Turkcell’in Yeni Reklam Yüzleri “Emocan”lar Oldu

Turkcell’in uzun yıllardır kullandığı animasyon karakteri ‘Cellocan’ın yerine ‘Emocanlar’ geldi. Reklam filmi yayına giren Turkcell Emocanlar, 6 farklı Emocan karakterinden oluşuyor.

Turkcell kurulduğu günden bu yana büyük beğeni toplayan kimi zaman eğlenceli, kimi zaman duygusal reklamlarına bir yenisini daha ekledi. Turkcell’in yeni reklam yüzleri Emocanları tüm Türkiye’yle tanıştırmak üzere hazırladığı reklam filmi ekranlardaki yerini aldı. 7’den 70’e herkesin kendisinden bir şeyler bulacağı 6 farklı Emocan karakteri, tüm Türkiye’nin iletişim ve teknoloji ihtiyaçlarına en uygun teklifleri sunmak üzere ekranlarda boy gösterecekler.

 

ismail-butun-emocan

Emocan karakterinin Turkcell reklamlarının yeni yüzü olacağını belirten Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İsmail Bütün, şunları söyledi:

‘’22 yıldır sektörün lider markası olarak her zaman müşterilerimizi odağımızda tutuyor, seslerine kulak veriyoruz. Emocanları yaratırken de müşterilerimizin iç görülerini dinledik, ünlü birini seçmek yerine herkesin çok seveceğine inandığımız 6 kendine özgü karakter ile karşılarına çıkmayı tercih ettik. 7’den 70’e herkesin kendisinden bir şeyler bulacağı Emocanlar sayesinde halkımızın markamızla olan gönül bağını arttırmayı hedefliyoruz.”

İşte Turkcell Emocanlar:

zeki-emocan

 

 

Zeki Emocan: Emocanların en akıllısı. Hesabını bilir, kaliteden ödün vermez. Karşılaştığı olay ne olursa olsun, onun mutlaka akıllıca bir çözümü vardır

 

 

 

pamuk-emocan

 

Pamuk Emocan: Emocanların en iyi kalplisi. Kötülük nedir bilmez. Tam bir Pollyanna’dır. Karşılaştığı olaylara hep pozitif tarafından bakar

 

 

 

 

 racon-emocan

 

Racon Emocan: Emocanların en ağır abisi. Babacan tavırlarıyla dikkat çeker, delikanlılıktan ve harbilikten asla ödün vermez.

 

 

 

 

sefa-emocan

 

 

Sefa Emocan: Emocanların en keyfine düşkünü. En yakın arkadaşları internet ve yemeklerdir. Üşengeç tavırlarıyla dikkat çeker.

 

 

 

organik-emocan

 

 

Organik Emocan: Her şeyin doğalını sever. İnsana ve doğaya saygı duyar. Kocaman yüreğinde herkese muhakkak bir yer vardır. Duygularını gitarıyla dile getirmeyi çok sever.

 

 

 

tistis-emocanTıstıs Emocan: Emocanların en endişeli, en ürkeğidir. Karşısına çıkan hemen hemen her şeyden ürker fakat arkadaşları daima onun yanındadır.

 

 

 

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Ekonomi ve Taraftar Ekseninde 2018 FIFA Dünya Kupası

Sonu çift rakamlarla biten her yılda olduğu gibi, yeni bir kupanın zamanı geldi: FIFA Dünya Kupası 2018.

Türk futbol seyircisi olarak her 2 yılda 1, Avrupa Şampiyonası veya Dünya Kupasını yakından takip ediyoruz. Her ne kadar ülkemiz düzenli olarak bu turnuvalarda yer alamasa da, günde 4 canlı karşılaşma izleme olanağı yaratan bu etkinliklere yaz sezonunun 1 ayını ayırıyoruz.

Organizasyonların ele alınabilecek birçok boyutu var. Araştırmalara “sports mega events” olarak geçen bu etkinliklerin ekonomi ve taraftar eksenini ele almaya çalışacağım.

Ekonomi anlamında etkinlikler her dönem büyüklüğünü artırma eğilimini sürdürüyor. Organizasyonun ev sahibi şu ana kadar bir dünya kupası için gerçekleştirilen en yüksek harcamayı yaptı. Organizasyon için toplam 14.2 milyar Amerikan Doları harcadılar. Bu harcamalar arasında ulaşım, altyapı, konaklama ve stadyum inşaatları en yüksek payı aldılar. Rusya, 2010 yılında dünya kupasını düzenleme hakkını elde ettiğinde planlanan bütçenin tam 12 katı daha fazla harcama yaptı!

Yapılan tüm harcamalar Rusya’ya önemli bir altyapı ve turizm gücü kazandıracak. Buna karşılık turnuvadan elde edilen tüm gelirlerin ülke ekonomisine en fazla 2 aylık bir katkı yapacağı belirtiliyor. 8 yıllık çalışma ve harcamalar, 2 aylık bir süreçte girdi olarak ülke ekonomisine katkı sağlayacak.

FIFA Dünya Kupası, 2000’li yılların başından beri “sponsorların dünya kupası” olarak eleştiriliyor. Bu eleştirinin temelinde sponsorların beklentilerinin taraftar beklentilerinden daha önemli görülmesi etkili. Ayrıca yüksek sponsorlu etkinliklerin sporun ruhunu çürüttüğü de iddia ediliyor. Visa, McDonalds, Budweiser gibi bilinen sponsorların yanına bu sene en çok sponsorluk desteği Çin menşeili işletmelerden geldi. Çin ve Hindistan futbol yatırımlarını artırıyor. Bunun temelinde futbola olan ilginin artışı var ve “ürün yaşam seyri” yükselme aşamasında görülüyor. İngiltere futbol ligindeki forma sponsorlarına ve saha kenarındaki reklam tabelalarına dikkatli bakarsanız Uzakdoğu pazarına yönelik reklamlara rastlayabilirsiniz. Turnuvada tüm sponsorluk harcamaları 2 milyar Amerikan Dolarına yaklaşıyor.

Dünya Kupası için yaklaşık 1.5 milyon biletli seyircinin katılımı beklenirken, biletsiz ve turizm amaçlı ülkeye gelecek turist sayısının bu rakamdan daha fazla olacağı öngörülüyor. Ülkemizde “passolig” adı altında yürütülen biletleme sisteminin bir benzeri bu sene Rusya’da kullanılacak. Buna göre seyircinin bilet alması yeterli olmuyor ve devlet tarafından kurulan taraftar sistemine kayıt yaptırıp isimlik çıkartmak gerekiyor. Bu isimlikler olmadan statlara giriş yapılamıyor. Uluslararası bir organizasyonda güvenlik kaygısının geldiği noktayı anlamak için önemli bir ayrıntı… 64 maçlık bu serüvende seyircinin yerine getirmesi gereken yeni bir sorumluluk oluşturuldu.

Taraftar kimlik sistemi stat içinde holigan aktiviteleri azaltmak için yapılan bir uygulama olarak görülüyor. Fakat stat dışındaki taşkınlıkları önlemek için sağduyu ile birlikte güvenlik kuvvetlerine büyük sorumluluk düşüyor.

Son olarak, turnuvaya bahis işletmeleri tarafından bakalım. Günümüzde futbol, sadece taraftarlık veya futbol severlik hisleriyle takip edilen bir spor olmanın ötesine geçti. Özellikle futbol maçlarına yapılan bahisler giderek artıyor. Küresel düzeyde 2018 FIFA Dünya Kupasında 3.3 milyar Amerikan Dolarına yakın bahis yapılacağı öngörülüyor.

4 yılda 1 düzenlenen bu futbol etkinliğinde durum, etkinliğe nereden bakmak istediğinize göre değişiyor. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

IKEA’dan Donald Trump ve Kim Jong-Un’a “Silahlarla Savaşmayın, Mobilya Yapın” Çağrısı

12 Haziran 2018, ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un arasında Kuzey Kore’nin nükleer silahlandırılması konusundaki tarihi toplantısına ithafen IKEA bir Facebook postu yayınladı. 

Marka, vidaları sıkıştırmaya yarayan bir alyan anahtarı fotoğrafının yanınada “inşaat silahı 0 Dolar” şeklinde bir espri ile birlikte postun altında da “Mobilya yapalım, savaşmayalım” postu paylaştı.

IKEA tek bir alyan anahtarıyla çok anlamlı bir post yayınlayarak savaşa ve silahlanmaya karşı olduğunu belirtti. ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un’a bedava olan alyan anahtarıyla savaşmak yerine mobilya yapmalarını teklif etti.

İlgi gören Facebook postunun altına Jin Spade’dan ilginç ve güzel bir yorum gelmiş: “Ya Ikea bir ülke olsaydı?”. Ardından Ikea da bu yoruma cevap vermekte gecikmemiş ve; “Alyan anahtarının yardımıyla bir şeylerin dağılmadığından emin olacağız.”

IKEA ilginç ve zekice reklam kampanyaları ile sık sık gündeme gelen bir marka ancak bu sefer herhangi bir ürününü tanıtmak yerine dünya barışına katkıda bulunmak istemiş. Siz ne düşünüyorsunuz, beğendiniz mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link