Instagram’ın En Başarılı Markaları Hangileri?

Sosyal medya kullanımı günümüzde gittikçe artıyor ve markalar tarafından da bu alan  her geçen gün daha aktif olarak kullanılıyor. Facebook ve Twitter’ın ardından hayatımıza katılan Instagram, özellikle görsel alanda güçlü olan markaların en önemli pazarlama platformalarından biri haline geldi. Ayrıca markayla alakalı hasthtagler sayesinde takipçilerin de bir anlamda markanın kulaktan kulağa pazarlamasını yapması sağlanıyor.

Markalar için görselin ve videonunun önemi ortada. Şöyleki; Instagram’ın kendi değeri dışında pazarlama platformu açısından L2′nin 250 marka üzerinden yaptığı rapora göz attığımızda;

  • Markaların % 92′si görsel paylaşım uygulamasında yerini almış.
  • Markaların % 72′si Instagram’da fotoğraf paylaşımının haricinde video paylaşımında da bulunuyor.
  • Markalar haftada ortalama 6 fotoğraf yüklerken, ayda 1 video yüklüyor.
  • Fotoğraf paylaşımlarında etkileşim, video paylaşımlarına göre 1.5 kat daha fazla.
  • Markaların % 14′ü kullanıcının oluşturduğu içeriği kendi web sitelerinde paylaşıyor.

Instagram’da markalar haricinde kullanıcıları da inceleyen L2, kullanıcıların aylık ortalama 257 dakika harcadığını belirtiyor. Saniyede bin yorum gelen Instagram’da yine saniyedeki beğeni sayısı ise 8 bin 5 yüz.

Instagram’ın En Başarılı Markaları Hangileri?

Nitrogram 50 markaların Instagram performanslarını,  takipçi ve hashtag sayılarına göre sıralamış. Listeye göre Nike 22 milyon 598 bin 746  hashtag’le Instagram’da zirvede yer alıyor ve Nike’ın 3 milyon 515  bin 439 takipçisi var. Onu takip eden Starbucks ise 2 milyon 93 bin 386 kullanıcı sayısı ve 9 milyon 484 bin 786 hashtag’le Instagram’ın en popüler ikinci markası.

instagram2

Peki Nike ve Starbucks’ın bu başarısının ardında ne var?

resParis merkezli analiz firmasının içerik yöneticisi Thibaut Davoult,  bu iki markanın kullanıcılarının eşsiz bir estetik anlayışının olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor, “Nike, gerçekten Instagram psikolojisini anlıyor. Nike’ın  @nikerunning  ve @nikefootball gibi resmi ve bütün ürün hesaplarında yalnızca fotoğrafları görmüyoruz hissediyoruz . İnsanlar fotoğraflarda ürünleri estetik bir içerikle kullanıyorlar. Gerçek yaşama, özel anlara dokunuyorlar ve ürünleri daima boş bir arka planda görüyoruz.”

resiPew’in son araştırmasına göre Instagram kullanıcıları büyük çoğunlukla 18-29 yaş arası gençlerden oluşuyor ve bu kişiler genelde zengin. Hal böyle olunca pahalı spor ayakkabılarını paylaşmaları ilginç olmuyor.  Starbucks’ta ise ürünlerin görsellerini direkt görebiliyoruz. Takipçiler paylaştıkları ürün görselleriyle kendi takipçilerine ulaşarak markalara katkı sağlıyorlar. Ayrıca Starbucks da takipçileri tarafından gönderilen fotoğraflara ulaşıyor. Takipçiler genellikle Starbucks bardakları ve kahvelerin köpüklerinin yer aldığı fotoğrafları paylaşmayı seviyorlar.

Sonuç olarak, Facebook ve Twitter’da oldukça düşen etkileşim oranlarına karşın Instagram marka iletişimindeki gücünü  gittikçe arttırıyor. Sosyal medya kullanımının sadece “like” almaktan ibaret olmadığının her geçen gün daha iyi anlaşıldığı bir ortamda Instagram’ın bu etkileşim oranları göz dolduruyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Yerel Moda Markalarının Küresel Yükselişi

20. yüzyılda akla ilk gelen küresel çaplı olayları hatırlamak istediğimizde savaşları ve endüstri devrimini rahatlıkla sayabiliriz. ABD’de 1950’li yıllar itibarı ile oluşan kitle üretimi ve kitle tüketimi tüketicilerin parayı kazanma ve parayı harcama alışkanlıklarında köklü değişimler yarattı.

