Takıntıyla Seveceğiniz Yeni Koşu Ayakkabınız: Nike Zoom Vaporfly 4%

Nike’ın koşu özelindeki son reklamında New York Maratonu’nu geçen yıl kazanan Shalane Flanagan yer alıyor. Koşudan hemen önce ayakkabılarını kaybettiği kâbusunu gören Flanagan soluğu bir “ayakkabı terapistinde” alıyor. Nike Zoom Vaporfly 4% için çekilen son reklam filmi, ünlü uzun mesafe koşucusu Flanagan’ın yaşadığı gerçek bir hikayeye dayanıyor.

Ayakkabılarına fazlaca bağlı bir koşucuyu canlandıran Flanagan, maraton öncesi ayakkabılarını kaybettiğini anlatmak için ziyaret ettiği ayakkabı terapistine de kırmızı Vaporfly’ları ile gelmeyi ihmal etmiyor elbette. Terapisti canlandıran Lena Waithe’in “Kabustan sonra uyandın, koştun ve kazandın?” sorusuna ayağındaki Vaporfly’lara bakarak “beraber kazandık” vurgusu yapıyor.

Flanagan’ın hızlı yaşamayı sevdiği için ayakkabıları ile beraber yemek yediğini, uyuduğunu, film izlediğini dinleyen terapisti ziyaret eden ve ayakkabılarına olağanın dışında bağlı olan başka sporculara da şahit oluyoruz.

Ayakkabılarına sarılarak gelen Golden State Warriors oyuncusu Draymond Green, ayakkabılarını hava kabarcıklı naylona sararak giyen San Francisco 49ers’ın köşe savunmacısı Richard Sherman ve elektrikli diş fırçası ile ayakkabılarını temizleyen usta kaykaycı Paul Rodrigez’i de bekleme salonunda terapi seanslarını beklerken görüyoruz.

Dünyanın en hızlı koşucularının en iyi performanslarını çıkarabilmeleri için tasarlanan ve en hafif köpük teknolojisi Nike ZoomX foam kullanılan bu koşu ayakkabıları, Nike’ın bir önceki en hızlı koşu ayakkabısı ile karşılaştırıldığında %4 daha iyi. Bu nedenle isminde Nike Zoom Vaporfly 4% ismini alıyor.

Kendi alanlarında en iyi sporcuları, kendi alanları için en iyisi olduklarını düşündüğü Nike ayakkabılarını fazlaca sahiplendiğini gördüğümüz bu reklamı beğendiğiniz mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Beko, FC Barcelona ve UNICEF’ten Çocuklarda Obeziteye Karşı 1 Milyon Euro’luk Global Adım

  • Beko‘nun Barcelona‘nın üç ana sponsorundan biri olarak sponsorluk sözleşmesini 3 yıl daha uzattığını sizlerle paylaşmıştık. Bu sponsorluk kapsamında Beko ve FCB’nin kısa süre önce duyurduğu küresel sosyal girişimi ‘Şampiyonlar Gibi Beslen’ (Eat Like a Pro) projesi de yeni sponsorluk döneminin temel odaklardan biri olacaktı.
  • Beko, Instagram veya Twitter’da #EatLikeAPro hashtag’i altındaki her gönderi için çocuklarda görülen fazla kilo ve obezite ile mücadele için UNICEF’e 1 Euro bağış yapacak. Kampanya ile 1.000.000 Euro toplanması hedefleniyor.
  • Mevcut eğilimin sürmesi halinde şu anda dünya genelinde 41 milyon olan fazla kilolu ya da obezite sorunu yaşayan çocukların sayısı, 2025 yılına kadar 70 milyonu aşacak.

Lider ev teknolojileri markası Beko, ana sponsoru olduğu FC Barcelona, FC Barcelona Vakfı ve UNICEF’le çocukluk çağı obezitesiyle mücadele için küresel bir ortaklığa imza atıyor. Beko, FC Barcelona ile birlikte sağlıklı beslenmeye teşvik etmek için dünya çapında yürüttüğü Eat Like a Pro-Şampiyonlar Gibi Beslen kampanyası kapsamında farkındalık yaratmak amacıyla sosyal medya üzerinden bağış kampanyası düzenleyecek. Beko, Instagram veya Twitter’da #EatLikeAPro hashtag’i altındaki sağlıklı yeme alışkanlıklarını yönelik her paylaşım için UNICEF’e 1 Euro bağışlayacak. Kampanya ile 1.000.000 Euro toplanması hedefleniyor.

Beko, El Clasico derbisinde formadaki yerini Eat Like A Pro’ya bırakacak

Mevcut eğilimin sürmesi halinde şu anda dünya genelinde 41 milyon olan fazla kilolu ya da obezite sorunu yaşayan çocukların sayısı, 2025 yılına kadar 70 milyonu aşacak. Beko, dünya çapında farkındalık yaratarak ve insanları harekete geçirerek sorunun önüne geçmeyi hedefliyor.

Bu kapsamda 6 Mayıs’ta oynanacak dünyanın en çok izlenen derbilerinden El Clasico’da, futbolcular Eat Like A Pro (Şampiyonlar Gibi Beslen) kampanyası için hazırlanan özel formalarıyla sahaya çıkacak. FC Barcelona’nın yıldız oyuncularının formalarının sol omzunda Beko logosu yerine #EatLikeAPro yazacak. Dünyada milyonlarca çocuğa ilham olan FC Barcelona’nın yıldız oyuncuları, dengeli beslenme ve fiziksel egzersiz ile sağlıklı bir yaşam sürmeleri için çocuklara örnek olacak.

