Dijitalde 2015 Trendleri – Hayır Sosyal Medya Yok

“Bu yıl mobilin yılı olacak” cümlesini son 6 senedir okuyorum. Olmuyor. Beklentiler hep o yönde ama olmuyor. Yine bir diğer klişe ise “Sosyal medya bu sene daha çok önem kazanacak”. Hayır, alıştığımız sosyal medya yöntemleri artık pazarlama ekosisteminde önem kaybetmeye başlayacak.

Neden sosyal medya yok? 

Sosyal medya diyince akla Facebook’taki hayran sayısı, Twitter’daki takipçi sayısı geliyor da ondan. EdgeRank güncellemeleri ve #takipedenitakipederim furyası ile birlikte yola çıkan TT listelerinin mahvedildiği bot dünyası ile birlikte alıştığımız sosyal medya argümanlarının bir anlamı neredeyse kalmadı.

Tamamen boşa kürek çektiğimiz yerler olmayacaklar tabii ki ancak trendler artık başka ağları göstermekte. Instagram çok hızlı bir şekilde büyüyebileceğiniz bir ağ durumunda iken, Vine farklılaşmak adına çok büyük bir fırsat haline geldi. Eğer kreatif bir ekibiniz var ise Vine ile elde edeceğiniz etkiyi Facebook ile onbinlerce liralık reklamlarla elde edemezsiniz.

2015 için tüm ağlardan öte bir fırsat olarak değerlendirilebilecek tek ağ: Snapchat. Tıpkı Twitter’ın 2009’daki halindeki gibi hiç bir şirket yöneticisine 140 karakterde marka tanıtma olayını anlatamadığımız gibi şimdi de Snapleyerek marka tanıtımı faaliyetini anlatamıyoruz. Vine’da bir derece, pazarlama yöneticileri tarafından videolar açılıp izlenebiliyordu ancak Snapler kendiliklerinden siliniyorlar, anlatamıyorsunuz.İşte tam da bu yüzden bu fırsatı anlayan markalar için büyük bir fırsat olacak Snapchat.

Aslında her yıl olduğu gibi bu yıl da DATA yılı.

Pazarlama diyince akla ilk gelen şey: Veri. Ne kadar çok güncel ve tutarlı veriniz varsa o kadar güçlüsünüz demektir. Dijitaldeki tüm kampanyaların ve stratejilerin asıl hedefi, veri madenciliği faaliyetleridir. Çünkü eğer veriniz yoksa iletişimi satışa döndürmek, müşteri sadakatini artırmak gibi faaliyetlerin içine giremezsiniz. İşte bu nedenle her yıl dijitaldeki trendler, tamamen veriyi en kolay elde edebileceğiniz yollar üzerine kurulmakta.

Veri en kolay nasıl elde edilir? Mobil ile. 

Mobil diyince aklınıza mobil aplikasyonlar ya da duyarlı (responsive) siteler geliyor değil mi? Hayır, artık onları çoktan geçtik; internet sitenizin bir kopyasını oluşturduğunuz mobil aplikasyonları hiç kimse kullanmadı ve kullanmayacak. Markalaşmış aplikasyonların kullanımı artmaya devam edecek. Ancak bu durum internet sitelerinde biraz daha farklı. Artık sitenizi “varsayılan” olarak test ederken ilk olarak Internet Explorer kullanmayacaksınız. İlk bakacağınız yer telefonlarınız olacak. Sitenize en fazla hit Chrome aracılığıyla değil, Mobil Chrome aracılığıyla gelecek. (Gözünüzü seveyim Internet Explorer’dan vazgeçin artık.)

Elde edilen veriler ile ne yapılır? Hedefleme

Bu yıl hedefleme teknolojilerinde büyük gelişmeler bekleyebiliriz. Ardı ardına yayınlanan yeni hedefleme araçları bu piyasaya büyük bir ivme kazandırdı. Artık kimse Facebook’ta ya da Google’da reklam verirken ek bir araç kullanmadan hedeflemeyi gerçekleştirmiyor. Büyük veriyi elde eden markalar, bu verileri işlemeye ve reklamlarında kullanmaya başlayacaklar. Google Görüntülü Reklam Ağı Banner reklamcılığına büyük bir darbe vurmuştu, bu darbe tekrar geliyor. Banner reklamcılığını tamamen bitirebilecek türde bir darbe bu. Çünkü banner reklamı verdiğiniz sitelere kimlerin geldiğini sadece öngörebiliyorsunuz. Fakat Adwords ile kendi verinize reklam gösterebiliyorsunuz. Daha fazla bilgi için sosyal medya eğitimi konusunu da düşünebilirsiniz.

Not: Giyilebilir teknolojinin daha 2-3 yılı var, henüz tabana yayılabilecek durumda değil. Herkesin ağzından düşürmediği Google Glass bile nice büyük dertlerle uğraşıyor.

Not 2: Beacon teknolojisi kadar boş bir uğraş yok, kim Bluetooth’u açık yürüyor bu şarjsız dünyada?

CEVAPLA