İçerik Yönetiminde Ezberleri Bozmanın Vakti Gelmedi mi?

Sosyal medya yönetimi deyince akla her geçen gün daha da -marka kimliğini yansıtma amacıyla- sıkıcı içeriklerin girildiği bir dönemdeyiz. Dijitali farklı kılan, yeni kılan şey aslında klasik reklamcılıktan daha esnek olması idi. Fakat sektöre doğru her evrilen geleneksel eğitimi almış pazarlamacı, reklamcı işleri yönetmeye başladığında kendi ezberlerini koruduklarını görüyoruz.

Markaların içeriklerini takip ettiğim bir Facebook Listem var. Bu listeye mümkün olduğunca global markaları eklemeye çalıştım, neler yapılıyor ediliyor daha rahat takip edebilmek için. Bu alanda düşüncelerine oldukça çok değer verdiğim Elif‘in de yalnızca Türk markaları takip ettiği bir listesi var. Bu iki listeyi karşılaştırdığımda çok net bir şekilde söyleyebileceğim bir kaç şey çıkıyor ortaya.

1- Biz gerçekten dijitale inanan bir sektörün içindeyiz. Ciddi manada bütçeler harcıyoruz globaldeki diğer markalara göre.

2- Kesinlikle kreatif değiliz. Daha çok böyle gelmiş böyle gider modundayız.

Az önce bahsettiğim ezberler üzerinden gidecek olursak, listeden bugün yayınlanmış ve seçtiğim bir kaç içeriğe bakalım.

anadolu-sigorta-post

Anadolu Sigorta bu içeriği neden paylaşmış sorusunu ilk olarak sormamız gerekiyor. Bu içerikle tahminimce amaçları sıralayacak olursak, 1- Siteye hit 2- Marka Bilinirliğine Katkı 3-Blog üzerinden müşteri çekmek. Anadolu Sigorta bir bloga başlamış. Bir sigorta firmasının blog tutması alkışlanacak bir iş. Ancak blogun içeriğini yani bir linki paylaşırken Photo Post paylaşmışlar. Çok ufak bir detay ancak tıklanma oranını oldukça etkileyen bir faktör. Şu şekilde bir hesap yapalım. Anadolu Sigorta’nın Facebook’ta 188K beğenisi var. Ancak EdgeRank sebebiyle paylaştığı içerikler yalnızca %2’ye yani 3800 kişiye gösteriliyor. Eğer bir içerik onu görenlerin %10’undan fazlası tarafından etkileşim görüyorsa o içerik viralleşmiştir diyebiliriz. O içeriğin viralleşmiş olması da zaten o içeriğin muhteşem olduğu anlamına gelecektir. Peki Anadolu Sigorta oturmuş bir blog yazısı yazmış, tasarımcı bir görsel hazırlamış, sosyal medyacı paylaşmış takibini yapmış. Sonuç ne olmuş? Gönderi 8 beğeniyle birlikte maksimum 5000 kişinin ana sayfasına düşmüş. Şahsi tahminim ise linke tıklayan sayısı 50’yi geçmemiştir. Neden? Çünkü Link Post yerine Photo Post paylaşılmış. Bu da link tıklamalarının %90 azalmasına sebep olacaktır. Yani ilk amaç, siteye hit yakalanamamış.

