Çevrimiçi Kimliğinizi Markalaştırmanın Yolları

Sosyal medyanın yıldan yıla gelişmesiyle birlikte çevrimiçi kimlik kavramı o kadar gelişti ki sizin hakkınızda hiçbir bilgiye sahip olmayan birisi bile Facebook’tan beğendiğiniz sayfalara, müzik gruplarına, filmlere; Twitter’dan paylaştıklarınıza ve takip ettiğiniz kişilere, Foursquare’den nerelere gittiğinize bakarak sizin hakkınızda birçok bilgiye ulaşabilir. Sanal ortamda attığınız tüm bu adımlar bir anlamda biraraya gelerek sizin sanal varlığınızı oluşturuyor.

Tüm bu sanal varlık artık gerçek varlığınızdan ayrılamaz bir noktada. Bugün markaların işe alım personellerinin %91’i işe alımdan önce adayın sosyal medyadaki varlığını kontrol ediyor. Sanal varlık bu kadar önemliyken, bu varlığınızı kontrol etmek için neler yapabilirsiniz ? Trackur‘un hazırladığı rehber, online varlığınızı kontrol etmenizi ve yönetmenizi sağlayacak bilgiler içeriyor. İşte yapmanız gerekenler:

Çevrimiçi Kimliğinizi ve İlgi Alanlarınızı Tanımlayın

İlk olarak işe çevrimiçi kimliğinizi tanımlamak ve iş ve özel hayat olarak ayırmakla başlayın. İş ve özel hayatınıza ait bileşenleri kontrol etmek ve izlemek önemli. İş hayatınıza yönelik çalıştığınız şirketi, yöneticilerinizi ve ürünleri izlerken; özel hayatınızda ise isminize benzer diğer isimlerin bıraktıkları çevrimiçi izleri takip edebilirsiniz.

m2

Bu adımdan sonra hangi sektörde olduğunuza ve ilgi alanlarınıza yönelik araştırma yapabilir, çevrimiçi varlığınızı geliştirecek planlar yapmadan önce, bu stratejinin merkezinde yer alacak sektörleri ve pazarları belirleyebilirsiniz.

Hedeflerinizi ve İhtiyaçlarınızı Belirleyin

Çevrimiçi kimliğini ve ilgi alanlarınızı tanımladıktan sonra sıra hedeflerinizi ve ihtiyaçlarınızı belirlemeye geliyor. Facebook’u arkadaşlarınızla iletişimde kalmak için kullanırken, Twitter’ı bağlantı kurmak istediğiniz iş çevreleri için kullanabilirsiniz. Foursquare’i işletmeniz için daha aktif kullanırken, Linkedin’i ikinci plana atabilirsiniz. Tüm bu seçenekler oluşturmak istediğiniz çevrimiçi varlığın kimliğiyle alakalı elbette.

m4

Hedeflerinizi belirledikten sonra sıra ihtiyaçlarınıza geliyor. Hangi kanalları takip etmenize, duygu analizi ( Sentiment analizi ) yapmanıza ihtiyaç olup olmadığına, gelişimi takip etmek için bir analitik programına ihtiyaç duyup duymadığınıza ve bu programlara para ödeyip ödemeyeceğinize karar vermeniz gerekiyor.

Peki Sürecini Nasıl İzleyeceğiz

Tüm bu süreci manuel olarak sosyal medya üzerinden, bloglardan ve forumlardan takip edebileceğiniz gibi Monitter, Google Alerts ve Social Mention gibi ücretsiz programları da kullanabilirsiniz. Tüm bunların yanında çok daha detaylı bilgiye ulaşmak isterseniz de, Trackur gibi detaylı analiz ve raporlama yapabilen programları kullanabilirsiniz.

