Bu Yaz Herkes Elinde Bir ‘America’ Tutacak!

Belçikalı firma Anheuser-Busch InBev, Kasım ayında gerçekleşecek başkanlık seçimlerinde Amerika’ya desteğini göstermek amacıyla ünlü bira markası Budweiser’ın 330ml şişe ve kutu bira tasarımında değişikliğe gitti. Böylelikle Budweiser geçici bir süreliğine kendi ismini kullanmak yerine America ismini kullanacak.

23 Mayıs’tan itibaren yeni şişe ve kutu tasarımı ile tüketicinin karşısına çıkacak olan Budweiser, “ Budweiser ve Amerika’nın ortak değerleri olan özgürlük ve özgünlüğü kutlamak için ” 8 Kasım ‘a kadar bu tasarımı kullanacak. Tasarımda bu değişiklik “Amerika Sizin Ellerinizde” kampanyası kapsamında yapılacak.

Daha öncede pazarlama çalışmalarında vatanseverlik imgesini sıklıkla kullanan Budweiser geçtiğimiz yıl Özgürlük Anıtı’nı şişe ve kutularında misafir etmişti. Belçikalı bira markası bu sefer de şişe ve kutuların üzerinde “1776’dan bu yana bölünmeyen bir bütün” gibi bazı ifadelere de yer vermeyi planlıyor.

Yeniden markalama kararının arkasındaki kreatif direktör ise “Bizler Budweiser’dan daha ikonik ve Amerika’dan daha ikonik başka bir şey düşünmedik.” diyor.

Budweiser 44

Hafta sonunu bahçesinde barbekü partisi ile geçirirken ellerinde soğuk biralarını tutmaktan daha Amerikan olan şey Budweiser’a göre elinde ‘America’ yazan bir bira tutmak gibi görünüyor.

Amerika Birleşik Devletleri Olimpiyat Oyunları sponsoru da olan Budweiser’ın her zaman Amerika’yı şişelerinde somut bir hale getirmek için uğraştığını belirten yetkililer ise “140 yıldır biralarımızın tutkuyla demlendiği bu muhteşem coğrafyayı böyle selamlamak bir onurdur” dedi.

Bununla beraber “Amerika Ellerinizde” kampanyası kapsamında Budweiser bütün yaz boyunca, 4 Temmuz kutlamaları, the Copa America Centenario futbol turnuvası, Ulusal Park Servisi’nin 100 yılı 2016 Rio Olimpik ve Paralimpik Oyunları’nda billboardlar, muraller , dijital içerikler ve perakende kısmında yapılacak tanıtım çalışmaları ile geçici isimleri Amerika ile adlarından söz ettirmeyi hedefliyorlar.

Vatansever imajı ile bir süreliğine Amerika olarak seslenilecek olan Budweiser Amerika Birleşik Devletleri’nde oldukça ciddi bir pazar payına sahip. Bazı kesimler tarafından heyecanla karşılanan isim değişikliği bazı kesimlerde de şimdiden ciddi tepkilere yol açtı.

Kampanyaya asıl gelen tepkiler ise Budweiser markasının artık bir Amerikan markası olmaması üzerinde yoğunlaşıyor. Amerikan bile olmayan bir markanın yaptığı bu isim değişikliği bu nedenle samimi bulunmuyor haliyle.

Peki sizler markanın bu kararını nasıl buluyorsunuz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

IKEA’dan 450 Milyon Dolara Satılan Leonardo da Vinci Tablosuna Gönderme

Geçtiğimiz hafta ünlü ressam Leonarda da Vinci’nin Salvator Mundi isimli tablosu bir açık artırmada 450 milyon dolara satılmış ve bu rakam, tablonun bugüne kadar satılan en pahalı sanat eseri unvanını almasını sağlamıştı. Tablonun ünlü ressama ait olması ve bu denli yüksek bir rakama satılması nedeniyle de bu olay, geçtiğimiz haftanın önemli haberleri arasında kendine yer bulmuştu. Sürekli olarak pahalı şeylerle ilgili göndermelerde bulunan İsveçli mobilya üreticisi IKEA, tabii ki bu fırsatı da boş geçmedi ve bu olayı bir reklam malzemesi olarak kullandı.

Daha önce moda markası Balenciaga’nın 2145 dolardan satışa sunduğu ve IKEA’nın 99 cent’lik çantasına benzeyen çantaya göndermede bulunan IKEA, Acne isimli reklam ajansını hazırladığı yeni reklam kampanyasında, muhtemelen söz konusu bir sanat eseri olduğu -ve de tarihin gördüğü en iyi ressamlardan birine ait olduğu- için ürünün fiyatına odaklanmadı. Bunun yerine tablonun çerçevesine odaklandı.

Bu reklam kampanyası için hazırlanan görselde, IKEA‘nın Virserum isimli altın sarısı rengindeki ve 9,99 dolar fiyat etiketine sahip çerçevesine yerleştirilmiş Salvator Mundi tablosu ön plana çıkartılırken tablonun altında “Bir tablo için 450 milyon dolar harcadığınızda, ama çerçeveyi beğenmediğinizde…” ifadesi yer alıyor.

