Google Snapchat için 30 Milyar Dolar Teklif Etti

Geçtiğimiz yıllarda Facebook tarafından yapılan 1 milyar dolarlık ve 3 milyar dolarlık teklifleri geri çeviren sosyal medya uygulaması Snapchat için bir teklif de Google’dan geldi.

Business Insider‘da yayınlanan habere göre, Google, geçtiğimiz yıl başında halka arz olan Snapchat’e, halka arz olmadan hemen önce tam 30 milyar dolarlık bir teklif götürmüş ancak tıpkı Facebook’a verilen yanıt gibi Google da kibarca reddedilmiş.

Hatırlarsanız Google, uzun yıllardır Google Plus, Buzz gibi ağlar ile sosyal ağ tarafında diğer rakiplerine göre oldukça zayıf kalıyordu. Bu teklifin altında yatan en önemli nedenlerden biri sosyal ağ kolundaki zayıflığı tamamlamak ve bu sektörün tartışmasız lideri Facebook’un elindeki koz sayısını düşürmek olsa gerek.

Google, Business Insider’da çıkan bu haber hakkında henüz herhangi bir açıklama yapmadı. 2017 yılının Mart ayında halka açılan Snapchat yani şirket adıyla Snap Inc. ise böyle bir teklifin olduğunu reddetti. Buna rağmen ortaya çıkan bu söylentiler Snap Inc.’in borsadaki değerini yüzde 2.3 oranında artırmayı başardı.

Evan Spiegel – Snapchat CEO’su

Snapchat’in CEO’su Evan Spiegel’in Snap’i satmak istemediğini geçmiş tekliflerin reddinden dolayı hepimiz biliyorduk. Ancak 30 milyar dolarlık bir teklifi geri çevirmesi epey şaşkınlık verici. Zira şu anda dünyanın en popüler sosyal ağlarından biri olan Instagram, sadece 1 milyar dolara, Whatsapp ise 19 milyar dolara satılmıştı. Yani Snapchat’e verilen 30 milyar dolarlık teklif epey makul gözüküyor.

Bu arada Snap’in 2016 yılında günlük aktif kullanıcı sayısı 158 milyon, cirosu ise 404 milyon dolardı ve 2017 yılında şirketin cirosunun 1 milyar doları bulması bekleniyordu. Ancak şirket, şu anda bu beklentilerin çok uzağında. Snap’in bu yılın ilk çeyreğinde 2,2 milyar dolar zarar ettiğini açıklaması yetmezmiş gibi, Sensor Tower isimli şirket tarafından Snapchat’in yeni kullanıcı çekme oranındaki düşüşü gözler önüne seren bir rapor yayımlanmıştı. O raporla ilgili haberimize de şuradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye’nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon‘un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Bu Eşsiz Ürünü Almak İçin Sadece 15 Saniyeniz Var

Youtube reklamlarında hedef kitlenizi en hızlı şekilde markanıza nasıl yönlendirirsiniz? Üstüne üstlük sadece 15 saniyede ürünlerinizi almalarını nasıl sağlarsınız?

Dürtü, eylemlerimizin ardında yatan sebebini bilmediğimiz tetikleyicidir. Günümüz reklam ve pazarlama kampanyalarında bilimsel zemine dayanan ve tecrübelerle sabitlenmiş bir çok strateji uygulanır. Hangi strateji uygulanırsa uygulansın temelinde insan dürtülerine (gizil arzularına) hitap vardır. Kişiler bir ürünü alırken ayrıcalıklı hissetmek isterler. Bu temelde markanın değer yaratma politikasını da güdüleyen bir unsurdur. Geçtiğimiz günlerde dürtü reklamcılığında türünün tek örneği bir reklam çalışması yapıldı.

Dünyaca ünlü modacı ve sanatçıların ürünlerinin ve kişiye özel tasarımların satıldığı, 2000 yılında kurulduğu tarihten bugüne 100’den fazla ülkeye gönderim yapar hale gelen online alışveriş sitesi Yoox; Google ve Stink Studios ile işbirliği yaparak dürtü reklamcılığına dair ezber bozan inovatif bir örnekle karşımıza çıktı. İtalyan lüks moda markası, Youtube’da 15 saniye gösterilen bir pre – roll (yayın öncesi) reklam kampanyası ile tüketici kitlesine tek seferlik eşsiz bir teklifte bulundu. Buna göre kullanıcıların karşısına çıkan kişiselleştirilmiş reklamda “Reklamı Atla” seçeneğine tıklayarak teklifi reddetmeleri halinde, ürüne dair bir daha hiçbir yerde aynı teklifi ve reklamı görüntüleyememeleri sağlandı. Markanın sitesine girerek ürünü bulabilirler diye düşünebilirsiniz. Fakat öyle bir reklam kampanyası yapmışlar ki, ürünü sitelerinde ya da başka bir yerde bulmanız imkânsız. Bu yüzden tüketicilerin benzersiz ürünlere sahip olmak için sadece 15 saniyeleri var. Marka “Şimdi ya da Asla! felsefesi ile kişilerin ayrıcalıklı olma dürtülerine hitap eden reklam kampanyasını oyunlaştırarak, Youtube reklamlarındaki tıklanma ve satın almaya yönlendirme zorluğuna adeta “Challenge Accepted!” demişler.