Tekstil ve giyim sektörleri de endüstri devriminden etkilendi. Birçok fabrika, farklı markalar için olabildiğince çeşitli, buna karşılık tüketicinin gelir düzeyine uygun giysiler üretmeye başladılar. Bu aşama ile birlikte giysilere ulaşabildiğimiz mağazaların çeşitliliği arttı. Butik mağazalar, zincir mağazalar ve nihayetinde internet mağazacılığına kadar genişleyen sanal mağazalar oluşturuldu.

Sanal mağazaların açılması ile tüketicinin ürüne ulaşması için kat etmesi gereken mesafe, harcaması gereken zaman ve para azaldı. Böyle olunca üretilen ürünler sadece bir bölgeye hitap etmekten çıktı. Ürünü inceleme olanakları, satın alma opsiyonları, ek vergiler ve kargo hizmetleri gibi etmenler önemli hale geldi.

Bölgesel veya bir nevi yerel olarak fenomen haline gelen markalar, değişen bu koşullarla birlikte küresel bir “pop culture” sembolü haline gelme olanağını buldular. Bu markalar öncelikle trendleri belirlediler. Ardından bu trendleri küresel ölçeğe taşımaya başladılar. Bu hafta, Supreme ve Champion markaları ile bu durumu anlatmaya çalışacağım:

1994 yılında James Jebbia tarafından kurulan Supreme, New York’ta mütevazi bir kaykay ve giyim mağazasıydı. 18-25 yaşındaki tüketicilere hitap etmeye çalışan marka, tüketicilerine “cool” ürünler sunmayı vaat ediyordu. Supreme’in diğer markalardan sıyrılmasındaki önemli nedenlerden biri cinsiyetsiz ürünlere ve hayat tarzına önem vermesiydi. Aynı zamanda insanların farklı kültürlerden, farklı mesajlardan etkilenebileceklerini göz önüne alan marka, sadece belirli bir hayat tarzını benimsemedi ve özellikle müzik ve sanat başta olmak üzere kültür çeşitliliğine önem verdi.

Tüketicilere sunulan bu özellikler karşılığını buldu ve Supreme, Londra, Paris, Tokyo gibi şehirlerde mağazalar açtı. 2006 yılına kadar kendi dergisini yayımlayan marka daha sonra sosyal medyaya yöneldi. Instagram’ı oldukça etkili kullanan marka, tüketici zihnindeki konumunu başarılı bir şekilde yerleştirdi.  Markanın “high fashion” olmasını ve değerlenmesini sağlayan unsurlardan biri “family-oriented” yani tüketicilerin kendini bir aileye mensup hissetmesi olarak görülüyor. Buna karşılık markanın sahibi, markanın aşırı derecede teşhir edilmesinden korktuğunu belirtiyor. Supreme’in marka genişlemesinde önemli rol oynayan etmenlerin başında diğer markalarla yapılan “collaboration” yani ortak üretim geliyor. Louis Vuitton, Coleman motosikletleri ile yapılan ortak üretimleri örnek olarak görebiliriz.

Bu çalışmalarla birlikte Supreme, düzenli olarak ürün koleksiyonu çıkaran ve ürün lansmanları adeta bir etkinlik haline gelen bir markaya dönüştü. Bununla birlikte Supreme ürünlerinin perakende satış fiyatları oldukça yükseldi. Markanın en çok tercih edilen ürünleri hoodie ve t-shirt’ler olsa da artık birçok farklı üründe kırmızı-beyaz supreme logosunu görebiliyoruz. Diğer markaların yanı sıra ünlü artistlerle çalışmalarını sürdüren Supreme, hedeflediği noktaya gelmiş gibi duruyor.

Benzer bir hikayeyi yaratan markalardan biri de Champion. 1919’da ABD’de kurulan marka, spor giyim alanında geniş bir demografik grup tarafından talep gördü. Champion, kuruluşundan itibaren basketbol ve Amerikan futbolu gibi branşlara önem verdi. Bu branşlar için ürünler üretti, sponsorluk çalışmaları gerçekleştirdi.

Bu aşamaya kadar herşey “sıradan” bir Amerikan şirketi yükselişi gibi duruyor. Ana akım spor branşlarında yapılan çalışmaların ardından markanın “streetwear” alanına yönelmesi ve 1990’lardan itibaren markanın hiphop, punkrock ve hardcore müzik dinleyenler için adeta bir üniformaya dönüşmesi ise markanın yaşadığı genişlemede önemli bir dönüm noktası oldu.

