Jenerasyonlara Göre Sosyal Medya Pazarlaması Nasıl Yapılmalı?

İnsanlar yaşadıkları dönemin dünyasında yer alan kültürel, sanatsal, bilimsel, siyasal gündem ve olaylardan etkilenirler. Bu etkiler adeta o dönemin ruhunu oluşturur ve nesiller arası farklılıklara sebep olur. Her bir jenerasyonun farklı ilgi alanları, herhangi bir olguya karşı sergiledikleri bambaşka davranış biçimleri vardır. Bu yüzden onları bir şeye dahil etmek için ilgilendikleri şeyleri bilmek ve  merak ettiklerini sunmak gerekir. Sosyal medya pazarlamasında farklı jenerasyonlara tek tip iletişim stratejisi ile yaklaşmak başarısızlıkla sonuçlanır. Bunun için nabza göre şerbet misali, her bir jenerasyonu iyi tanımak ve doğru iletişim kanalları ile etkili iletişim üslubu kullanmak gerekir.

2017 yılı itibariyle dünya genelinde sosyal medya kullanıcı sayısı yaklaşık olarak 2.51 milyar kişiye ulaştı. Sosyal medya kullanımında her bir jenerasyon farklı etkileşimde bulunuyor. Bu yüzden hedef kitleye etkili bir şekilde hitap etmek isteyen pazarlama uzmanlarının, öncelikle farklı jenerasyonların sosyal medya kullanım alışkanlıklarını bilmesi ve sonrasında uygun stratejilerle onlara yaklaşması gerekir.

Jenerasyon Z (1996 – 2010 yılında doğanlar)

 

Popüler video paylaşım platformu Vine her ne kadar kapanmış olsa da, bir zamanlar Z jenerasyonunun %54’ünün bir numaralı sosyal medya uygulamasıydı. Vine’ın kapanmasıyla birlikte kullanıcılar Snapchat gibi uygulamalar ve Instagram storylerini kullanmaya başladılar. Z kuşağının %62’si görüntülü canlı yayın uygulaması Periscope’u hiç duymamışken, eğlenceli kısa videolar çekip sosyal medyada yayınlayarak anında tüm dünya ile paylaşılmasını sağlayan Musical.ly ise favori platformlarından biri. 100 milyondan fazla kişinin kullandığı uygulamanın bugün 13 – 21 yaş arasında 50 milyondan fazla aktif kullanıcısı var. Z jenerasyonunun %42’si sosyal medyanın nasıl hissetiklerine dair direkt etkisi olduğuna inanıyor, %67’si düzenli olarak Facebook kullanırken %23’ü tam anlamıyla Snapchat bağımlısı. Yeniliğin kuşağı olan Z jenerasyonunun %79’u sosyal medya platformlarında sanal gerçekliğin kullanımına ilgi duyduklarını söylüyorlar.

Sosyal medyada Z jenerasyonun ilgisini çekmek için sadece 8 saniyeniz olduğunu biliyor muydunuz?

Toplumsal yaşamda her türlü düşüncenin, eğilimin, gerçekliğin var olmasını, eşitliği ve özgürlüğü savunan “Pluralist” olarak tanımlanan Z jenerasyonu, global çeşitliliğe en sıcak bakan nesil konumunda.

Z jenerasyonuna nasıl bir sosyal medya pazarlaması yapılmalı?

  1. Zengin görsellerle hazırlanmış, etkileşime girmelerine izin veren kısa ve pozitif içerikler sunun.
  2. Video temelli içerikleri ön plana çıkarın.
  3. Otantisite kraldır. Orjinal ve yenilikçi içerikler hazırlayın.
  4. Sadakatlerini arttırmak için ölçümlenebilir sonuçlar sunun. (Yayınladıkları videoların görüntülenme oranları vb.)
  5. Ayrıcalıklı ve anlık teklifler sunun. (örnek için tıklayınız.)
  6. İçeriklerinizi hedef kitlenin uyanma ve okul sonrası zamanlarına göre ayarlayarak, ana sayfalarında daha fazla görünmesini sağlayın.
  7. Z jenerasyonunun sosyal medyada en aktif olduğu günlerin Perşembe ve Cuma olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Millenniallar – Y Jenerasyonu (1977 – 1995)

