Televizyon Reklamı Harcamalarındaki Düşüş Sürüyor

Televizyon reklami

Televizyon reklamı için ayrılan bütçeler düşse de, Pivotal Research’ün yayınladığı rapora göre, bunun tek nedeni dijital pazarlamanın yükselişi ve fayda-maliyet oranı açısından başarısı değil.

Zira rapor, televizyon reklam piyasasının dev oyuncularının on yıldan fazla bir süredir bu platforma ayırdıkları bütçenin giderek azaldığına işaret ediyor. Televizyon reklam pazarı, parayı sokağa atmış gibi görünmek istemeyen pazarlamacılar arasında oluşan karamsarlıktan ötürü can çekişiyor.

Nitekim, televizyon reklam harcamaları bu yılın üçüncü çeyreğinde de gözle görülür şekilde düştü. Kablosuz teknoloji ve televizyon programlarını kaydetme yöntemlerinin gelişmesinin yanında, insanların çoğu zaman kafalarını akıllı telefonlardan kaldıramadıklarını da göz önüne aldığımızda, bu düşüş şaşırtıcı olmasa gerek.

tv reklam
Rapor, yaygın görüşün aksine, televizyon reklamlarındaki bütçe azalışının dijital pazarlamadan kaynaklanmadığını öne sürüyor.

Pivotal Research’te görevli Kıdemli Analist Brian Wieser tarafından yayınlanan yeni rapora göre, medya tüketim alışkanlıklarının değişmesinin ve televizyon reklam bütçelerinin düşmesinin nedeni, teknoloji veya pazarlama ekiplerinin reklam bütçesini daha çok internete ayırması değil.

Rapor, bunda asıl sebebin, televizyon reklamcılığına on yıllardır para akıtan dev firmaların, uzun bir süredir daha az kaynak ayırmasından kaynaklandığını savunuyor. Amazon’un etkisiyle alt üst olan dev perakendeciler ile ev yapımı biralar karşısında büyük sıkıntılar yaşayan dev bira markaları ile sağlıklı beslenmenin öne çıkmasıyla eski çekiciliğini kaybeden meşrubat ve atıştırmalık markaları, bunun en açık örnekleri olarak karşımıza çıkıyor.

Rapor, televizyon reklamlarındaki düşüşü, açıkladığı istatistiklerle daha net bir şekilde ortaya koyuyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ulusal televizyon reklamı harcamalarındaki yüzde 2’lik düşüş, yerel televizyon kanalları bazında yüzde 6 olarak gerçekleşmiş. Genele baktığımızda ise televizyonun toplam reklam harcamaları içindeki payı yüzde 31’den yüzde 29’a düşmüş ki bu da her yıl yüzde 4 civarında düşüşe yola açıyor.

tv commercial
Her ne kadar dijital pazarlama yöntemleri ve dijital reklamcılık bugün revaçta olsa da bazı riskleri de beraberinde getirdiğinden televizyon reklamları ayakta kalmayı başardı.

Yani kısacası, televizyon reklamı harcamalarındaki düşüşün temeli, bu piyasayı baskın olarak kontrol eden dev markaların zayıf pozisyonda olmasına dayanıyor. Bu zayıflık da reklam bütçelerini ya tek haneli artışlara ya da düşürmeye zorluyor. Wieser bununla birlikte, dijital medyanın televizyon reklamı pazarından parayı çektiğini ve dijital pazarlamanın tek hanenin üzerinde artışlarla büyüdüğünü de kabul ediyor.

Öte yandan dijital alandaki reklamlar istikrarlı bir şekilde büyüse de pazarlama uzmanlarını korkutan belli başlı riskleri hâlâ gidermiş değil. Zincirleme küçük aksilikler birikip büyük risklere dönüşebiliyor. YouTube’da verdikleri reklamların izlenme sayısı yüksek pedofili videoların yanında gözükmesi riski gibi büyük tehlikeler, dev markaların pazarlama ekiplerini bugün de tir tir titretiyor.

