8 Yaş Altı Çocukların %17’si Her Gün Mobil Aygıt Kullanıyor

Dijitalleşmenin hayatımızda kapladığı alan sürekli artarken, ABD’de yapılan bir araştırma, yeni jenerasyonun teknoloji ile ne denli iç içe olduğunu kanıtlar nitelikte. ABD menşeli Statista tarafından yapılan araştırmaya göre her 5 çocuktan biri  (%17) düzenli olarak mobil bir cihaz kullanıyor.

Aynı araştırmaya, yeni yetişen jenerasyonun diğer karakteristik yönlerini de gözler önüne serdi. Örneğin 0-8 yaş aralığındaki çocukların %60’ı her gün yazılı mecra okurken, %58’i ise TV izliyor.

Aslına bakılırsa  bu rakamlar çok da şaşırtıcı değil. Yeni jenerasyon, teknoloji ile o kadar alakalı ki, geçtiğimiz günlerde dünyada ilk kez 12 yaşında bir çocuk sosyal   kurmuştu. Büyük kardeşinden 2.500 dolar ödünç alan çocuğun kurduğu Grom Social, kısa bir süre içerisinde tam 7000 üyeye ulaştı.

Çocukların teknoloji ve internet penetrasyonu  hakkında yapılan diğer araştırmalar da yeni nesil ile teknoloji arasındaki ilişkiyi daha iyi görmemizi sağlıyor. Araştırmalara göre  2 yaş altı bebeklerin %38’i 2 yıllık ömürlerinde en az 1 kez mobil cihazları kullanma deneyimi yaşıyor. Bebeklerin 1 yaşında konuştuğunu ve yürüdüğünü göz önünde bulundurursak %38’lik oranın ne denli yüksek bir oran olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Bu %38’lik dijital okur yazarlık oranı 2011 yılında ise sadece %10’du.

Bu arada 8 yaş altı çocukların medya aktiviteleri ile ilgili diğer istatistiğe ulaşmak için aşağıdaki tabloyu incelemenizi öneririm.

çocuklar

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye’nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon‘un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

İstanbul-Ankara Arasını 40 Dakikaya Düşürecek Hyperloop Projesi Gerçekleşecek mi?

Bildiğiniz gibi ABD’li mucit ve girişimci Elon Musk‘ın sahibi olduğu SpaceX ve The Boring Company uzun bir süredir yeni nesil yüksek hızlı bir ulaşım sistemi olan hyperloop üzerinde çalışıyor. Ancak dünya üzerinde hyperloop projesini gerçeğe dönüştürmek için çalışan başka şirketler de bulunuyor. Bu şirketlerden biri de Hyperloop Transportation Technologies.

5 Aralık’ta, İstanbul’da bulunan Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde “Akıllı Şehirlerin Geleceği” isimli bir zirve düzenlendi ve bu zirveye konuşmacı olarak katılanlar arasında Hyperloop Transportation Technologies şirketinin CEO’su olan Dirk Ahlborn da yer alıyordu. Ve Dirk Ahlborn, bu zirve sırasında Türkiye’de bir hyperloop projesinin hayata geçmesiyle ilgili olarak Doğan Haber Ajansı’na önemli açıklamalarda bulundu.

Dirk Ahlborn, yaptığı açıklamalarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile iki kez görüşme fırsatı elde ettiğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hyperloop teknolojisine son derece ılımlı yaklaştığını ifade etti ve bu teknoloji sayesinde İstanbul-Ankara arasındaki yolculuk süresinin 40 dakikanın altına inebileceğini belirtti. Hyperloop projesiyle ilgili olarak “Biz bir hareket yarattık. Bu konu sadece A’dan B’ye hızlı giden bir kapsülle alakalı değil. İstasyona giderkenki süreçle de ilgileniyoruz.” diyen Dirk Ahlborn, hyperloop projesini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Washington’da sunma fırsatı yakaladığını söyledi.

Bunların yanı sıra Türk şirketleriyle çalıştıklarını ve Türkiye’de yatırım yapmak istediklerini belirten Ahlborn, Türkiye’nin birçok avantaja sahip olduğunu belirterek “İmalat sanayisi var, makine üreticileri var, Türkiye birçok sektörün küresel çapta tedarikçisi. Türkiye ulaştırma teknolojilerinde hem dijital hem fiziksel bir merkez olabilir.” dedi.

Dirk Ahlborn, İstanbul gibi şehirlerde yönetimlerin beklemek için zamanlarının olmadığını ve bir an önce harekete geçmeleri gerektiğini ifade etti ve son olarak şunları söyledi:

“Eğer bir on yıl daha beklerseniz kördüğüm olur. Çin´de ve Hindistan´da da aynı sorun var. Hyperloop teknolojisi bir gün İstanbul´a inşa edilirse metro hala olacak, vapurlar da hala olacak. Ama yeni sistemler bunlarla iyi iletişim içinde olmalı ve sorunları çözmeli.”

Hyperloop Transportation Technologies CEO’su Dirk Ahlborn’un yaptığı bu açıklamalar, Türkiye’de bir hyperloop projesinin hayata geçirilme ihtimali olduğuna dair önemli bir işaret olsa da en azından yakın gelece böyle bir şeyin gerçekleşmeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak İstanbul’da bir ilçeden başka bir ilçeye geçmenin bile sıklıkla 40 dakikayı geçtiği bir dönemde, İstanbul-Ankara arası yolculuk süresinin 40 dakikanın altına düşmesi ihtimalini düşünmek bile güzel.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sosyal Medya Fenomenleri Satın Alma Tercihlerinde Ne Kadar Etkili?

Hatırlarsanız yakın zamanda reklamlarda ünlü kullanımının etkisinin neden azaldığıyla ilgili bir yazı yayınlamıştık. Bu yazıda bahsettiğimiz “influencer” denilen sosyal medya fenomenleri ile ilgili İstanbul Bilgi Üniversitesi bir araştırma yayınladı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü ve Pazarlama 3.0 editörü Turan Farajova, yürüttükleri “Sosyal Medya Fenomenleri Takipçilerinin Satın Alma Tercihlerini Etkiliyor Mu?” başlıklı araştırma sonuçlarını açıkladı. Araştırma sonuçları, Influencer Marketing yönteminin, ancak etkili seçme ve ölçme araçlarıyla, markalara belirli ölçülerde fayda sağlayabileceğini gösteriyor. Fenomen takipçilerinin, satın alma güçleri ve tavsiyeleri tüketime dönüştürebilme kapasitelerinin, ürün ve fenomen bazında ölçülmesi gerekiyor. Bunun yanında işbirliği yapılan her fenomenle, hangi ürünün, hangi tür paylaşımla daha etkili olabileceğinin de ölçülebilir olması gerekiyor.

Kadınlar erkeklere oranla daha fazla etkileniyor

Ankete katılanların yüzde 70’ten fazlası marka tercihlerinde fenomenlerin rolü olmadığını düşünüyor. Her 100 kullanıcıdan 80’i de son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan herhangi bir markayı satın almadığını ifade ediyor. Aynı konuda kadın erkek ayrımına bakıldığında, kadınların marka tercihi ve satın alma konusunda, izledikleri fenomenlerden daha yüksek oranda etkilendikleri görülüyor.

Kadınların yüzde 42’si marka tercihinde izlediği fenomenlerden etkilendiğini söylerken, erkeklerde bu oran yüzde 20’nin altına düşüyor. Kadınların yüzde 30’u son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan bir ürün veya hizmeti satın alırken, erkeklerde bu oran yüzde 10’lara kadar geriliyor.

“Ben etkilenmiyorum ama başkaları etkileniyor”

Sosyal medya fenomenlerinin tavsiyelerinden etkilenme oranı düşük olmakla birlikte katılımcıların yüzde 77.9’u, kendisi dışındaki bireylerin fenomenlerden etkilendiğini düşünüyor. Bu görüşe bağlı olarak takipçilerin yüzde 64’ü markalar için fenomenle pazarlamayı gerekli görüyor.

Sponsorlu içerikler dikkate alınmıyor

Fenomen takipçilerinin önemli bir bölümü bu hesapları kişisel paylaşımlar için izliyor ve sponsorlu paylaşımları dikkate almıyor. Yaş ve gelir grubuna göre bazı ufak değişimler gösterse de fenomen takipçileri, Influencer Marketing’in belirli sektörlerde etkili olabileceğini düşünüyor. Bu sektörlerin başında da; yeme içme, turizm seyahat, kişisel bakım, sanat, eğlence ve hazır giyim geliyor.

Araştırma sonuçları pazarlama bütçelerinin daha verimli kullanılmasını sağlayacak

Araştırma sonuçlarını değerlendiren İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü; “Amacımız, sosyal medya fenomenleri aracılığıyla yapılan marka iletişiminin, tüketici bazında yansımalarının görülmesini sağlamaktı. Influencer Marketing günümüzün en etkili pazarlama iletişimi yöntemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Gerçekleştirdiğimiz araştırma ise “fenomen” olarak tanımlanan kişilerin, takipçilerinin ancak küçük bir bölümü için “influencer” olabildiğini gösteriyor. Bu nedenle mecranın kullanımı da belirli bir ölçü ve dikkat gerektiriyor. Araştırma sonuçlarının, pazarlama bütçelerinin daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Çok takipçili sosyal medya kullanıcıları aracılığıyla gerçekleştirilen araştırmaya 340 kişi katıldı. Ankete cevap verenlerin yüzde 58’i erkek, yüzde 42’si kadın oldu. Katılımcıların yüzde 31.1’i, 18 – 25 yaş aralığında; yüzde 37.6’sı, 26 – 35 yaş aralığında, yüzde 26.6’sı ise 36 – 51 yaş aralığında yer alıyor. Online olarak gerçekleştirilen anket çalışmasından 3 sorunun test edilmesi için sosyal anket platformu Poltio kullanıldı. Poltio’da 3 ayrı soru için yaklaşık 3 bin yanıt alındı.

İnfluencer marketingde de yavaş yavaş güven kaybı yaşanması dolayısıyla yükselen daha küçük çaplı bir pazarlama yöntemi söz konusu:Micro influencer marketing. Markaların neden micro-influencer’ları daha sık tercih etmesi gerektiği ile ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link