Facebook’un Embed Özelliği Markalara Ne Getirecek? 0

Bildiğimiz gibi Facebook, dün  embed özelliği duyurdu. Şu an için ABD’deki CNN, Mashable gibi kaynaklar için kullanıma sunulan özelliğin ne zaman tüm kullanıcılara açılacağı tam olarak bilinmese de kısa bir süre içerisinde herkesin bu özelliğe ulaşması bekleniyor.   Peki markalar bu özelliği nasıl kullanabilir?
Dilerseniz yanıta geçmeden önce Embed özelliğini hatırlayalım ve inceleyelim.
embed-post2
facebook-embed
 [colored_box color=”red”]Screen shot 2013-08-01 at 8.55.29 PM[/colored_box]
  1. Embed’deki en önemli özellik,  içeriğin like’a dönüşme oranını arttırması. Sağ üst taraftaki like butonu içeriğin bulunduğu  sayfayı tek tuşla like edebilmemizi sağlıyor.
  2. Sol üstte klasik profil bilgileri mevcut. Kullanıcı isterse sayfa adına tıklayıp sayfaya yönlenebiliyor. Ancak sayfa adının hemen aşağısında bulunan beğeni sayısı ve sayfanın cinsi kısımlarına tıklama yapamıyor.
  3. 3. ve 4. bölümlerde de kullanıcı direk içeriğin atıldığı sayfadaki ilgili bölüme yönleniyor. Yani Twitter’daki gibi bir pop-up açılmıyor.
Facebook Embed Post’un önemli özelliklerinden biri de, metin içerikleri haricinde fotoğraf, video ve hashtag gibi paylaşımların içerdiği öğelerin tamamını yerleştirdiğiniz siteye taşıması. Bu arada sadece ‘herkese açık gönderiler‘in embed edilebileceğini de dipnot olarak hatırlatmakta fayda var.
Peki embed özelliği markaların işine yarayacak mı? ya da markalar embed özelliğini nasıl kullanabilirler?
Embed özelliğinin markaların işine yarayacağı kesin. Ancak ne denli işlerine yarayacağı, markaların yaratıcılığı ve içerik stratejisi ile  doğru orantılı. Özellikle e-posta pazarlamasında kullanıcıya gösterilecek alanın içerisine embed edilebilecek bir içerik hem kullanıcının dikkatini çekebilir hem de kolaylıkla ‘like’a dönüşebilir. Öte yandan markaların üretebileceği viral içerikler, embed sayesinde web’de daha çok kişiye ulaşabilir ve markanın hayran sayısına yüksek bir ivme kazandırabilir. Bu 2 seçeneğin haricinde markalardan nasıl adımlar geleceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Promote Mode, Küçük İşletmeleri Twitter’a Çekecek 0

Twitter Promote Mode

Kimi politik veya toplumsal olaylar sonrası, ülkemizde zaman zaman yaşanan Twitter yasakları nedeniyle, bu dev sosyal ağın bir süredir pazarlama ekiplerinin ilgisini eskisi kadar çekmediği bir gerçek. Yapılacak reklam yatırımının, pek de öngörülemeyen bir gündeme sahip Türkiye’de bu çekingenliğin olması şaşırtıcı değil. Fakat Twitter reklamları, dünyanın geri kalanında yoluna devam ediyor ve hatta yeni reklam abonelikleri de ortaya çıkıyor. Twitter son olarak, tweet’leri otomatik olarak sponsorlu paylaşıp reklamverenleri daha geniş bir kitleye ulaştırmak için yeni bir abonelik sistemi başlattı. Promote Mode adındaki yeni hizmet, özellikle küçük çaplı şirketlerindeki pazarlama ekiplerinin bu sistemden yararlanması bekleniyor.

Reklam modeli, abonelerin günde 10 tweeti sponsorlu olarak öne çıkarmalarına izin veriyor. Bu hizmet en çok da karmaşık reklam kampanyalarını yönetmekle uğraşmak istemeyen küçük işletmeler ve markaların işine yarayacak gibi görünüyor.