Wieser bunların yanında, dijital pazarlamanın hâlen e-ticaret şirketleri ile küçük ve orta ölçekli pazarlamacıların yer aldığı bir alan olup olmadığının tartışmalı olduğunu belirtiyor, televizyon reklamlarına ayrılan bütçelerdeki düşüşün buna bağlı olmadığını düşünüyor.

Araştırma raporu, televizyon izlenme oranlarının düşmesinin, reklamverenler tarafında ciddi bir karamsarlığa yol açtığını ve bunun yakın zamanda sona eremeyeceğini ortaya koyuyor. Esasen reklamverenlerin de televizyon reklamları için fazla harcama yapmak istememesinin altında bu yatıyor.

Şüphesiz ki Netflix başta olmak üzere birçok çevrimiçi yayın platformunun kaliteli içerikler sunması, televizyon kanallarını bugüne değin yaşamadıkları farklı ve keskin bir rekabet içine soktu. Rapordan yansıyan veriler ve yapılan çıkarımları da bunun doğal bir sonucu olarak yorumlayabiliriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Haşlanan Kurbağa Olmak Televizyondan Sonra Radyonun da Kaderi Mi?

Kaynar suya atılmasıyla birlikte can havliyle fırlayan kurbağa ile su dolu kabın yavaş yavaş kaynatılmasıyla ölüme mahkum edilen kurbağanın hikayesi hepimizin malumu. Zaman içerisinde yavaş yavaş değişen koşulların kurbağayı ölüme kadar götürdüğü bu durum, her ne kadar bugün yaşadığımız dünyada içinde bulunduğumuz durumla kısmi bir paralellik gösterse de, insanoğlu olarak biz ölmeyi değil bu duruma adapte olmayı seçmişe benziyoruz.

Bugün onlarsız bir hayat düşleyemediğiniz araç ve hizmetlere bir bakın. Instagram, WhatsApp, YouTube, Netflix? Nasıl oldu da 10 yıl önce adını bilmediğimiz, varlığından haberdar olmadığımız bu garip isimler hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline dönüştüler? Sahi biz ne zaman “Cep telefonu olmadan nasıl yaşıyorduk yahu?” demeye başladık. İçinde bulunduğunuz suyun sıcaklığını hissediyor musunuz?

Yavaş yavaş gerçekleşen bu dönüşüm elbette insanoğlunun teknolojiye olan açlığı ve aşkıyla açıklanabilir ve dayanılabilir bir yapıya bürünse de, biz pazarlamacılar için bugüne kadar hiç bu denli yoğun bir formuyla karşılaşılmamış zorlu bir durumun da işaretçisi. Her gün farklılaşan ve çeşitlenen reklam kanalları, her birinin kendine özgü dinamikleri, tüketicilerin değişen tüketim alışkanları derken, bugün pazarlamacıların önlerindeki en büyük meydan okumalardan biri şüphesiz reklam kanalları özelinde geleceği öngörebilmek.

Peki tüm bu olan bitenle kurbağanın ya da radyonun ne ilgisi var? Yıkıcı bir değişimin artçı sarsıntıları zaman içerisinde kendini gösterirken, yani su yavaş yavaş kaynama noktasına ulaşırken, televizyonun YouTube ve Netflix karşısında mağlubiyete doğru giderken oluşturduğu sismik dalgaların bir benzerini bugün podcastler karşısında radyoda görüyoruz.

Devir artık kişisel deneyim devri. Bugün özellikle Y ve sonrası kuşaklar için televizyon gibi sınırları kati, kalın çizgilerle çizilmiş bir mecranın varlığı, dikte edilmiş içerikler doğrultusunda kabul edilebilir bir yapıdan çıkmış durumda. Bu kuşaklara mensup hiçbir kimseyi akşam saat 8’de televizyon karşısına geçirip, bir dizi uğruna o ekranın karşısında saatlerce oturtamazsınız. Onlar ne zaman, nerede, hangi içeriği, ne kadar tüketmek istiyorsa o kadar tüketen, aracın arka koltuğundan kalkıp, sürücü koltuğuna oturmuş yeni nesil tüketici.

