Yaratıcı Reklam Kampanyası İçin İşe Alınan 4 “Profesyonel Aylak”

The ODD Company isimli kreatif ajans, geçtiğimiz günlerde TUI Nordic isimli İsveç merkezli seyahat şirketi için bugüne kadar yapılmış en ilginç reklam kampanyalarından birini hazırladı. Bu reklam kampanyası için “profesyonel aylak” arandığına dair bir iş ilanı yayımlandı. Hatta bu reklam kampanyasına özel olarak yine profesyonel aylak isminde bir internet sitesi bile açıldı. İş ilanının üst metninde şu ifadeler yer alıyordu:

Hiç işte uyuyakaldın mı? Tatilde olma fikri hoşuna gidiyor mu? Parayı seviyor musun? Öyleyse okumaya devam et.

İş ilanının açıklama metninin bir kısmında ise şunlar belirtiliyordu:

“İdeal aday, ne pahasına olursa olsun mümkün olduğu kadar az şey yapmaktan büyük bir gurur duyar ve daha güneşli günlerin hayalini kurma konusunda gıpta edilecek bir yeteneğe sahiptir. (…) Başkaları ile etkileşime girme konusunda hiçbir ilginin olmaması ve çoklu görev için zerre kadar yeteneğin bulunmaması faydalıdır, ama bir gereklilik değildir.”

“Fakeation Beach” isimli reklam kampanyası için açılan bu iş ilanına, 14 Ocak itibarıyla 26 ülkeden toplamda 5.435 başvuru yapıldı. The ODD Company’nin belirttiğine göre, bu kampanyanın amacı, oldukça ihtiyaç duyulan tatil hissi konusunda İsveç’i ikna etmekti. Bu amaçla bu iş için seçilen 4 kişi, 22 Ocak – 4 Şubat tarihleri arasında, her gün sabah 7’den akşam 7’ye kadar Stockholm Merkez İstasyonu içerisinde yer alan camdan yapılmış bir odanın içerisinde şekerleme yaptılar, kitap okudular ve güneşlendiler.

Bu reklam kampanyasının yapıldığı sıralarda, İsveç’teki ortalama hava sıcaklığı -4 dereceydi. Bununla birlikte ocak ayının sonlarında, İsveç’te günün sadece 7-8 saati hava aydınlık oluyor. Reklam kampanyası için özel olarak hazırlanan cam odadaki ortam ise 28 derece hava sıcaklığından tutun da, yerdeki kuma ve şezlonglara kadar İspanya’nın Mallorca adasındaki Playa de Muro plajından esinlenilerek hazırlanmıştı. Yani bu reklam kampanyasıyla, insanların o dönemde fazlasıyla ihtiyaç duyabildikleri güneşli tatil günleri onlara hatırlatılarak içlerindeki tatil dürtüsü harekete geçirilmeye çalışılıyordu.

Reklam kampanyası kapsamında yapılan bu kısa süreli işteki çalışma şartlarının da hiç fena olmadığını söyleyelim. Belirtildiğine göre, bu iş için seçilen 4 profesyonel aylak, saat başına 20 dolar ücret alırken bir yandan da aynı bir tam pansiyon tatildeymiş gibi istedikleri gibi yiyip içebiliyorlardı. Ayrıca etraflarında sürekli olarak onlara hizmet etmekle görevli çalışanlar bulunuyordu. Belki de işin en güzel yanı, bu 4 kişi istedikleri bir yerde iki kişilik gerçek bir tatil yapma hakkı elde ettiler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Kurumsal Şirketler Narköy’de Yeni Çağın Terimi “Ekonovasyon” ile Tanışıyor

Organik pazarlar, “sürdürülebilirlik” kavramının birçok şirketin sözlüğüne girmesi, LOHAS – Lifestyles of Health and Sustainability gibi yeni terimler, sosyal sorumluluk yarışına girmiş dev şirketler… Dünyanın kaynaklarını adeta sömürürken bu kadar “kazanmanın” aslında kaybetmek olduğunu fark etmeye başlayan insanların rotayı daha temiz bir geleceğe çevirmek için faaliyete geçirdikleri birçok kavramdan sadece bazıları. “Daha karlı” olmayı finansal gelir artışı ile tanımlayan bir ekonomik sistemde onlarca yıl geçirmiş insanoğlu, gerçek karın teknolojik ve ekonomik gelişimin yanı sıra uzun vadeli bedensel ve ruhsal sağlıkla elde edildiğini, dünyanın gittiği yerin aslında kendisinin de destinasyonu olduğunu anlamaya başlıyor. İşte bu noktada, Nar Eğitim ve Danışmanlık kurucusu Ozan Kuşcu’nun hayatımıza kattığı ve “ekonovasyon” olarak adlandırdığı yeni bir terim hayatımıza giriyor.