Peki türünün tek örneği olan bu reklam hedeflemesini nasıl başardılar? Markanın işbirliği yaptığı Stink Studios’un geliştirdiği saatte 36.000’den fazla video renderlayabilen RITA (real – time video cloud rendering platform) adlı platform ile her bir ürünü bir kişi için tek seferlik gerçek zamanlı gösterilmek üzere tasarlayarak. Cyber Weekend kapsamında yayına giren reklam İtalya, Amerika, Japonya ve Kore’de Aralık ortasına dek görüntülenebilecek.

Ses getiren reklam kampanyasının ardından Google İtalya Finans, Moda, Lüks ve Perakende Satış Sektör Lideri Simone Zucca, kampanyanın markalaşma çalışmalarında performans araçlarının kullanımının satın alma dürtülerinde ve farkındalık oluşturmada etkili olduğunu kanıtladığını açıklayarak; bunun marka performansında alanının en iyisi olduğunu belirtti.

Yoox Kreatif Direktörü Filippo Vezzali de bu eşsiz reklam kampanyasının ardından bir açıklamada bulunarak; hazırladıkları reklam videolarındaki çocukluğumuzun çizgi filmlerini anımsatan animasyonların ve estetik konseptin, reklamın hızlı bir şekilde yayılıp zirveye çıkmasında etkili olduğunu dile getirdi. Google ile birlikte hazırladıkları bu sadeliğin ardındaki inovatif teknolojinin tamamen büyüleyici bir reklam formatı yakalamalarını sağladığını belirtti.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Dijital reklam dünyasında Yoox’un öncülüğünü yaptığı bu yeni reklamcılık anlayışını bakalım önümüzdeki günlerde diğer markalar nasıl kullanacaklar?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Drone’la Mangal Yapan Millet, Influencer Marketing’i Yemez

Evet, biliyorum geleneksel reklam verme yöntemleri giderek etkisini kaybediyor. Evet, biliyorum markalar kendilerini ifade etmekte ve günde ortalama 3000 pazarlama mesajını alan tüketicinin beyninde yer edinmekte zorlanıyorlar. Biliyorum, biliyorum… Ama burası Türkiye. Burada durum biraz daha farklı işliyor. Gelin biraz pazarın dinamiklerine biraz da rakamlara bakalım.

Tüm dünyada Instagram influencer pazarı 1 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu rakamın 2019’da 2 katına çıkması bekleniyor. Bu işin Instagram kısmı tabii ki. Twitter’ı, Facebook’u, LinkedIn’i derken 10 milyar doların üzerine çıkan bir pazardan söz ediyoruz aslında. Türkiye’de ise durum farklı. 2020 itibariyle influencer marketing’in Türkiye’de 100 milyon TL’lik bir pazar olacağı tahmin ediliyor.

Şimdi biraz da araştırmalara gözatalım. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü ve Pazarlama 3.0 editörü Turan Farajova, yürüttükleri “Sosyal Medya Fenomenleri Takipçilerinin Satın Alma Tercihlerini Etkiliyor Mu?” başlıklı araştırma sonuçlarına göre fenomenlerin tavsiyelerinden etkilenme oranı düşük olmakla birlikte katılımcıların yüzde 77.9’u, kendisi dışındaki bireylerin fenomenlerden etkilendiğini düşünüyor.

Benzer bir durum bizim sosyal medya anketimizde de gerçekleşti. Sonuçları hemen aşağıda.

İşin ilginci, yurtdışında yapılan araştırmalar, influencer’ların satın alım kararlarında çok daha etkili olduğunu söylüyor. Ancak Türk insanı için çok da geçerli değil bu. Çünkü biz samimiyiz, açıkgözlüyüz, hangi hamlenin ne için yapıldığını biliyor; işin içine markanın girdiğini ve reklam yapmaya çalıştığını hemen anlıyoruz. O yüzden de ortalama bir paylaşımda binlerce etkileşim alan influencer’lar, marka paylaşımlarında neredeyse hiç etkileşim alamıyorlar.

Markaların bu toplumu gözardı etmemesi gerekiyor. Bu toplum, aşağıya düşen eşyasını almak için elektrikli süpürgeyi aşağıya sarkıtan, mangal közünü alevlendirmek için drone kullanan bir toplum. Bu toplum samimi olan şey ile samimi olmayan bir şeyi ayırt etmesini çok biliyor.

Zamanında “Fanta’ya “Sarı Kola” Diyen İnsana Storytelling Yapmak mı?” diye sormuş ve şöyle demiştim; “Bir pazarlamacının en büyük görevidir içinde bulunduğu toplumu anlayabilmek ve buna göre stratejiler üretebilmek. Çoğu zaman gerçek dünyayı kendi yaşadığımız dünya ile karıştırıyoruz; ondandır bu cümlelerim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link