İletişim Çağında Doğru Pazarlama Stratejisini Belirlemek

Bugün çoğumuzun genel olarak bildiği bir konudan bahsetmek istiyorum. Evet, genel olarak bilinen, lakin çoğunlukla es geçilen, bildiklerimizle uyguladıklarımızın çeliştiği bir noktaya dikkat çekmek niyetindeyim. Hızla gelişen ve her asırda köklü değişikliklere uğrayan pazarlama yöntemi, içinde bulunduğumuz ve baş döndürücü bir hızla ilerleyen iletişim çağında da yeni stratejiler geliştirmeyi zorunlu kılıyor. Dünya bu değişime hızla adapte olup stratejilerini belirleyenlere kazandırırken, siz bu değişimin neresindesiniz?

Pazarlama mesajları bizi hergün bombardımana tutuyor. Bunlar spam, sms’ler, anlık iletiler, pop-up reklamları, televizyon reklamları, tele-pazarlama ve direk e-postalardan oluşabiliyor. Geçmiş yıllar boyunca bu tip pazarlama yöntemleri denenmiş olmakla beraber artık ters etki yapmaya başladılar. Peki neden? Ne değişti?

İnternet ve sosyal medya hayatımıza girdi gireli bizler toplu olarak kulaklarımızı tek yönlü reklamlara kapadık. Ve bunu yapmak için yepyeni, teknolojik, güçlü silahlar edindik; uzaktan kumandalar, mute (ses kapatma) butonları, pop-up reklam engelleyicileri, spam filtreleri, arayan kimliği gibi.. Böylece rahatsız edici, davetsiz pazarlama mesajlarını reddedebilir hale geldik.

Artık bize “gönderilen” bilgiler yerine kendi “seçtiğimiz” bilgileri tercih ediyoruz. Artık dilediğimiz bilgileri araştırmak ve doğru zamanda almak istiyor, güvenilir kişileri takip edip kendimiz hazır olduğumuzda iletişime geçmeyi tercih ediyoruz.

Öyleyse bu noktada pazarlamacı için yeni hedef nedir?

Yeni hedef değerli bir şey sunmaktır…

Sağladığınız içerik bir araştırma makalesi, bir blog yazısı, bir video ya da tavsiye listesi vs. olabilir. Eğlenceli olabilir, özel olabilir ve değerli bir araştırma ya da hedef kitlenizle ilgili önemli ve faydalı bir içerik olabilir. Burada ana fikir bir şeyi ilginç hale getirmek ve onu okurlarınızın, müşterilerinizin ya da potansiyel müşterilerinizin gözünde değerli kılmaktır. İnsanlar sizden yeni bir şeyler duymak için sabırsızlanmalılar.

Pazarlama mesajınızın duyulmasını nasıl sağlarsınız?

Kendinizi ve markanızı duyurmak, bilinirliğinizi artırmak adına muhtemelen e-pazarlamayı zaten kullanıyorsunuz, peki:

  • Mesajınız beklenen bir mesaj mı? Yani insanlar gönderdiğiniz postaları veya mesajları almayı umuyorlar mıydı? Sizden yeniden bir şeyler duymak için sabırsızlanıyorlar mı?
  • Mesajınız kişisel mi? İnsanlar sunduğunuz bilginin kendilerinin özel bazı ihtiyaçlarına göre tasarlandığına inanıyorlar mı?
  • Mesajınız alakalı mı? İnsanlar verdiğiniz bilgiyi değerli bulacak mı? Önemli ve kullanışlı mı? Neden bahsediyor?
  • Ne gönderdiğinize dikkat ediniz. İpuçları, tavsiyeler, faydalı makaleler, işe yarar yorumlar, teklifler öneriyor musunuz? İçeriğiniz değerli olmak zorunda – çünkü kitlenizin onu takip etmesini, imlemesini, paylaşmasını ve etrafına tavsiye etmesini istiyorsunuz.

Doğru mesajı doğru topluluğa iletin

Doğru iletişim kanallarını seçmek önemlidir; şunlara da dikkat etmelisiniz:

  • Blog – İçerikler ekleyeceğiniz bir blogunuz var mı? Konuk yazarlığı da yerine göre etkilidir.
  • Sosyal Medya – Bir takipçi ağı oluşturmak ve içeriklerinizi paylaşmak için Twitter’ı kullanarak blogunuza link sağlayın. LinkedIn de sektörünüzle ilgili gruplara katılmak ya da kendi grubunuzu oluşturmak için faydalı (ve artık gerekli) bir platformdur.
  • Okurlarınız ve potansiyel müşterileriniz için web sitenize ve blogunuza bağlantılar sağladığınız ilgi çekici e-postalar ve bültenler hazırlayın.
  • Daha geniş bir medya pazarına ulaşabilmek amacıyla profesyonel online PR desteğinden faydalanmaktan çekinmeyin.
  • Web sitenizi taze içeriklerle her zaman güncel tutun.

Pazarlamanın çehresi sürekli değişiyor olsa da, iyi tarafı şu ki giderek daha az maliyetle daha fazla kazandıran bir etkiye sahip oluyor. Eğer doğru şekilde kullanırsanız, e-pazarlama size zamanınızdan başka hiçbir maliyet getirmeyecektir. Yine de herhangi bir pazarlama stratejisine girişmeden önce akılcı bir tavsiye aldığınızdan ve iyi bir planlama yaptığınızdan emin olmalısınız. Çünkü nihayetinde internet ücretsiz olabilir belki ama zamanınız öyle değil!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Webeditoryal.com ve isteveyap.com kurucusu. Web İçerik Danışmanı. Her türlü markaya ve bireysel girişimcilere, küçük ve orta ölçekli işletmelere içerik pazarlaması çalışmalarında yardım etmeyi seviyor. Pazarlama ve reklamcılığa aşık.

Bir Cevap Yazın

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamacılar Neden İşlerini Bırakmak İstiyorlar?

Pazarlamacıların %81’i şu anda yaptıkları işi önümüzdeki üç yıl içinde bırakmak istiyor. İşletmelerin bu konuda önceliklerini ve değerlerini gözden geçirmeleri gerekebilir. Var olan personelini tutundurabilmek iş veren için önemli bir konu ve iş verenin çalışanı nelerin motive edeceğini bilmesi gerekiyor.

Son yapılan Pazarlama Haftası Kariyer ve Maaş anketine katılanların çoğunluğu önümüzdeki en az beş yılı pazarlama bölümünde geçirmek istediklerini ama şu anda bulundukları işi bırakmayı planladıklarını söyledi.

Ankete katılanların %43.2’si rollerini önümüzdeki üç yıl içinde değiştirmeyi planlıyor, % 37.8’i gelecek yıl değiştirmek istiyor ve sadece % 11,2’lik bir kısım değiştirmeyi düşünmüyor.

Değişikliğin başlıca nedeni olarak daha iyi finansal ücreti (% 65.1), yeni bir görev meydan okumasını (% 54.9) ve mevcut iş yerlerinde sınırlı imkânlara sahip olmayı  (% 37.4) öne sürdüler.

TSB pazarlama müdürü Pete Markey, şirketlerin yeni bir meydan okuma isteği duymaları ve mevcut çalışma ortamında pazarlamacılara ilham vermeleri ve yerine getirmeleri için yollar bulmaları gerektiğini belirtti.

Moonpig CMO’su Andre Rickerby, bir e-ticaret bakış açısıyla, pazarlamacılar için açık olan geniş fırsat yelpazesinin her geçen yıl arttığını ve yeni roller denemelerini sağladığını söylüyor. Özerkliği doğuran ve paylaşılan vizyonla çalışan bir pazarlama kültürü kurabilen böyle hızlı ve rekabetçi bir sektör markası, kendi kültürünü yaşatma imkanı bulabilecektir diyor.

Online sistemin çok değiştiğini ifade eden Rickerby “Bir yönetici olarak, ne teklif ediyorsun? Piyasada çok sayıda rakip var ve çoğu zaman insanlar önce para düşünüyor.” diye de ekliyor. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link