“Smart” Olmayan SMART Hedefler Yerine Ekonovasyon

Ekonovasyon; ekolojik-ekonomik-inovasyon kavramlarını bir araya getiren ve gerçek, devamlılığı olacak başarının ölçümlenebilmesi için finansal verilerden çok daha fazlasına bakılması gerektiğini savunan bir terim. Yıllardır işletme okullarının giriş derslerini himayesi altına almış SMART hedefler kavramının artık o kadar da “smart” olmadığını iddia ediyor. Zira dünyanın kaynaklarının hiç bitmeyeceğini ve insanların para kazandıkları sürece başka şeyler talep etmeyeceklerini varsayan bu hedefler, insanlarda uyanmaya başlamış çevresel farkındalığı da bir gün üzerinden para kazanacak hammaddeler elde edemeyecek olma ihtimallerini de göz önüne almayan yetersiz hedefler olarak kalıyor.

Uzun Vadeli Gerçek Fayda Kazanmak…

Peki, bu yeni kavramı hayatımıza uygulamak ne demek? İlk olarak sürekli sonuca odaklanmamızı öğütleyen eski moda bakış açısını geride bırakıp sürece odaklanmak, bunun için de bir işe başlamadan önce değerleri ve prensipleri belirlemekdemek. Enerji sektöründe başarılı olma sonucuna ulaşmak için dünya petrol rezervlerini sınırsızca kullanan ve bu yolda ekosisteme verdikleri zararı umursamayan onlarca enerji şirketi, bugün imajlarını korumak için milyon dolarlık sosyal sorumluluk projeleri yapsalar da insanları samimiyetlerine ikna edemiyorlar ve temiz enerjiye olan talep hızla artıyor. Oysa ekosistemi de kendi finanslar karları kadar korunması gereken bir değer olarak görüp son yıllarda yöneldikleri temiz enerji sistemlerine 50 yıl önce yönelmiş olsalar, hem kendileri hem de dünyamız ve insanlar için “daha karlı” bir iş modeli oluşturmuş olurlardı.

Daha tek bir çivisi bile çakılmadan ekonovasyonu işletmesinin temellerine koymuş bir girişim aradığımızda ise Nar Eğitim ve Danışmanlık’ın girişimi Narköy karşımıza çıkıyor. Ekosisteme zarar vermeme prensibinden vazgeçmeden tasarlanan Narköy; organik tarım yapan bir çiftlik, ekolojik bir otel ve deneyimsel öğrenme sağlayan bir eğitim merkezi. Narköy’de toprağın doğal dengesine zarar vermemek adına yapılar, çelik konstrüksiyonlar üzerine kurulmuş ve yağmur suları arıtılarak duşlar için ve buradan gelen suda yine arıtılarak organik tarım arazisini sulamak için kullanıyor. Ozan Kuşcu, bazı misafirlerin havuz talebi olsa da, tonlarca suyu boşa harcamadan ve klorla kirletmeden bir havuz yapma yöntemi bulunana kadar bu fikirle ilgilenmediğini, bunun yerine üstü güneş panelleriyle kaplanacak bir açık otopark fikri için kaynak ayırmayı düşündüğünü söylüyor. Tüm tesisin teknolojik inovasyonların sunduğu arıtma ve temiz enerji sistemleri ile donatılmış olmasının yanı sıra Narköy’ün neredeyse tüm gıdasal ihtiyaçları organik tarım arazilerinden ve bünyesinde yer alan çiftlikten temin ediliyor. Bu sayede sürdürülebilir bir iş modeli ortaya konuluyor.

Narköy’den Pazarlama Dünyasına Dersler

70’li yıllarda fonksiyonelliğe, 80’li yıllarda duygusal argümanlara odaklanan pazarlamanın, 2000’li yıllarla birlikte geldiği nokta ise deneyim yönetimi. Bunu kalıcı kılmanın yolu ise çok yönlü hedefler ve sürdürülebilir/arkasında durulabilir bir yaklaşım sergilemek. Kurumsal hayatın bize çizdiği 21. yüzyıl profilinden çok uzak bir gelecek hayali kurmuş olan Narköy ailesi, başka bir yaşam şeklinin mümkün olduğunu misafirlerine de hissettiriyor. Yarattığı çok yönlü ve istikrarlı konsept ile Narköy’ü deneyimlemiş herkesi kendisine bağlayarak deneyim yönetiminin güzel bir örneğini sergiliyor ve aslında pazarlama departmanlarının esas amacını, değerlerini ve ekosistemi koruyarak gerçekleştiriyor. Yeni bir işe, bir projeye başlarken sadece ne almak istediğini değil, hangi prensiplerinden vazgeçemeyeceğini ve bu vazgeçilmez prensipler için hangi bedelleri ödemeye hazır olduğunu söyleyebilecek bir pazarlama bakış açısının, her daim kazanan olacağını gözler önüne seriyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir konkordato haberi daha: BETA Ayakkabı konkordato istedi

  • Türkiye genelinde 50 mağazası bulunan Beta Ayakkabı konkordato talep etti.
  • Beta’nın başvurusu, Hotiç ve Yeşil Kundura’dan sonra sektörün üçüncü önemli başvurusu oldu.
  • Hotiç’in konkordato kararı için tıklayınız.
  • Yeşil Kundura’nın konkordato kararı için tıklayınız.

BETA Ayakkabı Yönetim Kurulu Başkanı, Taner İkiışık, Ankara Ticaret Mahkemesine yaptıkları başvuru sonrası yazılı açıklama yaptı. Taner İkiışık, Hürriyet’e açıklamasında şunları kaydetti:

“Türkiye’de sanayileşme sürecinin hızlandığı 70’li yıllarda espadril üretimi ile temellerini attığımız ve 1980’de üretime geçerek ülkemize bir Türk markası olarak değer katan Beta, bildiğiniz üzere 1985 yılında Nişantaşı’nda açılan ilk mağazası ile perakende sektörüne adım attı. Bu heyecanlı süreç bizim için yeni bir dönemin başlangıcıydı. Ve her zaman daha ileriyi hedefleyerek, büyüme yolunda inançla yürümeye devam ettik. Bu hedef doğrultusunda 1986 yılında ilk ihracatımıza Amerika Birleşik Devletleri ile başladık. Şirketimiz için tarihi olan bu adımla, çok sayıda Avrupa Birliği ülkesinin kapılarını araladık. Geldiğimiz nokta itibariyle şu anda yılda 300.000 çift ayakkabı üretmenin ve bu rakamın yüzde 85’ini dünyanın farklı yerindeki müşterilerimize ulaştırıyor olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
YILDA 1 MİLYON YAKIN MÜŞTERİYE HİZMET
Tasarımlarımızda renkli ve farklı bir çizgi yakalayan ve bunu ürettiğimiz ayakkabılarda adeta bir imza haline getiren Beta olarak bugün, Türkiye’de toplam 400 çalışanımız ve 50 mağazamız ile online kanalımızla yılda 1 milyona yakın müşterilerimize hizmet veriyoruz.
Konkordato kararını, Beta Ayakkabı Yönetim Kurulu Başkanı, Taner İkiışık kamuoyuna duyurdu.
ÖDEMELERDE SIKINTI BAŞLADI
Yarım asra yaklaşan tarihimizde Türkiye ekonomisine değer katmak ve ihracat ile de ülke ekonomisine fayda sağlamak için adımlar attık. Ancak son dönemde piyasalarda yaşanan TL’deki değer kaybı, nakit akışı sıkışıklığı, AVM’lerde kiralamaların döviz üzerinden yapılması gibi nedenlerle şirketimiz ödemelerinde kademeli olarak sıkıntı yaşamaya başladı. Geçtiğimiz aylarda hiç kamuoyuna aksettirmediğimiz fabrikamızda gerçekleşen yangın da tüm bu gelişmeler ile birlikte bizleri zor bir döneme soktu. Bir talihsizlik sonucu yaklaşık 6 ay önce fabrikamızda gerçekleşen yangına karşın, 1 ay içinde yeni makinalar satın alarak ve gerekli düzenlemeleri yaparak müşterilerimize hiç hissettirmeden yolumuza yeniden devam ettik. Fakat artık içinde bulunduğumuz süreç, ticari faaliyetlerimizi de etkiler hale geldi. Piyasa koşullarına uyum sağlamak adına, mevcut ödeme yapımızda sürdürülebilir değişikliklere gitmek, bazı tedbirler almak ve yasal süreçleri devreye koymak adına Yönetim Kurulu kararı ile yeniden yapılandırma sürecini başlatmış bulunmaktayız. Bu doğrultuda  gerçekleştirdiğimiz konkordato talebimiz gereğince, ilgili mahkemenin tedbir kararı aldığını açıklamak isteriz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?