Context Cards Özellikli Snapchat Artık Bir Sosyal Ağdan Daha Fazlası

Anlık ve kaybolan içerik anlayışıyla sosyal ağ kavramına yeni bir bakış açısı getiren ve özellikle de gençler arasında oldukça popüler bir konuma erişen Snapchat, kaynak kartları (context cards) sayesinde, artık diğer firmaların kendisi üzerinden hizmet sunmasına olanak sunacak.

Konum tabanlı Snapchat içeriklerinin, snap paylaşılan yer hakkında iş çevrelerine daha fazla bilgi aktarması bekleniyor. Bu yeni özellik, platform üzerinden rezervasyon yapma ve ortaklaşa otomobil kullanımı gibi birçok hizmete kapı aralıyor. Son olarak artırılmış gerçeklik ve sanatı birleştiren çalışmayla gündeme gelen Snapchat, bu hamlesiyle aslında bir yandan da mobil uygulama içinden yapılabilecek her şeyi daha da kolaylaştırmaya odaklandığını gösteriyor. İlk aşamada; Uber, Tripadvisor, Foursquare, Bookatable, Lyft vb. yeni kuşak şirketlerin yer alacağı bu mekanizma kapsamında gerçekleşecek ortaklıkların finansal şartları hakkında ise henüz bir bilgi verilmedi.

Snapchat’in konuyla ilgili olarak paylaştığı blog yazısında, kartların Snapchat’i dünya hakkında daha fazla şey öğrenme konusunda görsel bir başlama noktası hâline getireceği ve kullanıcıların, dikkatlerini çeken içeriklerle ilgili daha çok bilgiye ulaşmasında onları daha güçlü bir konuma getirdiği ifade edildi.

Kartlar, yararlanacak şirket kendi filtresini oluşturmuş veya söz konusu içerik kullanıcı tarafından herkese açık şekilde paylaşılmışsa, konum bilgisi paylaşılmış herhangi bir snap’te ortaya çıkabiliyor. Kullanıcılar bu hizmetten, Snapchat içeriğinin alt kısmında görünen “More” ifadesine dokunarak yararlanabiliyor. Böylece kullanıcılar; şehir rehberinden restoran yorumlarına, rezervasyon işlemlerinden Uber ile araç çağırmaya, hatta Lyft ile ortak otomobil sürüşüne kadar per çok farklı hizmetten yararlanabilecekler.

Yeni özellik şimdilik ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Avustralya ve Yeni Zelanda’da kullanılabiliyor. Snapchat bununla birlikte hem IOS hem de Android cihazlarda kullanılabilen Context Cards özelliğinin, gelecek dönemlerde daha fazla ülkede hizmete sunulacağını da belirtti.

Snapchat, Context Cards özelliği sayesinde, kullanıcılarına daha fazla seçenek sunacak.

Sizi bilmem ama ben bir sosyal medya platformunun ideal sayının üzerinde ve çıkış amacıyla çok da ilgili olmayan özellikler kazanması taraftarı değilim. Bu durum pek çok kişi için büyük bir kolaylık sayılıyor ve ekrandaki uygulamaları azaltmanın bir yolu olarak görülüyor olabilir. Fakat bir mobil uygulama ve sosyal ağ, aynı zamanda odaklanmış deneyim de yaşatmalı. Açıkçası, bir uygulamayı açtığımda “Rezervasyon mu yaptıracaktım, araba mı çağıracaktım, haritaya mı bakacaktım, ne yapacaktım ben?” gibi kafamda deli sorularla uğraşmayı ve sonunda her şeyin birbirine karışmasını hiç istemem.

Aslında buna benzer bir örneği WhatsApp’ta yaşadık. Instagram’a gelen hikâye özelliği oldukça ilgi görmüştü. Pek çok kullanıcı bu paylaşım şeklini hâlen yoğun olarak kullanıyor. Fakat Facebook aynı özelliği, bünyesindeki diğer platform WhatsApp’a taşıdığında bunu çok sayıda kişi anlamsız bulmuştu ki özelliğin WhatsApp’ta nadiren kullanıldığını görmek de bunu kanıtlıyor.

Ben her uygulamayı, işlevine uygun bir amaca yönelik olarak kullanmak isterim. Çünkü böylesini, kullanıcı deneyimi açısından daha pratik görüyorum. Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Küçük İşletmelerin Sosyal Medya Pazarlamasında En Sık Yaptığı 4 Hata

  • KOBİ’lerin yüzde 77,6’sı pazarlama stratejilerinde sosyal medyayı kullandığını ve KOBİ’lerin yüzde 32’sinin sosyal medya pazarlamasına ciddi yatırım yaptığını söylüyor.
  • Küçük işletmeler sosyal medya hesabı açmak ile sosyal medya pazarlamasını karıştırabiliyor. Bu durumda kullanıcı çekemiyorlar ve yaptıkları kampanyalar boşa gidiyor…
  • Sosyal medya pazarlaması bütçe ve kolaylık anlamında cazip gelse de büyük hatalara ve bütçe kayıplarına sebebiyet verebiliyor.
  • İlgili yazı; Neden Sosyal Medya Pazarlaması İçin Strateji Oluşturmamalısınız?