Otoriteyi sevmeyen, sabırsız ve topluma adapte sorunu yaşayan Y jenerasyonu aynı zamanda teknolojiye bağımlı, öğrenmeye ve araştırmaya heveslidir. Y jenerasyonunun %41’i her gün Facebook kullanıyor. 18 – 24 yaş arasındaki %34’lük dilimde olanlar, 25 – 34 yaş aralığındaki %25’lik kesime kıyasla Instagram’ı her gün kullanıyor. %54’ü sosyal medya reklamlarını sadece “Reklamı Atla” seçeneğine kadar izlediklerini söylüyor. %87’sinin akıllı cep telefonu var ve sıradan bir günde telefonlarına 150 defa bakıyorlar. Y kuşağındaki her 6 kişiden 5’i sosyal medyayı iş bağlantılarında ilk seçimleri olarak kullanıyor. Facebook’u öncelikli haber kaynağı olarak kullananların oranı %88. Herhangi bir satın alma davranışı gerçekleştirmeden önce, %34’ü sosyal medyada araştırma yapıyor. Tüm jenerasyonlarla karşılaştırıldığında Millennial’ların %14’ü Tumblr kullanımına daha yatkın. LinkedIn’deki kullanıcıların %38’i olan 87 milyon kişiyi Y jenerasyonu oluşturuyor.

Y jenerasyonuna nasıl bir sosyal medya pazarlaması yapılmalı?
  1. %87’sinin kayıtlı olduğu Facebook’un favori iletişim ağı olduğunu unutmayın.
  2. Y jenerasyonunun güvenilir bulduğu ve akılda kalıcı marka elçileri ile çalışın, ağızdan ağıza pazarlama (WOMM) stratejisini kullanarak etki ve ikna üzerine odaklanın. Influencer marketing anlayışının tüm avantajlarını kullanın.
  3. İdealist oldukları, seslerini duyurabilecekleri ve faydalanabilecekleri konulara yoğunlaşın.
  4. Bir şirket ya da ürün hakkında karar vermeden önce sosyal medyadaki oylama ve yorumlara dikkat ettiklerini göz önünde bulundurun.
  5. Orjinal, estetik, felsefi ve sanatsal yönü olan güvenilir içeriklere karşı daha alakalı olduklarını unutmayın.
  6. Katma değer oluşturarak buna yönelik ürün ve içerikler hazırlayın.

Jenerasyon X (1965 – 1976)

Savaşlara, Berlin Duvarı’nın yıkılmasına, işsizlik krizlerine ve globalleşme sürecine tanıklık eden “Kayıp Jenerasyon” olarak da adlandırılan bu nesil disiplinli, çalışkan ve işlerine bağlıdır. Millennial’lar olarak anılan Y kuşağından daha fazla sosyal medyada vakit geçirirler. Facebook’ta haftalık ortalama vakit geçirme süreleri 6 saat 58 dakikadır. Pinterest’te kaydedilen pinlerin %36’sı X jenerasyonuna aittir. Sosyal medya içeriklerine akşam 8 ile gece yarısı arasında bakmayı tercih ederler. Sadece %8’i aktif olarak Instagram kullanırken, %79’u videoları bilgisayarlarına indirmeyi ya da canlı yayınlanan online videoları izlemeyi tercih ediyor. X jenerasyonunun %58’i Youtube kullanırken, daha çok bilgi içeren ve “Nasıl Yapılır?” tarzı içeriklere yöneliyor. Marka sadakatinde diğer nesillere göre X jenerasyonunun bağlılık oranı ise %84. X jenerasyonunu daha yakından tanımak isterseniz buradan NatGeo’nun hazırladığı mini belgesel serisine ulaşabilirsiniz.

