Markanızı Sosyalleştirin, Hemen Şimdi! 8 Adımda Markalar için Dijitalde Hayatta Kalma Rehberi 0

“Dijital Teknolojinin gelişmesi ile Dünya’daki her tüketici ile artık birebir ilişki kurmak mümkün. Daha fazla samimi ilişki kurmak daha da zorunlu hale geldi. Markalarımız ile bu sıkı fıkı ilişkiyi yaratan bir şirket olmak istiyoruz. Ve dijital teknoloji buna olanak veriyor.” Robert McDonald P&G CEO

Robert burada olayı çok güzel özetliyor. Sosyal ağların bilgi edinme ve paylaşma alışkanlıklarımızı nasıl değiştirdiğini markaların sosyal ağları doğru ve etkin bir şekilde kullanımının onlara nasıl doğru rekabet avantajı getirdiğinden bahsediyor.

Türkiye’de sosyal iletişimi başarıyla yürüten markaların sayısı gittikçe artıyor. Hatta Belediyeler bile Twitter hesaplarından iletişime katılmış durumdalar.

v-for-kadikoy_493015

Massacusetss Üniversitesi 2011’de bir araştırma yapmış ve Fortune 500’ dahil şirketlerin %62’sinin Twitter hesaplarında hatırı sayılır derece takipçileri var. Bugünü bir hayal etsenize! Dijitalde varlık göstermek, markanız hakkında tüketicilerin (potansiyel) müşterilerinizin ulaşmak isteyecekleri bilgileri onları doğru bilgilendirerek ve yönlendirerek siz sağlayabilirsiniz. Ünlü bir atasözünde öğütlendiği gibi: “Join the Conversation”

#1 Sosyalleşmeye Şirket Çapı bir Atılımla Başlamak

Yaygın bir şekilde kabul gördüğü gibi sosyal medya farklı bir pazarlama kanalı değildir, aksine çok çeşitli disiplinlerde etkileşim göstermektedir. Bunlar arasında yeni ürün geliştirmeden tutun PR, pazarlamadan, müşteri hizmetlerine kadar birçok alanı dahil edebiliriz. Dijital mecralara şirketin tüm varlıkları ile adapte olmak, bugünün sosyal tüketicisinin talep hızını yakalamak, Olayları olduğu zamanlar içinde değerlendirip tüketici reaksiyonlarını ölçmek açısından önemli bir avantaj sağlar.

#2 Sosyal Medya Amaçlarını Oluşturmak

Tüketici sadakati ve tüketim tercihlerinin %70’inin duygusal faktörlere bağlı olduğunu biliyoruz. Bu nedenle hedef kitlenizin markanızı ya da sizden hizmet almayı istemesini sağlamanız gerekir. Unutmayalım ki tüketiciler her zaman kesintisiz bir şekilde onların sıkıntılarına çözüm bulan, onlara yardım eden markalara değer verirler. Burada dikkat edilmesi gereken iki önemli şey ise amacınızı belirlemenizin hedef kitlenize daha kolay ulaşmanıza ve onları dijital mecralar üzerinden dinlemeye başlamanıza olanak tanıyacağıdır. Unutmayalım ki  yeni ürünlerin artık çoğu şirket tarafından sosyal medya reaksiyonlarına göre şekillendiriliyor.

Sosyal medya planlamanızı iyi yapmanız ve disiplinle takip etmeniniz gerekir ki hedef kitlenizin gözbebeği olayım derken, gözünden düşmeyesiniz.

#3 İyi Bir Dinleyici Olmak

İyi bir dinleyici olmak belki de markaların sosyal medya da yapacakları en iyi hamledir. Kapsamlı sosyal medya dinleme araçları kimlerin sizin markanız hakkında nerede ne zaman ne ve ne şekilde bahsedildiğinden haberdar olmanızı sağlar ve hedef kitlenize uygun strateji ile onları kazanmak adına ulaşmanızın önü açılır.

#4 Kapsamlı Olduğu kadar Odaklanmış Gözlem Yapmak

Artık markanızın her mecrada bahsi geçiyor olabilir. Bunları takip etmeyi yönetmeniz üstüne işe yarayacağını düşündüğünüz bilgilere odaklanmanız gerekiyor. Kapsamlı gözlemlemenin en temel yolu 5N1K stratejisi aslında. Markanız hakkında kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl ve ne için bir şeyler söylemiş bunu bilmeli ve bulduğunuz temel kaynaklara odaklanmalısınız. Eğer hedefiniz müşterilerinizi daha iyi anlayabilmekse diğer sektörlerde ki marka tercihleri de dahil olmak üzere tipik tüketiciniz hakkında geniş çapta anahtar kelime araştırması yapmak size iyi bir içgörü sağlar.

#5 Bağlantı ve Yanıtlarına Değer Kazandırmak

Çoğu tüketici bir ürün kullanırken onu üreten şirketin takibi altında olmayı rahatsız edici bulur. Bağlantı için en iyi yapılabilecek şeylerden biri, hedef kitlenize karşı açık olmaktır. Eğer amacınızın onlara yardımcı olacağınızı söylüyorsanız sizi bir markadan daha fazlası olarak görebilirler. Gerçekçi olun. Bir sorunla karşı karşıya kalan kişinin sorunu çözmesi için sosyal medya yöneticisinden fazlası gerekir. O sorunu çözmekte uzman olan kişi. Doğru insanın yanıt vermesini beklemek alakasız çözümler üretmekten daha iyidir. Satış kaygısı olmadan da bilgilendirin içerikleriniz sorulara yanıt verir özgünlükte olmalı. Asla yalan söylemeyin. İçeriğinizi iki kere kontrol etmek sizi belki de sonsuza kadar sürecek bir geyikten kurtaracaktır. Sosyal mecralarınızda daimi olun. Umursamıyorum demenin diğer yolu da bir var olup bir yok olmaktır. Şunu artık herkesin bildiğine eminim, olayları gerçek zamanlı olarak değerlendirerek üretilen akıllı içerikler, markaların bilinirlik ve akılda kalmalarına inanılmaz fayda sağlıyor.

Brezilya-Almanya-macindan-real time pazarlama

#6 Sosyal Medya Kontrolünü İhtiyacına göre Şekillendirmek

Markan hakkında en çok ne konuda şikayet ediliyor? Hangi ülkelerde ki kullanıcılar ürünlerini kullanırken daha mutlu? İnsanlar hangi ürünlerini ya da hizmetlerini başkalarına öneriyor? Bu soruların cevaplarını data yığınlarını ayıklayarak bulmak yerine. Sosyal kanallarının kontrolünü konulara, ülkelere , yaş grupları ,cinsiyet ve markan hakkındaki düşüncelere ayırarak yapmak işi kolaylaştırmanın yanı sıra daha güçlü öngörüler sağlayacaktır.

#7 Ne Duyduğunu Dikkatli Değerlendirmek

Marka ulaşılabilirliği ve marka hakkındaki düşüncelerin ne kadar önemli olduğunu aşikar. Bu yüzden haftalık ve aylık çapta marka hakkındaki olumlu ve olumsuz düşüncelerle ilgili analizler yapılmalı. Gerçek zamanlı olarak Twitter takipçi sayıları, tweet ve re-tweetler, Facebook yorumları kontrol edilmelidir.

#8 Sürekli Gelişime Önem Vermek

Var olan verileri değerlendirmek sürekli gelişimin yolunu açar.Böylece hangi çabaların olumlu sonuçlandığını ya da marka adına hangi beklentilerin gerçekleştirdiğini hızlıca görme imkanı bulunur. Bu temeli oluşturmak marka için önemlidir. Bunu yaptıktan sonra daha büyük bir araştırma evrenine açılmak daha kolay olur. Bunun dışında etkin sosyal medya kullanımı sektördeki değişiklikleri, trend değişimlerini, rakip analizlerini daha kolay hale getirir. İyi bir analizle diğer markalardan önce hedef kitlenizin daha etkin olmaya başlığı mecralarda varlık gösterebilirsiniz.Bunun dışında dijitalde sürekli etkin olmak, ihtiyaçlara gerçek zamanlı cevap vermek hem hedef kitlede marka adına farkındalık yaratmak adına  hem de rakipler açısından markanın bilinirliğine büyük katkı sağlar.

Peki siz Türkiye’de dijital iletişimi güçlü olan markaların hangileri olduğunu düşünüyorsunuz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link