Bu noktada milyon dolarlık tablolar satın alan hangi sanat düşkününün bu tabloları 9,99 dolarlık çerçevelere yerleştirmek isteyeceği sorusu akıllara gelebilir. Ancak tabii ki, burada vurgulanmak istenen şey bu değil. IKEA sadece her zaman olduğu gibi bu olaya farklı ve mizahi bir açıdan yaklaşmış. Başka bir deyişle, IKEA’nın olayın popülerliğinden yararlanarak güzel bir gerçek zamanlı pazarlama örneği sergilediğini söyleyebiliriz.

Markalar Neden Micro-Influencer’larla Daha Sık Çalışmalı?

Reklamlarda ünlü kullanımına güvenin azalmasıyla ve sosyal medyanın her geçen gün daha fazla alanı kaplamasıyla hayatlarımıza giren “influencer” kavramından daha önce bahsetmiştik.

İnfluencer kelimesi dilimize daha yeni yeni oturmuşken daha farklı ve etkili bir pazarlama taktiği ile karşı karşıyayız: “Mikro-influencer marketing.”

Micro-influencer’lar, influencer’lara nazaran sosyal mecralarda çok daha az takipçi sayısı ve bilinilirliği olan, alanlarında uzman ve sosyal medyayı aktif kullanan kişilerdir. Takipçi sayıları ile ilgili kesin bir sınır olmamasıyla beraber genelde 1000’den az veya 1000-50.000/100.000 arası takipçileri mevcut olabiliyor. Ama mikro kalmaları için milyonlara ulaşmamaları gerekiyor.

Peki markalar neden Micro-influencer’ları daha sık kullanmalı?

  • İstatistiklerde de görüldüğü gibi influencer’ların etkileşim oranları takipçi sayıları ile ters orantılı. Bunun sebebi ünlü kişilere ve macro-influencer’lara göre alanlarında daha profesyonel kişilerden oluşmaları ve haliyle takipçi kitlelerinin de konu ile alakalı, daha bilinçli kişiler olması. Yani ürün veya hizmet için doğru kişiyi seçtiyseniz hedef kitlenizi tam on ikiden vurdunuz demektir.
  • Micro-influencer’lara ayrılacak bütçe ünlülere ve milyonlarca takipçisi olan influencer’lara göre çok daha cüzi bir miktar olacaktır.
  • Micro-influencer’ların takipçileriyle etkileşimleri daha fazladır. Çift yönlü iletişimleri daha kuvvetlidir. Tüketiciler akıllarındaki soruları sorduğunda geri dönüş alma ihtimalleri çok daha yüksektir. Bu durum takipçilerin hem influencer’a hem de markaya sadakati arttıracaktır.
  • Daha az kitleye hitap eden micro-influencer’lar samimiyetlerinden ötürü takipçilerin satın alma kararlarını etkileyebilirler. Önerdikleri bir ürün veya hizmete güven çok daha üst boyutlarda olacaktır.
  • Micro-influencer’ların samimiyetleri markanızın da samimi algılanmasını sağlar. Tüketici ihtiyaçlarına ve fikirlerine öncelik verdiğinizin bir göstergesi olacaktır.
  • Micro-influencer’lar ünlülere kıyasla daha az sponsorlu reklam içeriği paylaşırlar dolayısıyla bu da reklamın etkileyiciliğini ve güvenilirliğini arttıran bir unsurdur.

Genellikle belli bir spor dalı ile uğraşan, belli bir sanat dalı ile ilgilenen, herkese hitap etmeyen ürün veya hizmetlerin hedef kitleleri sınırlıdır. Kendi konunuz ile ilgili doğru kanaat önderini seçerseniz onu takip eden kişilerin sayısı az da olsa doğrudan bu sınırlı uğraşlarla, işlerle ilgilenen kişiler olacağından tüketici ile etkileşiminiz çok daha fazla olacaktır.

Sorulması gereken soru aslında şu; Daha fazla insanın reklamımı görmesi için ünlülerin paylaştığı reklam içerikleri yeterince etkileşim alıyor mu? Bu demek değil ki her zaman fazla takipçi az etkileşim demektir. Milyonların ilgisini çeken bir ürününüz var ise, çok büyük ve genel bir marka iseniz milyonlara hitap etmeniz son derece normal ama sınırlı bir kitleye hitap ediyorsanız verdiğiniz reklamı milyonların görmesine ihtiyacınız yok, doğru kişilerin görmesine ihtiyacınız var. Bunun mantığı çok basit aslında, başımız ağrıdığında bütün ilaçları içmiyoruz sadece ağrı kesici içiyoruz ve ağrımızı kesiyor.

Kamp eşyaları üreten bir firmanın sadece takipçi sayısı çok olduğu için Demet Akalın’a reklam vermesi mi yoksa takipçi sayısı 15.000 olup kamp tatillerini paylaşan bir micro-influencer’a reklam vermesi mi daha fazla etkileşim sağlar?

 

 

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Kalan Kontenjan: 22
close-link
€42,90 Bugün Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday