Çağımızın “Fikir Liderleri”: Youtuberlar

Yeni bir ürün ya da hizmetle karşılaştığımızda veya varolan bir ürün hakkında daha detaylı bilgiye sahip olmak istediğimizde yaptığımız ilk şey Google’a gerekli anahtar kelimeleri yazmak oluyor, değil mi? Ancak okuduğumuz ve bizim için teorik kalan bilgi tabii ki bizi doyurmuyor; pratik, deneyimlenmiş ve bizlere sunulmuş bilgiye ulaşmak, hatta görselliğin de işin içinde olması daha cazip geliyor.

Bir arz-talep meselesi olarak ele alacak olursak: İnsanlar bilgi edinmek istediği ürünü gerçekten deneyimlemiş, bu alanda güvenirlik ve yetkinliğini ispat etmiş kişilerin yol göstermesine ihtiyaç duyuyor. İlgi ve imkanları doğrultusunda çeşitli araçlar kullanarak fikir lideri haline gelen kişiler de bu ihtiyaca yanıt veriyor. Fikir liderliğini yoğun olarak bloglar aracılığıyla hissediyorduk. Özellikle teknoloji, moda, kozmetik, yemek, gezi ve benzeri konularda fikir lideri haline gelmiş kişiler düzenli ve doyurucu girdileriyle kitlelerini gün geçtikçe genişletiyorlardı, yüksek hit alan ve oldukça popüler blog ve bloggerlar hala var.

vloggingÜlkemizde yurtdışına göre bir geriden gelme durumu söz konusu olsa da özellikle son 1,5-2 yıldır kaliteli işler çıkartan ve bloggerları tahtından eden bir durum var: Vlogging; yani “video aracılığıyla blog tutmak”. Vlog kavramına bakacak olursak kişilerin günlük rutinlerini videoya alıp bunları çeşitli video paylaşım sitelerine yüklemesiyle başlıyor, ki ülkemizde bu konseptin daha az görüldüğünü söylemek mümkün. Sokakta elinde vlog kamerasıyla gezip kendi kendine konuşan birini gördüğünde insanlarımızın tepkisi oldukça enteresan olabiliyor malumunuz.

 Ancak iyi ışık, ses ve görüntü kurulumlarıya, belli bir tema etrafında dönen Youtube kanalları o konuya ilgi duyan insanların tıklarını bir mıknatıs gibi çekebiliyor. Halihazırda bloglar varken neden Youtube kanalları peki? Bunun tek sebebi bizim okumayı pek sevmeyen, “Ay iki dakika şunu izleyivereyim de…” demeyi tercih eden bir millet olmamız değil; vlogların görsel anlamda doyurması, anbean deneyimi gözlemleme imkanı vermesi, yazı diliyle ifade edilemeyen jest ve mimiklerle kurulan duygusal bağ gibi daha dikkat çekici özelliklerin bir arada olmasının çok etkili olduğunu düşünüyorum. Google’ın Youtube’u satın almasındaki en temel sebep de buradan kaynaklanıyor: Youtube’un sahip olduğu video veritabanıyla arama motoru görevi görmesi. Fikir lideri haline gelmiş kişiler elbette ki firmaların gözünden kaçmaz; ki yukarıda bahsettiklerimizi ele alacak olursak Youtuberlar firmalar için daha cazip bir seçenek haline geldi. Abone sayıları onbinleri, hatta yüzbinleri bulan kanalların firmalarla yaptığı işbirlikler; firmalara ürünlerini her açıdan bu videolara entegre etme, özelliklerini “demo”larla bu videolarda fikir liderlerine sundurabilme vb. imkanı verdiğinden bu durum, firmaların pazarlama kampanyaları dahiline çabucak giriverdi: Advertoryal videolar, sponsorlu ürün deneyimleri, mekan tavsiyeleri, vs.

 Tabii Google’ın Türkiye ofisinin açılması ve Partnership imkanı sunulması, Buzz My Videos gibi Youtube tarafından sertifikalı Youtube İş Geliştirme Partnerlerinin de hizmet vermesi gibi etkenler Türk Youtube kanal sahiplerinin hem kalitesinin artmasında hem de sürekliliklerinin sağlanmasında önemli rol oynamakta. Bloglarda Google Adwords, Bumads vb. yöntemlerle gelen tekliflerin, yayınlanan banner reklamların tıklanma sayısıyla elde edilen kazancın Youtube kanallarından, hele ki Partnership ile birlikte, elde edilen gelire göre düşük kalması da mevcut bloggerların Youtube kanalı açması için pozitif bir motivasyon oldu diyebiliriz.

Ülkemizde de artık yarı veya tam zamanlı bir meslek olarak Youtuberlığın var olduğunu söylemek mümkün; hobiniz işiniz olabilir! Ülkemizdeki Youtuber fikir liderlerinden birkaç örnek vererek yazımı noktalamak istiyorum; kim bilir belki onları çoktan keşfettiniz belki de bu yazı aracılığıyla siz de Türk Youtuberların dünyasına giriş yapacaksınız. Sonraki yazılarda görüşmek dileğiyle!

  • Yolunneresindeyim.blogspot.com bloguyla tanınan, Japonya’da yaşayan bir Türk olan Sergül Kato’nun hem kişisel hem de Japonya’da Günlük Hayat adlı kanalı büyük ilgi görüyor. Gezi-kültür, kozmetik, yemek gibi farklı konuların ele alındığı kanaldan örnek bir video:

  • Türkiye’nin en çok tıklanan teknoloji blog ve Youtube kanallarından biri olan Webtekno’yu tanımaya ne dersiniz? Teknoloji konusunda fikir lideri olmaları şaşırtıcı olmasa gerek:

  • Your Face, My Canvas kanalı sahibesi Görkem Karman da kozmetik konusunda Türkiye’de fikir lideri olarak önde gelen isimlerden:

  • Oyun denilince akla gelen ilk kanallardan biri ise OyunGezer. Sektördeki gelişmeler konusunda en hızlı ve deneyimlerini takipçileriyle paylaşarak bu alana gönül verenlerin en büyük dostu olan kanaldan bir video. Dergilerini de unutmamak lazım tabii:

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Mezuniyete adım adım ilerlerken Pazarlamaya olan tutkusu daha da güçlenen ODTÜ İşletme 3. Sınıf öğrencisi | Blogger |

1 Comment

  1. Türkiye’de ModaSky bu hizmeti çoktandır veriyor. YouTube kullanıcıları ModaSky üzerinden videolarını yayınladığı takdirde Sponsor bulabilir veya Reklam alabilirler.

Bir Cevap Yazın

Haftanın Gündemi #66

Pazarlama, marka ve reklam dünyasında, ulusal ve global çapta yankı bulan tüm gelişmeleri yorumladığımız Haftanın Gündemi’nde bu hafta 7 – 13 Ekim arasını konuşuyoruz.

Haftanın Gündemi’nin ses kaydına iTunes Podcast üzerinden buraya tıklayarak ulaşabilirburadan indirebilir ya da aşağıdan dinleyebilirsiniz.

 

Soru, görüş ve önerilerinizi #haftaningundemi hastagiyle bize iletebilir, bilgi@pazarlamasyon.com’a mail gönderebilirsiniz.

Keyifli seyirler.

Bu haftanın konuları:

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tasarım Pazarlamayı Öldürecek mi?

Ikea’nın eski tasarım şefi Marcus Engman, son 6 yıldır Ikea tasarımlarını başarılı bir şekilde yürütmüştü. 2012’den beri Ikea’ya benzersiz tasarımlar yapan Engman geçtiğimiz günlerde kendi tasarım danışmanlığını kurmak için işten ayrıldığını belirtti.

[Fotoğraf: Ikea]

Engman bu ay kendi tasarım danışmanlığını yapmaya hazırlanırken, Bloomberg Businessweek’e tasarım, iş ve şeffaflığın önemi hakkında konuştu, biz de sizler için Engman’ın tasarım ve pazarlamayla ilgili öngörülerini sizler için derledik.

Reklam satın alımlarında para harcamak yerine, Engman şirketlere tasarımlarıyla kendilerini pazarlamayı öğretmek istiyor.

Engman şöyle diyor; “Gerçekten de tasarım olan bir pazarlama alternatifinin olduğunu göstermek istiyorum. “Eğer tasarım ve iletişim ile doğru bir şekilde çalışıyorsanız, medyaya o kadar ihtiyacınız olmadan pazarlamanızı gerçekleştirebilirsiniz.”  Tasarım her zaman ön planda ön planda olmuştur. Artık işlerin nasıl yapıldığına odaklanma biraz değişmiştir, en büyük başarılarımızdan biri, tasarımımızın ortak bir diline benzeyen, kendi tasarım anlayışımızla (demokratik tasarım olarak adlandırdığımız) çalışmaya başladığımızı düşünüyorum. Birçok büyük şirketin tasarım uğraştığı bir sorun ve şirketin farklı bölümlerinin birbirini anlamadığı yönünde olduğunu düşünüyorum. Tasarımı ifade etmek için 5 temel özellik sayabilirim [biçim, işlev, kalite, sürdürülebilirlik ve satın alınabilirlik] herkesin ürün hakkında konuşmasını kolaylaştırmak böylelikle daha kolay bir hal alır.

Tüketici Odaklı Bir Dünyada Tasarım Büyük Bir Satış Noktası Haline Geldi

Tüketici-odaklı bir dünyada tasarım büyük bir satış noktası haline geldi. Tüketiciler, satın aldığımız ürünlerin arkasındaki niyet ve motivasyonu duymak için bu ürünleri tercih etmekte.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?