir. Bu tür kriz durumlarında tüm büyük ajanslarda çalışanlar tek tek uyarılır; ne yazıp ne yazmaması gerektiği hatta neyi retweet etmesi gerektiği bildirilir. Çünkü çalışanların attığı tweetler de bu nedenle kuruma mal edilebilir. Her kampanyada olduğu gibi işin sonunda kimin kazandığı önemlidir, buna bakılır. Bu gönderinin atıldığı günden bu yana 1957 kez tweetlendi. Ekşisözlükte hakkında 89 entry girildi. Bir çok insan Wanda Digital ismini iyice bir öğrendi. Ancak bu yazılanların %99’u olumsuz oldu. Kalan %1 ise “Vurmayın artık öldü.” ya da “Bizim de ajansımız var, yarın bizim de başımıza gelebilir, vurmayalım arkadaşlara.” tadında idi. Wanda Digital bir şey kazanmadı. Peki ya kadınlara yönelik şiddete dair bir farkındalık yaratılabildi mi? Bence en güzel cevabı da yine bu tweet vermiş;  

Durum tespiti yapmak kolay, peki ya böyle bir kriz neden çıktı? Bu sorunun cevabı bence Türkiye’deki ajans ekosistemini de etkileyecek türde. Bir çok ajans sahibinin aklına “reklamcı” diyince hipsterlar geliyor. Elbette hipsterdan da reklamcı olur ancak reklam denen şey hele ki bir ajansta tüm halka yönelik yapılan bir çalışmadır. Hayatında hiç görmediği türde insanlara bir şeyler satmaya çalışan sözüm ona reklamcılar bu şekilde çuvallayabiliyorlar. “Dur azıcık daha marjinal olayım, daha fazla dikkat çekeyim.” tadında düşünen bu reklamcıların aslında pek de iletişim kavramı ile ilgileri olmuyor. Sokakta görse “Ay, ben bununla mı aynı sokakta yürüyorum?” dediği insanlara bir şeyler satmaya çalışırken başarısız olmak gayet doğal. Ajans ekosisteminde her türden insanın çalışıyor olması lazım ki ajanslar her türden hedef kitleye ulaşabilsinler.

Bu arada yanlış anlaşılma olmasın, aynı postu Finlandiya’da girselerdi bence tepki yine aynı olurdu. “Türk insanı zaten anlamaz yeaah…” tribine girmeye de gerek yok, sattığın malı alanlar onlar sonuçta. Belki de sadece egoyu bir kenara bırakmak gerekiyor arada sırada.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Cremicro Ajans Grubu'nun kurucusu. Growth Hacker | Entrepreneur | Lecturer | Blogger

Bir Cevap Yazın

Pazarlama ve Teknoloji Dünyasında Şimdiye Dek Yapılmış En Kötü 6 Tahmin

Dönemin ünlü iş adamları ya da pazarlamacıları tarafından söylenmiş bazı sözler var ki söyleyenin ismi duyulduğu anda akıllara bu sözler geliyor. Ancak  iyi anlamda değil; kötü anlamda akıllara gelen sözlerden bahsediyorum.

1759 yılında reklamcılığın artık gelişme kat edemeyeceğini söyleyenden tutun da 1899 yılında icat edilebilecek her şeyin icat edildiğini söyleyene kadar birçok ünlü kişi tarihi yanılgıya düşmüş. Örneğin Microsoft Kurucusu Bill Gates 2004 yılında  “İki yıl sonra spam sorunu ortadan kalkacak.” demişti.

En son yapılan araştırmalar, dünya çapında gönderilen tüm e-postaların yaklaşık %92’sinin spam olduğunu ortaya koyuyor. Bill Gates’in tahminine göre günümüzden yakşalık 10 yıl  önce ortadan kalkmış olması gereken spam’lerin geldiği seviye gerçekten de korkunç.

Peki yanılgıya düşen diğer kişiler kimler? Pazarlamasyon olarak geleceği tahmin edemeyen iş adamları, pazarlamacılar ve reklamcıların sözlerini derledik. İşte tarihe kötü izler bırakan, nam-ı diğer “Epic Fail” sözler.

steve-ballmer-580

“There’s no chance that the iPhone is going to get any significant market share.”

Steve Balmer / USA Today, 2007

“iPhone’un pazardan pay kapabilmek için hiç bir şansı yok.”

ken-olsen

“There is no reason for any individual to have a computer in his home.”

