YouTube’da, Haziran Ayında En Çok İzlenen Reklamlar

Google, her ay YouTube’da global ve yerel olarak en çok izlenen reklamların yer aldığı YouTube Ads Leaderboard isimli bir liste yayımlıyor ve bu listede reklamlar, popülerlik oranlarına göre sıralanıyor. Listede yer alan reklamlar; görüntülenme sayısı, izlenme süresi, ücretli görüntüleme (paid view) ve kazanılan görüntüleme (earned view) gibi kriterler göz önüne alınarak sıralanıyor.

Google, Youtube Ads Leaderboard’un haziran ayı listesini yayımladı. Haziran ayında, dünya çapında en çok izlenen reklamlar arasında Apple’ın WWDC 2017’de yayımladığı kıyamet temalı reklamı, Audi’nin Spider-Man: Homecoming temalı reklamı ve Xbox’ın yeni konsolu Xbox One X’in E3 2017’de yayımlanan reklamı ve YouTube’un mülteciler için hazırladığı ve “Bir Mülteciden Fazlası” sloganıyla paylaştığı reklam yer alıyor. Listede yer alan 10 reklamın tamamını aşağıda bulabilirsiniz. İyi seyirler!

10. Clash of Clans – Welcome To The Builder Base

9. Foot Locker – Father’s Day

8. Apple – Appocalypse

7. Disney – Moana as Told By LEGO

6. Audi – Driver’s Test (Spider-Man: Homecoming)

5. Best Fiends – Boot Camp

4. YouTube – #ProudToBe: Celebrate Brave Voices this Pride

3. Supercell – Hay Day 360 Hug

2. Xbox One X – E3 2017 (World Premiere 4K Trailer)

1. YouTube – #MoreThanARefugee

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Video İçerikle Daha Fazla Kullanıcıya Ulaşmanın 7 Yolu

  • Video içeriğin önemi her geçen gün artıyor ve şirketler de bunun farkında.
  • Video içerik üreticisi Wyzowl’un yaptığı “Video Pazarlamanın Durumu 2018” araştırmasına göre, şirketlerin %81’i videoyu bir pazarlama aracı olarak kullanıyor.
  • Araştırmaya göre bir kullanıcı günde ortalama 1,5 saat video izliyor. Araştırmaya katılanların %15’i ise günde 3 saatten fazla video izlediklerini belirtti.
  • İnsanların %72’si bir ürün ya da servis hakkında bilgi edinmek için bir metini okumaktansa video izlemeyi tercih ediyor.
  • Video oynatmalarında mobilin payı %60,3’e ulaştı.
  • YouTube, şu anda Google’dan sonra en büyük ikinci arama motoru konumunda.
  • İlgili Yazı: Videoların Pazarlama Üzerindeki Güçlü Etkisi

Dijital ortamlarda video içeriğin her geçen gün daha fazla önem kazandığı artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. Hatta bu durum, özellikle son birkaç senedir yazılı içeriklerin eskisi kadar rağbet görmemesine bile neden oldu. Son dönemde birçok kişi, YouTube üzerinde kendi bireysel video kanallarını açarak video içeriğin bu popülaritesinden yararlanmaya çalışırken şirketler de hedef kitlelerine ulaşmak için bu kanalı etkin olarak kullanmaya başladılar.

Wyzowl isimli video içerik üreticisinin yaptığı “Video Pazarlamanın Durumu 2018” isimli araştırmaya göre, video içeriğin popülaritesi hem pazarlamacılar hem de tüketiciler arasında hızla artıyor. Aralık 2017’de 570 katılımcıyla (katılımcılar, pazarlama profesyonelleri ve online tüketicilerden oluşuyordu) gerçekleştirilen araştırma sonucunda elde edilen verilere göre, şirketlerin %81’i videoyu bir pazarlama aracı olarak kullanıyor. Wyzowl’un 2017 yılında yaptığı araştırmada, bu oran %63 idi. Ve video pazarlamanın gücünden faydalanan şirketlerin %99’u ise 2018 yılı içerisinde de buna devam edeceklerini ifade etti. Bu zamana kadar video içerikten faydalanmayan şirketlerin %65’i ise 2018 yılı içerisinde video içerikten yararlanmaya başlamayı planladıklarını dile getirdi.

Araştırmadan elde edilen bir başka veriye göre, video içerikler, her geçen gün hayatımızın daha büyük bir kısmını işgal ediyorlar. Araştırmaya katılanların verdikleri cevaplara göre, bir kullanıcı günde ortalama 1,5 saat video izliyor. Buna karşılık katılımcıların %15’i ise günde 3 saatten fazla video izlediklerini belirtti. Bir diğer istatistik ise video içeriğin yazılı içerik karşısındaki gücünü gösteriyor. İnsanların %72’si bir ürün ya da servis hakkında bilgi edinmek için bir metini okumaktansa video izlemeyi tercih ediyor. Bununla birlikte tüketicilerin %83’ü ise beğendikleri bir video içeriği arkadaşlarıyla paylaşmayı düşünebileceklerini belirtti. Bu da video pazarlamanın etkisini gösteren bir başka önemli veri.

Wyzowl’un video pazarlamanın mevcut durumuna ışık tutan araştırmasına göre, pazarlamacılar da video içeriğe fazlasıyla bel bağlamış durumdalar. Araştırma sonucunda, video pazarlama ile ilgili olarak pazarlamacılardan ve tüketicilerden elde edilen diğer dikkat çekici verileri aşağıda sıralıyoruz:

  • Pazarlamacıların %97’si, videonun, kullanıcıların ürünlerini ya da hizmetlerini anlamasına yardımcı olduğunu ifade etti.
  • Pazarlamacıların %76’sı, videonun, satışlarının artmasına yardımcı olduğunu belirtti.
  • Pazarlamacıların %47’si, videonun, destek sorgularının azalmasına yardımcı olduğunu dile getirdi.
  • Pazarlamacıların %76’sı, videonun, trafiğin artmasına yardımcı olduğunu ifade etti.
  • Pazarlamacıların %80’i, videonun internet sitelerindeki kalma süresinin artmasını sağladığını söyledi.
  • İnsanların %95’i, bugüne kadar bir ürün ya da servis hakkında daha fazla bilgi edinmek için açıklayıcı bir video seyretmiş.
  • İnsanların %81’i, bir markanın videosunu izleyerek bir ürün ya da servis satın alma konusunda ikna olmuş.
  • İnsanların %69’u, bir video izleyerek bir yazılım ya da uygulama satın alma konusunda ikna olmuş.
  • İnsanların %85’i, 2018 yılında markalardan daha fazla video görmek istediklerini dile getirdi.

Video İçerikle İşinizi Büyütmenin Yolları

Video içerik, her geçen gün daha değerli bir hale gelirken şirketlere de bu durumdan yararlanmak kalıyor. Peki, şirketler hedef kitlelerine ulaşmak için video içeriklerden ne şekilde faydalanabilirler? Şimdi bu konudaki bazı yöntemleri sizler için sıralayalım.

1. İnternet Sitesindeki Video İçeriklerin Sayısını Artırın

Yukarıda yer verdiğimiz araştırma verilerinden de anlayabileceğiniz üzere, video içerik hem internet sitesindeki trafiğin hem de her bir ziyaretçinin internet sitesinde vakit geçirdiği sürenin artmasına yardımcı oluyor. Bununla birlikte daha önce yapılan birçok araştırmaya göre de videolar, bir internet sitesini arama motoru sonuçlarında ilk sayfaya taşıma konusunda oldukça etkili. Ayrıca bir başka araştırmaya göre, internet sitesi ziyaretçileri video olan sayfalarda 6 kat daha fazla vakit geçiriyorlar. Bu nedenle internet sitelerinde daha fazla video içeriğe yer vermek gerekiyor.

2. Ürün veya Servisinizi Tanıtıcı Videolar Hazırlayın

Wyzowl’un yaptığı araştırmaya katılan insanların %81’i bu zamana kadar bir markanın videosunu izleyerek bir ürün ya da servis satın alma konusunda ikna olmuş. Bununla birlikte araştırmaya göre, insanların %72’si bir ürün ya da servis hakkında bilgi edinmek için bir metini okumaktansa video izlemeyi tercih ediyor. Bu iki önemli veri, markaların sahip oldukları ürünü ya da servisi tanıtacak bir video içerik üretmeleri zorunluluğuna işaret ediyor. Bunun yanı sıra ürünün ya da servisin nasıl çalıştığını anlatan bir video paylaşmak da upuzun bir açıklama metni paylaşmaktan çok daha iyi bir seçenek.

3. Paylaştığınız Videoların Mobil Uyumlu Olduğundan Emin Olun

Statista’nın paylaştığı verilere göre, tüm dünya çapında 2013 yılının üçüncü çeyreğinden beri dijital video oynatmalarında mobilin payı giderek artıyor. 2013 yılının üçüncü çeyreğinde %14 olan video oynatmalarındaki mobil payı, 2017 yılının dördüncü çeyreği itibarıyla %60,3’e ulaşmış durumda. Bu nedenle çeşitli platformlarda paylaştığınız videoların mobil cihazlarda düzgün bir şekilde izlenebildiğinden emin olun.

4. Referans Videoları Yayımlayın

Yeni müşteriler kazanmak için halihazırda ürünüzü ya da servisinizi kullanan müşterilerinizi referans göstermek kadar iyi bir yöntem yoktur. Bu nedenle ürününüz ya da servisinizden memnun kalmış olan sadık müşterilerinizin deneyimlerini paylaştıkları videolar yayımlamak, potansiyel müşterilerinizin ürününüz ya da servisiniz hakkında iyi bir izlenim edinmesini sağlayacak ve satın alma aksiyonuna yönelme ihtimalini büyük ölçüde artıracaktır.

5. YouTube’un Gücünden Faydalanın

Günümüzde video içerik denince akla ilk gelen platform olan YouTube, şu anda Google’dan sonra en büyük ikinci arama motoru konumunda. Bu da YouTube’un, markanızı ön plana çıkartmak için iyi bir vitrin olduğu anlamına geliyor. Bununla birlikte YouTube videoları Google’da üst sıralarda görüntüleniyor, ki bu da videolarınızın görüntülenme ihtimalini artırıyor. Ayrıca YouTube üzerinden internet sitenize trafik çekme imkanı da YouTube’un sağladığı bir başka avantaj. Tabii, YouTube’un bütün bu nimetlerinden faydalanmak için öncelikle anahtar kelime araştırmanızı doğru yapıp hedef kitlenizin ilgisini çekebilecek videolara yer vermeniz gerekiyor.

 

6. Sosyal Medya Sitelerinde Videoları Native Olarak Paylaşın

Markanızın Facebook ve Twitter hesaplarında bir videonun YouTube bağlantısını paylaşmak yerine, o videoları doğrudan platforma yükleyerek o şekilde paylaşmak, paylaştığınız videonun görüntülenme ve etkileşim sayısının büyük oranda artmasına yardımcı olacaktır. Hem Facebook hem de Twitter’da bu şekilde paylaşılan videoların otomatik olarak oynatılması, bu videoların diğer paylaşımlardan daha fazla öne çıkmasını sağlıyor. Özellikle Facebook, son dönemde video içeriklere daha fazla ağırlık verdiği için bu taktiğin orada daha fazla işe yaradığını söyleyebiliriz.

7. Canlı Video Yayınları Yapın

Evet, video içerikler her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Ancak video içerikler içerisinde de son dönemde canlı video yayınları ön plana çıkıyor. YouTube’un yanı sıra Facebook ve Twitter da (Periscope) kullanıcılarına canlı yayın yapma imkanı sunuyor. Ancak bu noktada YouTube ve Facebook’un daha fazla ön plana çıktığını söyleyebiliriz. Canlı video yayınları, markalara doğrudan hedef kitleleriyle iletişime geçme imkanı tanıdığı için büyük önem taşıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Lipton’un “Konuşalım Artık” Araştırması Yayınlandı

  • Lipton’un TV’de yayınlanan ve uzunluğuyla adından söz ettiren reklam kampanyası “Konuşalım Artık” için yapılan araştırma  sonuçları yayınlandı.
  • Araştırmaya katılanların yüzde 92’si yüz yüze iletişimi “daha gerçek, kaliteli ve tatmin edici” olarak tanımlarken, insanların artık yeterince sohbet etmediğini de söylüyorlar.
  • Katılımcılar fiziksel yakınlığın güven ve mutluluk hissi verdiğini söylerken 10 kişiden 9’u iletişimin azalmasının yalnızlık hissini artıracağını, samimi sohbetlerin ise hayatı zenginleştirdiğini ifade ediyor.
  • Reklama ilgili yazıdan ulaşabilirsiniz; Lipton Türkiye’den Türk Televizyon Tarihinin En Uzun Reklamı

Lipton’un Türkiye’nin 12 ilinden 800 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği “Konuşalım Artık Araştırması” sonuçlarına göre dijital ortamlarda iletişimin artmasına rağmen hala yüz yüze iletişim daha değerli bulunuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 92’si yüz yüze iletişimi “daha gerçek, kaliteli ve tatmin edici” olarak tanımlarken, insanların artık yeterince sohbet etmediğini de söylüyorlar. “Paylaşmak” kelimesi ise insanlar arası paylaşımlardan çok “sosyal medyada içerik paylaşımı” olarak algılanıyor.

Tüm dünyada çay tutkunlarının vazgeçilmezi olan Lipton, “hayatı fark et” platformu altında hazırladığı ve yakın çevremizdeki insanlarla kurduğumuz iletişimin hayatımıza kattığı değere vurgu yaptığı “Konuşalım Artık” kampanyasıyla dikkatleri üzerine çekmişti. Lipton bu kampanya kapsamında gerçekleştirdiği araştırma ile de Türkiye’nin iletişim alışkanlıklarına daha yakından bakıyor. Türkiye’de 12 ilden 800 kişinin katıldığı araştırma sonuçları, internette daha çok paylaşımda bulunsak da hala yüz yüze iletişimi daha değerli bulduğumuzu ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 92’si yüz yüze iletişimi daha “gerçek”, “kaliteli” ve “tatmin edici” olarak tanımlarken 10 kişiden 9’u ise yüz yüze iletişimin azaldığını ifade ediyor. Araştırmanın katılımcıları yüz yüze iletişimi azaltan unsurlar arasında artan sorumluluklar, hayatın hızlı temposu ve şehirleşmeyi gösteriyor.  Bu nedenlerin arkasında ise zamansızlığın ve sosyal medyanın hayatımızdaki insanlarla temasta kalmayı kolaylaştırmasının yer aldığını belirtiyor. 10 kişiden 8’i aile fertleriyle iletişim kurmak için kaliteli zaman ayıramadığını, aynı ortamda çalışan insanların ise paylaşımlarının sınırlı olduğunu ifade ediyor.

Yüz yüze iletişim eksikliği sosyal bağları zayıflatıyor

Katılımcılar fiziksel yakınlığın güven ve mutluluk hissi verdiğini söylerken 10 kişiden 9’u iletişimin azalmasının yalnızlık hissini artıracağını, samimi sohbetlerin ise hayatı zenginleştirdiğini ifade ediyor. Katılımcılara göre “paylaşmak” kelimesi daha çok “sosyal medya üzerinden bir şeyler paylaşmak” olarak anlaşılıyor.

“Sosyal bağların kalitesi” ve “yalnızlık” dünyanın gündeminde

Sosyal bir varlık olan insanların günümüzde kurdukları sosyal ilişkilerin ve bağların kalitesi ve doyuruculuğunun yanı sıra bu alandaki eksikliklerin yarattığı yalnızlık duygusu dünyanın gündeminde yer alıyor. Bu sebeple de insanların çevre ile kurduğu bağlara ve iletişimin hayatları üzerindeki etkisine odaklanan pek çok araştırma gerçekleştiriliyor. Anlamlı ve yüz yüze iletişim eksikliği insanlarda yaygın bir şekilde “yalnızlık” duygusu uyandırıyor. Yalnızlığın hayatımızdaki insan sayısının azlığıyla ilgili olmadığının, kalabalık hayatlar yaşarken de sosyal bağların zayıflığı nedeniyle yalnız hissedebileceğimizin altını çizen uzmanlar, bu durumun fiziksel sağlığı da etkileyebileceğini söylüyor.

Prof. Dr. Üstün Dökmen: “Sosyal medya çok etkili bir iletişim aracıdır; ancak telefonla görüşmek veya yüz yüze görüşmek de en az bu kadar etkili bir yoldur.  Çünkü yüz yüze iletişimde daha zengin duygu alışverişinde bulunabiliriz.”

Üstün Dökmen: Mutluluğun temelinde insan ilişkileri yatıyor

İletişim kurmanın insanlığın yaşam kalitesini artıracağını ifade eden psikolog, yazar ve eğitimci Prof. Dr. Üstün Dökmen, “İletişim karşılıklı bir etkileşim sürecidir. Etkili iletişim bireyin kendisini tanımasına, tutumlarının farkında olmasına olanak sağlar. İnsanlar sorunlarını ancak iletişim ortamlarında fark edebilir ve çözerler. Yani iletişim kişinin bireysel anlamda gelişmesinin anahtarlarından biridir” dedi. Yeni teknolojilerin hızla geliştiğine ve farklı iletişim platformları sunduğuna da dikkat çeken Dökmen, sözlerine şöyle devam etti: “Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insan insana iletişim gelişiyor ancak bir yandan da yüz yüze iletişim geriliyor. Sürekli çevrim içi olsak da derinliği olan paylaşımlarımız azalıyor. Oysa ki mutlu olmamızın temelinde yatan en önemli faktörlerden biri ise çevremizdeki insanlarla aramızdaki tatmin edici ilişkiler. İnsanlarla bir arada oldukça konuşuyor, kafa kafaya verip fikir alışverişinde bulunuyor ve bilgiler ediniyoruz; yani gerçek anlamda zenginleşiyoruz. Kurduğumuz sosyal ilişkilerin ve insanlarla aramızdaki bağların hem zihinsel hem de fiziksel sağlığımızı etkilediğini unutmamamız gerekiyor”.

“Günlük telaşlar arasında çok az iletişim kuruyoruz”

Lipton’un DNA’sında “sosyalleşmek” olduğunu vurgulayan Lipton Pazarlama Direktörü Gamze Öztoygar Masia, Konuşalım Artık Araştırması’nı da bu sebeple gerçekleştirdiklerini ifade etti: “Günlük telaşlar arasında farkında olmadan çok az iletişim kuruyor, çok az gerçek paylaşımda bulunuyoruz. Oysa ki hayatımıza değer katan anlar sevdiklerimizle bir araya geldiğimizde kurduğumuz bağlarda ve paylaştıklarımızda saklı. Yaptığımız araştırma ile bu iç görümüzün toplumsal olarak da karşılığı olduğunu bir kez daha gördük. İletişim yaptığımız işin bir parçası çünkü çay insanları birleştiren, sohbetlere ortam sağlayan bir aracı. Biz bu sebeple insanlara hayatlarına anlam katan anların ve tecrübelerin daha fazla farkına varmaları için ilham vermeyi amaçlıyoruz. Bu yıl iletişim platformu olarak belirlediğimiz ‘hayatı fark et’ çatısı altında gerçekleştirdiğimiz #KonuşalımArtık kampanyasıyla herkesi bu değerli anlara daha fazla odaklanmaya, daha fazla paylaşımda bulunmaya çağırıyoruz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link