Facebook Kullanıcı Deneyimini Daha Kaliteli İçerikle İyileştirecek!

Kaliteli içerik, kaliteli içerik, kaliteli içerik… Facebook da diğer sosyal mecralar gibi bünyesinde bulunan kaliteli içeriği artırmanın, yani doğal olarak kullanıcı deneyimini iyileştirmenin peşinde. Çünkü kullanıcı deneyimini iyileştirmek, kullanıcılara alakalı ve kaliteli içerik sunmaktan geçiyor. Her geçen gün daha fazla duymaya başladığımız bu “kaliteli içerik” kavramı, biz benimsesek de benimsemesek de önemini artırmaya devam ediyor.

Facebook’un geçtiğimiz günlerde duyurduğu haber akışı değişiklikleri de kaliteli içeriği ön plana çıkarmaya yönelik oldu. Kaliteli içeriği ön plana çıkarmakla beraber kullanıcıların karşısına daha alakalı içerikleri sunmak için önümüzdeki günlerde hayata geçirilecek olan bu 3 değişikliğe göz attıktan sonra, yayıncıların bu konuda neler yapması gerektiğine kısaca değinelim:

1-) Mevcut durumda Facebook, aynı kaynağın paylaştığı 1’den fazla içeriği göstermekte katı kurallara sahip. Ancak bu güncelleme ile birlikte artık bu kurallar gevşetilmiş durumda. Haber akışındaki içerikleri çabuk tükettiklerini söyleyen kullanıcıların geri bildirimleri dikkate alınarak yapılan bu güncellemenin, içerik yayıncıları için oldukça olumlu olacağı aşikar.

2-) Bu güncelleme ile de yakın arkadaşlarının yaptığı tüm paylaşımları göremediklerini söyleyen kullanıcıların şikayetlerine çare aranmış. Artık çok fazla etkileşim içinde olduğumuz arkadaşlarımızın yaptığı fotoğraf, video, link veya metin paylaşımlarını haber akışımızın daha üst sıralarında göreceğiz. Fakat bununla birlikte, çok fazla etkileşim içinde olduğumuz sayfaların paylaşımları da haber akışımızda yer almaya devam edecek. Ama muhtemelen arkadaş paylaşımlarının gerisinde kalacak.

3-) Arkadaşlarımızın herhangi bir sayfa gönderisine yorum yapması veya onu beğenmesi karşımıza artık daha az çıkacak. Bu da markalar için çok büyük bir önemi olan 2. derece etkileşim şanslarını iyice azaltacak.

Sonuçlar

  • Bu değişikliklerden sonra kullanıcıların haber akışında ne göreceği takip edilen sayfalar, etkileşim içine girilen içerikler ve yakın arkadaşların hareketlerine bağlı olarak kişiden kişiye değişiklik gösterecek.

  • Arkadaş paylaşımları, sayfa paylaşımlarına göre çoğu zaman daha üstte yer alacak.

  • Direkt yapılan paylaşımlar, yorum ve beğeni bildirimlerinden daha göz önünde olacak.

  • Kullanıcılar artık daha az alakasız içerik görecekler.

Yayıncılar Neler Yapabilir?

  • Kitleniz tarafından paylaşmaya değer bulunacak içeriklere ağırlık verilmesi gerekiyor. Yapılan yorumların ve beğenilerin artık eskisi gibi diğer kullanıcılara gözükmeyeceğini de hesaba katarsak paylaşımın değeri artık iyice artmış durumda. Burada da konu yine ve yine içerik pazarlamasına geliyor. Ancak içerik pazarlaması yaparken de sıkça yapılan bazı hatalardan kaçınmak gerekiyor. 2015’te yapılan başarılı içerik pazarlaması örneklerine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
  • Web sitenizdeki içeriklerinizde sosyal paylaşım butonlarını daha efektif konumlandırarak insanların o içeriğinizi kendi hesaplarından paylaşmalarına yönlendirebilirsiniz. Bu sayede bu içerik, kullanıcının Facebook sayfasında direkt paylaşım olarak yer alacağı için paylaşan kişinin arkadaşlarına da daha fazla gözükecektir.
  • İçeriğinizi yayınlarken hedefleme özelliğini kullanarak içeriğinizin daha alakalı bir kitlenin karşısına çıkarabilir, yani paylaşılma ihtimalini artırabilirsiniz. Çoğu yayıncının bilmediği veya bilse bile kullanmaya gerek duymadığı bu özellik aslında oldukça etkilidir. Hedeflemeyi aşağıdaki ilk görselde yer alan ikona tıklayarak yapabilirsiniz. Eğer bu ikon sizde gözükmüyorsa sayfanızın sağ üstündeki Ayarlar bölümüne tıkladıktan sonra aşağıdaki 2. görselde gösterilen alandan ikonunuzu aktif duruma getirebilirsiniz.