İkinci amaç, marka bilinirliğine katkı. Anadolu Sigorta gönderinin altına logosunu koymuş. Bir marka neden logosunu stok görselin üstüne koyma ihtiyacı hisseder? Görselin çalınması için olduğunu düşünmüyorum. Zaten Google’dan bulunabilecek bir görsel. Öyleyse marka daha fazla kişinin logosunu görmesini istemiş. Peki daha fazla kişi görmüş mü? İçerik bir kez bile paylaşılmamış. Öyleyse etkileşime geçirebilen bir gönderi olmamış diyebiliriz. Peki hata nerede? Hataların ilki kurumsal bant kullanımı. Normal bir kullanıcı en güzel korku filmlerini kendi profilinde paylaşabilir. Ancak Anadolu Sigorta logolu bir gönderiyi asla paylaşmaz. (Anadolu Sigorta’da çalışmıyorsa) Aslında markalar ve ajanslar bu kurumsal bant ile kendi ayaklarına sıkıyorlar. Hem etkileşim düşmüş hem de etkileşim olmadığından görünürlük artmamış. Yani marka bilinirliğine katkı sağlanamamış. Gönderi tasarımı, blog yazımı, paylaşım vb. harcanan emeğe 5000 reachten çok daha fazlası elde edilebilirdi muhakkak. Hem de böylece zaten gönderinin başında yazan marka ismi ve logo daha fazla görüntülenmiş olacaktı.

Üçüncü amaç, blog üzerinden müşteri çekmek. Sitenize girenlerin %2’sini satışa döndürebiliyorsanız sitenizin durumu iyidir diyebiliriz basitçe incelemek gerekirse. 50 kişinin %2si… Yani bu amaca yönelik hiç bir gelişme kaydedilememiş.

Peki bambaşka bir markanın bambaşka bir içeriğine bakalım. Yine bugün bu saatlerde paylaşılmış başka bir içeriği inceleyelim.

Vakko-Post

Vakko bu gönderiyle neyi amaçlamış olabilir? 1- Online mağazasına ziyaretçi çekmek 2- Ürününü göstermek 3- Marka bilinirliğine katkı sağlamak. Peki yapabilmiş mi?

Bir önceki gönderiye göre daha yüksek bir etkileşim var. Yine 171K beğenisi olan bir sayfa için normal bir etkileşim oranı diyebiliriz. 171K %2’si yaklaşık 3400 kişiye denk geliyor. Etkileşimle birlikte bu sayı 9-10bine yaklaşmıştır büyük ihtimalle. Yalnızca ürünü gösteriyor olmakta buradaki etkileşimi artırıcı bir etken.

Online mağazaya ziyaretçi çekme noktasına geldiğimizde ise gönderide link yok. Yani ya amacı yanlış belirledik ya da bir hata var. Ancak asıl değinmek istediğim nokta şu, ürünü daha çok kişiye göstermek için etkileşimin yüksek olması lazım ki marka bilinirliğine katkı da artsın. Yani öncelikle etkileşim sağlanabilmeli. Ürün görseli gönderiyi taşımış fakat metin noktasında ufak bir sıkıntı var. Metin biraz daha basit olabilirdi aslında. Metin noktasını şu gönderiyle daha iyi anlatabilirim sanıyorum;

sofistike

Sofistike kelimesi TDK’ya göre “yanıltıcı, karışık ve yapmacık” anlamlarına geliyor. Peki buradaki sorun nereden ileri geliyor? Genellikle müşteri kaynaklı. Müşteriler metinlerin daha edebi olmasını istedikçe mevzunun basitliği kayboluyor ve metin yazarlarının metinleri garipleşiyor.

Peki aslında olması gereken ne? Korhan Kurt‘un sevdiğim bir lafı var. “Uzaya mekik göndermiyoruz, sosyal medya yapıyoruz.” KISS (Keep it Simple and Short/Stupid) teoremine göre içeriklerimizi ne kadar basit tutarsak o kadar başarılı olabiliriz. O kadar daha büyük bir kitleye ulaşabiliriz. Yani metinlerimizi edebileştirmek bize belki bir imaj katar ama kimse görmedikten sonra imaj neye yarar?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Cremicro Ajans Grubu'nun kurucusu. Growth Hacker | Entrepreneur | Lecturer | Blogger

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Twitter 2018’de Markalar ve Ajanslarla Nasıl İş Birliği Yapacak?

