Cristiano Ronaldo’nun Sosyal Medya Hesaplarından Bir Yılda 500 Milyon Dolar Gelir Elde Edildi! 1

Şimdiye kadar attığı goller, kazandığı kupalar ve aldığı ödüllerle dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcuları arasına adını çoktan yazdıran Cristiano Ronaldo, aynı zamanda markalar için en değerli sporculardan biri. Özellikle de sosyal medya söz konusu olduğunda…

Forbes’un tahminine göre 2016 yılında Real Madrid ile Şampiyonlar Ligi kupasını kaldıran ve Portekiz Milli Takımı ile de Avrupa Şampiyonu olan Cristiano Ronaldo’nun geçtiğimiz yılki toplam kazancı 88 milyon dolar oldu. Bu kazancın yaklaşık 56 milyon dolarını maaş ve primler oluştururken geri kalan 32 milyon doları ise sponsorluk ve reklam gelirleri oluşturdu. Sponsorluk ve reklam gelirlerinin büyük kısmı ise oyuncunun geçtiğimiz aralık ayında 1 milyar dolar karşılığında ömür boyu anlaşma imzaladığı spor giyim firması Nike’tan geldi.

Cristiano Ronaldo, sadece geçtiğimiz yıl sosyal medya hesapları aracılığıyla Nike’a 500 milyon dolar kazandırdı. Oyuncunun Facebook’ta 120 milyon, Instagram’da 92 milyon ve Twitter’da 50 milyon olmak üzere sosyal medyada toplam 262 milyon takipçisi bulunuyor. Cristiano Ronaldo, 2016 yılında sosyal medya hesapları aracılığıyla içinde Nike logosunun ya da isminin yer aldığı 347 paylaşım yaptı ve bu paylaşımlar, toplamda 477 milyon etkileşim (beğeni, paylaşım ve yorum) aldı.

Forbes’a göre geçtiğimiz yıl içinde oyuncunun hesabından yapılan bu 347 paylaşım içinden en başarılısı, Euro 2016 finalinde Portekiz’in Fransa’yı 1-0 yenerek Avrupa Şampiyonu olduktan sonra Instagram’dan yapılan paylaşımdı. 1,7 milyon beğeni ve 12.750 yorum alan bu paylaşım (yukarıda yer alan paylaşım), Nike için 5,8 milyon dolar değerindeydi.

Tabii, Cristiano Ronaldo’nun sosyal medya hesaplarının Nike’a geçtiğimiz yıl 500 milyon dolar gibi çok yüksek bir kazanç sağlamasında, oyuncunun hem Şampiyonlar Ligi hem de Avrupa Şampiyonluğu’nu kazanmış olmasının büyük bir payı var.

Bu arada 9 Mayıs’ta gerçekleşecek olan Marketing Meetup Future etkinliğinde geleceği konuşacağız. Kayıt olmak isteyenler için erken kayıt indirimimiz devam ediyor. Hemen aşağıdaki formumuzdan kaydınızı gerçekleştirebilirsiniz.

conference – Online Event Management with the ticketing solution from XING Events

Pazarlamasyon İçerik Editörü

1 Comment

  1. “Gelir elde edildi” ve “Kazanç sağlandı” arasında fark var. Hesaptan gelir elde ediyorsa direkt ürün satmış olması lazım. Bu yazıdan anladığım kadarıyla Nike, içeriklerin aldığı görüntülenme ile $500m değerinde medya coverage elde etmiş. İkisi farklı şeyler. Bu sonuç zaten dijitall medya değeri ölçümü yapan Hootkit’in çalışmasına göre çıkmış. Forbes’da haberinde bundan bahsediyor. Yazıyı revize etmenizi öneririm.

