7 Adımda Twitter’ı Daha Güvenli Kullanmanın Yolları

Sosyal medya, her geçen gün hayatımızın merkezindeki yerini güçlendirirken, “güvenlik” en önemli konulardan biri olarak dikkat çekiyor. Biz de 7 adımda Twitter hesabınızı daha güvenli hale getirmeniz için dikkat etmeniz gereken noktaları sizler için bir araya getirdik. Ancak ayrıntılı ipuçlarını ve daha fazlasını bulmak için Twitter’ın artık Türkçe olarak hizmet veren Güvenlik sayfasına göz atmayı ihmal etmeyin.

1.Güçlü bir şifre kullan: Şifreni rakam ve simge içeren en az 10 karakter uzunluğunda büyük ve küçük harf kombinasyonundan oluşturmak en iyisidir.

2.Giriş doğrulamasını aç: Bu, hesabına sadece senin erişmeni sağlamanın en iyi yoludur. Bu özelliği kullanarak hesabına giriş yapılabilmesi için şifrenin ve telefonunun zorunlu olarak kullanılmasını sağlarsın.

3. Ayarlarını kontrol altında tut: Güvenliğin için ayarlarını daima kontrol altında tut. Örneğin arkadaşlarının e-posta adresini veya telefon numaranı kullanarak seni Twitter’da bulmasını sağlayabilirsin. Ancak seni bulmalarını istemezsen, bu özelliği ayarlarını değiştirerek devre dışı bırakabilirsin.

Fotoğraf Etiketleme ayarlarını doğru yönetmek önemlidir. Bu özellik, başkalarının seni Twitter’daki fotoğraflarda etiketlemesine izin verir. Fotoğraf etiketleme bağlantıda kalmanın mükemmel bir yoludur, ancak daha özel bir deneyim tercih edersen, fotoğraf etiketi ayarlarını kolayca değiştirebilirsin. Üç seçenek sunulmaktadır: (1) herhangi bir kişinin seni etiketlemesine izin ver, (2) yalnızca takipçilerinin seni etiketlemesine izin ver veya (3) kimsenin seni etiketlemesine izin verme.

Konum ipuçlarını verme tercihini de doğru kullanmalısın.Tweet konumun varsayılan olarak kapalıdır, ancak bazı kullanıcılar tweetlerine bir konum (bir şehir veya çevre gibi) eklemek istediklerinden konum hizmetlerini etkinleştirirler. Bu sana bağlıdır.

Direkt mesajlar, Twitter’daki özel mesajlardır. Herhangi bir kişiden ya da yalnızca takip ettiğin kişilerden mesaj almayı seçebilirsin. Tercihlerini değiştirmek için güvenlik ve gizlilik ayarları sayfanı kullanmayı atlama.

4. Üçüncü parti uygulamalarını dikkatli seç: Twitter hesabınla bağlantılı olarak çalışabilecek çok sayıda aplikasyon bulunuyor. Bu uygulamalar Twitter platformunda dışarıdan geliştiriciler tarafından yaratılıyor ve hesabınızla ilgili farklı şeyleri düzenlemenizi sağlıyor. Ancak kullanıcı adı ve şifrenizi isteyen uygulama ve web siteleri konusunda dikkatli olmalısın. Size para ya da takipçi kazandıracağını iddia eden yada hesabınızı verify hale getireceğini iddia eden uygulamalardan uzak durun. Tanımadığınız uygulamaları hesabınızdan silin.

5.Görmek istemediğini sessize al: Twitter’da bazen görmek istemediğin içeriklerle de karşılaşabilirsin. İşte böyle bir durumda sessize alma işlevini kullanarak bir kullanıcının Tweetlerini kullanıcıyı engellemeden zaman akışında gizleyebilirsin. Kullanıcının profilindeki kırmızı sessize alma simgesini yalnızca sen görebilirsin, simge kullanıcının sesini açana kadar orada kalır. En önemlisi de, sessize alınan kişi, kendisini sessize aldığını bilemez. Tweetlerde senden bahsettiğinde hala bildirim alırsın ve sana Direkt Mesaj gönderebilir. Takip etmediğin kullanıcıları da sessize alarak, Tweetlerini bildirim zaman akışından çıkartabilirsin.

6. Engellemekten kaçınma: Engelleme işleviyle bir hesabın Twitter’da seni takip etmesini veya görmesini önleyebilirsin. Bir hesabı engellediğinde, hesabın Tweetlerini göremezsin, hesap da seni takip edemez veya Tweetlerini göremez (hesap çıkış yapmadıkça). Bir kişiyi engellediğinde, senden bahsetmeyi sürdürse bile onu tamamen dışarıda bırakmış olursun. Engelleme bir kullanıcının seni takip etmesini, fotoğraflarda seni etiketlemesini veya Tweetlerine erişmesini engeller. Engellenen bir kullanıcıdan gelen yanıt veya bahsetme, bahsedenler sekmende (her ne kadar bu Tweet aramada görüntülense de) görünmez. Etkileşime girmek istemediğin hesaplardan gelen istenmeyen iletişimi düzenlemenin etkili bir yolu olabilir. Engellenen kullanıcılar, ancak profilini ziyaret ettiklerinde hesaplarını engellediğini görebilirler.

7. Kullanıcıyı bildir: Özellikle engelleme ve sessize alma sonuç vermediği takdirde, sana ya da bir başkasına karşı tacizkar, zorbaca veya tehditkar davranan hesapları bildirebilirsin . Durumu araştırdıktan sonra uygun yanıtı iletiriz. Kendini tehlikenin tam ortasında hissedersen, lütfen hukuk kurallarının icrasından sorumlu mercilere başvur.Hukuk kurallarının icrasından sorumlu mercilerle işbirliği yaparken şunlara dikkat edilmeli:

• Şiddet ya da taciz içerikli mesajlar çıktı veya ekran görüntüsü olarak belgelendirilmeli.

• Endişelenme nedenleri konusunda mümkün olduğu kadar açıklayıcı olunmalı.

• İlgili olabileceği düşünülen eldeki her türlü içerik (diğer web sitelerinden gelen tacizkar davranışla ilgili deliller gibi) sağlanmalı.

• Daha önce alınmış olan tehditlerle ilgili her türlü bilgi sağlanmalı.

 

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Facebook’tan YouTube’a Hamle: Facebook Creator App

Facebook Creator App

Kullanıcı sayısı dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i bile geçen Facebook, geliştirdiği Facebook Creator App uygulaması sayesinde, izleyici kitlesi arasındaki kanaat önderleri (influencer) ile yayınlanan yapımlar arasındaki mesafeyi daha da kısaltmayı hedefliyor.

Uygulama, internet “fenomenlerine” video oluşturma, video düzenleme ve canlı yayın için yeni bir alan açmış olacak. Ayrıca takipçileriyle mesajlaşmalarına ve videolarına dair istatistikleri takip etmelerine de imkân sağlayacak. Uygulama kişisel profiller için geçerli olmayacak, yalnızca Facebook sayfası sahipleri kullanabilecek.

Creator App
Facebook Creator App’ten bir ekran görüntüsü

Facebook’un “fenomenler” için duyurduğu bu yeni ürünü aslında, daha fazla insana ulaşarak başarısını artırmak isteyen birçok internet ünlüsü için hâlâ en önemli sıçrama tahtası olan YouTube ile rekabet etmek istemesi olarak yorumlayabiliriz. Anlaşılan o ki hem YouTube’un bu konumu hem de Snapchat’in içerik üretenler için daha fazla ürün ve hizmet sunacağını açıklaması, Facebook’u harekete geçirmiş görünüyor.

Facebook Ürün Müdürü Fidji Simo, geçtiğimiz günlerde yazdığı blog yazısında, YouTube ünlüsü Markian Benhamou ve Facebook’ta komik içerikler paylaşan Jay Mendoza ile bir araya geldiklerini belirtti. Simo, internette içerik oluşturanların ihtiyaçlarının ve hedeflerinin çeşitlendiğini ve bu kişilerin takipçi kitlesini beslemek için gereken araçlara sahip olmalarının önemli olduğunu yazdı. Facebook bunun yanında, Facebook Creator App uygulamasının içerik üreticileri tarafından nasıl kullanılacağına dair bir internet sitesi de hazırlamış.

Facebook Creator App uygulamasının, YouTube’un hakimiyetindeki video pazarlama alanında Facebook’un da var olması için önemli bir hamle olmması bekleniyor.

Her ne kadar bu uygulamanın geliştirilmesi Facebook için rekabet anlamında önemli bir adım olsa da YouTube’un, platform üzerinde kanalı olanlar için benzer bir kanal yönetimi ve videolardan elde edilen gelirlerin paylaşılmasını sağlayan bir ortak programı var. Ne var ki politik ve kültürel konulara odaklanan birçok YouTube ünlüsünü kapsayan YouTube fenomen topluluğunda, reklamverenlerin reklamların nerede görüldüğü konusuna daha fazla eğilmesinden bu yana, ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. Özellikle de platformun, reklamverenleri düşünerek videoların uygun olmayan içerik taşıyıp taşımadığı noktasındaki aşırı hassasiyeti, YouTube’daki video üreticileri tarafından gelirlerine bir darbe olarak görülüyor.

Faecbook’un, bu yıl başlattığı YouTube benzeri video platformu Watch sayesinde, canlı yayın içinde reklam verme ve talep üzerine video üretimiyle, içerik üretenler ve platformun kendisi için yeni bir gelir kaynağı yaratmayı başarmıştı. Öyle ki Watch, internet ünlüleri için gelecek vadeden bir özellik olarak öne çıktı. Basketbolda ünlü Ball ailesinin Facebook’un Watch platformu üzerindeki şovu Ball In The Family, Jody Steel’in Body Art’ı ve Jay Mendoza’nın Elote Man’ini, bunun ilk işaretleri olarak kabul edebiliriz. Creator App’i de bu stratejinin yeni bir parçası olarak da düşünebiliriz.

Uygulama, canlı yayınlarıyla öne çıkan video içerik üreticilerini çekmede Facebook’un işine yarayabilir.

Gen Z dijital medya ağı bünyesindeki DanceOn’un Yetenek Direktörü ve İnternet Ünlüsü Yöneticisi Cameron Moody ise diğer platformlarla karşılaştırıldığında internet ünlüleri ve içerik üreticiler için Facebook’un hâlâ en az işe yarar platform olduğunu düşünüyor. Moody, her ne kadar Facebook’un YouTube’daki internet ünlülerini çekmesinin zor olacağını söylese de yeni çıkan uygulamanın dev sosyal ağ için önemli olduğunu, özellikle de canlı videolar konusunda onların dikkatini çekebileceğini de sözlerine ekliyor.

Moody canlı yayın yönetiminin yanında uygulamanın ayrıca, video içerik üreten fenomenlerin hem Facebook hem de Instagram üzerinden takipçileriyle mesajlaşmasını sağlamasının da önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek, böylece içerik üreticilerinin takipçileriyle konuşurken uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmayacağını vurguluyor. Uygulama bunun yanı sıra, Facebook’un hikaye özelliğindeki özel çerçeveler ile efektlerini de içerik üreticilerinin yararına sunuyor.

snapchat
Aslında içerik üreticiler ve markalar arasındaki bu kârlı ilişkinin dikkatini çeken yalnızca Facebook ve YouTube değil. Snapchat de bu konuda yeni ürün ve hizmetler sunacağını açıklaması, rekabetin kolay olmayacağını gösteriyor.

Öte yandan Facebook, özellikle de videoda bir yerleştirme için markaların para ödediği içerikleri üretenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeni reklam ürünleri oluşturuyor. İnternet ünlüleri (influencers) pazarlama şirketi olan WHOSAY’in CEO’su Steve Ellis’e göre, içerik üreticileri ve internet fenomenleri, kullanıcıların kayda değer bir deneyim için bu platformları ziyaret etmesi adına cazibe yaratıyor. Ona göre Facebook’un yeni uygulamasının toplayacağı ilgi, markalarla çalışarak gelir elde eden kişilere için işe yaradığı ölçüde gerçekleşecek.

Bakalım Facebook Creator App, Facebook’un video içerik konusunda YouTube ile başa baş bir şekilde yarışmasını sağlayabilecek mi?

Pazarlamacılar Tinder’dan Neler Öğrenmeli?

Tinder’ı kullanmayan, kullanmasa da duymayan kalmadı. Ama yine de kısaca açıklamak gerekirse Tinder; yakınlıklarına bağlı olarak kullanıcıları özelliklerine göre eşleştiren bir mobil “date” uygulaması.

Tinder  2012 yılında piyasaya sürüldüğünden beri kullanıcı sayısı ve popülerliği giderek artıyor. İnsanlar uygulama üzerinden birbirlerinin fotoğraflarını sağa ya da sola kaydırarak iletişim kuruyorlar veya iletişimi reddediyorlar. 2017 itibariyle günlük kullanıcı sayısının 1.6 milyara ulaştığı varsayılıyor. Kullanıcılar günlük ortalama 36 dakikalarını Tinder’da geçiriyorlar ki Tinder’ın tanışma platformu ve geçiş aşaması olarak kullanıldığını düşünürsek bu çok uzun bir süre.

İnsanların neden Tinder’a ihtiyaç duyduğu veya Tinder’ı ne amaçla kullandıkları sosyolojik bir araştırma konusu olabilir. Ancak biz bu yazıda Tinder’ın başarılı pazarlama taktiklerini konuşacağız. Tinder neden bu kadar başarılı oldu?

Tüm reklamcıların, pazarlamacıların bildiği bir şey vardır; tüketici davranışlarında duygular mantıktan önce gelir. Ürün veya hizmet satın alma eylemine karar verdirmek potansiyel tüketicinin duygularına hitap etmekle mümkündür. Tüketimin bugün geldiği noktayı göz önünde bulundurursak satın almanın ihtiyaç ile doğru orantılı olmadığı oldukça açık. Ayaklarımızı korumak için ayakkabıya ihtiyaç duyarız evet ama neden onlarca ayakkabımız var? Sahip olduğumuz araba gerçekten ayağımızı yerden kesse yetiyor mu yoksa rengi, modeli de önemli mi?  Demek ki bizi tüketmeye iten başka sebepler var…

Tüketici iki temel duyguyla hareket eder:

  1. Tatmin olma arzusu.
  2. Acıdan kaçma.

Tinder’ı baz aldığımızda kullanıcılar beğenilerek tatmin olma arzularını gideriyorlar, reddedilmekten korkarak da acıdan kaçıyorlar. Reddedilme insanlık tarihinin başından beri korkulu bir rüyadır. İlkel toplumlarda reddedilme soyunu devam ettirememe hatta uzun vadede dışlanma ölümle bile sonuçlanabiliyordu. Ancak Tinder’da ise reddedilmek söz konusu değil çünkü eşleşmenin sağlanabilmesi için iki tarafın da birbirini beğenmesi gerekiyor. Yani eğer reddedildiyseniz o kişiyle zaten iletişime geçmiyorsunuz. Dolayısıyla konuşma başladığında iki taraf da reddedilmediği, beğenildiği özgüveniyle iletişime başlıyor ve acıdan kaçması gerekmiyor. Tinder başlı başına acıdan kaçma ve haz alma üzerine kurulmuş bir düzen aslında. Tinder’ın başarısının köşe taşlarını da bu tüketici zihniyeti oluşturuyor.

Tinder aslında gerçek hayatın bir mobil yansıması. İnsanlar gerçek hayatlarında hızlı kararlar verirler ve burada ilk önceliği fiziksel kaygılar alır. Bu bir ürün için de böyledir duygusal bir eşleşme için de böyle. Eskiden de böyleydi şimdi de… Görücü usulü evliliklerde bile gelin; damadın annesi, yengesi vs tarafından önce görülür beğenilirdi. Sonra ailesi araştırılır, bilgisi görgüsü öğrenilirdi. Tinder’dan önceki yakın çağa gidersek  “Seni biriyle tanıştıracağım, birbirinize çok uygunsunuz” teklifi hemen “Fotoğrafı var mı?” sorusunu peşinden getirmiyor muydu?

Dış görünüş çok önemli elbet ama yeterli mi? Tabi ki değil. Dışarıdan beğendiniz peki içi nasıl? Neleri seviyor, ortak nelerimiz var, ne konuşabiliriz? İşte burada Tinder’ın başarısı süper hızlı eşleştirmeler. Tek tek okuduğunuz kitapları, sevdiğiniz filmleri, müzikleri yazmanız gereken bir yer yok. Facebook hesabınızla giriş yaptığınız için Tinder sizi zaten otomatik olarak eşleştirir ve zaman kaybetmenize gerek kalmaz.

İnsanların her an her yerde elektronik cihazlarla meşgul oldukları, kitapların önemli yerlerinin altını çizen uygulamalar aracılığıyla kitabı okumak zorunda kalmadan da bilgiyi hap gibi yutabildiğimiz, televizyon izlerken tabletten İnstagram’ı telefonlardan Twitter’ı güncelleyek her şeye aynı anda hakim olabildiğimiz bir çağda yaşıyoruz. Dolayısıyla gönül işlerinin de hızlanması ve güncellenmesi gerekiyordu. Tinder işte tam olarak bunu yaptı ve tüketiciye uyum sağladı. Yani Tinder’ın dünya çapında 36 farklı dilde ve 196 ülkede en çok kullanılan uygulamalardan birisi olmasının altında yatan şey aslında tüketici beklentilerini bu denli karşılayabilmesi ve gerçekçiliği. Tinder’ın bu denli büyümesinin altında, haz, ödül ve acıdan kaçma bileşenleri yatıyor.

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün ve Yarın Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Sadece ilk 50 kişi için geçerli olacaktır
close-link
€42,90 Bugün ve Yarın Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday