Facebook’un Yarışmalar ile İlgili Düzenlemesi Ne Anlama Geliyor?

Facebook,  markalar için  yarışma düzenleme kurallarında birtakım değişikliğe gittiğini duyurdu. Bu değişiklik, markaların Facebook üzerinde herhangi bir uygulama yapmadan yarışma yapabileceği yönündeydi. Bu durum ilk bakışta markaları uygulama maliyetinden kurtaracak bir değişiklik gibi gözükse de, aslında gözüktüğü gibi değil.

Herşeyden önce Facebook’un böyle bir değişikliğe gitmesinin en büyük amacı PTA ( People Talking About ) dediğimiz algoritmayı desteklemek. Twitter’dan da bildiğimiz gibi, ödül bulunan içerikler -yani yarışmalar-, normal içeriklere göre çok daha fazla etkileşim alıyor. Facebook da bu durumu gayet iyi etüd etmiş olacak ki, son güncellemesiyle markalara  PTA’larını ve hayran sayılarını arttırmak için güzel bir fırsat sundu. Bu fırsat elbette markaların Facebook istatistikleri için önemli, ancak hayran sayısı ya da PTA rakamları,  satışa dönüşmedikçe markalar için somut bir şey ifade etmiyor.

Markalar Ne Kazanacak?

iStock_Facebook_Web1

Bu değişiklikle birlikte irili ufaklı onbinlerce markanın yarışma düzenleyeceği ve daha çok hayran elde edeceği aşikar. Ancak önemli olan nokta kazanılan hayranların markaya olan getirisi. Yarışma sonunda ister  1 hayran, ister 1.000.000 hayran kazanılsın, markaya olan getiri yükselmedikçe herhangi bir şey ifade etmeyecektir. Getiriyi yükseltmenin yolu da kullanıcıların kalitesinden ve onların iyi analiz edilmesinden geçiyor.

Uygulamalar Ne Olacak?

Facebook’ta uygulamaların asıl amacı kullanıcıların datalarını toplayabilmek ve  toplanan datalar sayesinde kullanıcılara pazarlama faaliyetleri yapmaktır. Dolayısıyla bu değişiklikten dolayı uygulama sayısında ya da maliyetlerde bir düşüş beklemek büyük bir hata olur. Çünkü uygulama kullanılmadan yapılan yarışmalarda kullanıcıdan izin alınmadığı için herhangi bir dataya erişilemez. Bu da markaların sosyal medyada bulunma amacına tamamen zıt bir durum.

Manuel Kontrol ve Yasalar, Markaları Zor Durumda Bırakabilir.

Yarışmaların uygulama zorunluluğunun kalkmasının dezavantajlarından biri de yasal zorunluluk ihlalleri ve manuel moderasyon. Yarışma yapmak isteyen bir markanın öncelikli olarak yarışmanın yasalarla  örtüşüp örtüşmemesine bakması gerekiyor. Bu durum birçok markanın başını ağrıtabilir. Yorumlar ve  beğeniler de oy sayılacağından markaların bunu manuel olarak kontrol etmesi gerekiyor. Bu da markalar için fazladan zaman kaybı demek.

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

British Airways’den Tartışmalı Sistem: Daha Çok Para Veren Uçağa Önce Binecek

İngiliz hava yolu şirketi British Airways, bu yıl içinde pek çok olumsuz haberle gündeme geldi. Son birkaç ay içinde British Airways uçağında tahtakurusu tarafından ısırıldığını ve bundan daha zor durumlarda kaldığını iddia eden insanlar olmuştu. Geçtiğimiz mayıs ayında ise hava yolu şirketi, bilgisayar sisteminde yaşadığı büyük bir sorun nedeniyle günlerce müştelerine doğru düzgün hizmet sağlayamamış ve uçuşları aksamıştı. Hatta British Airways’in rakibi olan İrlandalı hava yolu şirketi Ryanair, resmi Twitter hesabından bu durumu tiye alan tweet’ler atarak bu olayı avantaja dönüştürmüştü.

