Fortune 500 Sosyal Medyayı Bilmiyor!

Her ne kadar ünleriyle Twitter gibi sosyal ağlarda büyük takipçi kitlelerine ulaşsalar da, onlar sosyal ağların nimetlerinden yararlanmaya hiç de o kadar sıcak bakmıyor.  Fortune 500 listesine adını yazdırmış CEO’ların %70 kadarı sosyal medyadan tamamen habersiz. Kalan % 30‘u da her ne kadar sosyal mecraları fazla kullanmasa da, Linkedin’i daha kullanılabilir ve yararlanılabilir olarak görüyor. Fortune 500 CEO’larının neredeyse 3’te 1’i LinkedIn hesabına sahip. 2013’te Linkedin’de profili bulunan CEO sayısı 140. Bu sayı geçtiğimiz yıl profili bulunan CEO oranının yüzde 25.9’dan yüzde 27.9’a çıktığını gösteriyor. Linkedin’de 500’den fazla bağlantısı olan CEO sayısı ise 25.

ceo-percentage-on-social-networks

Verilere göre, ABD’nin en büyük şirketlerinin başında yer alan CEO’ların sadece 28’nin Twitter hesabı var. Facebook hesabı olanların sayısı ise 38. Google+ ise sadece 5 CEO’nun ilgisini çekmeyi başarabilmiş.

Asıl şaşılası ve üzerinde durulması gereken nokta ise Twitter üzerinde yoğunlaşıyor. The Venture Beat sitesinin haberine göre, Fortune 500 patronları, ortalama bir kullanıcıya oranla 20 kat daha hızlı takipçi kazanabiliyor. Nitekim fake hesaplar üzerinde yaşanan çılgınlığı incelediğimizde de görüyoruz ki toplumda müthiş bir CEO grubuna ulaşma isteği mevcut. Ama şu ayrıntı da unutulmamalı ki Fortune 500 listesinden Twitter’da adı bulunanların da %30’u sahte hesap.

Peki bu kadar güçlü bir mecra, nasıl oluyor da dünyanın en iyilerini yöneten bu isimler tarafından bilinmez dersiniz? Bu sorunun cevabına iş yoğunluğu mu, statüsel kapalılık mı denilmeli tam olarak bilemiyorum. Fakat elbette çok da yadırganacak bir durum değil. Sosyal ağların yarattığı kayıp zaman bazıları için diğerlerinden çok daha değerli olsa gerek. Ama varlığından ya da işleyişinden haberi bile olmama kısmına gelirsek, oldukça ilginç ve kulağa toplumdan uzaklaştırıcı gelmiyor değil.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

Bir Cevap Yazın

Türkiye Sosyal Medya Üzerinden Canlı Video İzlemede Birinci Sırada

21 ülkeden 18 yaş üstü 4 bin 200 kişi baz alınarak hazırlanan rapora göre, Türkiye’nin sosyal medyadan canlı video izlemede birinci sıraya oturduğu belirlendi.

Ajans Press, sosyal medya üzerinden canlı video izlenme oranları üzerine yapılan araştırmayı inceledi. Ajans Press’inInteractive Advertising Bureau (IAB) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin 21 ülke arasında sosyal medyadan canlı video izlemede birinci sıraya oturduğu belirlendi. Avrupa’da ise kullanıcıların yüzde 70’i günde en az bir kere video izlerken, ülkemizde kullanıcıların yaklaşık 3’te 2’sinin günde en az bir kez video izlediği görüldü.

Dünya kupası maçlarını da canlı video olarak izliyoruz

Ajans Press ve PRNet’in konuyla ilgili gerçekleştirdiği medya incelemesinde sosyal medya ile ilgili basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. 2017 ve 2018 yıllarını kapsayan incelemede, sosyal medya başlığı altında yazılı basına 200 bin 355 haber yansıması tespit edildi. Raporda, katılımcılardan yüzde 47’sinin geçmiş yıllara oranla daha fazla video izlediği tespit edilirken, bu yükselmede akıllı telefonların rolünün büyük olduğu belirtildi. Kişiler canlı videoları da sosyal medya platformlarından izlerken, Türkiye yüzde 64 oranla hazırlanan listenin ilk sırasına yerleşti. Genel olarak kullanıcıların canlı videoda tercihi diziler olurken, oyun videolarının Türkiye’de revaçta olduğu saptandı. Bunun yanı sıra, Türkiye’deki katılımcıların yüzde 54’ünün 2018 Dünya Kupası maçlarını da canlı videodan izlemeyi planladığı ortaya çıktı. Küresel olarak katılımcıların 3’te 2’si ise Dünya Kupası’nı canlı olarak televizyondan izleyecekleri belirtti. Böylelikle, televizyon ve akıllı telefonların büyük futbol organizasyonlarında öne çıkan iki kanal olduğu belirlendi.

Reklamlardan rahatsızız

Araştırma kullanıcıların video izlerken reklamlarla etkileşime geçtiklerini de ortaya koyarken, reklamların daha az rahatsız edici olması gerektiğini vurgulandı. Katılımların yüzde 52’si reklamlarda desteklenmiş ücretsiz videoları izlerken, yüzde 64’ü de reklama tıklama, web sitesi ziyaret etme, arama motorlarında ürünü arama, ürün veya reklam hakkında yorum yapma gibi etkileşimlerde bulunduğu belirlendi. Türkiye’deki kullanıcıların ise yüzde 73’ünün canlı video izlerken görülen reklamlarla etkileşime geçtiği saptandı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Robotların Dünyayı Ele Geçiremeyeceğini Gösteren 5 Neden

