En Çok Konuşulan Markalar Twitter’ı Nasıl Kullanıyor?

2017’nin Twitter’da en çok konuşulan markaları, yükselen trendler olan “çekiliş” ve “iyilik hareketleri”ni etkin bir şekilde kullanmalarıyla ön plana çıkıyor.

Markaların müşterileriyle etkileşime geçmek, süren sohbetlere eş zamanlı katılarak marka algısına katkıda bulunmak ve diğer markalardan farklılaşmak için en çok kullandığı sosyal medya mecralarından biri de Twitter. Bir markanın gündemdeki bir konuyla ilgili paylaştığı mizahi bir Tweet, o markayı rakiplerinden ayırıp müşteri nezdinde paha biçilemez konumlara getirmeyi başarabiliyor ve markaların belirlediği Twitter stratejisi, kullanıcılar tarafından bolca konuşulma fırsatı yaratıyor.

Bu fırsatı 2017’de başarıyla kullanmış ve en fazla konuşulan olmayı başarmış 5 markayı sizler için mercek altına aldık. Bu markalar 2017’de hangi stratejiyi izledi ve hangi paylaşım alışkanlık ve eğilimlerini gösterdiler?

İşte 2017’nin Twitter’da en çok konuşulan markaları ve Twitter alışkanlıkları:

1-MadameCocoTR
2-AskidaNeVar
3-StarbucksTR
4-Turkcell
5-VodafoneTR

1- @MadameCocoTR

2017’nin Twitter’da en çok konuşulan markası olmayı başaran Madame Coco TR, Twitter’ı kullanıcılarla etkileşime geçerken etkin bir şekilde kullanıyor. Madame Coco TR’nin göze çarpan Twitter’ı kullanma eğilimi, çekilişler üzerine yoğunlaşıyor.

2)@askidanevar

Oğuzhan Canım adlı bir girişimcinin sosyal girişim projesi olan Askıda Ne Var, 2017’de Twitter’da en çok konuşulan ikinci marka olmayı başardı. Bu başarıyı iyilik hareketlerini teşvik etmesi ve yine iyilik amaçlı, öğrencilere ücretsiz sanat aktivitesi, yurtdışı stajı, eğitim gibi fırsatlar sunan çekilişlere yoğunlaşmasıyla kazanmışa benziyor.

3-@StarbucksTR

Starbucks Türkiye, Twitter’da takipçileriyle günün her anı etkileşime geçiyor dense yanlış olmaz. StarbucksTR, günün her anını gerçek zamanlı bir sohbet fırsatına dönüştürmesi ve kullanıcıları da sohbete dahil etmeye teşvik etmesiyle öne çıkıyor; pazar gününün mahmurluğunu, bir kahve Tweet’iyle ortadan kaldırmayı teklif ediyor. Mahmurluğa devam etmek isteyenler için ise kahve teklifi yine de geçerli.

4-@Turkcell

Turkcell, bir derya olan sohbet fırsatlarını etkin bir şekilde kullanıyor. Bu fırsatları kullanıcılarla etkileşime çevirerek başarı elde eden Turkcell, gençlere yönelik şirket projelerini Twitter’da ön plana çıkararak farklılaşıyor. Buna ek olarak marka, kampanya ve indirimlerini de sık bir şekilde Twitter’dan duyuruyor. Turkcell haberlerinden geri kalmamak isteyen herkesi Twitter’da Turkcell’i takip etmeye teşvik ederek, 2017’nin en çok konuşulan markaları arasına girmeyi başaran marka, 2018’de de bu başarısını sürdürecek gibi.

5-@VodafoneTR

2017’nin en çok konuşulan markalarından biri de Vodafone Türkiye. Marka, Twitter’da gençlik projelerini duyurması ve takipçileriyle etkin iletişime geçmesiyle ön plana çıkıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

iPhone X Ne Kadar Başarılı Oldu?

Apple’ın sükseli bir marka olduğunu tartışmaya gerek yok. Hikayesi ve ürünleri ile birçok yazıya, akademik çalışmaya konu olmuş çok önemli bir marka… Markanın kurucusu Steve Jobs için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Birçok insana ilham vermiş, konuşmaları viral olarak paylaşılmış, kendisini konu alan kitapları binlerce kişi tarafından okunmuş bir işadamıydı.

Steve Jobs vefat ettikten sonra Apple firmasının geleceğinin ne olacağı çok tartışıldı. Olumlu ve olumsuz birçok tahminde bulunuldu. Belki de halen değerlendirme yapmak için erken. Bilgisayar ve tablet ürünleri bir yana bırakırsak telefon pazarındaki geleceği daha çok merak ediliyor olabilir. Akıllı telefon pazarında Samsung ile rekabet devam ederken aynı zamanda markanın “kaptanının” vefatından sonra iPhone serisinin nasıl bir yol alacağı merak ediliyordu.

Tüketici, her yıl sonbaharda lanse edilen yeni model iPhone’a heyecanını yavaş yavaş yitirirken 10. yıla özel olarak üretilecek iPhone için özel bir beklentiye girmişti. 10. yılın markanın gövde gösterisine dönüşecek bir telefonla tekrar heyecanı ve merakı üstüne çekmesi bekleniyordu. Lansmanda bir yerine iki farklı iPhone tanıtıldı ve iPhone 8, 8 plus ve iPhone X görücüye çıktı. iPhone 9 ise, 10. yıl sebebiyle pas geçilmişti(!).  iPhone X, yeni jenerasyon olarak lanse edilirken, Apple’ın Steve Jobs sonrası satış ve popülerlik ivmesini sürdürmesi anlamında marka için bir test gibiydi.

iPhone X, face ID (yüz tanıma) sistemi ile ilgileri üzerine toplamıştı. Telefon ekranı büyürken, kasası plus modellere göre daha küçüktü. Ekranda OLED teknolojisi kullanıldı. Aynı zamanda “home” butonuna bu telefonda yer verilmiyordu. Apple, kendi alametifarikasına yeni jenerasyonda yer vermemişti. Öte yandan ürün satış fiyatının 999 Dolar, 999 Sterlin, 1179 Euro ve ülkemizde 6099 Türk Lirasından başlayan(!) fiyatlarla satışa sunulması tüketicide olumsuz etki yaratmıştı. Ürün, belki de ilk defa büyük bir kitle tarafından pahalı bulunmuştu. Ürün lansmanında face ID özelliğinin düzgün çalışmadığını da hatırlatmak lazım. Sonraki güncellemelerle bu problem giderildi.

2018’in ilk çeyreğinde iPhone 8 satışlarının iPhone X satışlarını geride bıraktığı görüldü (iPhone 8 %23, 8 plus %21, iPhone X %16). Görünen o ki tüketiciler iPhone’un yeni jenerasyonunu benimseme konusunda şirketle farklı fikirlere sahip oldular. Fiyat, kullanım alışkanlıkları, yüz tanıma teknolojisinin etik bulunmaması ve depolanmasına yönelik kaygılar satışların beklenenin altında olmasının sebepleri olarak görülebilir. Apple’ın iPhone X üretimini durduracağı da sürekli yazılıyor. Yine de yüksek fiyatı nedeniyle iPhone X, Apple için karlı bir ürün olmayı sürdürüyor. Apple, iPhone X satışlarında beklenenin altında kaldı. Bu açığı yıl içinde lanse edecekleri yeni modellerle kapatmaya çalışacaklar. iPhone X özelliklerinin bir kısmını “SE” modellerinde görebiliriz. Kesin olan, iPhone gibi bir ürüne rağmen tüketicinin fiyata karşı duyarlılığını net olarak ortaya koyduğudur. Apple’ın satışları artırmaya yönelik stratejilerini ilerleyen periyotlarla tekrar görebileceğiz.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Kaynaklar:

https://www.forbes.com/sites/ewanspence/2018/03/19/apple-iphone-iphonex-iphonexse-sales-disaster-problem/#481a8770528e

http://fortune.com/2018/04/21/apple-iphone-x-sales-disappointment/

https://www.cnet.com/news/survey-more-people-buying-iphone-8-than-iphone-x/

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Video İçerikle Daha Fazla Kullanıcıya Ulaşmanın 7 Yolu

  • Video içeriğin önemi her geçen gün artıyor ve şirketler de bunun farkında.
  • Video içerik üreticisi Wyzowl’un yaptığı “Video Pazarlamanın Durumu 2018” araştırmasına göre, şirketlerin %81’i videoyu bir pazarlama aracı olarak kullanıyor.
  • Araştırmaya göre bir kullanıcı günde ortalama 1,5 saat video izliyor. Araştırmaya katılanların %15’i ise günde 3 saatten fazla video izlediklerini belirtti.
  • İnsanların %72’si bir ürün ya da servis hakkında bilgi edinmek için bir metini okumaktansa video izlemeyi tercih ediyor.
  • Video oynatmalarında mobilin payı %60,3’e ulaştı.
  • YouTube, şu anda Google’dan sonra en büyük ikinci arama motoru konumunda.
  • İlgili Yazı: Videoların Pazarlama Üzerindeki Güçlü Etkisi

Dijital ortamlarda video içeriğin her geçen gün daha fazla önem kazandığı artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. Hatta bu durum, özellikle son birkaç senedir yazılı içeriklerin eskisi kadar rağbet görmemesine bile neden oldu. Son dönemde birçok kişi, YouTube üzerinde kendi bireysel video kanallarını açarak video içeriğin bu popülaritesinden yararlanmaya çalışırken şirketler de hedef kitlelerine ulaşmak için bu kanalı etkin olarak kullanmaya başladılar.

