CarrefourSA Sosyal Medyayı Nasıl Kullanıyor? 0

‘Markalar sosyal medyayı nasıl kullanıyor?’ başlıklı yazı dizimize  perakende sektöründe BİM, A101 ve Şok’tan sonra   CarrefourSA ile devam ediyoruz.

facebook

  • Beğeni Sayısı:  37.500
  • Hakkında Konuşanlar:  5.200

CarrefourSA Facebook hesabını 1 Ocak 2012’de yılında açmış.O günden bu yana 37.000’in üzerinde bir hayran kitlesine ulaşan perakende zincirinin hakkında konuşanların sayısı ise 5.200. Bu iki sayıyı oranladığımızda CarrefourSA’nın Facebook’u son derece aktif kullandığını görüyoruz.

CarrefourSA, postlarının tamamına yakınında özenle seçilerek hazırlanmış görseller ile hayranlarınının dikkatini çekmeye çalışıyor . Belli ki geçen hafta incelediğimiz indirim marketlerindeki gibi inhouse olarak yönetilmiyor ve Facebook sayfasının arkasında işini bilen bir profesyonel ekip var.

316327_600515163292395_1817606574_n

935671_600929423250969_1614153114_n

CarrefourSA’nın etkileşimi arttırma amacıyla günlük hayata ilişkin sıkça sorular sorduğunu gözlemledik. Böylelikle hem kullanıcılarıyla daha samimi oluyor hem de etkileşimi yüksek tutuyor CarrefourSA.

179416_600062396671005_1287648106_nspacer

CarrefourSA’nın, Facebook sayfasında satışları arttırmaya yönelik de yoğun çabaları mevcut. Bu çabalar ile diğer iletişim çabaları birleştiğinde ise tüketicileri sıkmayan, ideal bir Facebook sayfa yönetimi ortaya çıkıyor.

wewf

CarrefourSA şikayet yönetimi konusunda da oldukça başarılı. Yapılan ger bildirimlerin tamamına yakınını özenle yanıtlıyor ve çözüyor. Bunun haricinde ise ”İletişim” sekmesi ile sosyal medyadan gelen şikayetleri çözüme kavuşturuyor.

dsfg adss

CarrefourSA’nın ”İletişim” uygulamasının haricinde birçok uygulaması da mevcut. Hepsini teker teker kontrol etmiş biri olarak CarrefourSA’nın Facebook’u son derece efektif yönettiğini söyleyebilirim.

sad

twitter

CarrefourSA’nın Facebook’ta ki etkinliği Twitter’da yok maalesef. Şirketin 600 takipçisi var ve toplamda 350 tweet atmış. Gelen şikayetlerin tamamına yakınına geri dönüş yapılıyor . Zaten çok fazla şikayet geldiği de söylenemez; Haftada birkaç kez @carrefourSA_TR etiketi ile şikayet yapılıyor.

asf

CarrefourSA’nın Twitter’a biraz daha önem vermesi gerekiyor. Her ne kadar hedef kitlesinin tamamına yakını Facebook’u kullansa da Twitter’ın popüleritesi giderek artıyor ve bu popülerite karşısında sağlam adımlar atmak şart.

Diğer Sosyal Ağlar

CarrefourSA’nın Pinterest ve Google Plus’ta hesabı bulunmuyor. Facebook ve Twitter haricinde sadece Youtube’da var olan CarrefourSA’nın bu sitede 150 abonesi ve 130.000‘in üzerinde seyredilme sayısı mevcut. Bu sayının yüksek olmasının en büyük kaynağı ise Özgür Şef.

Özgür Şef’in yer aldığı yemek tarifi videolarını Youtube sayfasında paylaşan CarrefourSA, son derece başarılı bir işe imza atmış ve binlerce insanın dikkatini çekmeyi başarmış. Videolara buradan ulaşabilirsiniz.

İncelemimizi Özgür Şef’in Etli lahana dolması tarifi ile bitiriyoruz. Afiyet olsun :)

httpv://www.youtube.com/watch?v=fbXyYTG6LLw

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Nissan, Twitter Hesabından Yanlışlıkla Nissan Karşıtı Sitenin Linkini Paylaştı 0

Japon otomotiv markası Nissan, geçtiğimiz salı günü yeni elektrikli aracı Nissan Leaf‘i tanıttı ve bu tanıtım kapsamında da şirketin resmi Twitter hesabından bu yeni araç ile ilgili olarak “Yeni Nissan Leaf %100 elektrikli. Burada. Sadece harika. Resmi tanıtım için Youtube’da bize katılın.” şeklinde bir tweet paylaşıldı. Ancak bu tweet’te yer verilen bağlantı, şirketin sosyal medyada alay konusu olmasına neden oldu.

Nissan’ın Resmi Twitter Hesabından Atılan Tweet

Nissan Leaf ile ilgili olarak atılan ve yapılan hatanın farkedilmesi sonucunda kısa sürede silinen tweet’in sonunda nissan.com/nissan bağlantısı paylaşıldı. Bağlantı adresine bakıldığında sorun yok gibi gözükse de sorun şu ki, nissan.com adresi Nissan’a ait değil. Hatta ironik bir şekilde bu site, Nissan’dan nefret eden bir kişiye ait ve sitede Nissan karşıtı ifadeler yer alıyor. Siteye girdiğinizde ilk olarak aşağıda resmini paylaştığımız gibi üstü çizili bir Nissan logosu sizleri karşılıyor. Daha sonra ise “Nissan Motor’s Lawsuit Against Us“, yani “Nissan Motor’un Davası Bize Karşı” şeklinde bir başlığın bulunduğu bir sayfa karşınıza geliyor.

Peki bu sitenin sahibinin Nissan ile alıp veremediği ne olduğuna gelecek olursak, Jalopnik’in yaptığı habere göre Nissan.com adresinin sahibi İsrail uyruklu Uzi Nissan. İsrailli adam, 1991’de kurduğu ve soyadını taşıyan yazılım ve bilgisayar şirketi için 1994 yılında nissan.com alan adını satın alarak bir internet sitesi kurdu. Daha sonra ise Japon otomotiv devi Nissan, ismini izinsiz bir şekilde kullanarak reklam geliri elde ettiği gerekçesiyle Uzi Nissan’a karşı 10 milyon dolarlık bir tazminat davası açtı. Yıllar süren dava sonucunda, mahkeme nissan.com alan adının Uzi Nissan’da kalmasına, ancak sitede belirgin olacak bir şekilde sitenin otomotiv üreticisi olan Nissan ile herhangi bir alakası olmadığına dair bir yazının yer almasına ve Uzi Nissan’ın otomotiv ile alakalı herhangi bir işle ilgili bir banner reklamı yayımlamamasına karar verdi.

Uzi Nissan’a karşı açtığı davayı kaybeden otomotiv şirketi, Twitter hesabından yaptığı bu gaf ile birlikte, kendisinden nefret eden Uzi Nissan’ın ekmeğine yağ sürmekle kalmadı; haklı olarak sosyal medya kullanıcılarının da eleştirilerine maruz kaldı.

Pazarlama Oyunları: Markalar İçin Game of Thrones’ten İlham Verici Pazarlama Dersleri 0

Kılıçlar çekildi, bayraklar asıldı ve uzun zamandır beklenen kış sonunda geldi. Günümüz pazarlama dünyası da en az, taht oyunlarının menşei Westeros kadar rekabet içeriyor ve bu yarışta da herkesin gözü biraz daha fazlasında.

Rekabet, her alanda korkutucudur. Bu süreçte her zaman birilerinin daha hızlı ve iyi davranarak, tüm gücü ele geçirmesi riski vardır. Ancak rekabet yarışında yalnız olan Targaryen ya da imtiyazlı bir Lannister olmak fark etmeksizin, doğru teknoloji ve performansa dayalı pazarlama stratejiler ile her işletme başarılı bir imparatorluğa dönüşme şansı yakalayabilir. Bu noktada pazarlamacıların oyunu kurallarına göre oynayabilmek için, Game of Thrones’ten çıkaracağı birtakım dersler var. Uyaralım, Game of Thrones ve pazarlama dünyasına ilişkin bu analojiler bir miktar spoiler içerebilir!

Kış geliyor – Sürekli stratejiler ile rekabete her zaman hazır ol

Bir imparatorluk kurmanın birincil kuralı; evini terk etmektir. Günümüz iş dünyasında; hedeflenilen alanı iyi tanımak, yenilikçi teknolojilere hükmetmek ve dijital dünyaya uyum sağlayan stratejiler belirlemek gerekiyor. İşletmeler de Stark hanesinin “Kış geliyor” mottosuna dayandırdıkları devamlı stratejileri gibi, uzun vadeli ve sürdürülebilir rekabet sağlayacak üstünlükler yaratmalılar. Bunun için pazarlamacıların, sürdürülebilir rekabet avantajı yaratacak kadar değerli bilgiler elde etmeleri gerekiyor.

Başarılı olabilmek için uyum sağla

Albert Camus’un “Yabancı” adlı kitabında belirttiği gibi; “Nihayetinde, insanın alışamayacağı bir düşünce yoktur”. Adaptasyon, doğal seleksiyonda başarılı olmuş her organizmayı evrimsel olarak daha uyumlu hale getiren yetenektir. Bu doğrultuda markaların, “leydi” olarak başladığı yarışa suikastçı olarak devam eden Arya Stark’ın adaptasyon yeteneklerinden öğrenecekleri pek çok şey var diyebiliriz. Sonuçta, tüm işletmelerin pazarlama serüveni de küçük bir hedef kitle ile başlar ve ardından son trendleri takip ederek tüketicinin nabzı tutuldukça hedef kitle, faaliyet alanları ve buna bağlı veritabanları genişler.

Amacını belirle ve ona sadık kal

Kuzeyin Kralı Jon Snow, hiçbir şey bilmiyor olabilir! Ancak amaçlarını ve buna bağlı değerlerini çok iyi biliyor. İşletmeler de pazarlama amaçlarını iyi belirlemeli ve ne olursa olsun tüm stratejilerini bu amaçların yarattığı değerler etrafında toplamalı.

Nicelik değil niteliğe önem ver

Tıpkı Dorne Prensi Oberyn’nin dediği gibi; “Büyüklük önemli değildir. Önemli olan, zamanı geldiğinde ruhunuzu ne kadar ortaya koyduğunuzdur”. Günümüz dünyasında pazarlamacılar, yarattığı içeriklerden çok, sayılarla ilgilenme handikapına kapılıyorlar. Bugünün pazarlama dünyasında, konvansiyonel medya araçlarında reklam verecek kadar büyük bütçelere sahip olmanıza ya da dünyaca ünlü PR ajansları ile çalışmanıza gerek yok. Markaların asıl odaklanması gereken; bilgi yığının oluşturduğu kakafoniden sıyrılacak bir içerik yaratmak.

Müşterilerin sadakatini kazan

Tüm pazarlamacıların hayali; tıpkı ejderhaların annesi Daenerys için gözünü kırpmadan Westeros’a hareket eden “Lekesizler” ordusu gibi sadık bir müşteri kitlesi oluşturmaktır. Markalar başlarda küçük bir hedef kitleye hitap etse de Daenerys gibi yılmadan mücadele ederek, sadık müşterilerini ödüllendirmeli, bağlılıklarını artırmalı ve yavaş ancak emin adımlarla kendi “Lekesizler” ordusunu yaratmalı.

Bilgi her şeydir, ona sahip ol

Köle olarak başladığı hayatına hırsız olarak devam eden ancak bilgi hırsızlığının en değerli marifet olduğunu fark ederek krallığın konseyinde bile kendine yer edinen Lord Varys, bilginin önemi noktasında markalara ilham verecek en güçlü karakter. Markaların müşterilerini çok iyi tanıyarak, kişiselleştirilmiş deneyimler sunmaları için bilgiyi çok iyi kullanmaları gerekiyor. Günümüzde bilgi en büyük güç ve onu nasıl kullandığınız çok önemli. Öyle ya, sonu konseyde de bitebilir zindanda da!

Risk almaktan korkma

Mücadeleyi kazanmak için Mad King’i sırtından bıçaklayan ya da Dorne’yi fetheden Jamie Lannister gibi, yeri geldiğinde güvenli suları terk ederek elini taşın altına koymak gerekiyor. İşletmeler de benzer şekilde davranarak, bazı zamanlarda basmakalıp stratejilerini terk ederek, farklı stratejiler için risk almalı.

Müttefikleri seçerken hedef odaklı davran

Rekabet ortadan kalktığında, motivasyonu yok edecek bir tembelliğe bürünmek en büyük handikaptır. Tıpkı Game of Thrones’te olduğu gibi, gerçek dünyada da başarılı olabilmek için güçlü müttefiklere ihtiyaç var. İşletmeler de satıcıları, teknoloji sağlayıcıları, danışmanları veya diğer paydaşlarını seçerken stratejik hareket etmeli. Tüm bu nedenlerle modern işletmeler, birçok teknoloji sağlayıcı ile çok stratejili ortaklıklar kuruyorlar. Birden fazla anlaşma yapmak ve bir çok alternatif yaratmak her zaman daha iyi sonuçlar getirir.

Kusurlarını kabul et

Yalnızca Jon Snow, hayatta ikinci bir şans kazanır. Potansiyel müşteriler, hedef kitleden düştüğünde veya dijital kampanyalar iyi optimize edilmediğinde, her zaman daha hızlı ve akıllıca davranan rakipler olacaktır. Bu doğrultuda markalar; birden fazla strateji belirleyerek, zayıf noktalarını sübvanse edip yarışta sağ kalmaya çalışmalı.

Günümüzde, rekabet üstünlüğü sağlayacak stratejileri belirlemek en az demir tahta oturmak kadar zor. Tüm bunların sonucunda işletmelerin başarılı olabilmek için; her duruma uygun stratejilerle her an savaş alanındaymışçasına sabırla mücadele etmesi ve en önemlisi de hata yapmaktan korkmaması gerekiyor. George R. R. Martin’in de dediği gibi; ne de olsa her uçuş alçalmakla başlar!

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link
DIGITAL EXCELLENCE PROGRAM 

Dijital Mükemmelliği Yakalayın!

KAYDOL
close-link