CHP’den Dijital Açılım: Ekşi Sözlük

Herkesin merak ve umutla beklediği 7 Haziran genel seçimleri yaklaşırken, siyasi partiler de seçim kampanyalarına hız vermiş durumdalar. Siyasi reklam yasağının da kalkmasıyla birlikte, televizyon, gazete ve radyolarda reklam kampanyalarını düzenleyen partiler, dijital medyayı da es geçmiyor.

Hal böyle olunca, son dönemin dijital anlamda en dikkat çeken partisi ve parti lideri de açık ara farkla Kemal Kılıçdaroğlu’nun önderliğindeki CHP oluyor. Geçtiğimiz akşam Ekşi Sözlük yazarı olarak, sözlük yazarlarının bütün sorularını cevaplamaya çalışan lider; bu dönem gerçekleştirilen dijital medya stratejisi konusunda artı puanı hak ediyor. Pek çoğunuzun hatırlayacağı üzere Kılıçdaroğlu daha önce de Ekşi Sözlük yazarlarıyla Kadıköy’de buluşmuş ve bütün sorulara bizzat yanıt vermişti. Bu esnada değerlendirilmesi gereken asıl konu; CHP’nin dijital medya kampanyalarını hazırlama ve sürdürme politikası olmalıdır.

ekşiSon iki seçim süreci boyunca, eskimeye yüz tutmuş CHP markasını “Yeni CHP” ve “Herkes için CHP” olarak değiştirip, düzenleyerek; partiye dinamizm ve samimiyet katılması amaçlandı. Durum samimiyet, dinamizm ve şeffaflık içerince, haliyle gençlerden uzak gerçekleşen bir stratejinin de başarılı olmayacağı, önceki dönemlerde kendini açıkça belli etmişti.

Seçim kampanyalarının bütününü Grey Worldwide İstanbul ile gerçekleştiren ana muhalefet partisi, bu dönem çıtayı biraz daha yükselterek, Obama’nın 2012 başkanlık seçimlerini kazanmasında payı olan, dijital medya stratejilerini hazırlayan ekiple çalıştı. Hedef kitle ve siyasi geçmiş baz alındığı zaman, Obama ile ortak noktaları hayli yüksek olan Kılıçdaroğlu’nun bu seçimler itibariyle aynı başarı oranını yakalaması da pek tabii ki mümkün. Başkanlık seçimleri esnasında Ulusal Saha Direktörü olarak görev yapan Jeremy Bird, geçtiğimiz hafta İstanbul’da gerçekleşen konferansta yaptığı açıklama ile, siyasi partilerin oy alamayacaklarından emin oldukları kitleler ile vakit kaybetmemeleri gerektiğini belirtti. Bu tüyo göz önüne alındığında, CHP’nin son birkaç aylık süreyi boş yere değerlendirmek yerine, hedef kitle – verimli strateji denklemine yöneleceğini gösteriyor. Kaldı ki Türkiye’deki gençliğin başına ilk defa gelen bir siyaset iletişimi anlayışı söz konusu olduğundan, seçmen olmayan kitlenin de fikrini değiştirmenin mümkün olacağı düşüncesindeyim.

10685385_769310326517865_1496722416700417057_nPeki tüm bu stratejiler göz önünde bulundurulduğu zaman sonuç %100 başarı mıdır? Elbette bunun hakkında kesin bir şey söylemek mümkün olmaz; ancak Obama’nın Dijital Kampanya Direktörlüğü görevini üstlenen Teddy Goff ‘un da dediği gibi “insanlar artık CNN yerine Facebook veya Twitter’ı takip ediyor.” Dolayısıyla bu platformlar üzerinde, pozitif yorumlar almış bir partinin geçmiş seçimlere oranla daha başarılı olacağını öngörmek çok da zor olmasa gerek.

Türkiye gibi, nüfusunun büyük bir kısmını gençlerin oluşturduğu bir ülkede, onları es geçmek ve oldukları platformlardan uzak kalmak bir siyasi parti için bu dönemde yapılacak en kritik hata olsa olabilir. Zira son birkaç yıldır siyasetin biraz daha içinde durarak, kıvrak zekasını ve samimiyetini bütün sosyal medya araçlarında kullanan bir nesilden oy almak söz konusuyken, bir o kadar şeffaf siyaset anlayışı da bu başarıyı körükleyecektir.  Bu süreden sonra diğer partiler dijital medya stratejilerine ne şekilde yön verir veya bu stratejiler ne derece başarı gösterir kestirmesi zor. Bu esnada da iş dijital iletişim ajanslarına ve parti liderlerinin samimiyetine düşüyor. Madem biz dijital pazarlamacılara da izleyip yorumlaması kalıyor; E hodri meydan sevgili liderler, gelin dijitalde gösterin gücünüzü ve aman diyelim trol hesaplardan uzak durun da en azından evdeki bulgurdan olmayın. :)

Paylaş
İstemeyerek okuduğum İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun olup asla yapmam dediğim "pazarlamacı" kimliğim ile karşınızdayım. Özellikle de dijital pazarlamaya bayılır, WOMM 'un gücüne inanır, yeni stratejiler peşinde koşarım.

CEVAPLA