Wyzowl isimli video içerik üreticisinin yaptığı “Video Pazarlamanın Durumu 2018” isimli araştırmaya göre, video içeriğin popülaritesi hem pazarlamacılar hem de tüketiciler arasında hızla artıyor. Aralık 2017’de 570 katılımcıyla (katılımcılar, pazarlama profesyonelleri ve online tüketicilerden oluşuyordu) gerçekleştirilen araştırma sonucunda elde edilen verilere göre, şirketlerin %81’i videoyu bir pazarlama aracı olarak kullanıyor. Wyzowl’un 2017 yılında yaptığı araştırmada, bu oran %63 idi. Ve video pazarlamanın gücünden faydalanan şirketlerin %99’u ise 2018 yılı içerisinde de buna devam edeceklerini ifade etti. Bu zamana kadar video içerikten faydalanmayan şirketlerin %65’i ise 2018 yılı içerisinde video içerikten yararlanmaya başlamayı planladıklarını dile getirdi.

Araştırmadan elde edilen bir başka veriye göre, video içerikler, her geçen gün hayatımızın daha büyük bir kısmını işgal ediyorlar. Araştırmaya katılanların verdikleri cevaplara göre, bir kullanıcı günde ortalama 1,5 saat video izliyor. Buna karşılık katılımcıların %15’i ise günde 3 saatten fazla video izlediklerini belirtti. Bir diğer istatistik ise video içeriğin yazılı içerik karşısındaki gücünü gösteriyor. İnsanların %72’si bir ürün ya da servis hakkında bilgi edinmek için bir metini okumaktansa video izlemeyi tercih ediyor. Bununla birlikte tüketicilerin %83’ü ise beğendikleri bir video içeriği arkadaşlarıyla paylaşmayı düşünebileceklerini belirtti. Bu da video pazarlamanın etkisini gösteren bir başka önemli veri.

Wyzowl’un video pazarlamanın mevcut durumuna ışık tutan araştırmasına göre, pazarlamacılar da video içeriğe fazlasıyla bel bağlamış durumdalar. Araştırma sonucunda, video pazarlama ile ilgili olarak pazarlamacılardan ve tüketicilerden elde edilen diğer dikkat çekici verileri aşağıda sıralıyoruz:

  • Pazarlamacıların %97’si, videonun, kullanıcıların ürünlerini ya da hizmetlerini anlamasına yardımcı olduğunu ifade etti.
  • Pazarlamacıların %76’sı, videonun, satışlarının artmasına yardımcı olduğunu belirtti.
  • Pazarlamacıların %47’si, videonun, destek sorgularının azalmasına yardımcı olduğunu dile getirdi.
  • Pazarlamacıların %76’sı, videonun, trafiğin artmasına yardımcı olduğunu ifade etti.
  • Pazarlamacıların %80’i, videonun internet sitelerindeki kalma süresinin artmasını sağladığını söyledi.
  • İnsanların %95’i, bugüne kadar bir ürün ya da servis hakkında daha fazla bilgi edinmek için açıklayıcı bir video seyretmiş.
  • İnsanların %81’i, bir markanın videosunu izleyerek bir ürün ya da servis satın alma konusunda ikna olmuş.
  • İnsanların %69’u, bir video izleyerek bir yazılım ya da uygulama satın alma konusunda ikna olmuş.
  • İnsanların %85’i, 2018 yılında markalardan daha fazla video görmek istediklerini dile getirdi.

Video İçerikle İşinizi Büyütmenin Yolları

Video içerik, her geçen gün daha değerli bir hale gelirken şirketlere de bu durumdan yararlanmak kalıyor. Peki, şirketler hedef kitlelerine ulaşmak için video içeriklerden ne şekilde faydalanabilirler? Şimdi bu konudaki bazı yöntemleri sizler için sıralayalım.

1. İnternet Sitesindeki Video İçeriklerin Sayısını Artırın

Yukarıda yer verdiğimiz araştırma verilerinden de anlayabileceğiniz üzere, video içerik hem internet sitesindeki trafiğin hem de her bir ziyaretçinin internet sitesinde vakit geçirdiği sürenin artmasına yardımcı oluyor. Bununla birlikte daha önce yapılan birçok araştırmaya göre de videolar, bir internet sitesini arama motoru sonuçlarında ilk sayfaya taşıma konusunda oldukça etkili. Ayrıca bir başka araştırmaya göre, internet sitesi ziyaretçileri video olan sayfalarda 6 kat daha fazla vakit geçiriyorlar. Bu nedenle internet sitelerinde daha fazla video içeriğe yer vermek gerekiyor.

2. Ürün veya Servisinizi Tanıtıcı Videolar Hazırlayın

Wyzowl’un yaptığı araştırmaya katılan insanların %81’i bu zamana kadar bir markanın videosunu izleyerek bir ürün ya da servis satın alma konusunda ikna olmuş. Bununla birlikte araştırmaya göre, insanların %72’si bir ürün ya da servis hakkında bilgi edinmek için bir metini okumaktansa video izlemeyi tercih ediyor. Bu iki önemli veri, markaların sahip oldukları ürünü ya da servisi tanıtacak bir video içerik üretmeleri zorunluluğuna işaret ediyor. Bunun yanı sıra ürünün ya da servisin nasıl çalıştığını anlatan bir video paylaşmak da upuzun bir açıklama metni paylaşmaktan çok daha iyi bir seçenek.

3. Paylaştığınız Videoların Mobil Uyumlu Olduğundan Emin Olun

Statista’nın paylaştığı verilere göre, tüm dünya çapında 2013 yılının üçüncü çeyreğinden beri dijital video oynatmalarında mobilin payı giderek artıyor. 2013 yılının üçüncü çeyreğinde %14 olan video oynatmalarındaki mobil payı, 2017 yılının dördüncü çeyreği itibarıyla %60,3’e ulaşmış durumda. Bu nedenle çeşitli platformlarda paylaştığınız videoların mobil cihazlarda düzgün bir şekilde izlenebildiğinden emin olun.

4. Referans Videoları Yayımlayın

Yeni müşteriler kazanmak için halihazırda ürünüzü ya da servisinizi kullanan müşterilerinizi referans göstermek kadar iyi bir yöntem yoktur. Bu nedenle ürününüz ya da servisinizden memnun kalmış olan sadık müşterilerinizin deneyimlerini paylaştıkları videolar yayımlamak, potansiyel müşterilerinizin ürününüz ya da servisiniz hakkında iyi bir izlenim edinmesini sağlayacak ve satın alma aksiyonuna yönelme ihtimalini büyük ölçüde artıracaktır.

5. YouTube’un Gücünden Faydalanın

Günümüzde video içerik denince akla ilk gelen platform olan YouTube, şu anda Google’dan sonra en büyük ikinci arama motoru konumunda. Bu da YouTube’un, markanızı ön plana çıkartmak için iyi bir vitrin olduğu anlamına geliyor. Bununla birlikte YouTube videoları Google’da üst sıralarda görüntüleniyor, ki bu da videolarınızın görüntülenme ihtimalini artırıyor. Ayrıca YouTube üzerinden internet sitenize trafik çekme imkanı da YouTube’un sağladığı bir başka avantaj. Tabii, YouTube’un bütün bu nimetlerinden faydalanmak için öncelikle anahtar kelime araştırmanızı doğru yapıp hedef kitlenizin ilgisini çekebilecek videolara yer vermeniz gerekiyor.

 

6. Sosyal Medya Sitelerinde Videoları Native Olarak Paylaşın

Markanızın Facebook ve Twitter hesaplarında bir videonun YouTube bağlantısını paylaşmak yerine, o videoları doğrudan platforma yükleyerek o şekilde paylaşmak, paylaştığınız videonun görüntülenme ve etkileşim sayısının büyük oranda artmasına yardımcı olacaktır. Hem Facebook hem de Twitter’da bu şekilde paylaşılan videoların otomatik olarak oynatılması, bu videoların diğer paylaşımlardan daha fazla öne çıkmasını sağlıyor. Özellikle Facebook, son dönemde video içeriklere daha fazla ağırlık verdiği için bu taktiğin orada daha fazla işe yaradığını söyleyebiliriz.

7. Canlı Video Yayınları Yapın

Evet, video içerikler her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Ancak video içerikler içerisinde de son dönemde canlı video yayınları ön plana çıkıyor. YouTube’un yanı sıra Facebook ve Twitter da (Periscope) kullanıcılarına canlı yayın yapma imkanı sunuyor. Ancak bu noktada YouTube ve Facebook’un daha fazla ön plana çıktığını söyleyebiliriz. Canlı video yayınları, markalara doğrudan hedef kitleleriyle iletişime geçme imkanı tanıdığı için büyük önem taşıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link