2013’te Sosyal Medyanın Durumunu Özetleyen 6 Değerli İstatistik 0

Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da sosyal medya penetrasyonu büyük bir ivme ile arttı. Bu artış, sosyal ağların kullanım oranlarındaki dengeleri de değiştir. Öyle ki, geçtiğimiz yıllarda sıkça kullanılan Myspace, Friendfeed gibi ağlar artık okyanusa salınmış bir şişe misali yanlızlaşırken; Google Plus ve Pinterest gibi ağlar ağırlığını iyiden iyiye hissettirmeye başladı.

Pazarlamasyon olarak 2013’te sosyal ağlardaki en önemli gelişmeleri içeren 6 değerli istatistiği derledik.

1. Yaşlı insanların sosyal penetrasyonu arttı

Sosyal ağlar her ne kadar Y jenerasyonuna hitap ediyo gibi dursa da geçtiğimiz yıl bu durum hatrı sayılır bir şekilde değişti. Öyle ki, 2012’nin ikinci çeyreği ile 2013’ün ikinci çeyreğini kıyasladığımızda Facebook, Twitter ve Google Plus’ın 55-64 yaş arası kişilerdeki kullanım oranı %100’ün üzerinde arttı.

Social-media-facts-figures-and-statistics-2013-5

2. Tumblr Bilmecesi

yahoo-tumblr3Bu yıl içerisinde 1.1 milyar dolara Yahoo tarafından satın alınan Tumblr’ın aylık tekil ziyaretçi sayısı 225 milyonu geçerken, her gün 125 milyon kez görüntülenen site markalar için ne derece cezbedici?

Bu  soruya yanıt vermek için birkaç istatistiğe bakmamız yeterli. Öncelikle geçtiğimiz aylarda ABD’de  100’den fazla sektördeki 10.600 şirkete yapılan araştırmada, şirketlerin sadece 2400’ünün Tumblr’da isim olarak var olduğu gün yüzüne çıktı. Basit bir oranlama yaptığımızda kullanım oranının %25’in altında kaldığını görüyoruz ki bu oran Tumblr’ın kalesi olan ABD için son derece düşük bir rakam.  Ek olarak bu 2400 markanın da 600’ünün hiç bir paylaşımda bulunmadığı da ortaya çıktı. Yani net kullanım oranı %20’ye bile ulaşmıyor.

ABD’de %20’yi bile bulmayan Tumblr kullanımının Türkiye’deki rakamları henüz belli değil. Ancak Tumblr’ın Türkiye’de çok da iyi bir seviyede kullanılmadığını göz önünde bulundurursak şirketlerimizin çok büyük bir kısmının bu siteye rağbet göstermediğini de anlayabiliriz. 2014’te Tumblr’ın durumunu yakından takip edeceğiz.

3. Google Plus Facebook’u Yakalıyor

Google Plus her ne kadar kullanıcılar tarafından Facebook ya da Twitter kadar  yoğun kullanılmayan bir sosyal ağ olsa da, barındırdığı birçok özellik sayesinde sosyal medya pazarlamasının olmazsa olmazı haline geldi. 2011 yılında açılan ve o günden bu yana aylık 540 milyon aktif kullanıcı sayısına ulaşan Google Plus’ın, markaların sosyal medya stratejilerindeki rolü her geçen gün artıyor.

İstatistikler de bu durumu kanıtlar nitelikte. Global’de Facebook’un penetrasyonu %70’ler seviyesinde iken, Google Plus’ın penetrasyonu %50’yi aştı.

Social-media-facts-figures-and-statistics-2013-1

Google’ın tüm hizmetlerini tek bir çatı altında toplamasının ardından Plus’ın önümüzdeki dönemlerde kullanıcı sayısında daha yoğun bir artış bekleniyor.

4.  Twitter gençler için Facebook’tan daha iyi

Eylül 2013′te Piper Jaffray’in, Ortalama yaşları 16.2 olan, 8.650 Amerikan genci ile yaptığı araştırmada, bu yaş grubunda sosyal ağ kullanıcısı olanlar, ilk kez Twitter’ın onlar için en önemli sosyal ağ olduğunu söylediler.

156565

Twitter’ın bu yükselişi oldukça önemli ancak Facebook’un ayağını kaydırırken kendisi de geçen yıllara göre zemin kaybetmiş durumda. Diğer taraftan, Instagram ve diğerleri kategorisi her yıl yüzde 10 artış gösterdi. Diğer sosyal ağları önemli olarak gösteren gençlerin oranı da Bahar 2013′ten Eylül 2013′e kadar önemli bir artış göstermiş durumda. Yüzde 4′ten, 17′lere yükselen oran gençler arasında önemli bir zemin kaymasının yaşandığını gösteriyor. Diğer bir dille, bu sonuçlar Facebook ve Twitter arasındaki mücadeleden daha çok, ikisinin dışında yer alanlarında boş durmadığını ve gençlerden daha iyi reaksiyonlar aldıklarını gösteriyor. Bunu sağlayan en önemli özellikler olarak ise, diğer ağların oturmuş bir sistemleri olmadığından yenilikçi davranarak gençlere yönelik yeni sosyal uygulamalar sunmaları ve bu yeni ağlarda gençlerin ailelerinin bulunmaması gösterilebilir.

Facebook kullanımının gençler arasında düştüğü konusunda bir hata yok. RBC Capital Markets’in araştırmasında 16-18 yaş arasındaki gençleri %41′i, geçtiğimiz yıla göre site üzerinde daha az vakit harcıyor. Bir diğer %35′i de gelecek yıl siteyi daha az kullanacağını düşünüyor. Bu trendin devam etmesi Facebook’un gelecekte önemli problemler yaşamasına neden olabilir.

160253

5. Pinterest en çok yükselen sosyal ağ oldu

2013, Pinterest için altın bir dönem oldu. Geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğine göre kullanım oranı %88 artan fotoğraf odaklı sosyal ağ, önümüzdeki dönemlerde de artış ivmesini koruyacağa benziyor.

Social-media-facts-figures-and-statistics-2013-3

 6. Pinterest satışlar üzerinde en etkili ağ

Bizrate Insights tarafından yapılan araştırma Pinterest’in diğer sosyal ağlara göre satın alım oranlarındaki gücünü kanıtladı. Görselliği ön plana çıkartması sayesinde kısa bir sürede milyonlarca insana hitap eden Pinterest’i, kullanıcılarının %70′i ürünleri keşfetmek ve ne alacakları konusunda esinlenmek için kullanıyor. Bu oran diğer sosyal ağların sonuçları ile karşılaştırdığımızda bir hayli yüksek duruyor. Örneğin  Facebook kullanıcılarının sadece %17′sinin ürünleri keşfetmek için siteye girdiklerini söylüyor.

Araştırmada dikkati çeken bir diğer sonuç ise kullanıcıların sosyal ağları neden kullandığı üzerine. Pinterest kullanıcılarının %67′si son trendleri takip etmek için siteye girdiğini söylerken Facebook’ta bu oran %22′ye kadar düşmüş durumda. Aynı şekilde Pinterest kullanıcılarının %67′si hoşlarına giden şeyleri toplamak amaçlı siteye giriyor.

Bu istatistikler Pinterest kullanıcılarının diğer sosyal ağlara nazaran az olmasına rağmen markalar için ne kadar önemli olduğunun kanıtı. Araştırmadaki diğer istatistikler için aşağıdaki görseli incelemeniz yeterli.

 

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Bugün, 'Blind Date' İndiriminde Son Gün!
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link