İş Hayatında Sosyal Medya Yönetimi: Hayaller vs Gerçekler

is-hayati-gercekler-vs-hayaller

Bir fast-food zinciri veya restoranın menüsünde çıkardığı yeni bir tadı düşünelim. Reklam mecraları haricinde yayılımını sağladığı en iyi yol nedir sizce? Elbette ücretsiz veya indirimle birlikte menüyü insanlara sunmadan, daha doğrusu insanlara tattırmadan sonuca ulaşamamaktan bahsediyorum.

İşte bu noktadaki sorun veya gidişat tam olarak hayallerin ve müşteri deneyimindeki gerçeklerin birbiri ile ne kadar eşleştiği ile ölçülebiliyor.

Dijital pazarlamada da işler aslında bu yönde. Sonucunun mükemmel gelebileceğine inandığınız birçok fırsat, birçok değişkenle birlikte aslında bir anda hiç dönüş alınamamış bir çalışma haline dönüverebiliyor. İşte bu noktadaki ilk problem beklentileri karşılayamamaktan geçiyor.

Social Media Examiner’ın yayınladığı rapora göre Facebook (52%), LinkedIn (21%) ve Twitter (12%) oranlarında sosyal platformlarda pazarlamacılara yarar sağlayabiliyor. Fakat işler raporlarda belirtilen oranları izlemek kadar da kolay olmuyor tabi.

Peki iş hayatında sosyal medyanın kullanımı için hayalleri ve gerçekleri bu derece birbirinden ayıran durumlar neler?

beklentiler

Beklentilerinizi Ayarlayın

Hayaller: Muhteşem fikirleriniz var, sosyal medyada alacağı dönüşler elbette mükemmel olacak. Hedef kitlenizi tam on ikiden vurdunuz.

Gerçekler: İçeriğinizi çalışanlarınız haricinde kimse paylaşmadı, etkileşim oranları yerlerde. Sanırım ciddi bir sıkıntı olmalı!

  • Tamam ama, mükemmel içeriğinizi ne zaman yayınladınız? Kitlenizi hangi aralıklarla ve formatla karşılamaya çalıştınız? İçerik kaliteniz ne? Elbette tam zamanlı çalışmalar haricinde, zamanlama ve süreklilik bu noktada başlayabileceğiniz ilk yöntem.

Araştırmalara göre sabah paylaşımları için Google+’ta sabah 9:00 ile 11:00 arası, LinkedIn’de sabah 7:00 ile 9:00 arası ve Pinterest’te günün ilk saati en yoğun zamanlar olarak belirtiliyor. Öğleden sonraysa Facebook 1:00 ile 4:00 arası, Twitter 1:00 ile 3:00 arası ve Linkedin 5:00 ile 6:00 arası en etkili paylaşım saatleri.

dönüşüm

Organik Dönüşümlerinizi Değerlendirin

Hayaller: Sayfalarınızda geçirilen uzun dakikalar. Tıklanma rekorları kıran linkler. Mükemmel backlink kaliteleriyle yüzyılın en iyi işini yaptınız!

Gerçekler: Kendinizi birden bire fake hesaplardan ve tanıdıklardan tıklama ve beğeni umar halde bulabilirsiniz !

  • Dönüşüm ile organik dönüşüm arasındaki farkı iyi analiz edin. Diğer bir deyişle kendinizi kandırmayın! Tek dönüşüm asla doğrudan tıklama almak değildir. Yönlendirmelerle var olan etkileşimleri iyi analiz edin.

Örneğin e-ticaret siteleri üzerinde sosyal medyadan gelen dönüşüm oranlarına göre sosyal yönlendirme trafiğinin yüzde 63’lük bir bölümü bir diğer deyişle 23,3 milyon yönlendirme trafiği Facebook üzerinden geliyor. Facebook’u yüzde 13 ile Pinterest takip ederken, Twitter yüzde 10,5 veYoutube da yüzde 8’lik bir paya sahip. Özellikle bu noktada hangi kanalı ne oranda ve ne için kullanmanız gerektiği kısmı oldukça önemli.

reklam

Reklam Etkinizi İyileştirin

Hayaller: Bu kısma ayıracağınız bütçe sizi en çok etkileşim alanlar arasına kısa zamanda katmaya yeter de artar bile. Sosyal medyada reklam denince akan sular durur !