İngiliz hava yolu şirketi, yine tartışmalara neden olan bir olayla gündeme geldi. Dün British Airways, yeni aldığı bir kararla, 12 Aralık’tan itibaren yolcuları bilet fiyatlarına göre uçağa alacağını duyurdu. Şirketin yeni uygulamasına göre uçak biletine en yüksek ücreti ödeyen yolcular uçağa ilk olarak alınacakken en düşük ücreti ödeyen yolcular ise uçağa en son alınacak. Aslında bu fiyat temelli uçağa binme sistemi, dünyada ilk kez uygulanan bir şey değil. Bu sistem, özellikle ABD merkezli hava yolu şirketleri tarafından yaygın olarak kullanılıyor, ancak Avrupa’da yeni yeni ilgi görmeye başladı.

Ancak bu sistemin ABD’de yaygın bir şekilde kullanılıyor olması, British Airways’in yeni uygulamasından dolayı tepki görmesine engel olmadı. Birçok kişi, hava yolu şirketini zengin müşterilerin ayrıcalıklı muamele gördüğü sınıf temelli bir müşteri hizmetleri sistemi kurmakla itham etti.

British Airways ise tüm bu eleştirilere yeni sistemin, uçağa binme sürecini düzene koymak amacıyla hayata geçirildiğini belirterek yanıt verdi. Bununla birlikte şirketten bir temsilci, konuyla ilgili BBC’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Biz, her zaman müşterilerimiz için hava alanı deneyimini geliştirecek ve basitleştirecek yolları göz den geçiriyoruz. Gelecek ay müşteriler için süreci hızlandırmak ve daha basit hale getirmek amacıyla yeni uçağa binme prosedürlerini uygulamaya koyacağız. Bu yöntem, ortaklarımız olan American Airlines, Iberia ve Qatar da dahil olmak üzere dünya çapındaki hava yolu şirketleri tarafından birkaç yıldır kullanılıyor.

Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Pek çok hava yolu şirketi tarafından kullanılan ve British Airways’in yeni uygulamaya koyacağı bu sistem, gerçek anlamda bir sınıf farklılığı yaratıyor mu, yoksa gerçekten de sadece uçağa binme sürecini kolaylaştırmaya yönelik bir hamle mi?

Yardım Paketlerini Oyuncaklara Dönüştüren Proje: Inside the Box

Hepimiz biliriz, büyüklerin verdikleri kararlardan en fazla çocuklar etkilenir. Özellikle bahsettiğimiz savaş ya da göç gibi konular olduğunda çocukların bu durumlardan nasıl etkileneceği gündemde ilk sıraları kaplayamıyor. Ancak bir tasarımcı göçmenlere gelen yardım paketlerinin kartonlarını çocuklar için oyuncaklara dönüştürerek minik yüzleri güldürmüş.

 Inside the Box adını verdiği çalışması ile tasarımcı Lisanne Koning, göçmenlere giden yardım kutularını, göçmen çocuklar için oyuncağa dönüşebilecek bir şekilde tasarlamış. Farklı birçok renk ve şekilde olan oyun figürlerini kartonların üzerine basılarak kutuların amacını tamamlayıp çöpe gitmesini engellemiş.

Dışarıdan sade bir karton kutu görüntüsünde olan bu sihirli oyuncak kutuların iç kısımları renkli desenlerle kaplanmış Birden fazla oyun ve oyuncak tasarlayan iyi kalpli tasarımcı, oyuncak araba ya da kamyon gibi genelde çocukların kesip birleştirerek yaratabileceği 3 boyutlu oyuncakları tercih etmiş.

https://vimeo.com/241564856

Farklı yaş aralığındaki çocuklar için farklı seçenekler sunmaya çalışan Koning, küçük çocuklar için kolayca oynayabilecekleri karton üzerinde manzara deseni kullanmış. Daha büyük çocuklar için oyuncak araba gibi kesip katlayarak kendi oyuncaklarını yaratabilecekleri desenler ve son olarak beraber oynayabilecekleri farklı bir oyun fikrini kartonlarda gerçek hale getirmiş.

Koning’e göre, bu kartonları diğerlerinden ayıran sadece diğer kağıt parçalarını gibi atılıp gitmemesi değil,  oyuncağa dönüşen kutular, çocukları bir araya getirip, kaynaştırıyor da…

Hayatı yeterince zor yaşayan minik çocukları oldukları ortamın psikolojisinden bir nebze olsun uzaklaştırmayı hedefleyen, bu iyiliklerle dolu projeyi biz çok sevdik. Sizce nasıl olmuş?

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Kalan Kontenjan: 22
close-link
€42,90 Bugün Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday