Facebook Terk Edilmiş Bir Kasaba Haline Mi Geliyor ?

Pew Research’in 1006 kişi üzerinde yaptığı araştırma Facebook’un kısa ve orta vadede olmasa da uzun vadede ciddi sorunlar yaşayabileceğini ortaya koydu.

Pew Research’in temelde yanıt aradığı soru Facebook kullanımının 2013 yılı içerisinde nasıl bir seyir izleyeceği üzerine. Araştırmanın detaylı sonuçlarına geçmeden önce öne çıkan başlıkları sıralayalım. Araştırmaya katılan her üç kullanıcıdan ikisi Facebook kullanımına bir dönem ara verdiklerini söylerken, katılımcıların %27’si de 2013 yılında Facebook’ta geçirecekleri süreyi azaltmayı planladığını söylemiş.

Araştırmanın detaylarına inecek olursak, Pew Research Facebook kullanımını bir müddet donduran kullanıcılarına bunu neden yaptıklarını sorduğunda yoğunlukla Facebook kullanmak için zamanım yok, çok meşgulüm yanıtını almış. Bu yanıtı takip eden cevaplar ise ilgimi çekmiyor, sevmiyorum ve tamamen zaman kaybı olmuş.

1

Her ne kadar araştırmaya katılanların %59’luk kısmı Facebook’un kendileri için hala eski önemini koruduğunu ve %53’lük kısım önümüzdeki yılda Facebook kullanımını değiştirmeyeceğini söylese de, azımsanmayacak orandaki katılımcı oranı ( %28 ) Facebook’un kendileri için giderek önemini kaybettiğini, %34’lük kesim ise Facebook üzerinde harcadığı zamanı azaltmayı planladıklarını söylemiş.

screen-shot-2013-02-05-at-13-13-28

Demografik dağılıma baktığımızda, Facebook’u ayakta tutan 18-29 ve 30-49 yaş aralığının, Facebook kullanımını azaltmayı düşünen kitleyi oluşturduğunu görüyoruz. 18-29 yaş aralığında Facebook kullanımını azaltmayı planlayanların oranı %38 iken bu rakam 30-49 yaş aralığında %26.

Yazının başında da dediğimiz gibi kısa ve orta vadede Facebook kullanımında radikal bir değişiklik beklemek zor. Katılımcıların %12’si Facebook’un kendileri için 2013 yılında daha da değerli olacağını söylerken, %13’lük kısım ise Facebook kullanımını artıracağını söylemiş. Bu da bize en azından kısa ve orta vadede çanların henüz çalmadığını gösteriyor. Facebook geçen ay lanse ettiği ve tamamen Facebook üzerinde geçirilen süreyi artırmayı amaçladığı Graph Search ile bu tehlikeyi ön görmüş ve bu atakla bunu engellemeye çalışıyor olabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Instagram’a Fotoğraf Atmak İçin Tasarlanan Ev

Bugüne kadar Instagram için yapılan onlarca şey duyduk. Bugün bir instagram garipliğini daha sizlerle paylaşmak istedik.

New York’un Manhattan bölgesinde şehrin göbeğinde bir apartman dairesi, Instagram fotoğrafları için muazzam bir ortam vaad ediyor.Reklam ajansı Village Marketing tarafından hazırlanan 220 metrekarelik ev, aylık 15 bin Dolar’a (91 bin Lira) Instagram ünlülerine kiralanıyor.

Instagram Ünlüleri İçin Bir Ev Tasarlandı

E-ticaret mobilya şirketi olan  Wayfair, instagram ünlüleri için bir ev tasarladı ve evi tamamen ücretsiz döşedi. Wayfair bu işten para değil, reklam kazanmak istiyor. Kimi Instagram ünlülerinin bir markadan bahsetmek için 100 bin Dolar aldığı düşünüldüğünde aslında Wayfair kendine güzel bir yatırım yapmış bulunuyor. Ayrıca Wayfair’in bu tarz gönderiler için anlaşmalar yapan ve mobilya sağlayan bir ekibi de bulunuyor. 

Peki Bu Fikir Nasıl Ortaya Çıktı?

Bu fikir Village Marketing tarafından ortaya atılmış ve Instagram Influencerlerinin daha güzel ve ilgi çekebilecek tasarımlarla fotoğraf çekilmelerini kolaylaştırmak için yapılmış. Ayrıca bu iş Wayfair’in de çok hoşuna gitmiş durumda. Evin  ağustos ayında açılmasından bu yana, Wayfair yaklaşık 5 milyon Instagram gösterimi aldı. Instagram Influencerleri, Instagramda şirketi etiketlemeye devam ettikçe, şirket milyonlarca dolar daha getireceğini tahmin ediyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sosyal Medya’nın Teşhir Etme ,Gözetleme ve Mahremiyet İlişkisi

  • Bugüne kadar sosyal medya alışkanlıklarımız, bağımlılıklarımız, sosyal medya istatistikleri hakkında çok konuştuk.
  • Bu yazıda sosyal medyayı farklı bir gözle değerlendirmek istedik.
  • Bugün farklı bir bakış açısı sunarak , sosyal medyaya aslında bu kadar bağımlı olmamızın nedenleri arasında yatan bir nedeni daha ele almak istedik.

Bu yazıda sosyal medyayı farklı bir gözle değerlendirmek istedik. Bugüne kadar sosyal medya alışkanlıklarımız, bağımlılıklarımız, sosyal medya istatistikleri hakkında çok konuştuk. Bugün farklı bir bakış açısı sunarak , sosyal medyaya aslında bu kadar bağımlı olmamızın nedenleri arasında yatan başka  bir nedeni daha ele almak istedik. Bu bakış açısı aslında sosyal medyanın insana en benzeyen yanını ortaya koyuyor.

Teşhir ve Gözetleme Bağlantısı

İngiliz sosyal bilimci olan  Kevin Robins’e göre “teknoloji davranışlarımızı gözetleme, bir anlamda son derece rutin bir şekilde dikizleme imkanı sunmaktadır.” Ve yine Robins’e göre insanların sosyal medyada sergiledikleri ve  yaptıkları “keşfedilmesi gereken” ve “hiç araştırılmamış” bir alan gibidir.  Yani aslında sosyal medyaya bu kadar bağımlı olmamızın temel nedenlerine baktığımızda bizi güdüleyen insanın egolu yanı ‘’kendini teşhir etme’’ beğendirme özelliği yatarken, diğer taraftan ‘’gözetleme’’ bitmek bilmeyen merakımız yatmakta.

Önemli Bir İnsan Gibi Görünmek

Sosyal medya davranışları altında yatan sebepler arasında “önemli” bir insan, gibi görünme ihtiyacı ve önemli bulunan insanlara yakın görünme güdüsü de sosyal medya davranışlarının bilinçaltı nedenleri arasında yattığı düşünülüyor.

Sosyal Medya ve Mahremiyet İlişkisi

Sosyal medyayla birlikte belki üzerine çok düşünmesek de, teşhir etme isteğimizin mahremiyet duygusunun üstünde olduğu görülmektedir. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, 2010 yılının ilk günlerinde kendisiyle yapılan bir söyleşide, sıradan insanların kendileri ile ilgili giderek daha fazla mahrem bilgiyi paylaşmaya hevesli olduklarını yani bu alandaki sosyal normların da zamanla evrim geçirdiğini söylemiştir (The Daily Telegraph, 2010). Zuckerberg, Facebook’un güvenlik kurallarındaki değişimin de, mevcut sosyal normları yansıtacak şekilde kendilerini yenilemelerinin sonucu olduğunu belirtmiştir. Böylelikle aslında bize işlenen o mahremiyet duygusunun sadece kültürel kodlarımızla alakalı olduğunu düşünebiliriz.

Zira nedendir ki perdesiz bir evde oturamazken, ev içinde yaptığımız çoğu etkinliği sosyal medyada paylaşalım?

Ortaya çıkan her teknolojinin bazı ideolojileri desteklediği kanısı hep akla gelmiştir.  Buradan yola çıkarak sosyal medyanın da teşhiri körüklemek yoluyla ideolojik gözetimi kolaylaştıran bir medya türü olduğu önermesinde bulunulabilir mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link