Gerçekler: Sosyal medyada reklam, sadece daha çok kişiye erişim sağlar. Mesajın kalitesini asla değiştirmez.

  • Markaların Instagram’da paylaştıkları gönderiler, Facebook’ta paylaşılanlara oranla yüzde 15 daha fazla etkileşim alabiliyor. Markaların ortalama etkileşim oranlarına bakıldığında Facebook’ta bu oran yüzde 0,1’ken, Google+’ta yüzde 0,09 olarak öne çıkıyor. Twitter’dakietkileşim oranının ise yüzde 0,04 olduğu görülüyor. Kullanıcı sayısı olarak bu üç sosyal platformunda gerisi olan Instagram’ın etkileşim oranı ise yüzde 1,53 seviyelerinde.

Elbette sunulan içeriğe göre tüm bunlar yüksek oranda değişebilecek bir etken olmasına rağmen, dikkate alınması gereken birkaç ayrıntı mevcut bu konuda:

  •    Açık ve anlaşılır mesaj kullanın
  •    Güçlü ve ilgi çekici görsellere yönelin
  •    Organik etkileşimden önce beta test reklamlara yönelin
  •    Platform hedefleme özelliğini kullanın
  •    Reklam yorgunluğu önlemek için sık sık reklamları değiştirin
  •    Mobil dostu ve akılda kalıcı tasarımlara yönelin

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

Bir Cevap Yazın

Sosyal Medya’nın Teşhir Etme ,Gözetleme ve Mahremiyet İlişkisi

  • Bugüne kadar sosyal medya alışkanlıklarımız, bağımlılıklarımız, sosyal medya istatistikleri hakkında çok konuştuk.
  • Bu yazıda sosyal medyayı farklı bir gözle değerlendirmek istedik.
  • Bugün farklı bir bakış açısı sunarak , sosyal medyaya aslında bu kadar bağımlı olmamızın nedenleri arasında yatan bir nedeni daha ele almak istedik.

Bu yazıda sosyal medyayı farklı bir gözle değerlendirmek istedik. Bugüne kadar sosyal medya alışkanlıklarımız, bağımlılıklarımız, sosyal medya istatistikleri hakkında çok konuştuk. Bugün farklı bir bakış açısı sunarak , sosyal medyaya aslında bu kadar bağımlı olmamızın nedenleri arasında yatan başka  bir nedeni daha ele almak istedik. Bu bakış açısı aslında sosyal medyanın insana en benzeyen yanını ortaya koyuyor.

Teşhir ve Gözetleme Bağlantısı

İngiliz sosyal bilimci olan  Kevin Robins’e göre “teknoloji davranışlarımızı gözetleme, bir anlamda son derece rutin bir şekilde dikizleme imkanı sunmaktadır.” Ve yine Robins’e göre insanların sosyal medyada sergiledikleri ve  yaptıkları “keşfedilmesi gereken” ve “hiç araştırılmamış” bir alan gibidir.  Yani aslında sosyal medyaya bu kadar bağımlı olmamızın temel nedenlerine baktığımızda bizi güdüleyen insanın egolu yanı ‘’kendini teşhir etme’’ beğendirme özelliği yatarken, diğer taraftan ‘’gözetleme’’ bitmek bilmeyen merakımız yatmakta.

Önemli Bir İnsan Gibi Görünmek

Sosyal medya davranışları altında yatan sebepler arasında “önemli” bir insan, gibi görünme ihtiyacı ve önemli bulunan insanlara yakın görünme güdüsü de sosyal medya davranışlarının bilinçaltı nedenleri arasında yattığı düşünülüyor.