Radyoda da durum bundan farklı değil. Ülkemizde bilinirliği her ne kadar diğer ülkelere nazaran sınırlı olsa da, podcastlerin yarattığı dalgayı görmemek mümkün değil. Radyonun, başkaları tarafından çizilmiş sınırları içine hapsolmayı reddeden, ne zaman, nerede, hangi içeriği, ne kadar dinlemek istediğini kendi seçen, radyonun doğasında yer alan statükoyu kabul etmeyen yeni nesil tüketici, podcast gibi kendi beğenileri doğrultusunda özelleştirerek dinleyebileceği alternatif bir mecraya kaymış durumda.

Radyo televizyonla aynı kaderi paylaşmanın eşiğinde. Dünya hızla değişiyor, su giderek ısınıyor, doğal seleksiyon reklam kanallarında da yaşanmaya devam ediyor. Önümüzdeki yıllarda podcastin hızlı yükselişine, radyonun ise artık nostaljik bir öğe olmasının dönüşüne şahit olacağız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Doğu Avrupa’nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı “Digitalzone” 18-19 Ekim’de 6. Kez İstanbul’da!

Teknolojinin bu denli hızlı bir şekilde gelişmesi sayısız yeniliği de beraberinde getirerek hayatlarımızda etkilerini bir bir göstermeye başlıyor. Son dönemlerde adından sıkça söz ettiren bir etkinlik olan Digitalzone da bu gelişmelerin en önemli sonuçlarından biri. Zeo Agency tarafından düzenlenen ve önceleri yalnızca SEO içerik konularına odaklanılan oturumlarda artık 360 derece dijital pazarlama konuları da yer alıyor. Kaliteli konuşmacıları ve ilgi çekici konularıyla Digitalzone konferansı 2018 yılına da damgasını vuracak.  

Konferansta 15’ten fazla sektör lideri konumundaki konuşmacılardan en yeni trendleri öğrenme deneyiminin yanı sıra elde edeceğimiz networkle hem kendinizi hem de şirketinizi daha ileri bir noktaya taşıyacağınıza eminiz. Tüm detayların düşünüldüğü Digitalzone’da, 18 – 19 Ekim’de simultane çeviri de olacak. Eş zamanlı çeviri sayesinde yabancı dil engeli ortadan kalkacak ve farklı dilden birçok insan tek bir noktada buluşacak.  

MENA bölgesinin en büyük SEO ajansı Zeo Agency tarafından; içerik.com, Kariyer.net, sliConf, GoDaddy, Deepcrawl, SEOmonitor sponsorluğunda düzenlenen konferansın ilk gününde içerik hakkındaki tüm sorularınıza cevap bulabilirsiniz. Yazılı ya da görsel içeriklerin fikirlerinin doğumundan büyüyüp gelişmesine kadar en ince detayların konuşulacak. İçerik pazarlaması, video pazarlaması, kullanıcı deneyimi ve sosyal medya pazarlaması gibi güncel konuların yer alacağı 18 Ekim günü sonrasında aklınızdaki ‘’içerik’’ kavramının değişimine çok şaşıracaksınız.  

Takvimler 19 Ekim’i gösterdiği zaman ise konferans Search başlığı altında devam edecek. PPC reklamları, çağımızın en çok duyulan isimlerinden biri olan arama motoru optimizasyonu, arama motoru pazarlaması ve sosyal medya reklamları hakkındaki tüm detaylar meraklısıyla buluşacak. Ufkunuzu açmak, dijitalleşme yolunda ilk adımı atmak ve teknoloji dünyasının sırlarını öğrenmek için yapmanız gereken tek şey konferanslara katılmak.  

‘’Dijital değişiyor’’ diyen Zeo Agency, yeni dünyanın içerisinde yol gösterici olmaya devam ederken sektörüm nabzını tutmaya da devam ediyor. Dijital pazarlamayı avcunun içi gibi bilen katılımcılarıyla Doğu Avrupa’nın en büyük dijital pazarlama konferansı sıfatını alan Digitalzone, Türkiye’ye bambaşka bir pencere getiriyor. Alanında uzman isimlerin engin bilgilerini ve deneyimlerini paylaştığı oturumların ülkemizde gerçekleşmesinin gururunu deneyimlemek için acele edin. Dijital dünyada ben de varım diyorsanız ve geleneksel yöntemlerden yana şansınızı fazlasıyla kullandıysanız artık açılan bu pencereden kahvenizi elinize alıp bakmanın zamanı gelmiş demektir.  

Kimleri Dinleyeceğiz? 

Zeo Agency tarafından düzenlenen Digitalzone18 her yıl beklentilerin üstüne çıkmayı başarıyor. Bu yılda başarılı bir konuşmacı listesine sahip olan konferans önemli isimleri ağırlamaya hazırlanıyor. Konferans süresince işlenecek konular ve konuşmacılara bir göz atalım: 

18 Ekim İçerik gününde; 

  • Facebook’tan Rıza Selçuk Saydam ‘’Başarılı Ürün Geliştirme Yöntemi: Anla, Sapta, Gerçekleştir’’ 
  • Silverthorn Agency’nin kurucusu Laura Crimmons ‘’Başarılı Bir İçerik Pazarlaması Projesi İçin Kılavuz Yaratmak’’ 
  • Shift6’nın kurucusu Lexi Mills ‘’ SEO ve İçerik Pazarlamasıyla Başarılı Bir PR Stratejisi  Yaratmak’’ 
  • Aira’dan Matthew Kay ‘’Hedef Kitlenizin Deneyimini Gerçekleştirecek İçerik Stratejileri’’ 
  • Videonun önemli ismi Phil Nottingham ‘’Etkin Video Pazarlama Stratejileri ile Dönüşümünüzü Arttırın’’ 
  • Zeo’nun kurucusu Yiğit Konur ‘’Makine Öğrenmesi: Etkili SEO ve İçerik Stratejisi İçin Yeni Bir Yaklaşım’’ 
  • GoDaddy’den Selina Bieber ‘’ Görünürlük ve Kalıcılık İçin Güvenlik: Online Güvenliğin Yükselişi’’ 

konularıyla sahnede olacaklar. 

Keyifli bir içerik üretimi konferansından sonra 19 Ekim’de de sahneyi birbirinden başarılı isimler paylaşmaya devam edecek: 

  • Elephate’in CEO’su Bartosz Góralewicz ‘’İleri Seviye Teknik SEO Stratejileri’’ 
  • Mobile Monkey’in kurucusu Larry Kim ‘’Unicorn Marketing: Tüm Pazarlama Kanallarından 10x Gücünde Verim Almak’’ 
  • SEObserver’ın kurucusu Kevin Richard ‘’Google Sıralama Faktörleri: Makine Öğrenme Temelli Analizler’’ 
  • Polemic Digital’in CEO’su Barry Adams ‘’Google News Optimizasyonu ile Haberlerinizle Ön Planda Olun’’ 
  • Google’ın sempatik ismi Fatih Özkösemen  ‘’Google’ın Gözünden: Arama Dünyasındaki Son Gelişmeler’’ 
  • Yine Google’dan Gary Illyes ‘’Google Görsel Aramaları Efektif Kullanmanın Yolları’’ 
  • MobileMoxie’nin kurucu yöneticisi Cindy Krum ‘’Mobil Öncelikli İndeksleme: Tüm Kurallar Değişiyor Mu?’’ 
  • Innovell’den Anders Hjorth ‘’2018 Yılında Göze Çarpan PPC Stretejileri’’ 

konulu sunumlarıyla Search hakkındaki tüm trendlere hakim olmamızı sağlayacak. 

Siz de bu benzersiz deneyimin bir parçası olmak isterseniz; https://zeo.org/digitalzone/ sayfasını ziyaret edebilir, hemen yerinizi ayırtabilirsiniz!  

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?