Ken Olson / Digital Equipment Corporation (DEC) Kurucusu, 1977

“Bir bireyin evine bilgisayar alması için herhangi bir neden yok.”

johnson

“The trade of advertising is now so near perfection that it is not easy to propose any improvement. “

Dr. Samuel Johnson, 1759

“Reklamcılık piyasası artık mükemmelliğe öyle yakın ki herhangi bir gelişme sağlamak kolay değil.”

charles-h-duell-1

 “Everything that can be invented has been invented.”

Charles H. Duell / ABD Patent Enstitüsü Başkanı, 1899

“İcat edilebilecek her şey icat edildi.”

120919071727-ibm-ceos-tom-watson-sr-large-gallery-horizontal

“I think there is a world market for maybe five computers.”

Thomas Watson / IBM başkanı, 1943
“Tüm dünya çapında sadece 5 bilgisayarlık bir piyasa olacak.”

 

99n/36/huty/13510/16

 “Television won’t be able to hold on to any market it captures after the first six months.”

Darryl F. Zanuck / 20th Century Fox yöneticisi, 1946

“Televizyonlar altı ay içinde ortadan kalkacak. İnsanlar gece boyunca bir kutuya bakmaktan sıkılacaklardır.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Betty Crocker, Ürününe Müşteri Deneyimi Katarak Satışlarını Nasıl Yükseltti?

ABD merkezli gıda şirketi General Mills, 1950’li yıllarda ünlü Betty Crocker markası altında bir kek karışımı piyasaya sürdü. Bu kek karışımı, bütün kuru malzemeleri içinde barındırıyordu. Öyle ki, içinde toz haline getirilmiş süt ve yumurta bile bulunuyordu. Bu kek karışımını alanların yapması gereken sadece karışıma su eklemek ve bütün malzemeyi bir güzel karıştırdıktan sonra karışımı fırına vermekti.

Bu yenilikçi ürün, meşgul ev hanımlarının zamandan tasarruf etmesini sağlıyordu. General Mills, bu ürünün satacağından çok emindi. Ancak işler umdukları gibi gitmedi. Bu yeni ürün, birçok faydasına rağmen doğru düzgün satmadı. Hatta ikonik ve güvenilir Betty Crocker markası bile, ev hanımlarını bu ürünü benimseme konusunda ikna etmedi.

Bunun üzerine General Mills, bu beklenmedik durumun altında yatan nedeni anlamak için bir grup psikologu işe aldı. Yapılan araştırmalar sonucunda psikologlar, Amerikalı ev hanımlarının bu pratik ürünü kullandıklarında kötü hissettikleri sonucuna ulaştılar.

Ürün, normal bir şekilde kek yapmaya göre çok daha az zaman ve emek harcayarak kek yapmaya imkan tanıyordu, ancak ev hanımları bu şekilde eşlerini ve konuklarını kandırmış olduklarını düşündüler. Aslında bu kek karışımıyla yapılan kekin tadı çok iyiydi ve insanlar, ev hanımlarının bu keki yapmak için çokça vakit harcadıklarını düşünüyorlardı. Ev hanımlarının hakkettiklerinden daha fazla takdir alması ise onların suçluluk hissetmelerine neden oldu ve sonuç olarak ürünü kullanmayı bıraktılar.

Ürünün satmamasının ardındaki neden anlaşıldıktan sonra, General Mills şirketi bu suçluluk psikolojisi sorununun üzerine eğilen bir dizi reklam kampanyası hazırladı. Bu reklam kampanyalarında, hazır kek karışımlarıyla mutfakta zamandan tasarruf etmenin, kadınlara aileleri için diğer değerli şeyleri yapmalarına imkan tanıdığına vurgu yapılıyordu. Kısacası reklamlar, böylesi yenilikçi bir ürünü kullanmanın ne kadar akıllıca olduğuna dikkat çekiyordu.

Bu reklam kampanyalarına rağmen, General Mills ürünü değiştirerek daha az pratik hale getirdi. Ev hanımlarının, yeni kek karışımına suyun yanı sıra gerçek yumurta katmaları gerekiyordu. Bu da karışımdan toz haline getirilmiş yumurtanın çıkartıldığı algısını oluşturdu. General Mills, ürünü yenilenmiş halini “Bir Yumurta Ekle” sloganıyla yeniden piyasaya sürdü ve bunun ardından Betty Crocker hazır kek karışımının satışları hızla yükseldi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link