Kral Tüketicinin Kral Mesajı: Cesur Markalar İstiyoruz! 0

Taksim Gezi Parkı ile başlayan ve  değil bütün Türkiye, bütün dünyada yankılanan olaylar…

brand positioning 3-resized-600Sosyal medya’nın en  büyük  ve belki de tek gerçek araç olduğu  süreçte geceleri , gündüzleri geride bıraktık. Her yeni sabaha internetle uyandık, her  biten günü internetle uğurladık.  Fotoğrafları ve  düşüncelerimizi paylaştık; kızdık, sinirlendik, şaşırdık, üzüldük, “ yok artık” dedik, merak ettik, endişelendik, eleştirdik ve daha da fazlasını hep sanal dünyada yaptık.

Zaman zaman eleştirdiğimiz sosyal ağlar, bu sefer en büyük habercimiz oldu. Pek çok gerçeği sansürsüzce gözler önüne serdi. Ve hangi partinin mensubu, hangi görüşün savunucusu olursak olalım, olanları objektif bir gözle değerlendirdiğimizde, pazarlama dünyasının liderinin tüketici olduğunu bir kere daha gördük. Bu gerçeği henüz kabullenmemiş markalar ise hafızalarından silinmeyecek görüntülerle artık anlamış oldu belki de…

Üstelik  “tüketici” kavramı bu sefer  daha başkaydı.  Çünkü bu sefer “ halk” vardı. Yani sizi seven, sevmeyen, kullanan, kullanmayan, belki alacak olan ya da hiç hitap etmediğiniz “herkes” vardı. Dolayısıyla atılacak her adım, olaylara verilecek her tepki “ tüketici kazanmak ya da kaybetmekten” daha fazlasını beraberinde getirecekti. Halkın isterse bir kalemde silebileceğini, isterse göklere çıkarabileceğini, azı nasıl çoğaltabileceğini ve çok olanı sıfırlayabileceğini gördük.  Onu anlamanın  sunulan üründen ve hizmetten çok  daha önemli olduğunu ve markayı marka yapmanın ötesinde firmaların her şeyine  “ halk”ın can verdiğini gördük.

Acımasızlığın isyankârlığa neden olduğunu,  desteğin sadakati getirdiğini, gösterilen bir tepkinin milyonları hatta milyarları size getirdiğini ya da sizden alıp götürdüğünü gördük.

Kapısını kapatan dondurma markasının algısını düzeltmek için çırpınışlarına şahit olduk.  Kepenklerini indiren bir kahve markasının açıklamalarını okuduk. Basın ve medyanın stratejilerini bir anda nasıl değiştirdiğini, tarafsız habercilik gayretleriyle şahit olduk. Ne kadar inandırıcı oldukları elbette ki tartışılır, ama sonuçta halkın tepkisiydi bütün bunları nedeni. Halkın gücüydü onları değişime iten.

Ve bütün bunlara rağmen, markaya duyulan güvenin bir anda nasıl yerle bir olabileceğini ve bunun kolay kolay eskiye dönmeyeceğini de gördük. İnsanların yıllardır her gün aldıkları gazeteden, her gün takip ettikleri kanallardan, her gün gittikleri yerlerden, yıllardır kullandıkları bankalardan nasıl vazgeçebileceklerini gördük.

Markaların iyi ürün sunup, doğru bir konumlandırma yaparak sattıklarının aslında okyanusta bir damla olduğunu gördük. Anladık ki aslında o okyanusun suyu tüketicilere sunulan başka değerlerden oluşuyormuş.

Bundan sonra şekerli kahvede yeni tatları ilk sunmak olmayacak markayı farklılaştıran… Daha fazlası gerekiyor.  Tüketici, cesur marka istiyor.

Bir Cevap Yazın

Context Cards Özellikli Snapchat Artık Bir Sosyal Ağdan Daha Fazlası 0

Anlık ve kaybolan içerik anlayışıyla sosyal ağ kavramına yeni bir bakış açısı getiren ve özellikle de gençler arasında oldukça popüler bir konuma erişen Snapchat, kaynak kartları (context cards) sayesinde, artık diğer firmaların kendisi üzerinden hizmet sunmasına olanak sunacak.