Ayrıca, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sosyal medyada paylaşanlar, FC Barcelona’nın sınırlı sayıda üretilen, üzerinde El Clasico haftasına özel olarak #EatLikeAPro sloganının bulunduğu imzalı antrenman ve maç formalarından birini kazanma şansı yakalayacak. Barça Vakfı, medya kanalları aracılığıyla bu girişimi destekleyerek dünya çapında beş milyondan fazla sayıda takipçisini girişime katılmaya teşvik edecek.

Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu, kampanyayla ilgili olarak “Küresel bir sorun olan çocuklarda obeziteye “dur” demek için FC Barcelona ve UNICEF gibi iki büyük ortakla güçlerimizi birleştirmekten mutluluk duyuyoruz. Beko olarak geliştirdiğimiz sağlıklı beslenmeyi kolaylaştıran yenilikçi teknolojiler ve toplumda yarattığımız farkındalıkla sorunun çözümüne katkıda bulunacağımıza inanıyoruz. FC Barcelona ile bu yılki El Clasico derbisinde gerçekleştireceğimiz forma etkinliğiyle futbolun kitleler üzerindeki olumlu etkisinden faydalanarak toplulukları harekete geçirmeyi ve UNICEF için topladığımız bağışla sorunun parçası olmayı amaçlıyoruz” dedi.

Barça Vakfı Başkan Yardımcısı Jordi Cardoner ise “Sporun kendisinde var olan değerlerin çocuklara aşılanmasını hedefleyen FutbolNet metodolojisinin kullandığımız, dünya çapında 120.000 çocuk ve gence ulaşan programlarımızda fiziksel aktivitenin yanı sıra “saygı” değerine odaklanıyoruz. Bu girişimle amacımız çocuklarda sağlıklı alışkanlıkları artırmak yoluyla kendilerine saygı duymalarını sağlamak” diye konuştu.

UNICEF Küresel Beslenme Programı Başkanı Victor Aguayo da şunları söyledi: “Çocukluk çağı obezitesi, özellikle çocukların sağlıklı büyümesi için gereken besinleri sağlayamayan yoksul aileleri ve ülkeleri giderek daha fazla etkiliyor. Küresel ölçekte çocuklar için olumlu değişiklikler yapabilmek adına bizimle yakın iş birliği içinde olan ortaklarımız Beko ve FC Barcelona’ya desteklerinden ötürü teşekkür ediyoruz.”

UNICEF toplanan bağışlarla, çocuklarda beslenme bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan aşırı kilo ve obezite gibi sorunları önlemek çeşitli programlar yürütecek. Çocukların yeme alışkanlıklarını değiştirmek için evde ve okulda sağlıklı beslenmenin önemi üzerine eğitim programları başlatacak.

Eat Like a Pro-Şampiyonlar Gibi Beslen girişimi, dünyanın her yerinden çocuklara ve ebeveynlere sağlıklı beslenme ve dengeli bir yaşam tarzının önemi konusunda eğitim vererek, aileleri Barcelona takımının yıldız oyuncularının beslenme alışkanlıklarıyla tanıştırmayı amaçlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

KFC Türkiye’nin “Bakması Bedava” Sloganı Tepki Çekti

Markaların pazarlama ve reklam kampanyaları yaparken son derece dikkatli olması gerektiğini bu zamana kadar ortaya çıkan çok sayıda olumsuz örnekle birçok kez gördük. Zira hazırlanan kampanyalarda insanların farklı yorumlayabileceği herhangi bir detay, markanın tüm eleştiri oklarını üzerine çekmesine neden olabiliyor. Puma’nın uyuşturucu temalı partisi, McDonald’s’ın müzeleri kötüleyen reklamı ve Starbucks’ın tepki çeken noel reklamı bu konuda dikkat çeken son örnekler.

Ancak bazı kampanyalar ise insanlara gerçekten “Bu kampanyayı hazırlarken ne düşündüler acaba?” sorusunu sorduruyor. KFC Türkiye‘nin son reklam kampanyası, işte tam da bu kategoriye giriyor. KFC Türkiye’nin üzerinde “Bakması Bedava” sloganının yer aldığı reklam afişi, dün sosyal medyada adeta bir infial yarattı. Birçok Twitter kullanıcısı, haklı olarak reklamın rahatsız edici olduğuna yönelik yorumlarda bulundu.

Şubat ayında sizlerle “Markalar, Irkçı Reklamları Kasten mi Yapıyorlar?” başlıklı bir yazı paylaşmıştık ve o yazıda markaların birbirini ardına yaptıkları “kör göze parmak” niteliğindeki ırkçı reklamların “Gerçekten de reklamın iyisi kötüsü olmaz mı?” sorusunu akıllara getirdiğine değinmiştik. KFC Türkiye’nin bu reklamı da bu soruyu yeniden akıllara getirdi. Aksi takdirde bu tarz bir reklamın, herhangi bir olumsuz tepki almayacağının düşünülmüş olması pek de mantıklı gelmiyor. Mesele sadece dikkat çekmekse, KFC Türkiye’nin bunun çok iyi bir şekilde başardığını söyleyebiliriz. Ancak bu reklam afişinin, KFC markası açısından olumlu bir izlenim yarattığını söylemek zor.

Kısa süre içinde Ekşi Sözlük‘te de “Bakması Bedava” başlığı altında bu reklam afişi ile alakalı çok sayıda yorum yapıldığını belirtelim. Bu arada “Bakması Bedava” sloganı ile ilgili olarak hem Twitter’da hem de Ekşi Sözlük’te yapılan yorumlar genel olarak olumsuz, ancak az sayıda da olsa bu tepkinin gereksiz olduğunu ifade eden kişiler de mevcut.

KFC Türkiye, konu ile ilgili olarak şimdiye kadar herhangi bir açıklama yapmadı. Açıklama yapıldığı takdirde sizlerle paylaşıyor olacağız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link