Dijital Projeler Kullanıcıların Aklında Kalıyor mu? 0

Bir markanız var ve bu marka yıllık 300.000 TL’lik bir dijital pazarlama bütçesine sahip. Bu bütçe ile en iyi sonuçları almak ve markanızı duyurmak istiyorsunuz. Bu bütçeyi  kullanmak için aşağıdaki iki seçenekten hangisini seçerdiniz?

1- Büyük bütçeli bir proje + Diğer iletişim harcamaları

  • Ulaşılabilecek muhtemel hedef kitle sayısı: 3 milyon
  • Sıklık: 1/yıl
  • Proje(ler)in toplam maliyeti 200.000
  • Diğer iletişim harcamaları: 100.000

2- Küçük çaplı 24 proje + Diğer iletişim harcamaları

  • Ulaşılabilecek muhtemel hedef kitle sayısı:  1 milyon
  • Sıklık: 24/yıl
  • Proje(ler)in toplam maliyeti 200.000
  • Diğer iletişim harcamaları: 100.000

Aynı bütçe ile 3 milyon insana ulaşmak tabii ki ilk etapta daha çok tercih edilebilir gibi duruyor. Ancak buradaki asıl sorun şu; ilk seçenekteki 1 milyon kişi mi ilerde sizin markanızı daha çok hatırlayacak yoksa 3 milyon kişi mi? Bu soruya yanıtınız, sürdürülebilirliği tanıyıp tanımadığınızı gösteriyor.

Günlük yaşantımızda ortalama 3000 reklamla karşılaşıyoruz. Bu durumun sonucu olarak artık çoğu insan  reklamlar ya da diğer pazarlama iletişimi faaliyetleri karşısında   bağışıklık kazandı. Geçmişte hiç olmadığı kadar dinamik bir dünyanın içerisindeyiz ve bu durum insanların bir önceki yıl değil bir önceki gün bile ne izlediğini hatırlamamasına neden oluyor. Haliyle markanızın patlattığı efsane proje bir süre konuşulduktan sonra bir kulaktan girip diğer kulaktan çıkarcasına ortadan kayboluyor.

Dahası da var. Yapılan araştırmalar insanların bir süre sonra reklamı  hatırlasalar bile hangi marka tarafından yapıldığını hatırlamadıklarını gösteriyor. Sık sık “bir otomobil reklamı vardı, içinde şöyle bir sahne geçiyordu” demenizin de nedeni bu aslında.

Aynı durum dijitalde de geçerli. Hatta insanlar dijital mecralarda diğer mecralara göre çok daha fazla içerik tükettiği için, markanın projesinin bir süre sonra diğer içerikler arasında kaybolma ihtimali de çok fazla. O halde insanların karşısına tek bir kez çıkmak yerine küçük küçük aralıklarla çıkmak, onların hafızalarında yer edebilmek adına daha yararlı bir strateji.

Tüketicinin bir kaç yıl sonra hatırlamayacağı büyük(!) projenin   markaya kazandırabileceği hiç bir şey yok. Ödül dışında! Hani, şu hep aynı türde işlerin kazandığı, aynı jürilerin olduğu ödülleri diyorum! Hala aksini düşünüyorsanız Google’da 2012 yılında ödül alan projeleri arayabilirsiniz. Bakalım kaç tanesi hafızada?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Twitter, Kullanıcılarına Popüler Makaleler Önerecek 0

Her ne kadar “mikroblog” dediğimiz kavramla bizi tanıştırıp kullanıcılarına diğer sosyal ağlara göre farklı bir deneyim sunsa da Twitter’ın zamanla kendini yenilemede sıkıntılar yaşadığını, son dönemlerde sosyal medya kullanımında değişen eğilimlere genellikle geç cevaplar verdiğinin farkındasınızdır. Buna rağmen dev sosyal ağ, güncellemeler yoluyla kullanıcılarının isteklerine daha işlevsel çözümler bulmak için çabalıyor. Bu çabaların son örneği ise Twitter’ın, takip ettiğiniz kişilere ya da kurumlara tarafından beğenilen veya paylaşılan içerikler arasından popüler makale seçip size önerecek olması.

Twitter şimdi ise takip ettiğiniz kişi ya da kurumlara ait hesaplar tarafından beğenilen veya paylaşılan makaleleri size önermeye hazırlanıyor. Şirket, özelliğin deneme aşamasında olduğunu ve belli bir süre sonra iOSve Android kullanıcılarının tamamına açılacağını belirtiyor. Bu özelliğin gündeme taşınmasında, elbette Twitter’ın yoğun olarak haber paylaşma amacıyla kullanılması etkili. Yayılımın çok kolay ve hızlı olması, içeriklerin kısa ve net bir şekilde dolaşıma girmesi, haber yayma açısından Twitter’ı oldukça câzip bir platform hâline getiriyor.

Takip edemeyeceğimiz kadar fazla içeriğe ve uyarana maruz kaldığımız Twitter’da, makale önerme özelliği işlevsel ve özelleşmiş bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Her ne kadar Twitter’ın makale önerme özelliği, bazıları tarafından Nuzzel’in sunduğu hizmetin bir kopyası olarak görülse de Paper.li de buna benzer bir özellik gösteriyordu. Fakat bana göre her iki oluşum da yoğun metin içermesi ve ekran kullanımında oldukça sıkışık bir görünüm sergilemesi nedeniyle, kullanıcının gözünü korkutan türden bir tasarıma sahipti.

Aslında Twitter’ın, sıradanlaşma eğilimi gösteren kullanıcı deneyimini artırmak için yaptığı güncellemeler yeni değil. Hatırlanacağı üzere dev sosyal medya platformu, uzun içerikleri 140 karakterlik parçalara sığacak ve daha düzgün şekilde bağlı olarak paylaşmaya (flood) olanak veren “tweet fırtınası” (tweetstorm) özelliğini de test etmişti. Özellik, sınırlı sayıda kullanıcı hesabı üzerinde de olsa denenmiş ve çokça konuşulmuştu. Twitter bunun ardından yeni girişimlerini sürdürmüş, doğrudan mesaj (direct message) özelliğinden ayrı olarak, kullanıcıların takip etmedikleri hesaplardan da mesaj alabilmelerini sağlayan yeni bir gelen kutusu oluşturmuştu.

Twitter, doğası gereği taşıdığı viral etki potansiyeli sayesinde, her yıl dünyanın farklı yerlerinde, hemen her konuda gündemin nabzını tutuyor. Dileyelim ki platform, bahsettiğimiz bu yeni özelliği hayata geçirirken, içerik kadar tasarımın da bir kullanıcı deneyimi unsuru olduğunu unutmaz ve bize makaleleri hem kullanışlı hem de kolay bir yoldan aktarır.

NBA Yeni Sezon Formaları Sahibini Akıllı Uygulamalara Bağlayacak 0

NBA takımlarının 2017-2018 sezonunda giyeceği formaların tanıtımı geçtiğimiz günlerde yapıldı. Ligin yapısı gereği tüm takımların formaları tek bir marka tarafından üretiliyor. Yeni sezonda forma üretimini 2015 yılında yapılan anlaşma gereği Nike üstlendi.

Tasarlanan formalar sadece sporcuların fiziksel ihtiyaçlarına yönelik olarak üretilmiyor. Akıllı telefon uygulamalarının günümüzde yarattığı etki göz önüne alınarak formanın sağ alt kısmında bulunan etiketin içine yerleştirilmiş çip, sahibini Nike Connect uygulamasına yönlendiriyor. Kişisel deneyimi artırmak amacıyla üretilen bu formalar satın alındıktan sonra çip, akıllı telefon tarafından okunuyor. Açılan uygulama ile NBA haberleri, takip edilen takımın maç öncesi bilgileri, maç takvimi ve oyuncuların istatistikleri ayrıntılı olarak görüntülenebilecek. NBA bilgilerinin yanı sıra ligin resmi oyunu olan NBA 2K18 ve Spotify ile ortak çalışma yürütülerek eş zamanlı kampanyaların yürütülmesi hedefleniyor. NBA, Çin Halk Cumhuriyetindeki büyük taraftar kitlesini göz ardı etmeyerek NBA 2K18 oyunu yerine 2K Online ve Spotify yerine QQ Music programlarını destekleyen bir çip ve uygulama üretmiş. Forma, satın alındığı için normal üyeliklerden farklı olarak bazı ekstra özellikleri ve avantajları sahibine sunuyor. Nike Connect uygulaması 29 Eylül tarihinde aktif hale gelecek. Uygulamanın kullanılması için iOS 11 sürümü (Iphone 7 ve üstü) ve NFC özelliğini destekleyen Android sürümü gerekiyor.

Uygulama için çekilen reklam filmini aşağıdaki aşağıda izleyebilirsiniz:

Yeni sezonda tüm NBA severlere keyifli bir sezon dilerim.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link