facebook-icerik-hedefleme

facebook-icerik-hedefleme-2

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Dijital Reklamcılıktaki 4 Yeni Trend

  • Salesforce, Dijital Reklamcılık 2020 isimli bir araştırma raporu yayımladı.
  • Rapora göre, reklam ve pazarlama organizasyonların büyük kısmı, ortak bütçeleri paylaşıyor ve e-posta göndermek ve reklam kampanyaları oluşturmak için aynı ekibi kullanıyor.
  • Bu yıl içerisindeki dijital reklam harcamalarının %66’sının Google aramaları, YouTube, Facebook ve Instagram’a gitmesi bekleniyor.
  • İlgili Yazı: Yapay Zeka, Online Reklamcılıkta Başarıyı %35 Artırıyor

Dijital çağda olduğumuz şu günlerde, doğal olarak reklam sektöründe de dijital reklamcılık fazlasıyla ön plana çıkıyor. Ve başta teknoloji olmak üzere çeşitli etkenler nedeniyle dijital reklamcılıkta trendler yavaş yavaş değişiyor. Şirketlere CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) hizmeti sunan ve ABD merkezli bir şirket olan Salesforce da dijital reklamcılıktaki yeni trendleri tespit etmek amacıyla bir araştırma yaptı ve bu araştırma verilerine “Dijital Reklamcılık 2020” isimli raporunda yer verdi.

Dijital Reklamcılık 2020; Kuzey Amerika (ABD ve Kanada), Avrupa (Fransa, Almanya, Hollanda, Birleşik Krallık, İrlanda) ve Asya – Pasifik (Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda) bölgesinde yer alan çeşitli şirketlerde görev yapan 900 reklamcının katılımıyla hazırlanan bir araştırma raporu. Kasım 2017’de gerçekleştirilen araştırma kapsamında her bir bölgeden 300 katılımcı seçildi ve araştırma raporu, bu katılımcıların görüşlerine dayanılarak hazırlandı. Bu araştırma raporunda, dijital reklamcılığın geleceğine dair dört ana başlık ön plana çıktı.

Reklam ve Pazarlama Birleşiyor

Günümüzde reklam ve pazarlama organizasyonların büyük kısmı, ortak bütçeleri paylaşıyor ve e-posta göndermek ve reklam kampanyaları oluşturmak için aynı ekibi kullanıyor. Araştırma verilerine göre, Kuzey Amerika’da yer alan şirketler bu dönüşüme öncülük ediyorlar. Salesforce’un Dijital Reklamcılık 2020 raporuna göre, reklam ve pazarlamanın yakınlaşmasıyla ilgili olarak dikkat çeken veriler şunlar:

  • Genel olarak reklam ve pazarlama ekipleri, marka ya da yaratıcı ekipleri ortak kullanan şirketlerin oranı %61. Bunu uygulamayı planlayan şirketlerin oranı ise %31.
  • Reklam ve pazarlama ekiplerinin ortak bir bütçeye sahip olduğu şirketlerin oranı %59. Bunu uygulamayı planlayan organizasyonların oranı ise %31.
  • Şirketlerdeki reklam ve pazarlama ekiplerinin 57’si, e-posta kampanyaları oluşturmaktan ve medya satın almadan sorumlu tek bir departman sorumlusuna rapor veriyor. Bu sisteme geçmeyi planlayan şirketlerin oranı ise %34.

