Facebook’tan YouTube’a Hamle: Facebook Creator App

Facebook Creator App

Kullanıcı sayısı dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i bile geçen Facebook, geliştirdiği Facebook Creator App uygulaması sayesinde, izleyici kitlesi arasındaki kanaat önderleri (influencer) ile yayınlanan yapımlar arasındaki mesafeyi daha da kısaltmayı hedefliyor.

Uygulama, internet “fenomenlerine” video oluşturma, video düzenleme ve canlı yayın için yeni bir alan açmış olacak. Ayrıca takipçileriyle mesajlaşmalarına ve videolarına dair istatistikleri takip etmelerine de imkân sağlayacak. Uygulama kişisel profiller için geçerli olmayacak, yalnızca Facebook sayfası sahipleri kullanabilecek.

Creator App
Facebook Creator App’ten bir ekran görüntüsü

Facebook’un “fenomenler” için duyurduğu bu yeni ürünü aslında, daha fazla insana ulaşarak başarısını artırmak isteyen birçok internet ünlüsü için hâlâ en önemli sıçrama tahtası olan YouTube ile rekabet etmek istemesi olarak yorumlayabiliriz. Anlaşılan o ki hem YouTube’un bu konumu hem de Snapchat’in içerik üretenler için daha fazla ürün ve hizmet sunacağını açıklaması, Facebook’u harekete geçirmiş görünüyor.

Facebook Ürün Müdürü Fidji Simo, geçtiğimiz günlerde yazdığı blog yazısında, YouTube ünlüsü Markian Benhamou ve Facebook’ta komik içerikler paylaşan Jay Mendoza ile bir araya geldiklerini belirtti. Simo, internette içerik oluşturanların ihtiyaçlarının ve hedeflerinin çeşitlendiğini ve bu kişilerin takipçi kitlesini beslemek için gereken araçlara sahip olmalarının önemli olduğunu yazdı. Facebook bunun yanında, Facebook Creator App uygulamasının içerik üreticileri tarafından nasıl kullanılacağına dair bir internet sitesi de hazırlamış.

Facebook Creator App uygulamasının, YouTube’un hakimiyetindeki video pazarlama alanında Facebook’un da var olması için önemli bir hamle olmması bekleniyor.

Her ne kadar bu uygulamanın geliştirilmesi Facebook için rekabet anlamında önemli bir adım olsa da YouTube’un, platform üzerinde kanalı olanlar için benzer bir kanal yönetimi ve videolardan elde edilen gelirlerin paylaşılmasını sağlayan bir ortak programı var. Ne var ki politik ve kültürel konulara odaklanan birçok YouTube ünlüsünü kapsayan YouTube fenomen topluluğunda, reklamverenlerin reklamların nerede görüldüğü konusuna daha fazla eğilmesinden bu yana, ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. Özellikle de platformun, reklamverenleri düşünerek videoların uygun olmayan içerik taşıyıp taşımadığı noktasındaki aşırı hassasiyeti, YouTube’daki video üreticileri tarafından gelirlerine bir darbe olarak görülüyor.

Faecbook’un, bu yıl başlattığı YouTube benzeri video platformu Watch sayesinde, canlı yayın içinde reklam verme ve talep üzerine video üretimiyle, içerik üretenler ve platformun kendisi için yeni bir gelir kaynağı yaratmayı başarmıştı. Öyle ki Watch, internet ünlüleri için gelecek vadeden bir özellik olarak öne çıktı. Basketbolda ünlü Ball ailesinin Facebook’un Watch platformu üzerindeki şovu Ball In The Family, Jody Steel’in Body Art’ı ve Jay Mendoza’nın Elote Man’ini, bunun ilk işaretleri olarak kabul edebiliriz. Creator App’i de bu stratejinin yeni bir parçası olarak da düşünebiliriz.

Uygulama, canlı yayınlarıyla öne çıkan video içerik üreticilerini çekmede Facebook’un işine yarayabilir.

Gen Z dijital medya ağı bünyesindeki DanceOn’un Yetenek Direktörü ve İnternet Ünlüsü Yöneticisi Cameron Moody ise diğer platformlarla karşılaştırıldığında internet ünlüleri ve içerik üreticiler için Facebook’un hâlâ en az işe yarar platform olduğunu düşünüyor. Moody, her ne kadar Facebook’un YouTube’daki internet ünlülerini çekmesinin zor olacağını söylese de yeni çıkan uygulamanın dev sosyal ağ için önemli olduğunu, özellikle de canlı videolar konusunda onların dikkatini çekebileceğini de sözlerine ekliyor.

