Etkili Bir Üyelik Sayfası için Uygulamanız Gereken 7 Kural!

E-ticaret sitelerinde bulunan en önemli sayfalardan biri üyelik sayfasıdır. Bu sayfanın avantajlarından biri, kişinin bilgilerini (isim soyisim, fatura adresi gibi) tutarak sonrasında yapacağı alışverişler için zaman kaybetmesini önlemektir. Dezavantajı ise eğer bu sayfa doğru şekilde optimize edilmediyse, potansiyel müşterinin satın alma işlemini yarıda bırakmasına sebep olabilir. Aşağıda maddeler ile web sitenizin üyelik sayfasını daha verimli hale getirecek püf noktaları bulabilirsiniz:

1) Sosyal ağlar ile bağlanabilme: Facebook gibi çok fazla kullanılan sosyal ağlar ile üyelik oluşturmak, birçok e-ticaret müşterisi için kolaylık sağlıyor. Araştırmalara göre üyeliklerin %77’si Facebook ve Twitter bilgileriyle yapılıyor. Bunun sebebi bu yolun hem hızlı hem de pratik olmasıdır. Bu sayede de ürün / hizmet satın almak isteyen kullanıcılar daha az zaman ile satın alma yapabiliyorlar.

facebook bağlan

2) Mobile uyum: Akıllı telefon ve tabletlerin kullanımının artması ile birlikte e-ticaret sitelerinden satışlar mobilden de olmaya başladı ve mobilden satışlar her geçen gün masa üstünden yapılan satışlara yaklaşıyor. Bu yüzden mobil site yapılmalı ve üyelik formu da aynı şekilde mobile uyumlu kolay bir şekilde üyeliğe gidecek şekilde olmalıdır.

3) Formlar: Formların geniş ve sola yaslı olması gözün rahat takip edebilmesi açısından avantaj sağlarken, 2 sütun form yerine tek sütun form site ziyaretçilerinin formu daha rahat doldurmasına yardımcı olur. Ayrıca yine yapılan araştırmalara göre  formun sağ tarafta olması sol tarafta olmasına göre %24 daha verimlidir.

Facebook üyelik

4) Hata uyarısı: Bir çok ziyaretçi, forma farkında olmadan yanlış bilgi girip, “üye ol” gibi butonlara bastıktan sonra, bazı bilgilerin silinip hatayı sonradan görmekten ve üyelik işlemine tekrar başlamaktan rahatsız olur. Bu yüzden Hepsiburada.com’un aşağıdaki üyelik formunda yaptığı gibi bilgiyi girerken yapılan ilk form hatasında yanında açık ve net olacak şekilde yazması üyeliği hızlandırarak ve kolay bir hale getirerek potansiyel müşteri kaybını önleyecektir.

üyelik hata

6) Minimum istek: Ziyaretçilerin büyük bir kısmı uzun üyelik formları yüzünden siteden ayrılıyorlar. Bu yüzden eğer hedef üyelik sayısını artırmak ise, sadece üyelik için gereken bilgileri isteyerek formu minimum miktarda dolduracak alanla tutmak en verimli yoldur. Bu da e-ticaret siteleri için, ad soyad bilgileri, e-posta ve şifre bilgileridir. Adres bilgilerini satın alma sırasında almak sonradan alışveriş yapacak fakat siteye üye olmak isteyen ziyaretçiler için kolaylık sağlar.

7) Şifre göster özelliği: 6. maddede de belirttiğim gibi, minimum istek verim sağlar. Bu yüzden şifre göster özelliği ile kullanıcıya 2 kez şifre  girdirmek yerine tek seferde doğru şifreyi girdirmek daha hızlı ve kolaylık sağlayan bir yöntem olabilir.

şifre göster

Üyelik sayfası ziyaretçilerin web sitesindeki ürün/hizmet için web sitesi ile ilk temasta oldukları yerlerden biridir. Bu yüzden potansiyel müşteri olan bu ziyaretçileri kaçırmamak çok önemli. Yukarıdaki maddeler ile üyelik sayfanızı oluşturabilir ya da mevcut üyelik sayfanızın verimini artırabilirsiniz; ama yine de en doğru yol ziyaretçilerin davranışlarını tanımak a/b testi yapmaktır.

Kaynak: sampleforms.org/how-to-optimize-registration-forms.html 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Wanamaker'in dediği "Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum" sözüne istinaden doğru yarıyı bulmaya gönül vermiş biri.

Bir Cevap Yazın

Amazon, E-Ticaret Pazarına Sandığımızdan Daha Fazla Hükmediyor

ABD merkezli online perakende şirketi Amazon‘un online tarafta pazara ne kadar hakim olduğundan sürekli söz ediyoruz. Özellikle Walmart ve Target başta olmak üzere, bazı şirketler de e-ticaret tarafında Amazon ile rekabet edebilmek için sürekli hamleler yapıyorlar. Amazon’un bu rekabette açık ara önde olduğunu bilsek de geçtiğimiz tatil dönemine ait online alışveriş verilerine göre Amazon, pazarı tahmin ettiğimizden daha fazla domine ediyor.

Earnest Research isimli araştırma şirketinin paylaştığı rapora göre, geçtiğimiz tatil döneminde yapılan online alışveriş harcamalarının yaklaşık olarak %90’ı Amazon’un kasasına girdi. Buna karşılık Walmart ve Best Buy, tatil döneminde yapılan online alışveriş harcamalarından sadece %4 pay alırken Target’in aldığı pay ise %2’de kaldı. Bunun birlikte bu veri, Şükran Günü’nden sonraki beş haftalık periyotta, bu dört perakende şirketi tarafından satılan ürünlerin brüt değerleri üzerinden hesaplama yapılarak elde edildi.

Amazon’un tatil dönemindeki online alışveriş harcamalarından alacağı pay ile ilgili yapılan tahminler, şirketin bu pastadan yaklaşık olarak %50 pay alacağı yönündeydi. Ancak Earnest Research’in paylaştığı bu rapor, online perakende devi Amazon’un tahminlerin çok daha üstünde bir pazar hakimiyetine sahip olduğunu gösteriyor.

Tüm bunlara rağmen, Walmart’ın online alışverişten aldığı nispeten ufak pay, geçtiğimiz yıl ile kıyaslandığında bir istikrar gösteriyor. Şirket, son dönemde online tarafa yaptığı büyük yatırımlar nedeniyle Amazon’un en büyük rakibi olarak görülüyor. Walmart’ın bu alanda yaptığı son yatırımlardan biri, sahip olduğu Jet.com şirketi aracılığıyla online market işine girmek olmuştu. Bu hamle şirketin online gelirlerini arttırsa da, bu artış sadece şirketin payını geçtiğimiz sene ile aynı oranda tutmasına yardımcı oldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link