X jenerasyonuna nasıl bir sosyal medya pazarlaması yapılmalı?
  1. Diğer jenerasyonlara kıyasla en geniş net gelir grubuna sahip olan X jenerasyonunun lüks tüketime yönelik ürün ve servislere olan eğilimini göz önünde bulundurun.
  2. Kendilerini şımartmaya imkân verecek ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, nostalji ve komfor öğeleri ile işlenmiş pazarlama anlayışını benimseyin.
  3. Video temelli içerikler hazırlayın. İçeriklerinizin görsel olarak canlı, heyecan uyandıran, enerjik, tutkuları yansıtan ve merak uyandıran olmasına özen gösterin.
  4. Anket ve soru formlarından kaçının.
  5. Hazırladığınız içeriklerde bilgiye ulaşmalarını kolaylaştırın; websitelerine yönlendiren “yan sekmede açılan” direkt linkler ekleyin.

UNUTMAYIN! Akıllı cihazlar yerine daha çok bilgisayar tercih eden bu nesil, Eylem Çağrısı (Call-To-Action) içeren içerikleri diğer jenerasyonlara kıyasla daha fazla paylaşma eğilimindedirler.

Baby Boomers (1946 – 1964)

İkinci dünya savaşı sonrası azalan nüfus oranlarının önüne geçmek için hükümet destekleri ile gerçekleşen hızlı nüfus artışı sonucu adeta “patlama yapan bebekler” yeni demografik yapıya sahip bir nesil oluşturdu. Baby Boomers olarak anılan bu jenerasyonun karakteristik özellikleri arasında narsistlik ve empati eksikliği bulunuyor. Gazeteci Tom Wolfe’un 1976 yılında New York dergisinde kaleme aldığı bir yazıda “Ben Kuşağı” olarak adlandırdığı bu jenerasyon; değişime kapalı ve yeniliklere sıcak bakmıyor. Sadece %54’ünün akıllı telefon sahibi olduğu bu jenerasyon diğer nesillere kıyasla %38 oranında anket ve soru formlarına cevap verme hususunda daha fazla etkileşime giriyor. %58’i sosyal medyada karşılarına çıkan bir şirketin websitesini de ziyaret ediyor. Sosyal medya tercihlerinde Facebook ilk sırayı alırken, %16’sı Facebook’ta her hafta 11 saatten fazla zaman geçiriyor. %91’i en az bir sosyal ağa bağlıyken, sadece %5’i Twitter kullanıyor. Politik söylemlerin yer aldığı içerikleri en fazla paylaşma eğilimi gösteren bu jenerasyonun %95’i iletişim için e – mail tercih ediyor. “Sandviç Kuşağı” olarak da anılan Baby Boomers jenerasyonunun kadınları erkeklerine kıyasla %26 oranında bir günde birden fazla içerik paylaşma davranışı sergiliyor.

Baby Boomers jenerasyonuna nasıl bir sosyal medya pazarlaması yapılmalı?
  1. Soru – cevap formları gibi interaktif içerikler hazırlayarak, sürece dahil olmaları için teşvik edin.
  2. Bilgi içeren, konuyla alakalı içerikler sunarak etkileşim sağlayın.
  3. Haber bültenlerinize abone olabilmeleri için seçenek sunun.
  4. Daha çok bilgi veren ve yavaş ilerleyen video içerikler hazırlayın.
  5. Sabit fikirli ve düşüncelerini dile getirmeyi seven Baby Boomerların dahil olmalarını isteyin; fikirlerini sorun ve görüşlerini paylaşın.

Unutmayın! Müşterilerinizin büyük çoğunluğunu belli bir jenerasyondaki kişiler oluştursa da, grubun içinde yer alan kişiler farklı alışkanlık ve ilgi alanlarına sahip olabilirler. Bunun için öncelikle hedef kitlenizi belirleyin. Sonrasında hedef kitlenizi  yansıtan jenerasyonun tüketim alışkanlıklarını, fikir yapılarını, neleri sevip sevmediklerini ve tercihlerini en ince detayına kadar öğrenin. Son aşamada ise detaylı ve daraltılmış hedeflemeler ile sosyal medya pazarlama stratejilerinizi geliştirerek uygulayın.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dilek Erdensoy, Amerika'da aldığı dil eğitiminin ardından lisansını Felsefe üzerine yaptıktan sonra; tasarım, dijital medya ve pazarlama üzerine eğitimler almıştır. Çeşitli sitelerde yazmaya devam eden yazar; bilim, teknoloji ve felsefe ile ilgilenmekte, medya ve reklam sektörünü yakından takip etmektedir.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Facebook Çalınan Hesaplarla İlgili Açıklamada Bulundu

  • Geçtiğimiz günlerde sizlere, ‘Facebook Bizi Dinliyor mu?’ yazımızı paylaşmıştık.
  • Facebook’un bizi dinlediğini dair sizlerle ufak bir video hazırlamıştık, Mark Zuckerberg’in, Senatör’e yaptığı açıklaması hakkında sizlere bilgiler vermiştik. 
  • İlgili yazı: Facebook Bizi Dinliyor mu?

30 milyon kişinin sosyal ağa giriş bilgilerinin çalındığı hakkında bir açıklamada bulunan Guy Rosen şu cümleleri kullandı;

“Daha önceden de belirttiğimiz gibi, Temmuz 2017 ve Eylül 2018 ayları arasında Facebook’un kodunda var olan bir açığı kötüye kullandılar. Üç ayrı yazılım hatasının karmaşık bir etkileşiminin bir sonucu olan bu açık, insanların profillerini başkasının gözünden görmelerini sağlayan “Başkasının Gözünden Gör” özelliğini etkiledi. Güvenlik açığı, saldırıyı gerçekleştirenlerin insanların hesaplarını ele geçirmek için kullanabilecekleri Facebook erişim jetonlarını çalmalarına olanak tanıdı.

Bu açığı kötüye kullanan saldırıyı şu şekilde bulduk. 14 Eylül 2018’de başlayan olağan dışı bir hareket artışı gördük ve bunun üzerine bir inceleme başlattık. 25 Eylül’de bunun bir saldırı olduğunu belirledik ve açığı tespit ettik. İki gün içinde açığı kapattık, saldırıyı durdurduk ve etkilenmiş olması muhtemel insanların erişim jetonlarını yenileyerek insanların hesaplarını güvence altına aldık. Bir önlem olarak, “Başkasının Gözünden Gör” özelliğini de kapatmış bulunmaktayız. İşbirliği içinde olduğumuz FBI olayı aktif olarak incelemekte ve bizden bu saldırının arkasında kimin olduğu konusunda bir yorumda bulunmamamızı istedi.

Fakat biliyoruz ki, en başta düşündüğümüzden daha az sayıda insan bu açıktan etkilenmekte. Erişim jetonlarının etkilenmiş olabileceğini düşündüğümüz 50 milyon kişiden yaklaşık 30 milyonunun jetonları gerçekten çalınmıştır. Önlem olarak “View As” ı da kapattık. Aktif olarak soruşturma yürüten ve bu saldırının arkasında kimin olabileceğini tartışmamamızı isteyen FBI ile işbirliği yapıyoruz.

İlk olarak, saldırıyı gerçekleştirenler, Facebook arkadaşlarına bağlı olan bir dizi hesabı ele geçirdiler. Arkadaşların erişim jetonlarını çalabilmek için hesaptan hesaba geçişi sağlayan otomatikleştirilmiş bir teknik kullandılar ve daha sonra onların arkadaşlarına ve diğerlerine geçerek toplamda 400.000 kişiye ulaştılar. Ancak bu süreçte, bu teknik, hesapların Facebook profillerini yükleyerek bu 400.000 kişinin kendi hesaplarına baktıklarında görecekleri şeyleri kopyaladı. Buna zaman tünelindeki gönderiler ve arkadaş listeleri de dahil olmakta. Üyesi olunan gruplar ve en son Messenger sohbetlerinin isimleri de bulunmaktadır. Saldırıyı düzenleyenler, bir istisna dışında mesajlaşma içeriklerine ulaşamamışlardır.

Saldırıyı gerçekleştirenler, 400.000 kişinin arkadaş listelerinin bir kısmını kullanarak yaklaşık 30 milyon kişinin erişim jetonlarını çalmışlardır. 15 milyon kişinin iki çeşit bilgisi çalındı – isim ve iletişim bilgileri (telefon numarası, e-posta ya da insanların profillerinde hangi bilgilerin olduğuna bağlı olarak ikisi birden). 14 milyon kişi için ise, saldırıyı düzenleyenler aynı bilgilere ve bunlara ek olarak insanların profillerindeki öteki ayrıntılara da ulaştılar. Buna kullanıcı adı, cinsiyet, yer/dil, ilişki durumu, din, memleket, şu anda bulunduğu belirtilen şehir, doğum tarihi, Facebook’a erişmek için kullanılan cihaz türleri, eğitim, iş, konum bildirisi yaptıkları ya da etiketlendikleri son 10 yer, web sitesi, takip ettikleri kişiler ya da sayfalar ve son 15 aramaları dahil… Saldırıyı gerçekleştirenler, 1 milyon kullanıcının ise hiçbir bilgisine erişemedi.

Bu saldırı Messenger, Messenger Kids, Instagram, WhatsApp, Oculus, Workplace, Sayfalar ve ödemeler, üçüncü taraf uygulamaları veya reklamcı ya da geliştirici hesaplarını etkilememiştir. Saldırının arkasındaki kişilerin Facebook’u kullandıkları farklı yolları ve daha küçük ölçekli saldırıları belirlemeye çalışırken, FBI, Amerikan Federal Ticaret Komisyonu, İrlanda Veri Koruma Komisyonu ve diğer otoritelerle ile işbirliğine de devam edeceğiz.” şeklinde açıklamalarda bulundu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tasarım Pazarlamayı Öldürecek mi?

Ikea’nın eski tasarım şefi Marcus Engman, son 6 yıldır Ikea tasarımlarını başarılı bir şekilde yürütmüştü. 2012’den beri Ikea’ya benzersiz tasarımlar yapan Engman geçtiğimiz günlerde kendi tasarım danışmanlığını kurmak için işten ayrıldığını belirtti.

[Fotoğraf: Ikea]

Engman bu ay kendi tasarım danışmanlığını yapmaya hazırlanırken, Bloomberg Businessweek’e tasarım, iş ve şeffaflığın önemi hakkında konuştu, biz de sizler için Engman’ın tasarım ve pazarlamayla ilgili öngörülerini sizler için derledik.

Reklam satın alımlarında para harcamak yerine, Engman şirketlere tasarımlarıyla kendilerini pazarlamayı öğretmek istiyor.

Engman şöyle diyor; “Gerçekten de tasarım olan bir pazarlama alternatifinin olduğunu göstermek istiyorum. “Eğer tasarım ve iletişim ile doğru bir şekilde çalışıyorsanız, medyaya o kadar ihtiyacınız olmadan pazarlamanızı gerçekleştirebilirsiniz.”  Tasarım her zaman ön planda ön planda olmuştur. Artık işlerin nasıl yapıldığına odaklanma biraz değişmiştir, en büyük başarılarımızdan biri, tasarımımızın ortak bir diline benzeyen, kendi tasarım anlayışımızla (demokratik tasarım olarak adlandırdığımız) çalışmaya başladığımızı düşünüyorum. Birçok büyük şirketin tasarım uğraştığı bir sorun ve şirketin farklı bölümlerinin birbirini anlamadığı yönünde olduğunu düşünüyorum. Tasarımı ifade etmek için 5 temel özellik sayabilirim [biçim, işlev, kalite, sürdürülebilirlik ve satın alınabilirlik] herkesin ürün hakkında konuşmasını kolaylaştırmak böylelikle daha kolay bir hal alır.

Tüketici Odaklı Bir Dünyada Tasarım Büyük Bir Satış Noktası Haline Geldi

Tüketici-odaklı bir dünyada tasarım büyük bir satış noktası haline geldi. Tüketiciler, satın aldığımız ürünlerin arkasındaki niyet ve motivasyonu duymak için bu ürünleri tercih etmekte.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?