Peki Bizi Kimler İzliyor Olabilir

Yukarıda bahsettiğimiz tüm adımlar hem kişiler hemde kurumlar ve şirketler için geçerli. Bugün kendi isminizi marka yapabileceğiniz gibi şirketinizi de doğru strateji ve doğru planlanmış bir sürecin sonunda markalaştırabilirsiniz. Tüm bu süreçleri uygularken kişilerin ve kurumların sizin hakkınızda ne konuştuğunu dinlemeye, onların istek ve taleplerini doğru anlamaya, gelen geri beslemelere göre zamanında ve doğru hamle yapmaya ve yaptığınız bu değişiklikleri ve hamleleri takipçilerinize duyurarak onlarla güçlü bir bağ kurmaya özen göstermek, sürecin başarısı için olmazsa olmaz etkenler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

BMW, Twitter’da Audi’yi Solladı

  • Birçok sektörde rakip markaların, özellikle reklamlar üzerinden birbirleriyle yaptıkları atışmalara şahit oluyoruz. Son senelerde bu atışmalar, sosyal medyaya da taşındı.
  • Geçtiğimiz günlerde Alman otomobil markaları BMW ve Audi’nin Twitter’daki bu tarz bir atışmasına şahit olduk.
  • İlgili Yazı: Rakip Markalar Arasındaki 4 Büyük Reklam Savaşı

Zaman zaman rakip markaların reklamlarında yaptıkları göndermelerle vb. hamlelerle birbirlerine sataştıklarına şahit oluyoruz. Son dönemde sosyal medya da rakip markaların sıklıkla atıştıkları bir mecra haline geldi. Bunun son örneklerinden biri ise geçtiğimiz günlerde Twitter‘da yaşandı.

Her şey BMW ABD‘nin Twitter hesabından mavi renkteki yeni M4 model aracıyla ilgili olarak attığı bu tweet ile başladı:

Özel Yas Marina mavisi rengindeki bu M4 için kıvılcımlar uçuşuyor.”

Daha sonra Audi ise BMW ABD’nin attığı bu tweet’i RT’ledi ve bu RT’ye Onu gördüğünde… şeklinde bir yorum ekledi.

BMW’nin bu tweet’e cevabı ise oldukça iyiydi:

Görüyoruz, genellikle gördüğümüz yerde… Dikiz aynasında…

BMW’nin bu yerinde cevabından sonra Audi’den herhangi bir cevap gelmedi ve bir nevi bu atışmanın galibi BMW oldu. Nihayetinde önemli olan bu tarz atışmaları başlatmak değil, bunların sonunu getirebilmek.

Umuyoruz ki, Audi bir dahaki atışmasına daha iyi hazırlanıp gelir ve biz de sosyal medya kullanıcıları olarak daha uzun soluklu bir atışmaya şahit oluruz. Zira Twitter kullanıcılarının, Audi ve BMW’nin birbirlerine yönelik olarak atmış oldukları bu tweet’lere yaptıkları yorumlara baktığımızda, insanların da markaların birbirleriyle olan bu tarz atışmalarından keyif aldıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bununla birlikte Alman otomobil markaları arasında, bu tarz sataşmaları sıklıkla görüyoruz. Daha önce de birçok defa Mercedes-Benz, BMW ve Audi arasında, özellikle reklamlar üzerinden dönen atışmalara şahit olmuştuk.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Okey’den Durex Skandalına Göndermeli Tweet

Geçtiğimiz günlerde Durex‘in ‘bazı paketlerde yırtılma ve patlama riski olabileceğini’ söyleyerek İngiltere ve İrlanda’da piyasaya sürdüğü prezervatifleri toplama kararı aldığını sizlerle paylaşmıştık. 

Yırtılma ve patlama riski bulunan paketlerin ‘Real Feel’ (Gerçek his) ve ‘Latex Free’ (Lateks içermeyen) modellerinde geçerli olduğunu bildiren Durex, internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamada, “Test sonuçlarımız sonucunda İngitere ve İrlanda pazarında satılan ürünlerin son kullanma tarihlerine yakın bir zamanda patlama ve yırtılma riski olduğunu tespit ettik. Dileyen tüketiciler ürünler karşılığında para iadesi alabilir” ifadelerini kullanarak durumu toparlamaya çalışmıştı.

Türkiye’de prezervatif denilince akla gelen diğer marka Okey de bu duruma kayıtsız kalmadı ve fırsatı değerlendirdi. Okey Twitter hesabından paylaştığı Tweet’te bir sevgiliden gelen ve hamilelik haberini çağrıştıran mesaj görseli ile birlikte “Bize güvenmeye devam edin, sonra patlamayın!” diyerek Durex’in patlayan prezervatiflerine gönderme yaptı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?