Birçok reklamcı, artık ajanslara daha az bel bağlıyor ve bunun yerine kampanya planlarını kendileri hazırlıyorlar. Yaklaşık olarak şirketlerin yarısı, herhangi bir dijital kanalda reklam harcamalarını optimize etmek için tamamen kendi çalışanlarına güveniyor. Reklam harcamalarının optimizasyonunu dahili personeline yaptıran şirketlerin oranı, Facebook ve Instagram için %59 iken Google aramaları için %57, YouTube ve diğer video platformlarındaki reklamlar içinse %52. Şirketlerin en az beşte biri ise reklam çalışmalarını kendi çalışanları ile ajanslar arasında paylaştırmayı tercih ediyor.

Veri, Reklamcılıkta Daha Fazla Öne Çıkıyor

Dijital reklamcılığı bilgilendirmek için kullanılan mevcut veri kaynaklarının sayısı, her geçen gün artmaya devam ediyor. Şu anda üç temel veri kategorisi mevcut: CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) verisi, online veri ve demografik veri. Reklamcıların büyük çoğunluğu bu üç kategoriyi kullanıyor ve reklamcıların kullandığı bireysel veri kaynaklarının sayısı sürekli artıyor.

Reklamcıların %94’ü reklam hedeflemek için e-posta adresi ve telefon numarası gibi çeşitli CRM verilerini kullanıyor. Satın alma işlemleri, posta adresi ve müşteri hizmetleri bilgileri gibi CRM verilerine göre hedefleme yapan şirketlerin oranı, 2016 yılında %56 iken geçtiğimiz yıl bu oran %68’e yükseldi.

Reklamcıların %90’ı ise reklam hedefleme için çeşitli online verileri kullanıyor. Bu online veriler; birinci taraf anonim veri, ikinci taraf verisi ve üçüncü taraf verisi olmak üzere üçe ayrılıyor. Birinci taraf anonim veri %71 oranla en çok kullanılan online veri türüyken ikinci taraf verisinin kullanım oranı %63 ve üçüncü taraf verisinin kullanım oranı ise %52. Bununla birlikte önümüzdeki iki yıl boyunca reklamcıların ikinci taraf verisi kullanımının %26, üçüncü taraf verisi kullanımının ise %30 oranında artacağı tahmin ediliyor.

Reklamcıların %95’i potansiyel müşterileri belirlemek için kişisel veri, lokasyon bilgisi ve ilgi alanları gibi çeşitli demografik verileri kullanıyor. Önümüzdeki iki yıl içerisinde, reklamcılar tarafından lokasyon bilgisinin kullanımının %14 oranında artacağı tahmin edilirken ilgi alanına dayalı verinin kullanımının ise %26 oranında artması bekleniyor.

Markalar, kitlelerini hedeflemek için birden fazla veri kaynağı kullanırken aynı zamanda bu veriyi içeri aktarmak, hedeflenecek bölümleri bulmak ve de ağlara ve internet sitelerine talimatlar göndermek için gittikçe artan bir şekilde veri yönetim platformlarını dönüştürüyorlar. Rapora göre, reklam şirketlerinin %91’i halihazırda bir veri yönetim platformu kullanıyor ya da kullanmayı planlıyor. Bununla birlikte üç yıldan uzun bir süredir bir veri yönetim platformuna sahip olan reklam şirketlerinin oranı %20 iken 1 ila 3 yıl arasında bir süre boyunca veri yönetim platformu kullanan şirketlerin oranı ise %38.

Dijital Reklamcılıkta Facebook ve Google Egemenliği Sürüyor

Rakamlara bakıldığında, dijital reklamcılık alanındaki Facebook ve Google egemenliği yakın zamanda son bulacak gibi görünmüyor. Bu yıl içerisindeki dijital reklam harcamalarının %66’sının Google aramaları, YouTube, Facebook ve Instagram’a gitmesi bekleniyor. Facebook ve Google devasa kullanıcı kitlelerinin yanı sıra, özellikle gerçek kimliklere göre müşteri hedefleme yetenekleri nedeniyle reklamcılara cazip geliyorlar.

Dijital reklam harcamalarındaki payı %16’dan %14’e düşse de, görüntüleme esaslı reklam bu karışımın hala önemli bir parçası. Araştırmadan çıkan sonuca göre, Facebook’un haricindeki LinkedIn, Pinterest, Snapchat ve Twitter gibi sosyal medya platformlarında ise %11 oranında bir planlı harcama yapılmış. Ancak bu platformların, reklam bütçelerindeki ortak pay oranı düşüşte.

Video içerik, her geçen gün daha yaygın bir hale geliyor. 2016 yılında şirketler video reklam yatırımlarını %65 oranın artırdılar. Bu da reklamcıların %52’sinin, video reklamları şirket içinde üreterek onlar üzerinde kontrol sağlamayı tercih etmesinin nedenini açıklıyor. Bununla birlikte B2B şirketlerinin video reklamlarının yıllık artış oranı %65 iken B2C şirketleri için bu oran %59’da kaldı.

Yeni Teknolojiler, Yeni Reklam Mecraları Anlamına Geliyor

Son dönemde akıllı televizyonlar, sese duyarlı dijital asistanlar ve giyilebilir cihazlar gibi birçok yeni teknoloji ürünü hayatımıza girdi. Bu tarz yeni teknoloji ürünleri ve özellikle artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi yeni teknolojiler, yeni yöntemlerle hedef kitlelerine ulaşabilmeleri reklamcılara harika fırsatlar sunuyorlar. Reklamcılar, bu yeni teknolojiler sayesinde, hedef kitlelerinin kişisel ve profesyonel saatlerinin daha fazlasını yakalayacaklarını ümit ediyorlar.

Halihazırda reklamcıların %44’ü akıllı televizyonları bir reklam mecrası olarak kullanırken %39’u reklam yapmak için yapay zeka ile desteklenen sese duyarlı dijital asistanları, %36’lık bir kesim ise giyilebilir cihazları kullanıyor. Yeni bir reklam mecrası olarak artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik teknolojilerinden yararlanan reklamcıların oranı ise %32. Bununla birlikte araştırmaya katılanların %29’u akıllı televizyonları, %35’i dijital asistanları, %31’i giyilebilir cihazları ve %36’sı ise artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik teknolojilerini bir yıl içerisinde kullanmayı planladıklarını belirtmişler.

*Salesforce’un Dijital Reklamcılık 2020 raporuyla ilgili daha detaylı verilere erişmek istiyorsanız, buraya tıklayarak raporun tamamına erişebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Instagram’da Ödeme Sistemi Test Ediliyor

Instagram kullanıcıları yakında sosyal ağ üzerinden restoran rezervasyonları yapabilecek ve sinema bileti satın alabilecek. Instagram halihazırda ABD ve İngiltere’deki başı şirketlere platform üzerinden ödeme kabul etme şansı tanımaya başladı. Instagram ödeme sistemi, Facebook Payments sistemi üzerinden çalışacak.

Dünyanın en popüler sosyal ağlarından Instagram, test etmeye başladığı ödeme desteğiyle e-ticaret alanının iddialı oyunlarından olmak istiyor.

TechCrunch’ın haberine göre, Instagram halihazırda ABD ve İngiltere’deki başı şirketlere platform üzerinden ödeme kabul etme şansı tanımaya başladı.

Instagram bir süredir markalara fotoğrafladıkları ürünlerine fiyat bilgisi ve ürün sayfasına giden bağlantılar ekleme şansı tanıyordu. Ürünü satın almak isteyen kullanıcılar, ürün sayfasına giderek alışverişlerini orada tamamlayabiliyordu. Bugün ortaya çıkan özellik ise bu ürünlerin Instagram platformundan çıkmaya gerek kalmadan satın alınabilmesini sağlayacak.

Facebook Payments sistemi üzerinden çalışacağı belirtilen Instagram ödemelerinin ne zaman tamamen kullanıma sunulacağı hakkında herhangi bir açıklama yapılmadı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link