Bu gelişme, Twitter’ın son dönemlerde reklam gelirlerinde yaşadığı düşüşe bir çözüm arayışı olarak yorumlanıyor. Üçüncü çeyrekte 503 milyon dolarlık reklam geliri açıklayan sosyal ağın bu istatistiği, bir yıl önceki performansıyla karşılaştırıldığında yüzde 8’lik bir azalmaya işaret ediyor. Twitter Promote Mode sayesinde, büyük markalar kadar reklam bütçesi olmayan işletmeleri cezbederek reklam gelirlerini artırmayı planlıyor.

Bir reklam tweet’inin 30 dolara mal olduğu Twitter’da, aylık 99 dolar karşılığında sunulan Promote Mode modelinin, günde 10 tweet’i sponsorlu olarak paylaşmasının küçük işletmelerin iştahını kabartacağı bir gerçek.

Hizmeti kullanmaya başlayan Elite Luck Gamer Limited şirketinin yöneticisi Darius Mohammadi, diğer şirketlere reklam sunma ve sosyal ağlardaki erişimlerinin artmasını istedikleri için bu yeni sistemden yararlanmak istediklerini söyledi.

Fakat bu girişim işletmeler için her ne kadar kayda değer bir yenilik olsa da, fiyat-performans oranının küçük pazarlama ekipleri için ne ölçüde faydalı olacağı hâlâ tartışmalı. Zira Promote Mode’un en büyük defosu, hangi tweet’in öne çıkarılacağının Twitter tarafından otomatik olarak belirlenmesi. Yine de hizmetin sunduğu özelleşmiş hedefleme, küçük işletmelerin paylaşacağı tweet’lerin erişimini genişletiyor ve tweet’leri daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmasını sağlayıp Twitter hesaplarının görünürlüğünü artırıyor.

Matt Navarra’nın Promote Mode performansına dair paylaştığı ekran görüntüsü

Prome Mode’un deneme sürümünü kullanıp yorumlarını paylaşan, The Next Web Sosyal Medya Direktörü Matt Navarra, ikinci gün itibarıyla sadece 2 takipçi kazandığını ve izleyici kitlede yalnızca yüzde 3’lük bir artış gördüğünü belirtti. Navarra bu performansı, Promote Mode’un ücretini hak etmesi için daha fazlasını yapmak zorunda olduğunu söyleyerek değerlendirdi.

Twitter ise yeni abonelik sisteminin 2000 kişinin altında bir takipçi kitlesi olan hesaplar için tasarlandığının altını çiziyor. Bu durumda, 23 bin takipçisi olan Matt Navarra’nın memnun olmadığı sonuçlar çok da sıra dışı görünmüyor.

Navarra’nın konuyla ilgili paylaştığı tweet

Bütün bunların yanı sıra sistemin, önümüzdeki dönemlerde daha fazla takipçisi olan Twitter hesapları için de hizmete gireceği açıklandı.

Bakalım Promete Mode, küçük işletmeler için yeni ve sık kullanılacak bir reklam modeli mi olacak, yoksa abonelik ücretine değmeyecek bir fiyasko olarak mı kalacak? Bunu bize zaman gösterecek.

Ünlü Markaların İlk Reklamları 0

Bütünleşik pazarlama iletişimi çabaları içinde yer alan reklam, bugün tüm tutundurma karması elemanları gibi, işletmelerin pazarlama amaçlarının başarılması ve karşılaşılan pazarlama sorunlarının çözümlenmesinde en önemli rollerden birini üstlenir durumda.

Peki günümüz markalarının reklam stratejileri hakkında ne düşünüyorsunuz? Klasik reklamcılığa karşı hızla yükselişe geçen modern reklamcılık, sektörde anlayışı kısa sürede ikiye bölmeyi başardı.

Hal böyle iken reklamların eski yüzleri ile yeni yüzleri arasındaki anlamsal ve biçimsel farklar kaçınılmaz bir boyutta arttı.

Bu eski-yeni karması içinde,  Türkiye’deki bilinen markaların yeni reklamları bir kenara bırakıp, unutulmuş ilk reklamlarını incelemeye ne dersiniz?

Efes Pilsen (1976) 
1
Coca-Cola (1964) 

2

Akbank (1951) 

3

Aygaz (1963) 

5

Koleston (1960)  

6

Sana (1953)

Adsız

Selpak (1971) 

8 (473 x 640)

Blendax (1970) 

4

Ülker (1970) 

Turkcell (90’lar) 

559528_383984084957995_2143945414_n

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link