Moody canlı yayın yönetiminin yanında uygulamanın ayrıca, video içerik üreten fenomenlerin hem Facebook hem de Instagram üzerinden takipçileriyle mesajlaşmasını sağlamasının da önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek, böylece içerik üreticilerinin takipçileriyle konuşurken uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmayacağını vurguluyor. Uygulama bunun yanı sıra, Facebook’un hikaye özelliğindeki özel çerçeveler ile efektlerini de içerik üreticilerinin yararına sunuyor.

snapchat
Aslında içerik üreticiler ve markalar arasındaki bu kârlı ilişkinin dikkatini çeken yalnızca Facebook ve YouTube değil. Snapchat de bu konuda yeni ürün ve hizmetler sunacağını açıklaması, rekabetin kolay olmayacağını gösteriyor.

Öte yandan Facebook, özellikle de videoda bir yerleştirme için markaların para ödediği içerikleri üretenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeni reklam ürünleri oluşturuyor. İnternet ünlüleri (influencers) pazarlama şirketi olan WHOSAY’in CEO’su Steve Ellis’e göre, içerik üreticileri ve internet fenomenleri, kullanıcıların kayda değer bir deneyim için bu platformları ziyaret etmesi adına cazibe yaratıyor. Ona göre Facebook’un yeni uygulamasının toplayacağı ilgi, markalarla çalışarak gelir elde eden kişilere için işe yaradığı ölçüde gerçekleşecek.

Bakalım Facebook Creator App, Facebook’un video içerik konusunda YouTube ile başa baş bir şekilde yarışmasını sağlayabilecek mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Lucky Strike Satışlarını Arttırmak İçin Kadınlara Yapılan Yeşil Propagandası

Günümüzün standart haline gelmiş modern pazarlama yaklaşımı, hedeflenen kitlenin bilinçdışı arzularına hitap etmek; kitleleri sunulan ürün ya da hizmeti istediğine ve hatta buna ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzerine kuruludur. Ancak 1920’lere dek, tüketici için gerçekten var olmayan bir isteği veya ihtiyacı yaratmak diye bir konsept söz konusu değildi. İşte pazarlama alanına, seri üretim mallarını tüketicinin bilinçdışı arzularıyla ilişkilendiren bu manipülatif yaklaşımı sokan kişi; “Halkla İlişkilerin Babası”, Edward Bernays’tır. Bernays’ın psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un özbeöz yeğeni olması da tesadüf olmasa gerek.

Edward Bernays (1891-1995)

1922’de New York’ta ilk halkla ilişkiler dersini veren, 1923 yılında Cyristallizing Public Opinion adlı kitabıyla da ilk halkla ilişkiler kitabını yazan Bernays’ın en bilindik çalışmalarından biri kadınları sigara içmeye ikna etmesidir. Kadınların sigara içmesinin uygunsuz görüldüğü bir dönemde, bir grup kadının ellerine sigara vererek yaptırdığı yürüyüş halkla ilişkiler dünyasında efsane olmuş bir eylemdir. Bu eylemle birlikte sigara ateşi “özgürlük meşalesi” olarak anılmaya başlamış, kadınlara sigara satışı artmıştır.

Sayısız başarılı halkla ilişkiler kampanyasının arkasındaki isim olan Bernays’ın en ünlü işlerinden bir diğeri de Lucky Strike için yürüttüğü yeşil kampanyasıdır. American Tobacco’nun en önemli markası olan Lucky Strike’ın satışları iyi gitmemektedir. Şirketin sahibi George W. Hill, yaptırdığı bir anketin sonucunda kadınların Lucky Strike’ı tercih etmediklerini, bunun sebebininse sigara paketlerinin rengi olan yeşilin kadınların kıyafetleriyle uygun olmaması olduğunu fark eder. Evet, Lucky Strike şirketi, elinde milyonlarca paket sigarayı bir renk yüzünden satamamaktadır.

George Hill, bu sorunu çözebilmesi için Bernays’la görüşür ve  paketlerin renginin değiştirmelerinin mümkün olmadığını en başından belirtir. Bernays şu cevabı verir : “Paketin rengini değiştiremiyorsak, biz de moda olan rengi değiştiririz.”