Bir Cevap Yazın

Çikolata Markası, Snapchat’te Pac-Man Benzeri Oyun Yayımladı 0

Son dönemde, birçok markanın sıklıkla sosyal medya kampanyaları yürüttüğüne şahit oluyoruz. Ve bunu yaparken de olabildiğince yaratıcı olmaya çalışıyorlar. Şimdiye kadar görmüş olabileceğiniz en yaratıcı sosyal medya kampanyalarından biri ise dünyanın en büyük çikolata ve şekerleme üreticilerinden biri olan Hershey şirketinin sahibi olduğu Reese’s isimli markadan geldi.

Özellikle fıstık ezmeli çikolatalarıyla ünlü olan Reese’s, yeni sosyal medya kampanyası kapsamında video oyun dünyasında kült sayılabilecek nitelikte olan Pac-Man oyununu temel alan bir oyunu Snapchat üzerinden kullanıcıların beğenisine sundu. Direkt olarak markanın fıstık ezmeli çikolata ürününü tanıtmayı amaçlayan oyuna, ürünün resmi Twitter hesabı üzerinden paylaşılan -ve bizim de aşağıda yer verdiğimiz- Snapcode taratılarak erişilebiliyor.

Bunun yanı sıra, Reese’s’in Snapchat hesabındaki “Keşfet” bölümüne gidebilir ve reklamları geçerek de oyuna erişebilirsiniz.

Şüphesiz ki bu kampanya, şimdiye kadarki en yaratıcı sosyal medya kampanyaları arasında yer alıyor. Çeşitli markaların Snapchat kampanyaları göz önüne alındığında ise bu kampanyaları kısa videolar ya da filtrelerin ötesine geçemiyor.

Bu Pac-Man benzeri oyun, 19 Eylül’de erişime açıldı ve toplamda 6 hafta, yani kasım ayının başına kadar da erişime açık olacak. Eğer zamanında Pac-Man oynayan biriyseniz ve Pac-Man’i seviyorsanız oyuna bir göz atmanızda fayda var.

Perakendecilik Kişiye Özel Ürünlere Yöneliyor 0

90’lı yılların başında tanıştığımız küreselleşme kavramı, internetin ve mobil teknolojinin doğuşuyla durdurulamaz bir hızla hayatımıza girdi ve hatta ele geçirdi. Ticaretten sanayiye, bankacılıktan turizme dek hemen her sektör, bu değişimden etkilendi. Fakat günümüzdeki en çarpıcı gelişmeler, perakendecilik alanında yaşanıyor. Giderek bireyselleşen yaşam tarzlarında kişiye özel çözümler sunmak, şimdi her zamankinden daha da önemli. Kişiye özel fırsatlar, birey odaklı pazarlama taktikleri, anlık promosyonlar derken iş, Coca-Cola ve Nutella ile kişiye özel markalaşmaya kadar geldi.

Hatta ürünle beraber sunulan deneyimin de yerelleşmeye başladığı bu değişimde, artık tüketiciler kendi ürünlerini de tasarlayabiliyor. Nike’ın bu ay New York’ta başlattığı ve yalnızca davetlilerin katılabildiği The Nike Maker’s Experience, bunun en önemli örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu özel programda katılımcılar, farklı tasarımlar arasından istediklerini seçerek kendi Nike ürünlerini, bir saatten daha kısa bir sürede, dijital olarak oluşturuyorlar.

Nike’ın projesinden etkileyici bir görünüm.

Nike Özel İnovasyon Projelerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Mark Smith bu proje sayesinde katılımcıların belli bir mekânda marka ekibiyle iş birliği hâlinde çalışıp kısa bir sürede yeni bir ürün tasarlayabilmesine olanak tanıdığının altını çiziyor. Benzer şekilde, ayakkabı üreticisi Vans da kişisel tasarımı önemsediğini, tüketicilerin tasarladığı yazıların 15 dakikada ayakkabıların üzerinde yer almasını sağlayan makinesiyle göstermişti.

Teknolojinin her geçen gün daha hızlı ilerlemesi, markaların mağaza içinde sunduğu vaatleri de geliştirdi. Klasik giyim markası Ministry of Supply’ın Boston’daki amiral mağazasına, geçtiğimiz Mart ayında yerleştirdiği boyutlu örgü makinesini kullanan ziyaretçiler, kendi spor ceketlerini tasarlama şansı buldu. 90 dakika süren ve 345 dolaramal olan deneyim, geleceğin sürdürülebilir ve daha güçlü üretim anlayışı için önemli bir adımdı. Örgüden bahsetmişken, Adidas’ı da buraya eklememiz gerekiyor. Markanın, 2016 yılının Aralık ayında Berlin’de açtığı üç aylık Knit for You pop-up mağazaya gelen müşteriler, kendi süveterlerini tasarlamıştı.

Adidas’ın Berlin’deki Knit for You mağazasında bir müşteri süveterini tasarlarken.

Elbette lüks tüketim ve güzellik endüstrisi de bu kişiselleşmede yer aldı. The St. Ives Mixing Bar, New York’taki yazlık mağazasında, müşterilerinin kendi cilt bakımı ürünlerini yaratmalarını sağladı. Daha önce bir yazımızda da bahsettiğimiz Function of Beauty kapsamında kişisel şampuanlar ve saç tipine göre çeşitlenen saç kremleri set olarak 36 dolar fiyatındaydı. Deri giyim markası Coach’un New York 5.Cadde’deki amiral mağazasında ise müşteriler, deri ustalarına sipariş vererek akıllarındaki giysiyi, kendileri için diktirme ayrıcalığını yaşadılar.

Coach mağazasındaki deri terzileri, müşterilerin verdikleri özel siparişler üzerinde çalışırlarken.

Tüketiciler Daha Fazla Beklemeye Hazır

Tüketimde bireyselleşmenin artması, doğal olarak markaları özelleşmiş tasarım üretimine itiyor ve bu da ısmarlama ürünler pazarını hareketlendiriyor. Deloitte’in hazırladığı rapora göre, müşterilerin yüzde 34’ü kişiselleştirilmiş-özelleşmiş ürünlere ilgi gösteriyor, yüzde 48’i ise bu tür ürünler için belli bir süre beklemeyi göze alıyor. Tüketiciler; yaratıcı marka deneyimleri, sipariş üzerine üretim, üretimde şeffaflık ve mağaza içi kişiselleştirmeyle giderek daha fazla ilgileniyor.

Hazır giyim ve çeşitliliği artan kozmetik çözümler, özellikle 90’lı yılların başından bu yana, en parlak perakendecilik başarılarından biriydi. Zaman ve maliyet açısından tüketicilerin hayatını kolaylaştırmış, e-ticaret ve büyük indirimlerle markalı ürünleri alabildiğimiz özel alışveriş siteleriyle satışları daha da artmış, hem kendilerini hem de müşterilerini memnun eden bir kazan-kazan durumu ortaya çıkmıştı. Bu işleyiş hâlâ devam ediyor.

The St. Ives Mixing Bar’da Jess adlı bir müşterinin ellerinden çıkan güzellik iksiri.

Fakat perakendecilik alanında, durumun yavaş yavaş değiştiğini de kabullenmeliyiz. Artık günümüzün tüketicileri, özellikle 30 yaş altı bireyler kendilerini daha iyi ifade eden, mümkünse kimsede olmayan, sıradanlaşmamış, kendilerinden bir şey kattıkları, dokunuşlarıyla az ya da çok değiştirebildikleri, özgün tasarımlara sahip ürünleri tercih ediyor. Belki de Beyoğlu’nda kaybolmaya yüz tutan, kişiye özel dikim yapan gömlek terzileri ya da yıllardır güzellik karışımları satan ama kozmetik dünyasının rekabet gücüne direnemeyen aktarlar, farklı ve daha gelişmiş bir anlayışla ama benzer mantıkla, yeni nesil girişimciler ya da zamanın ruhunu yakalamayı başaran markalar tarafından yakın gelecekte temsil edilecek, kim bilir?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link