2013′e Hakim Olması Beklenen Sosyal Medya Trendleri II

Bir kaç gün önce 2013 yılına hakim olmasını beklediğimiz trendlerin ilk bölümünü yayınlamıştık. Bunları sosyal medya kullanıcı sayısının ve kullanımının artması, özellikle mobil platformlar açısından yeni reklam modellerinin ve kanallarının ortaya çıkması ve markalar tarafından sosyal medya üzerinden verilen desteğin artması olarak belirtmiştik. 2013’e hakim olmasını beklediğimiz diğer trendleri de inceleyerek seriyi tamamlayalım.

Markaların hayran sayfaları küçülebilir

Yazılarımızda sürekli yanıtını aradığımız bir soru var: evet her birimiz onlarca marka sayfasını takip ediyor, beğeniyoruz. Peki en son ne zaman beğendiğiniz yada takip ettiğiniz o markaların sayfalarını ziyaret ettiniz ? Peki ya takip ettiğiniz o markaların son sosyal medya kampanyasını hatırlıyor musunuz ? Bu sorunun cevabı %80’den yüksek bir oranla hayır ! Kullanıcıların artık arkadaşları ve takip ettiği kişiler konusunda daha hassas ve tutucu olduğu bir gerçek. Pew Research’in 2012 yılının başlarında yaptığı ve 2009-2011 yıllarının baz alındığı araştırma da bu savımızı destekler nitelikte. Bu eğilim artık kullanıcıların beğendiği veya takip ettiği marka sayfaları için de geçerli. 2013 yılının çoğu marka sayfası açısından küçülme yılı olabileceği yüksek ihtimal.

Sosyal CRM çok daha fazla önem kazanacak

Markaların müşterileriyle olan ilişkileri bir önceki yazımızda da bahsettiğimiz gibi, markaların farklılaşması ve müşterilerine çok daha iyi hizmet sunabilmesi noktasında dikkat edilmesi ve özenle uygulanması gereken en önemli başlıklardan biri. Özellikle sosyal medya platformlarının, markaların müşterilerini daha iyi tanımak ve onlara yönelik daha sağlıklı stratejiler ve ürünler geliştirmek için ihtiyaç duydukları öz bilgiye ulaşmada hiç olmadığı kadar olarak tanıması, sosyal CRM’in çok daha fazla önem kazanacak olmasının temel göstergelerinden biri.

Geleneksel medya sosyal medyaya çok daha yakın olacak

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımıza giren mobil cihazların her geçen gün günlük yaşama biraz daha entegre olması, alışkanlıklarımızı da bir bir değiştiriyor elbette. Mobil cihazların hayatımızın her anında yer almaya başlamasıyla birlikte televizyon izleme alışkanlıklarımızın da yavaş yavaş değiştiği bir gerçek.

Nielsen’ın araştırmasına göre tablet ve akıllı telefon kullanıcılarının %85’i ayda en az bir kere televizyon izlerken aynı zamanda bu cihazları da kullanıyor. Bu alışkanlığı günlük tekrar edenlerin oranı ise %40 ! Peki bu istatistikler sosyal medya açısından ne ifade ediyor ? 18 – 24 yaş arası kullanıcıların %44’ü ve 25 – 34 yaş arası kullanıcıların %50’ye yakın bir kısmı televizyon izlerken sosyal medya hesaplarını kontrol ediyor, televizyonda ki programla ilgili tweet atıyor, okuyor. Yani kısaca diğer kullanıcılarla etkileşime giriyor. Eskisi gibi televizyonda olan televizyonda kalmıyor, sosyal medyaya taşınıyor. Bu da markaları buna uygun stratejiler üretmeye itiyor. Heineken’in Pazarlama Müdürü’nün e-marketer röportajında dediği gibi: hedef kitlemizi oluşturan 21 – 35 yaş arası kullanıcı kitlesinin %65’i televizyon izlerken bir başka cihaz daha kullanıyor. Bu da bizi buna uygun stratejiler üretmeye itiyor.

2013 yılına hakim olmasını beklediğimiz trendleri iki yazı altında sıraladık. Bunlar elbette birer tahminden ibaret ancak, Neilsen gibi kuruluşların yaptığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkan istatistikler, bu beklentilerimizin büyük ölçüde gerçekleşeceğini gösteriyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Lady Gaga’dan Alınması Gereken 5 Pazarlama Dersi

Sevelim ya da sevmeyelim bugüne kadar onlarca kez adını duymuş, kendisini bir şekilde dinlemişizdir. Gaga’nın sesi, tarzı,  hayatı hakkında illaki bir şeyler biliyoruzdur. Ama şimdi gelin kendisini bu denli üne ulaştıran pazarlama stratejilerden bahsedelim ve bir nebze de olsa ders çıkarmaya çalışalım.

2014 yılında Forbes “Dünyanın En Güçlü 100 Ünlüsü” listesine 33 Milyon dolar geliri ile 19.sıradan giren 30 yaşındaki sanatçının; 24 milyonun üzerinde albüm, 125 milyonun üzerinde single satışı bulunuyor. Ayrıca bugün Lady Gaga 5 tane Grammy alarak müzikal başarısını da kanıtlamış bir sanatçı.Bunun yanı sıra Twitter’da 45 milyona ulaşan takipçisi ve Facebook’ta 67 milyonu geçen beğeni sayısı ile bu sıralar adından fazlaca söz ettiremese de hala ağırlığını koruduğunu ispatlıyor. Bir anda ya da gelişigüzel oluşmadığını bildiğimiz “Lady Gaga efsanesi” gerçeğine stratejik olarak yaklaştığımızda çıkarabileceğimiz dersler neler olabilir isterseniz biraz daha detaylı inceleyelim.

gaga-sequin

1. Hikaye Yaratmak

Hani şu ünlü atasözü hep “Content is King” diyor ya Gaga’da da bu böyle. İnsanların insanları takip edeceğinin bilincide olan Gaga, bir hikaye ve takip edilesi bir karakter yaratmış. “ There is nobody like me and there never was.” (Bana benzeyen kimse yok ve asla olmadı. ) diyen, bunu her kadının da kendisi için söylemesi gerektiğinin altını çizen sanatçı, düzenli olarak kendini güçlü hissettiği konularda konuşuyor ve popülerliğini kaybetmemeyi başarıyor.

lady-gaga-lgbt

Bir taraf seçiyor ve bunun arkasında başarıyla duruyor, Öyle ki farklı oldukları için aşağılanan, toplumda kendini marjinal (dışa itilmiş) hisseden kişilerin en büyük destekçerinden birisi Lady Gaga. Hatta 2012 ‘de Rusya’da bir konseri esnasında LBGT hakları ile ilgili konuştuğu için homoseksüel propaganda iddiasi ile tutuklanma tehlikesi geçirmiş.

Demek ki neymiş, bir taraf seçip, arkasında durmak (ki biz buna pazarlamacada hedef kitle diyoruz) doğru insanları kendine çekmek için kullanılabilecek en etkili yöntemlerdenmiş.

2. %1‘e Odaklanmak

Aslında bu strateji Lady Gaga’nın “sadakat pazarlaması” oluşturmasının tipik bir örneği olarak gösterilebilir. Sosyal medyada milyonlarca takipçisi olmasına rağmen O, hayran kitlesinin sadece %1’ini kapsayan aşırı fanatik hayran kitlesine odaklanarak küçük ama sadık, stabil bir hayran temeli oluşturuyor , onları adeta “WOMM” (ağızdan ağza pazarlama) için yetiştiriyor. Keza Gaga, hayranları ile web-sitesi üzerinden konuşuyor, hayranlarına özel tweetler atıyor. Onlara bedava konser biletleri vererek, konserinde sahneye çıkararak o hayranını  süperstar gibi hissettirerek onların kalbini kazanabileceğini biliyor. Adeta hayranlarının hayranı gibi davranıyor Lady Gaga.

gaga tweet

PS: Burada markalara, şirketlere düşen ders markalarının mesajını hedef kitleye ulaştıracak kendi %1’lerine odaklanmak olabilir.

3. Topluluk Oluşturmak ve Ait Olma Duygusu Yaratmak

Yukarıda bahsettiğimiz aşırı fanatik hayran kitlesi https://littlemonsters.com/ altında toplanarak bu site üzerinde profil oluştuyorlar, fotoğraf , tur ve konser bilgileri vs. paylaşıyorlar. Ayrıca Lady Gaga’da bu websitesi üzerinden hayranları ile haftalık bazda iletişim kuruyor, hayranlarına özel mesajlar yayınlıyor , paylaşımlarına yorumlar yapıyor. Böylelikle kendi hayran kitlesi için oluşturduğu bu online topluluk ile onları bir arada tutuyor , onlara bir isim vererek (Little Monsters) onlara ait olduklarını hissettikleri bir alan yaratıyor.

4. Farklı olmak

Lady Gaga için her ne kadar klişe bir söylem olacaksa da evet, bu kadın farklı! Bu kadın ödül törenine etten elbise ile gelmekte bir gariplik görmüyor. Çılgınca makyajları, benim üzerinde 5 saniyeden fazla duramayacağım ayakkabıları var , konserinde piyanosunu ateşe bile veriyor. Bütün bunların ötesinde O’nun farkını yaratan şey akıllıca bir fark yaratmış olması, bir duruş sergilemesidir. Onun stratejisi insanlara ben farklıyım demek yerine farkı onlara göstermektir

2010 MTV Video Music Awards - Show           lady-g-fire

5. Hakkınızda Konuşmalarını Sağlamak

İnsanlara hakkında konuşacakları malzemeyi en basit yoldan “kendi” sağladığı için o Word of Mouth Marketing (Ağızdan- Ağıza Pazarlama ) kraliçesi. “İnsanlar daima konuşur , haydi onlara konuşacak birşeyler verelim” diyerek kendi stratejisinin bir nevi özetini çıkarmış sevgili Gaga. Öyle şeyler yapıyor ki hakkındaki haberleri istemeseniz bile duymuş oluyorsunuz, zira O sadık hayranları “küçük canavarlarlara” canlı performanslarını ve fotoğraflarını paylaşmalarına izin veriyor, ve karşımıza sürekli yaratıcı içerikle çıkıyor.

lady-gaga-talk

Lady Gaga ve PR ekibi elektriği icat etmedi, sadece günümüz pazarlama koşullarına iyi ayak uydurarak sosyal medyayı da çok iyi kullanarak bunları yaptı. Şimdi sıra buradan çıkaracağımız dersleri markalara uyarlamakta olabilir. Sadık müşteri ve sadakat pazarlamasını nasıl yapmalıyız? Ne kadar iyi, güncel ve şaşırtıcı içerik hedef kitlenizin kalbini çalabilir? “Farklı” olduğunuzu nasıl göstereceksiniz? Son olarak, kendi %1’inizi nasıl bulup onların birbirleri ile ve sizinle iletişimde olmasını sağlayacaksınız ve ağızdan ağıza pazarlamanın nimetlerinden nasıl daha etkili yararlanacaksınız?

Top sizde.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Online Market Alışverişi Pazarı, 4 Yılda 100 Milyar Dolara Ulaşabilir

  • Araştırma şirketi Nielsen, 2022 yılına kadar online market alışverişi pazarının büyüklüğünün 100 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor.
  • Nielsen’in yaptığı araştırmaya göre, son üç ay içerisinde baby boomers jenerasyonu tüketicilerin %44’ü, X jenerasyonu tüketicilerin %55’i ve Y jenerasyonu tüketicilerin ise %61’i en az bir paketlenmiş tüketim ürününü online olarak satın aldı.
  • Tüketici Teknolojisi Derneği’nin yaptığı yeni bir araştırmaya göre, ABD’deki tüketicilerin %60’ı mobil cihazlar aracılığıyla alışveriş yapıyor.
  • Uzmanlara göre, online alışverişin yükselişiyle birlikte gıda perakendecilerinin yüzleşeceği en büyük sorun tedarik zinciri olacak.
  • İlgili Yazı: E-Ticaretin Geleceğine Damga Vuracak 7 Teknoloji ve Strateji

Online alışveriş, birçok sektörde geleneksel mağazacılığın güç kaybetmesine neden oldu. Ancak market alışverişinin bugüne dek bu kapsamın dışında kaldığını söyleyebiliriz. Yine de uluslararası araştırma şirketi Nielsen‘e göre, önümüzdeki dört yıl içinde bu tablo tamamen değişecek. Nielsen, 2022 yılına kadar online market alışverişi pazarının büyüklüğünün 100 milyar dolara ulaşacağını alışveriş yapanların %70’inin o zamana kadar en azından ara sıra online olarak market alışverişi yapacağını tahmin ediyor. Nielsen’in yaptığı araştırmaya göre, son üç ay içerisinde baby boomers jenerasyonu tüketicilerin %44’ü, en az bir paketlenmiş tüketim ürününü online olarak satın aldığını ifade etti. Bu oran X jenerasyonunda %55, Y jenerasyonunda ise %61 idi.

Food Dive’ın bu konuyla ilgili olarak yayımladığı yazıya göre, uzmanlar, online alışveriş yapan kişilerin çok sayıda seçeneğe sahip olduklarını ve cazip olmayan veya verimsiz bir e-ticaret deneyimini tolere etmeyeceklerini belirtiyorlar. Bununla birlikte online alışveriş yapan kişiler, sunulan ürünlerin kalitesine güvenebileceklerini de bilmek istiyorlar. Nielsen şirketinde perakende ve ticari stratejiden sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapan Laurie Raines, bununla ilgili olarak “Güven, değer ve deneyim; masa destekleridir. Müşteriler bunlardan herhangi biriyle ilgili sorun yaşarlarsa, online olmayacaklardır.” diyor.

Mobil Entegrasyonu ve Veri ve Tahmine Dayalı Stok Yönetimi

Aynı zamanda Raines, mobil teknolojinin entegrasyonunun önemine de dikkat çekiyor. Pek çok perakendeci; liste oluşturucuları, dijital kuponları ve diğer işlevleri mobil uygulamalarına eklese de, nispeten pek azı online alışverişe olanak sağlamıştır. Tüketici Teknolojisi Derneği (Consumer Technology Association) tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, bu kaçırılmış bir fırsat. Araştırmaya göre, ABD’deki tüketicilerin %60’ı mobil cihazlar aracılığıyla alışveriş yaparken %67’si ise ek bilgi bulmak için telefonlarını kullanıyor.

Perakende ve paketlenmiş tüketim ürünleri danışmanlık firması olan The Dialogic Group’un CEO’su ve yönetim kurulu başkanı Thom Blischok ve diğer uzmanlara göre, online alışverişin yükselişiyle birlikte gıda perakendecilerinin yüzleşeceği en büyük sorun tedarik zinciri olacak. Sadece mağazaya gelen müşteriler için ürün stoklayan perakende şirketleri, artık online talebi de göz önünde bulundurmak zorunda kalacaklar. Bu süreç iyi yönetilmediği takdirde, marketler kısa süreliğine de olsa ciddi bir stok sıkıntısıyla karşı karşıya kalabilirler.

Stok yönetimi sorununun üstesinden gelmek için gıda perakendecilerinin öncelikle daha iyi veri ve tahmin için yatırım yapması gerekiyor. Thom Blischok’un belirttiğine göre, kendisinin görüştüğü birçok şirket lideri, yanlış verileri topladıklarından şikayet ederken diğerleri de verilerini yönetmek için etkili bir sürece sahip olmadıklarını itiraf etti. Öte yandan tahmin etme, perakendecilerin oldukça yetenekli olduğu bir konudur. Ancak çoğu kez birlikte çalışmayan çoklu sistemler kullanırlar. Nielsen ABD Başkanı Chris Morley de bununla ilgili olarak “Tahmin, genellikle depolarda gerçekten iyidir; ancak bir araya getirilmeleri gerekir.” diyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link