Evcil Hayvanlar, Markaların Yeni Instagram Yüzü Oluyor

Bazılarımızın sevip bazılarımızın haz etmediği bir ünlüye tonca para vermek ve onun bitmek bilmeyen kaprislerini çekmek mi, yoksa herkesin seveceği şirinlik abidesi bir canlının sahibiyle çok daha makul rakamlarla anlaşmak mı? Ürünlerini Instagram’da tanıtmak isteyen ünlü markalar, artık şöhreti yakalamış modeller yerine evcil hayvanlar ile çalışmayı tercih ediyor.

Evcil hayvanlar, özellikle de köpekler, ünlü markaların Instagram sayfalarında gün geçtikçe daha sık boy gösteriyor. Hatta öyle ki, birçok güzellik ürününün tanıtımı için düzenlenen dijital tabanlı büyük kampanyalarda başrolü kapıyorlar. Yol arkadaşı olarak evcil hayvanları tercih edenlerin başında Urban Decay, The Body Shop, Too Faced, Nyx ve Smashbox gibi kozmetik markaları geliyor. Elçi olarak sevimli dostlarımızı seçen markaların sayısındaki artışı, markalar ile sosyal ağlarda etki yaratan evcil hayvanları buluşturan The Dog Agency’nin yönetici ortağı Loni Edwards da doğruluyor.

Facebook ve Instagram başta olmak üzere sosyal ağlarda görsel çekiciliğin giderek daha da artması, sosyal medya pazarlamasına odaklanan profesyonelleri “pet influencer” yöntemine, yani evcil hayvanlarla etki oluşturmaya yönlendiriyor. Marka yöneticileri, ürünlerini tanıtan içeriklerin Instagram’da viral bir şekilde yayılması için artık evcil hayvanlarla çalışıyorlar. Tam da bu noktada bazı örnekler vermek, konunun önemini yansıtmak adına yararlı olabilir. Örneğin, evcil köpeklerin çeşitli pozlarını paylaşan DogsofInstagram hesabının 4 milyondan fazla takipçisi bulunuyor. Evcil hayvan etkisi o denli cezbedici ki, Mercedes-Benz gibi dev bir marka da bu kervana katıldı. Mercedes’in Loki adlı köpeğin başrolde olduğu çalışmasını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Pazarlama uzmanları, bu etkiyi hem kendi sosyal ağ profillerinden hem de evcil hayvanlar adına açılmış sosyal ağ hesapları üzerinden kullanıyor. Ayrıca bu etkiden sadece ürün tanıtımı amacıyla değil, zaman zaman imaj çalışmaları yönünde de yararlanıyorlar. Mesela Urban Decay ve The Body Shop, kozmetik markaları için ciddi bir kriz potansiyeli taşıyan hayvanlar üzerinde ürün deneme çalışmalarına karşı olduklarını, yine evcil hayvanların yer aldığı içeriklerle anlatıyor.

Markanın başlattığı Forever Against Animal Testing kampanyası, uzun soluklu ve hayvanlar üzerinde ürün deneme hakkında farkındalık oluşturması yönünden başarılı bir kampanya oldu. 2020 itibarıyla 8 milyon imzaya ulaşması beklenen imza kampanyasına öncülük eden marka, bir kozmetik markası olarak bu nitelikteki ürünlerin hayvanlar üzerinde denenmesini yasaklamayı hedefliyor. The Body Shop Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Andrea Blieden ise bu girişimin, markanın aktivist yönünü gösterdiğini ve kampanyayı başlatırken hayvanların mağduriyetini en iyi yine hayvanların anlatacağını düşündüklerini belirtiyor.

Bir yandan güzellik alanında içerik üreten blogger’lar ve ünlülerle çalışmayı sürdüren markalar, diğer yandan da Tuna Melts My Heart, Mr Bagel the Chinchilla, Toast Meets World ve Bunny Mama gibi çok sayıda takipçiye sahip, Instagram’da büyük sempati kazanmış evcil hayvan profilleriyle iş birliği yapıyor.

Markaları evcil hayvanlarla çalışmaya iten başlıca neden, sadece seslendiği kitleyi genişletmekle sınırlı değil. Bunun yanında fayda-maliyet oranı da markalar için oldukça cezbedici. Nitekim binlerce, hatta milyonlarca takipçisi olan evcil hayvanların profillerinden yararlanmak, aynı zamanda ünlü kişilere kıyasla daha düşük ücretle daha yüksek etkileşim getiren düzenli aralıklarla yenilenebilecek, kolayca ölçülebilen paylaşımlar anlamına geliyor. Ünlü kişilerin Instagram’da bir ürün hakkında paylaşım yapması için 1000 dolardan başlayan fiyatlar, 200.000 dolara kadar çıkabilirken aynı aralık evcil hayvanlar için 2000 ila 5000 dolar arasında değişiyor.

Viral içerik açısından da evcil hayvanların olduğu içerikler daha avantajlı görünüyor. Herhangi bir ünlünün hayranları olduğu kadar sevmeyeni de çok olabilir ve etkileşim, daima olumlu seyretmeyebilir. Fakat evcil hayvanlarda bu risk çok daha az, ürüne pek ısınamamış olsanız bile, modelin sevimliliğine tavlanmanız -hele de güzellik ürünleri gibi kadın ağırlıklı ürünler satan markalarda- yüksek bir ihtimal. Kaldı ki, bu tür içeriklerde kullanıcıların listesindeki arkadaşlarını gelip etiketlemesi de sıkça görüldüğünden, viral etkinin yayılması oldukça kolay.

Evcil hayvanların bulunduğu sosyal medya içeriklerine markaların ilgisi aslında sıra dışı değil. Paylaşılma oranı yüksek, takipçileri yorum yazmaya teşvik eden ve bir reklamdan çok doğal bir paylaşım havası yaratması, evcil hayvan etkisinin neden stratejik bir tercih olduğunu kanıtlıyor. Çünkü evcil hayvanların hikâye anlatımına uygun doğası, kişiye özel bir ürün tanıtımında son derece etkili.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Huawei’yi Akıllı Telefon Pazarında İkinciliğe Taşıyan Pazarlama Stratejisi

  • Çinli akıllı telefon üreticisi son bir yıl içerisinde, global akıllı telefon satışları bazında Apple’ı geride bırakarak pazarda ikinci sıraya yerleşti.
  • Bu yılın ikinci çeyreği itibarıyla Apple’ın pazar payı %11,9’a düşerken Huawei’nin pazar payı ise %13,3’e yükseldi.
  • Her ne kadar piyasaya sürdüğü akıllı telefonlar birçok açıdan son derece başarılı olsa da, Huawei bu hızlı yükselişini izlediği doğru pazarlama stratejisine borçlu.
  • İlgili Yazı: Huawei, Apple Kuyruğunda Bekleyen Vatandaşlara Powerbank Dağıttı

Marketing Week’in yayımladığı yazıya göre, yaklaşık olarak bir yıl öncesine kadar akıllı telefon pazarının zirvesinde Apple ve Samsung vardı. Gartner’ın paylaştığı verilere göre, bu iki dev marka, 2017 yılının ikinci çeyreğinde global akıllı telefon satışlarının %34,7’sini tek başlarına üstlendiler. Buna karşılık son yıllarda piyasaya sürdüğü şık ve gelişmiş kamera teknolojisine sahip akıllı telefonlarıyla fazlasıyla ses getiren ve bu ikilinin hükümdarlığına son vermek isteyen Çinli teknoloji şirketi Huawei’nin aynı dönemdeki pazar payı ise sadece %9,8 idi.

Aradan geçen bir yıl sonunda, Samsung’un pazar payı %19,3’e, Apple’ın pazar payı ise %11,9’a düşerken Huawei’nin pazar payı ise %13,3’e yükseldi ve Çinli marka, global akıllı telefon pazarında ikinci sıraya yerleşmiş oldu. Huawei yakaladığı bu yükselişle birlikte, global akıllı telefon satışı bazında en büyük ikinci akıllı telefon markası olan Apple’ın yedi yıldan uzun bir süre boyunca devam eden hakimiyetine de son vermiş oldu. Bundan önce Apple’ın ilk ikide yer almadığı en yakın dönem, 2010 yılının ikinci çeyreğiydi. Huawei’nin çıkarttığı akıllı telefonların teknik, tasarım vb. anlamda son derece başarılı olması, şirketin ikincilik koltuğuna yerleşmesini sağlayan en önemli unsurlardan biriydi. Ancak dünyanın en iyi ürününü de üretseniz, eğer onu doğru bir şekilde pazarlamayı başaramazsanız, sonuç büyük ihtimalle hüsran olacaktır. Huawei ise bu başarıyı elde ederken son derece doğru bir pazarlama stratesi izledi.

Huawei’nin Nisan 2018’de Çıkarttığı Üç Arka Kameralı Amiral Gemisi Akıllı Telefon Huawei P20 Pro

Huawei Avrupa CMO’su Andrew Garrihy, şirketin “tüketici deneyimine gerçek anlam” getirmenin yollarını arayarak inovasyona dair farklı bir yaklaşıma sahip olduğuna inanıyor. Bunu yapmak içinse akıllı telefonun iki yönüne odaklandı: kamera ve pil. Bu minvalde Huawei P20, Leica ile ortaklaşa geliştirilen ve yapay zeka tarafından desteklenen ilk üç lensli kameraya sahipti. Bunun yanı sıra şirket, ortaklıklar ve iş birliğini de önemli bir unsur olarak görüyor. Şirketin son birkaç akıllı telefonlarının kameraları için Alman fotoğraf makinesi üreticisi Leica ile yaptığı iş birliği ise bunun en büyük göstergesi.

Huawei’nin yaptığı önemli iş birliklerinden biri de yaratıcı ajans Doner London ile olandı. Yakın zamana kadar Huawei, Birleşik Krallık’ta pek bilinen bir marka değildi. Tüketicilerin, markanın ismini telaffuz etmekte zorlanması bir yana, ayrıca şirketin konumlandırmasının ne olduğu ya da başka üreticilere göre neyi farklı yaptığı konusunda tüketicilerin kafasında bazı soru işaretleri vardı. Doner London’ın yönetici kreatif direktörü Logan Willmont, bu konuyla ilgili olarak şu dikkat çekici ifadeyi kullanıyor:

Hiçkimse kim olduğunuzu bilmiyorsa, harika ürünlerin hiçbir önemi kalmaz.”

İşte bu nedenden dolayı Doner London, Huawei için bir marka inşasına başladı. Bu marka inşası -her ne kadar bunu da yapsa da- çizgi üstü kampanyalardan ziyade, PR, dijital ve deneyimsele odaklandı. Örneğin Huawei, şu sıralarda katılımcıların yapay zeka üzerinden değerlendirileceği bir fotoğrafçılık yarışması düzenliyor ve daha şimdiden 700 binden fazla başvuru alınmış durumda. Garrihy, şirketin mevcut pazarlama anlayışıyla ilgili olarak şunlara dikkat çekiyor:

“Şu anda şirket için pazarlama, ürüne komşudur, en önemli odak alanıdır. Sadece bir marka olarak Batı Avrupa’daki büyümemize bakarsanız, pazarlama bir numaradır. Çünkü hikayemizi anlatmak ve markamızı keşfetmeleri için insanlara yardım etmek zorundayız. Gelecek başarımız için pazarlamanın kritik olduğu Huawei’de büyük ölçüde kabul edilmiştir. Şimdi pazarlamaya yatırım yapabiliriz, çünkü doğru ürünlere sahibiz. Hikayemizi anlatmak ve insanların ürünlerimizi keşfedebilecekleri ve deneyimleyebileceklerinden emin olmak için şu anın doğru zaman olduğu bir noktaya eriştik.”

Huawei, Birleşik Krallık’ın önemli şehirlerinin caddelerinde, özellikle bir Apple Store ve Samsung mağazasına yakın olan lokasyonlarda açık kasa kamyonların taşıdığı reklam panoları aracılığıyla Huawei P20’nin tanıtımını yaptı.

YouGov BrandIndex’in paylaştığı veriler, bu odağın karşılığını verdiğine işaret ediyor. Huawei markası, Birleşik Krallık’ta geçtiğimiz yıl boyunca neredeyse bütün ölçütler açısından -değerden kaliteye ve üne kadar- önemli ölçüde bir yükseliş gösterdi. Marka farkındalığı, 13,2 puan artışla 62,8’e yükseldi. Bununla birlikte marka değerlendirmesi 5,4 puan artarak 11,4’e yükselirken satın alma niyeti ise 1,4 puan artarak 2,7 oldu. Yine de Huawei, bu istatistiklerde Samsung ve Apple’ın yanı sıra, Sony, LG ve hatta Nokia gibi daha eski oyuncuların arkasında yer alıyor.

Garrihy, önümüzdeki dönemde Huawei’nin pazardaki bu konumunu koruyabileceğini düşünüyor ve bu görüşünün nedenini şu sözlerle açıklıyor:

“Bizi farklı kılan birkaç şey var. Öncelikle öğrenmeye yönelik gerçek bir tutkumuz ve bağlılığımız var. Kültürümüz her zaman statükoya meydan okumaya inanıyor. Ve iş birlikçi bir yapıda daha çok çalıştığımız ve düşüncelerimizi paylaştığımız için inançlarımızı sürekli olarak sorguluyoruz. Fakat muhtemelen bizim için en güç olan şey, hızlı bir şekilde büyüyor olmamızdır. Dünyadaki en rekabetçi pazarlardan birinden, büyük tesisleşmiş markaların yanı sıra, her gün mücadele etmeye alışık olduğumuz pek çok genç ve daha küçük markanın olduğu Çin’den geliyoruz. Bu, kültürümüzle birlikte, diğer markalar gibi olmadığımızdan emin olmamız için bizi harika bir konuma yerleştiriyor.”

Huawei’nin öğrenmeye olan bu bağlılığı, şirketin pazarlamasına kadar yayılıyor. Şirket, medya faaliyetlerinin rakiplerine karşı nasıl performans gösterdiğini ve bunun marka değerlendirmesini ve satın alma niyetini nasıl etkilediğinin yanı sıra; reklam faaliyetlerini gerçek zamanlı olarak ölçümlüyor ve optimize ediyor ve bunun yanı sıra farkındalık, ses paylaşımı ve makale duyarlılığı da dahil olmak üzere çeşitli metrikleri izliyor. Garrihy, bu konuyla ilgili olarak ise şunları ifade ediyor:

“Yaptığımızı yansıtmak için çok zaman harcıyoruz. Öğrenen bir organizasyonuz. Neyin işe yaradığını ve yaramadığını gerçekten anlamak için ölçümleme, analiz ve raporlamaya çok zaman ve para harcıyoruz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Huawei, Apple Kuyruğunda Bekleyen Vatandaşlara Powerbank Dağıttı


Bildiğiniz üzere Apple hayranları yeni iPhone modellerine kavuşmak için Apple Store’lar önünde her sene uzun bir kuyruk oluştururlar. Samsung da daha önce bu durumla dalga geçmişti. Fakat yılın ikinci çeyreğinde Apple’ı geride bırakarak dünyanın en büyük akıllı telefon üreticisi haline gelen Huawei, iPhone Xs, iPhone Xs Max ve iPhone XR modellerinin tanıtıldığı lansmanın hemen ardından attığı bu tweette, ’Bize yılın gerçek kahramanı olmamıza izin verdiğiniz için teşekkür ederiz. 16.10.2018’de Londra’da görüşmek üzere’’ ile Apple’a göndermede bulunmuştu.

Apple’a sataşan Çinli şirket, şimdi de cihazların batarya kapasitesi ile alay etti. Singapur’daki Apple Store önüne giden birkaç Huawei görevlisi, yeni iPhone’lara sahip olmak için kuyrukta bekleyen Apple hayranlarına Huawei markalı powerbank’ler dağıttı.

Apple hayranlarına dağıtılan powerbank’lerin üzerinde yazılan notta ise; ‘İşte bir powerbank. Buna ihtiyacın olacak’ yazısı bulunuyor. Huawei, yeni iPhone’larına kavuşmak isteyen Apple hayranları aracılığı ile Apple’a güzel bir gönderme yapmış bulunmakta. Fakat Huawei’nin dağıtmış olduğu powerbank’ler ‘ucuz’ ürünler olmadığını da belirtmiştir. 10.000mAh kapasiteli ürünlerin satış fiyatı 59 dolar (370 TL).

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?