Konum tabanlı Snapchat içeriklerinin, snap paylaşılan yer hakkında iş çevrelerine daha fazla bilgi aktarması bekleniyor. Bu yeni özellik, platform üzerinden rezervasyon yapma ve ortaklaşa otomobil kullanımı gibi birçok hizmete kapı aralıyor. Son olarak artırılmış gerçeklik ve sanatı birleştiren çalışmayla gündeme gelen Snapchat, bu hamlesiyle aslında bir yandan da mobil uygulama içinden yapılabilecek her şeyi daha da kolaylaştırmaya odaklandığını gösteriyor. İlk aşamada; Uber, Tripadvisor, Foursquare, Bookatable, Lyft vb. yeni kuşak şirketlerin yer alacağı bu mekanizma kapsamında gerçekleşecek ortaklıkların finansal şartları hakkında ise henüz bir bilgi verilmedi.

Snapchat’in konuyla ilgili olarak paylaştığı blog yazısında, kartların Snapchat’i dünya hakkında daha fazla şey öğrenme konusunda görsel bir başlama noktası hâline getireceği ve kullanıcıların, dikkatlerini çeken içeriklerle ilgili daha çok bilgiye ulaşmasında onları daha güçlü bir konuma getirdiği ifade edildi.

Kartlar, yararlanacak şirket kendi filtresini oluşturmuş veya söz konusu içerik kullanıcı tarafından herkese açık şekilde paylaşılmışsa, konum bilgisi paylaşılmış herhangi bir snap’te ortaya çıkabiliyor. Kullanıcılar bu hizmetten, Snapchat içeriğinin alt kısmında görünen “More” ifadesine dokunarak yararlanabiliyor. Böylece kullanıcılar; şehir rehberinden restoran yorumlarına, rezervasyon işlemlerinden Uber ile araç çağırmaya, hatta Lyft ile ortak otomobil sürüşüne kadar per çok farklı hizmetten yararlanabilecekler.

Yeni özellik şimdilik ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Avustralya ve Yeni Zelanda’da kullanılabiliyor. Snapchat bununla birlikte hem IOS hem de Android cihazlarda kullanılabilen Context Cards özelliğinin, gelecek dönemlerde daha fazla ülkede hizmete sunulacağını da belirtti.

Snapchat, Context Cards özelliği sayesinde, kullanıcılarına daha fazla seçenek sunacak.

Sizi bilmem ama ben bir sosyal medya platformunun ideal sayının üzerinde ve çıkış amacıyla çok da ilgili olmayan özellikler kazanması taraftarı değilim. Bu durum pek çok kişi için büyük bir kolaylık sayılıyor ve ekrandaki uygulamaları azaltmanın bir yolu olarak görülüyor olabilir. Fakat bir mobil uygulama ve sosyal ağ, aynı zamanda odaklanmış deneyim de yaşatmalı. Açıkçası, bir uygulamayı açtığımda “Rezervasyon mu yaptıracaktım, araba mı çağıracaktım, haritaya mı bakacaktım, ne yapacaktım ben?” gibi kafamda deli sorularla uğraşmayı ve sonunda her şeyin birbirine karışmasını hiç istemem.

Aslında buna benzer bir örneği WhatsApp’ta yaşadık. Instagram’a gelen hikâye özelliği oldukça ilgi görmüştü. Pek çok kullanıcı bu paylaşım şeklini hâlen yoğun olarak kullanıyor. Fakat Facebook aynı özelliği, bünyesindeki diğer platform WhatsApp’a taşıdığında bunu çok sayıda kişi anlamsız bulmuştu ki özelliğin WhatsApp’ta nadiren kullanıldığını görmek de bunu kanıtlıyor.

Ben her uygulamayı, işlevine uygun bir amaca yönelik olarak kullanmak isterim. Çünkü böylesini, kullanıcı deneyimi açısından daha pratik görüyorum. Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Tuvaleti Temiz Olmayan Bir Yerden Nasıl Hizmet Alabilirim… 0

Gözler kalbin aynasıysa tuvaletlerde işletmelerin aynası olmalı.

Yoldayken tuvaletin gelir, normal bir şeydir. WC tabelasını takip edersin ve kapısı otomatik açılan, likit sabunu bitmemiş ve el sensörlü muslukları olan bir tuvalet ile karşılaşırsın. Sonrasında ise otomatik el havlusu gelir ve hiçbir yere elini sürmeden rahatça arabana gidersin. Bu bir rüya olmalı…

Bi de tam tersi var. Tatile çıkacaksın. Depoyu doldurmak için benzin istasyonuna girersin. Depo dolarken, yola çıkmadan bir WC’yi ziyaret edeyim dersin. Kapının kolundan tutar ve açarsın. Tuvaletler pistir, neyse çıkınca elllerimi güzelce yıkayayım dersin. Genelde sabun olur, el sensörlü musluk çok şart değildir. Ancak ıslak ellerini silecek bir kağıt havlu bulamayınca yıkılırsın. Saçma sapan hava üfleyerek ellerini kurutabileceğini söyleyen bir cihaz vardır. Tabii ki kullanmazsın, elini kurutmaz ve hava kanalları bir kere bile temizlenmiş midir, diye düşünürsün. Ellerin ıslak, kapının kolunu tutar çıkarsın. Islak ellerinle arabaya gider, cüzdanından para çıkarmaya çalışır -artık kart ile ödeme yapıyoruz- ve sonra ıslak ellerinle direksiyonu tutarsın. Lanet edersin. Bu arada yakıt içinde 250 TL para ödemişsindir.

İkisinin de örneği var ancak maalesef ki, ikinci örnek daha yaygın. Temiz olanın ismini vermekte fayda var. Opet’in istinasız olarak her tuvaleti yeterli derecede temiz.

Bu yaz, bir kez Akdeniz bir kez de Ege’de tatil yapma fırsatım oldu. Birer haftalık tatillerimde bir yerde sabit kalmadığımız ve birkaç noktada kamp kurduğumuz için yollarda epeyce zaman geçirdik.

Hikayeler yolculuklardan doğar. İçinde Opet geçen bir iki diyaloğumuzu buraya yazalım;

  • Benzinimiz azalıyor. Şurda dolum yapalım. –İlerde Opet var oraya gireriz.
  • İhtiyaç molası. Opet
  • Aa şurda Opet var, girelim de dişlerimizi fırçalayalım. (Kamp hayatı)
  • Otoyola girmeden, benzin dolduralım. –Opet, görürsek olur.

Benzin her yer de, benzin. Opet’in benzini, Total’den iyidir diyebilir miyim ? Sanmıyorum. PO’da öyle bir benzin var ki, wuuuuu… Bildiğim kadarıyla böyle bir şey de yok. Ancak her zaman olduğu gibi, müşterine bir deneyim satmak zorundasın hele ki farklılaşmanın kısıtlı olduğu bir alanda. Ve kötü WC deneyimi, berbat bir şeydir.

Opet’i eşiyle birlikte kurmuş olan Nurten Öztürk, temiz tuvalet kampanyasını şöyle anlatıyor;

Eczacıbaşı Profesyonel’in İpsos’a yaptırdığı araştırma; Ev dışı mekanlarda el yıkayan tüketicilerin yüzde 28’inin eğer ellerini kurutmak için hijyen sağlayacak ürün bulamazlarsa ellerini kurutmadığını ortaya koyuyor. Ev dışı noktalarda ellerini yıkadıktan sonra hijyenik ürün bulamayan ve işletmelerden memnuniyetsiz ayrılan yüzde 28 oranında tüketici bulunurken, 100 kişiden 95’i mekan kalitesi denilince tuvalet hijyenini şart koştuğunu, söylüyor.

Şu düşünülebilir. Akaryakıt dönemi bitiyor, kalite düşebilir. Bu görece doğru bir algı olabilir ama Türkçeyi doğru kullanmak adına, Akaryakıt dönemi bitiyor, değil de Akaryakıt dönemi bitecek, demek daha uygun olacaktır. Elektrik ile çalışan otomobillerin yollarda daha çok gözükmesi ile birlikte, Akaryakıt dönemi bitecektir. Ancak, elektriğimizi hızlıca doldurmak için yol kenarında ki istasyonlara yine ihtiyacımız olacak ve günümüzdeki istasyon zincirleri o yöne doğru evrilecektir. Yeni markaların doğması muhtemeldir ancak mevcut markalar akıllı olduğu sürece yine dev güçler olmaya devam edeceklerdir. Buna benzer bir konuyu geçtiğimiz yıl içecek sektörü üzerine yorumlamıştık. Cola tüketiminin azalması, Coke ve Pepsico’yu hafifçe sarsmaktan öte gidemeyecektir.

http://www.pazarlamasyon.com/pazarlama/saglikli-yasam-trendinin-icecek-sektorune-etkileri-sorry-coke/

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

Marketing Meetup Intelligence

Erken Kayıt için Son Tarih: 30 Ekim
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Zekanın Pazarlama ve Teknoloji Dünyasına Neler Getireceğini Konuşuyoruz
close-link