Twitter

Sosyal ağların hem gündem belirlemede hem de dijital pazarlamadaki gücü, artık göz ardı edilemez bir noktaya geldi. Her geçen yıl daha da artan Facebook, Twitter, Instagram ve hatta Linkedin reklam harcamaları, sosyal medya pazarlamasının artık pazarlama kavramıyla neredeyse eş anlamlı hâle geldiğinin habercisi gibi görünüyor. Fakat unutmayalım ki sosyal medya platformlarının barındırdığı kalabalık kitlelerin ticari kazanca dönüşmesini sağlayan iki ana unsur hâlâ markalar ve onların ajansları. En popüler sosyal ağlardan biri olan Twitter da bunun farkında olmalı ki önemli bir terfi haberi vererek Twitter ABD Ajans Gelişim Baş Sorumlusu Stephanie Prager’in unvanını, Küresel Ajans Gelişim Baş Sorumlusu olarak güncellediğini duyurdu.

Bu gelişme çoğumuz için sıradan bir terfi haberi gibi görünebilir. Fakat aslında bu değişim, Twitter’ın bu yıl ajanslar ve markalarla yapacağı iş birliklerine ve bunları nasıl geliştirebileceğine dair bakış açısını da gösteriyor.

Kariyerinde birçok büyük çaplı medya ajansıyla çalışmış Prager şimdi WPP, Publicis, Interpublic Groupe, Omnicom ve Dentsu’nun da dahil olduğu, dev reklam ve medya satın alma ajansları ile Twitter arasındaki tüm ortaklıklardan sorumlu olacak. Prager yeni pozisyonu kapsamında, Twitter’ın iç yapısında bulunan ve küresel ajanslarla koordinasyonu sağlayan ekipleri denetleyecek ve onlara yol gösterecek. Bu pozisyonun, Prager’in gelişinden önce yalnızca uluslararası ekipler tarafından yürütüldüğünü de not edelim.

Yeni görev tanımını değerlendiren Stephanie Prager ise 2018’deki temel hedefinin, marka güvenliği gibi endişe duyulan konularda ajanslara ve markalara yardım etmek olduğunu ve odak noktalarının video içerik olduğunu belirtti. Youtube başta olmak üzere, video içerik platformlarına reklam veren markaların, reklamlarının uygun olmayan içerikler eşliğinde çıkmasından oldukça endişeli olduğunu göz önüne aldığımızda, Twitter’ın bu konuda güçlü bir iletişim köprüsü kurmak istemesi son derece anlaşılır görünüyor.

Stephanie Prager
Twitter Küresel Ajans Gelişim Baş Sorumlusu koltuğuna getirilen Stephanie Prager, platformun ajanslarla ilişkisi konusunda 2018 yılında yeni adımlar atılacağını söyledi.

Bu yönde getirilen önerilerden biri de, geçen yılın Ekim ayında Twitter tarafından tanıtılan ve şirketin marka strateji hizmeti için çalışan kurum içi bir kolu olan Fuel. Hizmet genel olarak, ajansların ve müşterilerin yaratıcı süreçlerini hızlandırmak için çabuk ve etkili cevaplar veren içerikler oluşturmayı amaçlıyor. Son dönemde Converse ve Macy’s gibi markalara reklam amaçlı, 6 saniyelik video içerik sunmasıyla dikkat çeken Fuel gömülü video, sohbet robotu (chatbot) ve otomatik cevap mekanizmasına dayanan kampanyalarda pazarlama ekiplerinin işini kolaylaştırıyor.

Markalar ve Twitter arasındaki iş birliklerini ve deneyimlere daha fazla önem vereceğini de kaydeden Prager bu noktada, geçen yıl gerçekleştirilen ve tamamen Twitter doğrudan mesaj özelliği üzerinden yürütülen #WendysBracket kampanyasını örnek gösteriyor. Twitter olarak ajanslarla öteden beri özel bir ilişki yürüttüklerinin altını çizen Prager, yeni dönemde bu olumlu ilişkinin daha da derinleşmesi için çalışacaklarını vurguladı.

Bakalım önce MEC kurucu ortağı ve ardından MediaVest U.S. Başkan Yardımcısı olarak çalıştıktan sonra, 2013 yılında Twitter kadrosuna katılan Stephanie Prager, yeni görevine gelir gelmez açıkladığı hedeflerine ulaşabilecek mi? Bunu zamanla göreceğiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Facebook Haber Akışı Büyük Değişime Hazırlanıyor

Sosyal ağların sayısı her geçen gün artsa da hem pazarlama ekipleri hem de ajanslar ve yayıncılar için Facebook, dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i de geride bırakan kullanıcı sayısıyla, hâlâ en popüler sosyal medya platformu durumunda. Bu yüzden ki Facebook’ta gerçekleştirilen her değişim, dolaylı veya doğrudan birçok kişiyi ilgilendiriyor.

Bu gelişmelerden biri de dün yaşandı. Facebook tarafından yapılan açıklamada, kullanıcıların arkadaş listesindeki kişilerle kuracağı anlamlı diyalogların sayısını artırmak için işletmeler, markalar ve medya organları tarafından yapılan paylaşımların geri plana itileceği belirtildi. Trafik oluşturmada Facebook sayfasına güvenen markaları üzen bu yenilikle birlikte, arkadaşlarınızdan veya ailenizden olan Facebook kişilerinizin yaptığı paylaşımlar, haber akışınızda öncelikli olarak gösterilecek.

Bu yenilikle birlikte, medya organlarından yapılan paylaşımları, artık örnekteki gibi üst sıralarda göremeyeceğimizi söyleyebiliriz.

Facebook CEO’su ve kurucusu Mark Zuckerberg’in dün yaptığı paylaşımda, bu önceliklendirmenin altında yatanın Facebook’u daha insan odaklı ve kullanıcıların kendilerini iyi hissettiği bir yer yapma hedefinin olduğu aktarıldı. Zuckerberg mesajında, şirketteki ürün ekiplerinden Facebook’taki sosyal etkileşimleri daha anlamlı hâle getirecek içeriklere odaklanmalarını istediğini yazdı.

Mark Zuckerberg bununla birlikte, yaşanacak değişimin Facebook’un temel ölçeklerine belli açılardan da olsa zarar verebileceğini de kabul etti ve kullanıcıların platformda geçireceği zamanın kalitesini artıracağını savunduğu yeni haber akışı düzeninin buna değeceğini sözlerine ekledi.

Facebook
Facebook CEO’su ve kurucusu Mark Zuckerberg’in attığı bu adım, platformdaki marka ve yayıncı yoğunluğunu düşündüğümüzde son derece cesur bir yenilik sayılmalı.

Öte yandan söz konusu değişimin, Facebook’un 2016 yılındaki ABD Başkanlık Seçimleri’nde yanlış bilgilendirme ve yönlendirme amacıyla, çok sayıda yalan haberin yayılması amacıyla kullanılmasının da olabileceği söyleniyor. Facebook özellikle de seçim döneminde Rusya kaynaklı olduğu ortaya çıkan ve kimilerince seçim sonuçlarını etkilediği de söylenen asılsız haberlerin yayılımını yeterince engelleyemediğine dair sertçe eleştirilmişti.

Facebook’ta göreceğimiz bu yeniliğin, daha çok müşteriye ve okura ulaşmak adına Facebook’a güvenen marka ve yayıncıların, haber akışındaki görünürlüğünü azaltacağı kesin. Anlaşılan o ki Facebook yönetimi kullanıcıları memnun ederek kitlesini korumak ile platforma maddi kaynak sağlamaya hazır markalar ve yayıncıları kaybetmemek arasında, zor bir ikilem yaşıyor. Belki beri yandan da söylentiler doğruysa, 2016 ABD Başkanlık Seçimleri’nde yaşadığı güvenilirlik krizinden ağzı yandığından, şimdi yoğurdu üfleyerek yiyor.

Zuckerberg ve ekibinin, dengeyi sağlamak adına gelecekte hangi adımları atacağını bekleyip göreceğiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link