Champion, köklü ve eski bir marka olmanın avantajını, günümüzde küresel bir “pop culture” sembolü haline gelerek kullandı ve tüketiciler için önemli bir sembol marka olmayı sürdürüyor.

Ülkemizde bu noktaya ulaşabilecek markalar var mı? Kesinlikle var. Marka yönetimi ve ürün tasarımlarıyla ön plana çıkmış birtakım markalarımız var. Benim şahsen takip ettiğim markalardan biri olan ve orta vadede küresel ölçekte başarı kazanacağına inandığım markalardan biri Les Benjamins. Bünyamin Aydın tarafından kurulan ve onun kreatif direktörlüğünde çalışmalarını sürdüren marka, ülkemizin bulunduğu coğrafyanın kültürel çeşitliliğini, dünya kültürünün dinamikliği, canlılığı ve renk zenginliği ile bütünleştirerek özgün ürünler tasarlıyor. Bu ürünler, doğru işletmecilik uygulamaları ile küresel ölçekte tüketicinin beğenisine sunuluyor.

 

Özellikle tekstil ürünlerinin üretiminde önemli noktada olan ülkemizin, kendi markalarını meydana getirerek bu markaları katma değeri yüksek ürünlerle geliştirmesi oldukça önemli. Marka hikayeleri, öğrenmek ve ilham almak konusunda bizlere yardımcı olabilecektir. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Subliminal Mesaj Veren 10 Şaşırtıcı Reklam Afişi

Beş duyumuzun ötesine geçerek doğrudan bilinçaltımıza ulaşmayı hedefleyen mesajlara subliminal (bilinçaltı) mesajlar deniyor.  Günümüzde film, dizi, şarkıların yanında reklamlarda da kullanılan bu mesajlardan kaçınabilmek pek mümkün değil. Subliminal mesaj içeren reklam afişlerinden bazılarını sizler için topladık

1. Sarı Sayfalar’daki Görsel


En eski ve dikkat çekici örneklerden biri bu sarı sayfalar ilanı. Zemin kaplama hizmetiyle ilgili olan ilandaki kadın görseli ters çevrildiğinde bambaşka bir görsel mesaj ortaya çıkıyor.

2. Çikolata Markası Toblerone’un Logosundaki Hayvan

 

 

 

 

 

 

Logoya dikkatli bakıldığında, dağın içine gizlenmiş ayı figürü görülebiliyor.  Ayı figürü markaya ev sahipliği yapan Bern şehrinin sembolü ve markanın ismine şehrin adı yerleştirilmiş.

3. Coca Cola Reklamına Gizlenmiş Kadın

İlk bakışta buz olarak gördüğümüz şey biraz daha dikkatli bakılınca çıplak bir kadın görseline dönüşebiliyor.

4. Kuzuların Sessizliği Filminin Afişindeki Kadınlar

Filmin afişindeki kelebeğin başına daha yakından bakıldığında , çıplak kadınların oluşturduğu bir kafatası şekli görülüyor. Philippe Halsman’a ait bir fotoğraf çalışmasından alıntılanmış.

5. Hamburgerin İçindeki Dolar Banknotu

Hamburgerin arasındaki marulların kenarına iliştirilmiş dolar banknotu açıkça seçilebiliyor

6. Pepsi Kutularındaki Yazı

Bu Pepsi serisinin kutuları alt alta koyulduğunda ortaya SEX yazısı çıkıyor

7. Starbucks Amblemindeki Deniz Kızı Başka Bir Şeyi Mi Çağrıştırıyor?

Logoya dikkatlice bakıldığında, ortadaki denizkızı figürünün elleriyle bir şey kaldırdığını görüyoruz. İlk başta bir balık gibi görünüyorken dikkatlice baktığımızda kendi bacaklarını tuttuğunu fark edebiliyoruz.

8. Kappa Amblemindeki Çıplak Kadın

Amblemin yarısını kapattığımızda bir başka cinsellik çağrışımlı subliminal görselle karşılaşıyoruz.

9. Aslan Kral Filminin Afişindeki Kadın Vücudu

Afişteki aslan yüzüne gizlenmiş kadın vücudunu görmek zor olmuyor

10. Disney Afişindeki Miki Fare

Masum bir sarılma gibi görünüyor, ta ki yakından bakana dek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?