Facebook’ta 6. Sırada Olmak Gurur Duyulacak Bir Başarı Mı ?

Sosyal medya, Facebook, Twitter, Trend Topic, Instagram, Foursquare, beğen, tweet at, takip et derken her birimiz sosyal medya bağımlısı olduk. Son beş yılda hayatımıza giren bu kavramlara o kadar adapte olduk ki her geçen gün bu platformlarda harcadığımız saatler artırmaya, geleneksel medyada harcadığımız zamanı buraya kaydırmaya başladık.

Rakamlar büyük. Bugün Facebook’ta 32 milyon, Twitter’da 10 milyon, genelde ise 35 milyonu aşkın intenet kullanıcısına sahibiz. Zaman zaman bakanlarımız bile Türkiye Facebook’ta en çok üyeye sahip 6. ülke bununla gurur duyuyoruz açıklaması yapıyor. Peki ya bu gerçekten gurur duyulacak bir durum mu ? Bence değil ama ilerde olabilir !

İnternet şüphesiz özgür bir platform. Kimsenin internet kullanımını eleştirmek bize düşmez ancak devletin internet kullanımı üzerine bir politikası olmalı. Bugün internet denilince Facebook ( hatta face ) anlayan, bırakın blog oluşturmayı mail atmasını bilmeyen bir nesil yetişiyor. Bilgi hiç olmadığı kadar kolay ulaşılabilen bir olgu haline gelmişken araştırmayan, sorgulamayan, üretmeyen yalnızca paylaşan bir nesil bizim geleceğimizi oluşturmaya ve şekillendirmeye geliyor.

Teknolojinin bu kolaylığın yanında getirdiği kaçınılmaz tembellik ve uyuşma hali yalnızca devlet politikalarıyla aşılabilecek bir sorun. Yeni yetişen nesile tüketmeyi değil üretmeyi öğretmek gerekir. Bugün Türkiye’de de yoğun olarak kullanılan Twitter’a bakarak ülkenin içinde bulunduğu durumu rahatlıkla görebilirsiniz. Haftanın her günü en az 3 başlıkla trend topic olan futbol, ülkenin ana gündem maddelerinin ne olduğunu açıkça gösteriyor.

Bu kapsamda okullarda verilmeye başlayan Medya Okuryazarlığı dersini çok yerinde bir hamle olarak görüyorum. Öğrencilere yazılı ve yazılı olmayan, büyük çeşitlilik gösteren formatlardaki mesajlara ulaşma, bunları çözümleme, değerlendirme ve iletme yeteneği katma amacında olan ders, yeni yetişen nesile anlama, sorgulama, üretme yetilerini kazandırmayı amaçlamaktadır. RTÜK önderliğinde müfredata giren bu ders zorunlu hale getirilmeli ve iyi bir altyapı hazırlanarak öğrencilere sunulmalıdır.

TUİK’in 2011 yılına ait yayınladığı verilere göre genç nüfusun internet kullananma oranı % 65,8. Bu oran internete erişim için gerekli altyapı yatırımlarının artması ve gelişen teknolojiyle birlikte internetin çok daha kolay erişilebilir bir mecra haline gelmesiyle birlikte büyük bir hızla artmaya devam etmekte. Bugün 32 milyon aktif kullanıcıyla dünya sıralamasında 6. sırada bulunduğumuz Facebook’ta, 35 milyonluk kullanıcı rakamının %50’lik kısmını 13-24 yaş arasında ki kullanıcılar oluşturuyor. Bu rakamlar karşısında devlet bu mecraya karşı bir politika oluşturmalı ve yalnızca tüketen değil üretebilen bir nesil içinde çalışmalara başlaması gerekmektedir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Sosyal Medya’nın Teşhir Etme ,Gözetleme ve Mahremiyet İlişkisi

  • Bugüne kadar sosyal medya alışkanlıklarımız, bağımlılıklarımız, sosyal medya istatistikleri hakkında çok konuştuk.
  • Bu yazıda sosyal medyayı farklı bir gözle değerlendirmek istedik.
  • Bugün farklı bir bakış açısı sunarak , sosyal medyaya aslında bu kadar bağımlı olmamızın nedenleri arasında yatan bir nedeni daha ele almak istedik.

Bu yazıda sosyal medyayı farklı bir gözle değerlendirmek istedik. Bugüne kadar sosyal medya alışkanlıklarımız, bağımlılıklarımız, sosyal medya istatistikleri hakkında çok konuştuk. Bugün farklı bir bakış açısı sunarak , sosyal medyaya aslında bu kadar bağımlı olmamızın nedenleri arasında yatan başka  bir nedeni daha ele almak istedik. Bu bakış açısı aslında sosyal medyanın insana en benzeyen yanını ortaya koyuyor.

Teşhir ve Gözetleme Bağlantısı

İngiliz sosyal bilimci olan  Kevin Robins’e göre “teknoloji davranışlarımızı gözetleme, bir anlamda son derece rutin bir şekilde dikizleme imkanı sunmaktadır.” Ve yine Robins’e göre insanların sosyal medyada sergiledikleri ve  yaptıkları “keşfedilmesi gereken” ve “hiç araştırılmamış” bir alan gibidir.  Yani aslında sosyal medyaya bu kadar bağımlı olmamızın temel nedenlerine baktığımızda bizi güdüleyen insanın egolu yanı ‘’kendini teşhir etme’’ beğendirme özelliği yatarken, diğer taraftan ‘’gözetleme’’ bitmek bilmeyen merakımız yatmakta.

Önemli Bir İnsan Gibi Görünmek

Sosyal medya davranışları altında yatan sebepler arasında “önemli” bir insan, gibi görünme ihtiyacı ve önemli bulunan insanlara yakın görünme güdüsü de sosyal medya davranışlarının bilinçaltı nedenleri arasında yattığı düşünülüyor.

Sosyal Medya ve Mahremiyet İlişkisi

Sosyal medyayla birlikte belki üzerine çok düşünmesek de, teşhir etme isteğimizin mahremiyet duygusunun üstünde olduğu görülmektedir. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, 2010 yılının ilk günlerinde kendisiyle yapılan bir söyleşide, sıradan insanların kendileri ile ilgili giderek daha fazla mahrem bilgiyi paylaşmaya hevesli olduklarını yani bu alandaki sosyal normların da zamanla evrim geçirdiğini söylemiştir (The Daily Telegraph, 2010). Zuckerberg, Facebook’un güvenlik kurallarındaki değişimin de, mevcut sosyal normları yansıtacak şekilde kendilerini yenilemelerinin sonucu olduğunu belirtmiştir. Böylelikle aslında bize işlenen o mahremiyet duygusunun sadece kültürel kodlarımızla alakalı olduğunu düşünebiliriz.

Zira nedendir ki perdesiz bir evde oturamazken, ev içinde yaptığımız çoğu etkinliği sosyal medyada paylaşalım?

Ortaya çıkan her teknolojinin bazı ideolojileri desteklediği kanısı hep akla gelmiştir.  Buradan yola çıkarak sosyal medyanın da teşhiri körüklemek yoluyla ideolojik gözetimi kolaylaştıran bir medya türü olduğu önermesinde bulunulabilir mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

DİMES, Bir Dizi Hayranını Galapagos Adaları’na Gönderecek

İyi yaşama ulaşmada en yardımcı marka olarak gösterilen DİMES, Hayata Başka Bak! felsefesi kapsamında, bir televizyon dizisi karakterinin hayalini, dizinin bir hayranının gerçekleştirmesini sağlayacak. 

Televizyon dizilerinin hayata hayali bakışı, genelde gerçeklerle örtüşmez. Ancak Türkiye’nin Hayata Başka Bakan lider içecek markası DİMES, yine bir ilke imza atıyor. DİMES, bir dizi karakterinin hayata dair hayalinin, bir hayranı tarafından kendi hayatında unutulmaz bir deneyim olarak gerçekleştirilmesini sağlayacak. 

Yenilikçi ruhunu, farklı disiplinleri bir arada kullanan iletişim çalışmalarına da yansıtan Türkiye’nin ilk yerli sermayeli meyve suyu ve önde gelen içecek markası DİMES, ses getiren yeni kampanyasında, sosyal medyanın gücünü, yerli dizilerin popülaritesiyle bir arada kullandı.  

Dizi Karakterinin Hayalini, Hayranı DİMES’le Gerçekleştirecek 

DİMES, içerik iş birliği kapsamında, iletişimde sahiplendiği kahvaltı konseptini, Erkenci Kuş dizisi içeriğine ‘Köy Kahvaltısı’ olarak yansıttı. Sevilen dizide özel oluşturulan senaryo içeriği gereği, DİMES Sıkma Portakal Suyu ile ‘köy kahvaltısı’ yapan dizi karakteri, artık hayata başka baktığını ve bir gün Galapagos Adaları’nda kahvaltı edeceğini dile getirdi. Dizi karakterinin bu hayali, DİMES sayesinde bir Erkenci Kuş hayranı için gerçeğe dönüşecek.  

İçerik entegrasyonunu, Instagram üzerinden gerçekleştirdiği bir sosyal medya kampanyası ile birleştiren DİMES, aynı bölüm içerisinde izleyicileri alt yazı bantları ile Instagram hesabını takip edip, kendi Instagram hesaplarında #hayatabaskabak hashtagi ile @dimes.tr hesabını etiketleyerek, bir kahvaltı fotoğrafını duvar postu olarak paylaşmaya davet etti. DİMES’in kampanyasına katılan bir Erkenci Kuş hayranı, sevdiği bir kişi ile birlikte, 2019 Ocak ayı için, İstanbul çıkış ve dönüşlü 2 kişilik uçak bileti, otel ve sigortayı kapsayan 10 günlük bir seyahat paketi kazandı. Dizi karakterinin hayata dair hayalini, kendi hayatında gerçekleştirecek izleyiciyi seçen de, bizzat Erkenci Kuş dizi ekibi oldu.

Yarışmanın kazanan fotoğrafı

DİMES İyi Yaşama Ulaşmaya En Yardımcı Marka 

DİMES’in, bağımsız araştırma sonuçlarına göre sadece meyve suyu için değil, tüm içecek kategorilerinde İyi Yaşam’a ulaşıma en fazla yardımcı olan marka olarak görüldüğünü vurgulayan DİMES Pazarlama Direktörü Duygu Süleymanoğlu, “Bu bize, iletişimin odağına meyvenin yalın ve küçük görüntüsünün altındaki beklenmedik ‘iyi’leştirici gücünü alma stratejimizin doğruluğunu gösteriyor. Yazın en sevilen dizisi Erken Kuş’un popülaritesini, sosyal medyanın etkileşim gücüyle entegre eden projemiz kapsamında bir tüketicimizin, hayranı olduğu bir dizi karakterinin hayalini, kendi hayatında benzersiz bir deneyim olarak gerçekleştirmesini istedik. Aslında bu da, Hayata Başka Bak! felsefemizin bir diğer yansıması” dedi. 

DİMES’in Instagram Takipçi Sayısı Yüzde 65 Arttı, 28 Bine Yaklaştı 

TV programlarının sosyal medyada etkileşimini ölçümleyen Somera’nın verilerine göre, dizinin ilgili bölümünün yayınlandığı ilk gece, DİMES’in Instagram takipçi sayısında 3 bin 100 artış oldu. Kampanyanın devam ettiği 11 – 18 Eylül arası dönemde, 1.353 tekil kişi 2.212 ileti paylaştı. Bunların yüzde 96,2’si pozitif, yüzde 3,4’ü nötr nitelikte oldu. Negatif yorumların oranı, sadece yüzde 0,4 oldu. 

DİMES’in Instagram takipçi sayısındaki artış devam etti ve bu sayı, kampanya öncesine oranla yüzde 65 artışla 27.981’e ulaştı.  Kampanya süresince 747 tekil kullanıcı, #hayatabaskabak ve @dimes.tr etiketleriyle 1072 fotoğraf paylaşımı yaptı. 

DİMES’in yayınladığı 3 yarışma duyurusunun toplam erişimi 1,6 milyon olurken; yine Instagram üzerinden, hikaye olarak yapılan duyuru, 4 milyon kişiye ulaştı. Instagram, kampanyanın dijital ayağının ana kanalı olsa da, Facebook ve Twitter’da da takipçilerle çift taraflı iletişime geçildi. Duyuru postlarının yanı sıra, Spotify’da radyo spotu yayınları ve influencer iş birlikleri ile kampanyanın erişim kapasitesi arttırıldı.  

 Web Sitesi Ziyaretçi Sayısı 12 Kat Arttı; DİMES, Ana Hedef Kitlesine Ulaştı 

Sosyal medyadaki hareketlilik, DİMES’in web sitesine de doğrudan yansıdı. Sitenin normal zamanlardaki ziyaretçi sayısı, neredeyse 12 katına çıktı. Bu ziyaretçilerin yüzde 51’ini kadınlar oluşturdu. Kampanyanın bir diğer önemli özelliği, web sitesi ziyaretçilerinin yüzde 46’sını 25 -34 yaş; yüzde 27’sini ise 35-44 yaş aralığında yer alan bireylerin oluşturması. DİMES Sıkma meyve sularının da ana hedef kitlesini, 30-34 yaş aralığı oluşturuyor.  

DİMES’İn Dijital İletişim Başarıları Model Oldu, Akademik İçeriklerde Yer Aldı 

DİMES, dijital iletişim kanallarını, farklı iletişim disiplinleri entegrasyonuyla en etkin kullanan markalardan biri olarak dikkat çekiyor. Özellikle sosyal medya çalışmalarında tüm içecek sektörü genelinde en aktif markalardan biri olduklarını söyleyen Duygu Süleymanoğlu, “Günümüzün dijital yaşam tarzı, bizlere tüketicilerimizle daha yakın, daha sıcak ve daha etkileşimli iletişim fırsatı sunuyor. Hayata Başka Bak! felsefemizin bir yansıması olarak, farklı iletişim disiplinlerini bir arada kullanmayı seviyoruz. Meyvelerin mucizesini, farklı iletişim çalışmalarıyla, farklı anlarda tüketicilerimizin hayatına sokuyoruz. Erkenci Kuş içerik iş birliğimiz ve eş zamanlı sosyal medya entegrasyonumuzun, tüketicimizle aramızdaki etkileşimi daha da artırmasını hedefledik” şeklinde konuştu. 

DİMES, daha önce gerçekleştirdiği bir TV dizisi içerik iş birliği ve gerçek zamanlı sosyal medya entegrasyonu çalışmasıyla, proje sürecinde sosyal medya etkileşimlerinde, içecek sektörü genelinden 7-8 kat daha yüksek performans sergiledi ve bu proje, ‘DİMES Modeli’ ismiyle üniversite tezlerine konu oldu. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?