Böylece “yeşil kampanyası” ortaya çıkar. Kampanyanın esas amacı kadınların yeşil giymesini sağlamaktır. Bernays öncelikle yeşil rengi üzerine bir araştırma yapar ve Language of Color isimli kitapta yeşilin; umut, zafer ve bolluk anlamına gelen pozitif bir renk olduğunu görür. Sıradaki adımı, New York sosyetesinden fikir öncüsü olabilecek kadınlara yeşil rengini giydirmektir. Onlar yeşil giyinirlerse, diğer kadınlar da yeşil giyinecektir. Moda editörleri ikinci hedefidir, yeşil rengiyle ilgili teşvik edici hikayeler yazacaklardır. Bernays, 1934’te Waldorf Astoria’da yüksek sosyetenin katılacağı çok özel bir balonun düzenlenmesine önayak olur. Balonun tema rengi yeşil olacaktır; katılımcıların yeşil elbise giyme zorunluluğu vardır. Vogue, Harper’s Bazaar gibi önde gelen dergilerin bu etkinliğe gösterdiği ilgi sonucu, Barney’s hedefine ulaşır ve o yıl yeşil, gerçekten de moda renk haline gelir. Ve sonuç olarak bu durum kadınların sigara satın alırkenki tercihlerini etkiler ve yeşil renkli Lucky Strike paketlerinin satışında beklenen artış yakalanır.

İstediği sonuçları başarıyla elde edebilen, ilk kez Bernays tarafından kullanılan bu propaganda teknikleri günümüz reklam kampanyalarında hala kullanılıyor. Acaba hangilerine kanıyoruz, hangilerinin farkındayız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

E-Ticarette En Çok Reklam Harcamasını Giyim Sektörü Yapıyor

  • Dijital pazarlamanın lider platformu SEMrush, Türkiye’den verilerle zenginleştirilen ‘SEMrush Yıllık E-Ticaret 2018 Trendleri Raporu’nu İstanbul’da yapmış olduğu bir toplantı ile açıkladı. 
  • Araştırmaya göre, e-ticaretin en cimri sektörleri müzik, kitap ve çiçek olurken, en cömert sektörü giyim oldu. Online giyim mağazaları 50 bin doları bulan reklam harcamasını gözden çıkarıyor. 
  • Türkiye’de ABD ve İngiltere pazarlarına benzer şekilde “bedava kargo ve “alışveriş” gözde. E-ticaret siteleri tüketicinin kalbini “yüzde 50 indirim” anahtar kelimesi ile fethediyor. 

Dünyanın lider dijital pazarlama platformu SEMrush’ın Yıllık E-ticaret 2018 Trendleri Raporu’na göre e-ticaret sitelerinin yarısı reklamlara yıllık 1000 Dolar veya daha az yatırım yapıyor. Müzik, kitap ve çiçek en tutumlu sektörler olurken, giyim reklamlara en fazla yatırım yapan sektör konumunda. Online giyim mağazaları, 50 bin doları bulan reklam harcamasını gözden çıkarıyor. Türkiye’deki e-ticaret siteleri ise reklamlarında en çok “alışveriş” ve “bedava kargo” ifadelerini kullanıyor. “Yüzde 50 indirim” ise Türkiye’deki indirim kampanyalarının en popüler kelimesi oldu.  

‘SEMrush Yıllık E-Ticaret Araştırma’sını basın toplantısıyla açıklayan SEMrush Global Pazarlama Grubu Müdürü Olga Andrienko ve SEMrush Türkiye ve Körfez Arap ülkeleri Kurumsal İletişim Müdürü Adam Zeidan, Türkiye’de dijital pazarlama alanındaki gelişmeleri de değerlendirdi.  

SEMrush Global Pazarlama Grup Müdürü Olga Andrienko, raporu açıklarken.

Tüm ülkelerde hassas nokta: “Ücretsiz teslimat”

Olga Andrienko, dijital pazarlama profesyonellerinin hangi noktada olduklarını daha iyi görmelerine, pazarlama stratejisi ve bütçe gibi kritik konularda daha bilinçli kararlar almalarına destek olmak amacıyla bu raporun hazırlandığını söyledi. Andrienko, otomotiv, giyim, seyahat, elektronik gibi 13 kritik sektörün e-ticaret sitelerinin mercek altına alındığını belirterek, şunları söyledi: “ABD, İngiltere ve Türkiye pazarlarında e-ticaret reklamları için en fazla kullanılan anahtar kelimeleri analiz ettik. ‘Ücretsiz kargo, teslimat’ bu ülkelerde en çok kullanılan ifadeler. Türkiye’de ise reklamlarda en sık kullanılan kelime ‘alışveriş’ olurken, bunu ikinci sırada ‘bedava kargo’ takip ediyor. Bu da bize tüketicinin teslimat konusundaki hassasiyetinin tüm pazarlarda aynı olduğunu ve uzun bir süre daha değişmeyeceğini gösteriyor. İndirim konusunda da yüzde 50 en popüler indirim konumunda. Aciliyet hissi yaratarak tüketicilere çağrı yapmak için ise en çok ‘hemen al’ ve ‘bugün’ ifadeleri kullanılıyor.” 