  • Birçok kişi robot ve yapay zeka teknolojilerinin, eninde sonunda insanlık için bir tehdit haline geleceğine inanıyor.
  • Ünlü girişimci Elon Musk, geçtiğimiz yıl içerisinde attığı bir tweetle “yapay zekanın 3. Dünya Savaşı’na neden olacağı” yönündeki görüşlerini açık bir şekilde dile getirdi.
  • McKinsey’nin raporuna göre, 2030 itibarıyla robotlar yüzünden 800 milyon kişi işsiz kalacak.
  • Uluslararası Robotik Federasyonu’nun verilerine göre, dünya genelindeki ortalama robot çalışan sayısı her geçen yıl artıyor
  • Güney Danimarka Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapan Norbert Krüger ve robotik alanında uzman olan öğretim üyesi Ole Dolriis, robotların yakın gelecekte dünyayı ele geçirmeyeceğine inanıyorlar ve bu görüşlerini 5 neden ile destekliyorlar.
  • İlgili Yazı: Yapay Zeka ile İlgili Dikkat Çekici 15 İstatistik

Özellikle son dönemin en popüler konusu haline gelen robot ve yapay zeka teknolojileri, her ne kadar hayatın birçok alanında bizim için işleri kolaylaştırıyor olsalar da, pek çok insan bu iki teknolojinin gelecekte insanlık için bir tehdit unsuru haline geleceğini düşünüyor. Hatta bu insanlardan biri de ünlü girişimci Elon Musk. Musk geçtiğimiz yıl içerisinde, attığı bir tweetle “yapay zekanın 3. Dünya Savaşı’na neden olacağı” yönündeki görüşlerini açık bir şekilde dile getirmişti.

Bununla birlikte robotların ve yapay zekanın, istihdam konusunda da sıkıntı yaratacağına dair ciddi endişeler var. Yönetim danışmanlığı firması McKinsey‘nin yayımladığı rapor da bu endişeleri haklı çıkartıyor. McKinsey’nin raporuna göre, 2030 itibarıyla robotlar yüzünden 800 milyon kişi işsiz kalacak. Ayrıca Uluslararası Robotik Federasyonu‘nun verilerine göre, dünya genelindeki ortalama robot çalışan sayısı her geçen yıl artıyor. 2015 yılında 10 bin insan işçi başına 66 adet olan dünya genelindeki ortalama robot işçi sayısı, 2016 yılı itibarıyla 74 adede kadar yükseldi.

Ancak bütün bunlara rağmen, robotların ve yapay zekanın istihdam açısından bir tehdit olmadığını düşünenler de mevcut. Bu kişilerden biri olan Microsoft CEO’su Satya Nadella, yapay zekanın yok ettiğinden çok daha fazla istihdam yaratabileceğini düşünüyor.

Güney Danimarka Üniversitesi‘nde profesör olarak görev yapan Norbert Krüger ve robotik alanında uzman olan öğretim üyesi Ole Dolriis‘in birlikte hazırladıkları ve kar amacı gütmeyen bağımsız bir basın kuruluşu olan The Conversation’ın internet sitesinde yer alan yazıda da robotların en azından yakın gelecekte bizler için bir tehdit olmayacağına dikkat çekiliyor. Çünkü Krüger ve Dolriis’e göre, robotların bazı temel insan yetenekleriyle boy ölçüşebilmeleri için önlerinde daha çok uzun bir yol bulunuyor. İkili, robotların yakın gelecekte neden dünyayı ele geçiremeyeceklerini şu 5 madde ile açıklıyor:

İnsan Benzeri Eller

Bilim adamları, insan ellerinin kompleks yapısını kopyalamaktan oldukça uzaklar. Günümüzde gerçek uygulamalarda kullanılan robotların sahip oldukları eller ise son derece kullanışsız. Laboratuarlarda geliştirilen daha gelişmiş eller yeterince dirençli değil ve insan ellerinin maharetinden yoksun.

Temas Algısı

Çeşitli dokunsal sensörleri kapsayan muhteşem insan ve hayvan derisi için teknik bir eşleşme henüz yok. Bu algı, kompleks manipülasyon için gereklidir. Bununla birlikte dokunma sensörlerinden alınan mesajlara tepki ve bu mesajların yorumlanması söz konusu olduğunda, robotlardaki sensörlerden gelen verileri işleyen yazılım, insan beyni kadar gelişmiş bir yapıda değildir.

Manipülasyon Kontrolü

İnsan elleriyle karşılaştırılabilir yapay ellere ve gelişmiş yapay deriye sahip olsak bile, insanımsı bir şekilde nesneleri manipüle etmek için onları kontrol etmenin bir yolunu tasarlayabilmemiz gerekir. Çocukların bile bunu yapması yıllar alır ve bununla ilgili öğrenme mekanizmaları henüz anlaşılamamıştır.

İnsan ve Robot Etkileşimi

İnsanlar arasındaki etkileşim koku alma, tat alma ve dokunsal algılama gibi diğer algılayıcıların yanı sıra, iyi işleyen konuşma ve nesne tanıma sistemleri üzerine kurulmuştur. Konuşma ve nesne tanıma konusunda önemli bir ilerleme kaydedilmiş olsa da, yüksek bir performans derecesi gerektiğinde, günümüzün sistemleri sadece son derece kontrollü ortamlarda kullanılabilir.

İnsan Aklı

Teknik olarak mümkün olan her şeyin inşa edilmesi gerekmez. İnsan aklı, topluma verebilecekleri potansiyel zarardan ötürü bu tür robotları tam olarak geliştirmemeye karar verebilir. Bundan yıllar sonra yukarıda sözünü ettiğimiz teknik sorunların üstesinden gelinse bile, insan benzeri kompleks robotların yapıldığı takdirde, yasalar kötüye kullanımın önüne geçebilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link