Sosyal Medya ve Mahremiyet İlişkisi

Sosyal medyayla birlikte belki üzerine çok düşünmesek de, teşhir etme isteğimizin mahremiyet duygusunun üstünde olduğu görülmektedir. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, 2010 yılının ilk günlerinde kendisiyle yapılan bir söyleşide, sıradan insanların kendileri ile ilgili giderek daha fazla mahrem bilgiyi paylaşmaya hevesli olduklarını yani bu alandaki sosyal normların da zamanla evrim geçirdiğini söylemiştir (The Daily Telegraph, 2010). Zuckerberg, Facebook’un güvenlik kurallarındaki değişimin de, mevcut sosyal normları yansıtacak şekilde kendilerini yenilemelerinin sonucu olduğunu belirtmiştir. Böylelikle aslında bize işlenen o mahremiyet duygusunun sadece kültürel kodlarımızla alakalı olduğunu düşünebiliriz.

Zira nedendir ki perdesiz bir evde oturamazken, ev içinde yaptığımız çoğu etkinliği sosyal medyada paylaşalım?

Ortaya çıkan her teknolojinin bazı ideolojileri desteklediği kanısı hep akla gelmiştir.  Buradan yola çıkarak sosyal medyanın da teşhiri körüklemek yoluyla ideolojik gözetimi kolaylaştıran bir medya türü olduğu önermesinde bulunulabilir mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2018 İlk Yarı Dijital Reklam Yatırımları Açıklandı

IAB Türkiye’nin yaptığı açıklamaya göre, display reklam yatırımları 2018’nin ilk 6 ayında yüzde 14 büyüyerek 704 milyon TL oldu. Display reklamlar kategorisinde en büyük payı 500 milyon TL ile Gösterim ya da Tıklama Bazlı Reklam Yatırımları aldı. Video reklam yatırımları yüzde 27’lik büyümeyle 156 milyon TL olarak gerçekleşirken, Native 48 milyon TL’ye ulaştı.

Ücretli Sıralama Yatırımlarını içeren Arama Motoru Reklam Yatırımlarının büyüklüğü 444 milyon TL olurken, İlan Sayfaları Reklam Yatırımları 55 milyon TL’ye çıktı. Geçtiğimiz dönemlerde küçülme gözlemlenen E-posta ilk 6 ayda yaklaşık 3 milyon TL’lik yatırımla bir önceki dönemle aynı kaldı. Oyun İçi reklamlar ise 7 milyon TL’lik büyüklüğe erişti.

Mobil reklam yatırımları 621 milyon TL olurken, 205 milyon TL’lik büyüklüğe ulaşan Sosyal Medya reklamlarının %77’si mobil cihazlarda yer aldı.

Programatik satın alma 2018’nin ilk yarısında da artışını sürdürdü ve büyüklüğü 809 milyon TL’ye çıktı. 2018 ilk yarı dijital reklam yatırımlarını değerlendiren IAB Türkiye Başkanı Dr. Mahmut Kurşun, “2017’de küresel ölçekte dijitalin televizyonu geçerek en büyük mecra konumuna ulaştığını biliyoruz. Bu bağlamda ülkemizde ilk 6 ayda yine çift haneli büyüme elde edilmiş olması önemli. İkinci yarıda yaşanan dalgalanma nedeniyle biraz yavaşlama beklenebilir. Ancak bu tür dönemlerde reklam yatırımını durdurmayan markaların orta-uzun vadede kazançlı olacağı bilinen bir gerçek. Dijitalin bu bilince sahip markalar için ideal reklam mecrası olduğu da bir diğer gerçek. IAB Türkiye olarak tüm markaları veriye dayalı satın alma yapmaya, kampanya değerlendirmelerini veriye dayandırmaya, verimli yatırım yaparak ekonomiye katkı sağlamaya davet ediyoruz.” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link