 Türkiye dünyanın yakın takibinde

Andrienko, dünya e-ticaret trendlerinin çok hızlı şekilde Türkiye’ye yansıdığına dikkat çekerek, “Genç nüfusu ve yüksek internet kullanımı ile Türkiye, geleceğin en büyük pazarlarından biri haline geliyor. Araştırmada Türkiye’nin gelişmiş ülkelerle ile benzer sonuçlara sahip olması trendlerin çok yakından takip edildiğini gösteriyor. Bugün 40 milyar TL’lik hacmi olan Türkiye e-ticaret pazarının hızlı bir yükselişe geçeceğini düşünüyoruz” dedi. E-ticaretin sıkı rekabet ortamında, küresel pazarları hedefleyen şirketlerin yeni trendlere hızlı adaptasyonunun hayati olduğunu kaydeden Andrienko, Türkiye’den dünyaya açılan rekabetçi şirketlerinin dijital pazarlamasına destek vermeyi önemsediklerini belirtti.  

8 bin e-ticaret sitesi analiz edildi

Özellikle ABD, Almanya, İngiltere gibi gelişmiş e-ticaret pazarlarına odaklanan ve 8 bin e-ticaret sitesinin incelendiği rapor kapsamında web sitesi trafik kaynakları, sıklığı ve türleri, reklamlardan nasıl yararlandıkları, reklamlarındaki duygu kullanımını ve backlink profillerini gösteren veriler toplandı ve analiz edildi.  

Rapor hakkında kısa kısa: 

Müzik, kitap ve çiçek sektörleri en tutumlu sektörler  

  • Rapor kapsamında araştırılan e-ticaret sitelerinin yarısı reklamlara yıllık 1.000 Dolar veya daha az yatırım yapıyor.  Müzik, kitap ve çiçek sektörlerinin bu konuda en tutumlu olduğu dikkat çekiyor.  
  • Tüm kategoriler içinde giyim reklamlara en fazla yatırım yapan sektör konumunda. Online giyim mağazaları, 50 bin doları bulan reklam harcamasını gözden çıkarıyor.  

Trafiğin yüzde 6,19’u ücretli 

  • E-ticaret alanında 5 kritik web sitesi ziyaretçi trafiği kaynağı var. Bunlar: Doğrudan, referans, arama, sosyal ve Google Reklamları. Arama, web sitesi trafiğini sağlayan en önemli kaynak olarak görülürken, doğrudan (direct) ikinci kaynak olarak görülüyor. Bu ikisi tüm trafiğin yüzde 80’ini oluşturuyor.  
  • Referans, yani diğer sitelerdeki linkleri kullanarak belli bir sayfaya ulaşanlar, spor ve çiçek hariç, üçüncü sırada yer alıyor.   
  • Tüm trafiğin yüzde 6,19’u ücretli olarak gerçekleşiyor. Payı büyük olmasa da bu trafik e-ticaret sektörü için oldukça önemli. 

Mobil dostu reklamlar e-ticaretin gözdesi 

  •  E-ticaret siteleri reklamlar için geleneksel medya yerine, mobil dostu HTML display (görüntülü) reklamları tercih ediyor. Bu trend, e-ticaret sektörünün yüzde 70’i için geçerli. Sağlık, çocuk ve müzik kategorilerinde en fazla bu tip reklam görülürken, giyim, mücevher ve gıda gibi sektörler daha geleneksele yöneliyor.  
  • Reklam boyutları konusunda e-ticaret sektörü en fazla “leaderboard” (728×90) tercih ediyor. (Tüm reklamların yüzde 44.48’i) Onu “runner up” (300×250) takip ediyor.  
  • Google Ürün Listeleme Reklamları (PLA) da önemli bir yatırım aracı… Elektronik ve giyim bu alanda başı çeken iki sektör konumunda.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link