Sosyal medya kullanımının tüm dünyada büyük bir hızla artması markaların ve işletmelerin de reklam stratejilerini oraya kaydırmaları zorunluluğunu doğurdu. 2017 anketine göre, KOBİ’lerin yüzde 77,6’sı pazarlama stratejilerinde sosyal medyayı kullandığını ve KOBİ’lerin yüzde 32’sinin sosyal medya pazarlamasına ciddi yatırım yaptığını söylüyor. Ancak bu noktada küçük işletmelerin yaptığı bazı önemli hatalar var. Örneğin reklamınız her mecraya uygun olmayabilir. Doğru mecrayı belirlemek yerine hepsine yatırım yapmak garanti gibi gözükse de aslında daha risklidir.

Sosyal medya pazarlaması bütçe ve kolaylık anlamında cazip gelse de büyük hatalara ve bütçe kayıplarına sebebiyet verebiliyor. İşte o hatalardan en önemli 4 tanesini Digital Doughnut derlemiş:

Her Platforma Reklam Vermek

Yapılan büyük hatalardan ilki gereksiz sosyal mecralara reklamlar vermek. Her sosyal medya platformunun kullanıcı tabanı farklıdır. Örneğin Facebook yakın çevremizi önceliğine alarak eğlence için kullanılırken Linkedin daha çok iş dünyası için kullanılan profesyonel bir mecra.

Her iki platformun sosyal medya pazarlamasında nasıl kullanılacağı arasında büyük bir fark vardır. Facebook, B2C Kampanyaları için iyi bir sosyal medya platformu iken, LinkedIn B2B Kampanyaları için iyi bir platformdur.

Küçük işletmelerin en çok yaptığı hatalardan birisi kendi kullanıcı profillerini tespit edemeyip yanlış yerlere reklam vermeleridir.

Sosyal Mecralarda Var Olmayla Sosyal Medya Pazarlamasının Karıştırılması

Sosyal mecralarda hesap açmak 15 dakikadan kısa süren bir işlem. Dolayısıyla bir işletmenin en popüler sosyal medya platformlarında hesap açmak 2 saatten daha uzun bir zaman almayacaktır.

Hesapları açtınız peki ondan sonra ne olacak? Bir sonraki adım kullanıcıları sizin hesaplarınıza yönlendirecek içerikler üretmek olacaktır. Bu, küçük işletmelerin çoğunun dağıldığı yerdir. Tüm farklı platformlara yatırım yapacak insan kaynağına veya enerjisine sahip değiller. 

Buna önem vermeyen küçük işletmeler başlattıkları kampanyayı kaynak eksikliği nedeniyle sürdüremezler. Sosyal medya pazarlaması acımasızdır.

Tanıtıma Fazla Odaklanmak

Herhangi bir ticari promosyonun nihai amacı, potansiyel müşteri veya doğrudan satış oluşturmaktır. Satış olarak nihai bir hedefe sahip olmanın yanlış bir tarafı olmamasına rağmen, ilk günden itibaren satışlara çok fazla odaklanmak, sosyal medya takipçilerinin sizin sayfalarınızı terk etmelerine yol açar. 

Sosyal medya stratejilerinin temelinde farkındalık yaratmak yatar. Küçük işletmeler bu temeli unutup ilk günden itibaren tanıtıma ve satışa odaklanırlar. Bu da sosyal medyadaki kitleleriyle aralarında bir kopukluk yaşanmasına sebep olur. Eğer içerikleriniz paylaşılmıyor veya yorum almıyorsa sosyal medyada çok uzun süreli durmanız çok mümkün değildir…

Yaratıcılık Faktörünü Kaçırmak

Küçük işletmeler sosyal medyada nasıl fark edilir?

Küçük İşletmeler sınırlı bir bütçeye sahiptir, bu yüzden onlar için harika içerikler oluşturmak üzere süper pahalı bir ekip kuramazlar. 

Sosyal medya platformlarına katkıda bulunmaları için sınırlı bir zamanları var. Peki, bu kadar çok kısıtlamayla nasıl başarılı olurlar? Canva, Piktochart gibi ücretsiz araçları, yaratıcı ve ilgi çekici içerikler oluşturmak için çekici afişler, Infographics ve diğer içerik türleri oluşturmak için kullanabilirsiniz. İhtiyacınız olan şey kendinizi doğru ve güzel bir şekilde tanıtmak.

İnsanlar toplamda hayatlarının 5 yılını sosyal medyada harcıyorlar. Dolayısıyla doğru kitleyi yakaladıktan sonra onlara ulaşmak zor değil. Tek ihtiyacınız sağlam bir strateji oluşturmak. Gerisi doğru adımlarla çorap söküğü gibi gelecektir…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sosyal Medya, İş Verimliliğini Nasıl Etkiliyor?

  • Bu zamana kadar iş yerinde sosyal medya kullanımının iş verimliliğini nasıl etkilediğine dair birçok araştırma yapıldı ve bunlar genel olarak sosyal medyanın iş verimliliği üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğuna işaret ediyor.
  • Pew Research Center’ın yaptığı araştırmaya katılanların %56’sı sosyal medyanın performanslarını artırdığını düşünürken %22 oranında bir kesim ise sosyal medyanın genel etkisinin negatif olduğunu düşünüyor.
  • TeamLease şirketi tarafından hazırlanan İş Dünyası Raporu’na göre, çalışanların iş yerindeyken sosyal medyada geçirdikleri günlük ortalama süre 2 saat 21 dakika. Rapora göre, toplam verimliliğin %13’ü sadece sosyal medya bağımlılığı nedeniyle kaybediliyor.
  • İlgili Yazı: Sosyal Medya Vergisi Olur mu? Uganda’da Artık Olacak

Facebook ile birlikte tam anlamıyla başlayan sosyal medya trendinin günümüzde geldiği noktada, birçoğumuzun birden fazla sosyal medya sitesinde hesabı var. Herhangi bir sosyal medya sitesinde hesabı olmayan bir insan bulmak ise samanlıkta iğne aramak gibi bir durum.

Sosyal medya artık hayatımızın öyle bir parçası haline geldi ki, mesai saatleri içerisinde de ister istemez Facebook ya da Twitter‘a giriliyor. Hatta bazılarımız buna mecbur, zira sosyal medya aynı zamanda birçok insanın işinin bir parçası. İş yerindeyken insanların kişisel amaçlarla Facebook, Twitter ya da başka bir sosyal medya sitesine giriş yapması ise sosyal medya bağımlılığının geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Zaten akıllı telefon bağımlılığı dediğimiz şeyin de büyük ölçüde sosyal medya bağımlılığı nedeniyle ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

Burada sormamız gereken soru şu: Sosyal medya, çalışanların iş verimliliğini etkiliyor mu? Bu konuda bugüne kadar yapılmış farklı araştırmalar var ve bu araştırmalar sonucunda birbirinden farklı bulgular elde edilmiş.

Örneğin, Kaliforniya Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırma, sosyal medya kullanımının iş verimini büyük oranda artırdığını işaret ediyor. Melbourne Üniversitesi’nde yapılan başka bir araştırma da bu görüşü doğruluyor. Başka bir araştırmaya göre ise çalışanlar her gün kişisel işleri için zamanlarının %32’sinden fazlasını sosyal medyada geçiriyorlar ve bu da iş verimliliği üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor.

Pew Research Center Araştırması

Pew Research Center isimli kuruluşun 2014 yılında yaptığı araştırmaya göre, sosyal medyanın iş verimliliği üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkileri var. 2.003 ABD’li yetişkinin katıldığı araştırma kapsamında, katılımcılara iş yerinde sosyal medyayı kullanabilecekleri 8 farklı yöntem soruldu.

Araştırma sonucunda katılımcıların %34’ü, sosyal medyayı zihinsel çalışmama süresi için kullandıklarını dile getirdi. %27’si arkadaşları ve ailesiyle bağlı kalmak için kullandığını belirtti. Katılımcıların %24’ü iş dolayısıyla sosyal medyayı kullandığını ifade ederken %20’lik bir kesim ise işle ilgili problemleri çözmek için kullandığını söyledi. İş arkadaşlarıyla ilişki kurmak için sosyal medyayı kullanan katılımcıların oranı ise %17 idi. İş yeri dışındaki kişilerden işle ilgili görevler hakkında yanıtlar almak ve birisine soru sormak için sosyal medyayı kullandığını söyleyenlerin oranı %12’de kaldı.

Her ne kadar araştırmaya katılanların %54’ü sosyal medyanın kendilerini yenilemelerine yardımcı olduğunu ifade etse de, %56’sı ise sosyal medyanın aynı zamanda kendilerini iş ile ilgili faaliyetlerden uzaklaştırdığını itiraf etti. Buna karşılık katılımcıların %56’sı sosyal medyanın performanslarını artırdığını düşünürken %22 oranında bir kesim ise sosyal medyanın genel etkisinin negatif olduğunu düşünüyor.

TeamLease’in İş Dünyası Raporu

İnsan kaynaklarıyla ilgili hizmetler sunan TeamLease şirketi tarafından hazırlanan İş Dünyası Raporu‘na göre, çalışanların iş yerindeyken sosyal medyada geçirdikleri günlük ortalama süre 2 saat 21 dakika. Rapora göre, toplam verimliliğin %13’ü sadece sosyal medya bağımlılığı nedeniyle kaybediliyor.

Bununla birlikte araştırmaya göre, iş yerinde sosyal medya kullanımının olumsuz tarafları sadece bununla sınırlı değil. Çalışanların yoğun sosyal medya kullanımı, verimlilik kaybı haricinde mahrem bilgilerin, iftiraların, yanlış bilgilerin ve çalışan taleplerinin kaybında da artışa neden oluyor.

Araştırmaya göre, çalışanların en çok ziyaret ettiği sosyal medya platformu Facebook. Çalışanların %62’si mesai saatleri içerisinde sosyal medyaya erişirken bunların %83’ü ise Facebook’a göz atmak için önemli bir vakit harcıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link