Subliminal Mesaj Veren 10 Şaşırtıcı Reklam Afişi

Beş duyumuzun ötesine geçerek doğrudan bilinçaltımıza ulaşmayı hedefleyen mesajlara subliminal (bilinçaltı) mesajlar deniyor.  Günümüzde film, dizi, şarkıların yanında reklamlarda da kullanılan bu mesajlardan kaçınabilmek pek mümkün değil. Subliminal mesaj içeren reklam afişlerinden bazılarını sizler için topladık

1. Sarı Sayfalar’daki Görsel


En eski ve dikkat çekici örneklerden biri bu sarı sayfalar ilanı. Zemin kaplama hizmetiyle ilgili olan ilandaki kadın görseli ters çevrildiğinde bambaşka bir görsel mesaj ortaya çıkıyor.

2. Çikolata Markası Toblerone’un Logosundaki Hayvan

 

 

 

 

 

 

Logoya dikkatli bakıldığında, dağın içine gizlenmiş ayı figürü görülebiliyor.  Ayı figürü markaya ev sahipliği yapan Bern şehrinin sembolü ve markanın ismine şehrin adı yerleştirilmiş.

3. Coca Cola Reklamına Gizlenmiş Kadın

İlk bakışta buz olarak gördüğümüz şey biraz daha dikkatli bakılınca çıplak bir kadın görseline dönüşebiliyor.

4. Kuzuların Sessizliği Filminin Afişindeki Kadınlar

Filmin afişindeki kelebeğin başına daha yakından bakıldığında , çıplak kadınların oluşturduğu bir kafatası şekli görülüyor. Philippe Halsman’a ait bir fotoğraf çalışmasından alıntılanmış.

5. Hamburgerin İçindeki Dolar Banknotu

Hamburgerin arasındaki marulların kenarına iliştirilmiş dolar banknotu açıkça seçilebiliyor

6. Pepsi Kutularındaki Yazı

Bu Pepsi serisinin kutuları alt alta koyulduğunda ortaya SEX yazısı çıkıyor

7. Starbucks Amblemindeki Deniz Kızı Başka Bir Şeyi Mi Çağrıştırıyor?

Logoya dikkatlice bakıldığında, ortadaki denizkızı figürünün elleriyle bir şey kaldırdığını görüyoruz. İlk başta bir balık gibi görünüyorken dikkatlice baktığımızda kendi bacaklarını tuttuğunu fark edebiliyoruz.

8. Kappa Amblemindeki Çıplak Kadın

Amblemin yarısını kapattığımızda bir başka cinsellik çağrışımlı subliminal görselle karşılaşıyoruz.

9. Aslan Kral Filminin Afişindeki Kadın Vücudu

Afişteki aslan yüzüne gizlenmiş kadın vücudunu görmek zor olmuyor

10. Disney Afişindeki Miki Fare

Masum bir sarılma gibi görünüyor, ta ki yakından bakana dek.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

1 Comment

  1. Hadi diğerleri neyse de 3-8-9-10 tamamen bu haberi yapanın fantezi dünyası. İlla bişeyleri başka manalara getirmeye üstümüze yok

Bir Cevap Yazın

Lipton’un “Konuşalım Artık” Araştırması Yayınlandı

  • Lipton’un TV’de yayınlanan ve uzunluğuyla adından söz ettiren reklam kampanyası “Konuşalım Artık” için yapılan araştırma  sonuçları yayınlandı.
  • Araştırmaya katılanların yüzde 92’si yüz yüze iletişimi “daha gerçek, kaliteli ve tatmin edici” olarak tanımlarken, insanların artık yeterince sohbet etmediğini de söylüyorlar.
  • Katılımcılar fiziksel yakınlığın güven ve mutluluk hissi verdiğini söylerken 10 kişiden 9’u iletişimin azalmasının yalnızlık hissini artıracağını, samimi sohbetlerin ise hayatı zenginleştirdiğini ifade ediyor.
  • Reklama ilgili yazıdan ulaşabilirsiniz; Lipton Türkiye’den Türk Televizyon Tarihinin En Uzun Reklamı

Lipton’un Türkiye’nin 12 ilinden 800 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği “Konuşalım Artık Araştırması” sonuçlarına göre dijital ortamlarda iletişimin artmasına rağmen hala yüz yüze iletişim daha değerli bulunuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 92’si yüz yüze iletişimi “daha gerçek, kaliteli ve tatmin edici” olarak tanımlarken, insanların artık yeterince sohbet etmediğini de söylüyorlar. “Paylaşmak” kelimesi ise insanlar arası paylaşımlardan çok “sosyal medyada içerik paylaşımı” olarak algılanıyor.

Tüm dünyada çay tutkunlarının vazgeçilmezi olan Lipton, “hayatı fark et” platformu altında hazırladığı ve yakın çevremizdeki insanlarla kurduğumuz iletişimin hayatımıza kattığı değere vurgu yaptığı “Konuşalım Artık” kampanyasıyla dikkatleri üzerine çekmişti. Lipton bu kampanya kapsamında gerçekleştirdiği araştırma ile de Türkiye’nin iletişim alışkanlıklarına daha yakından bakıyor. Türkiye’de 12 ilden 800 kişinin katıldığı araştırma sonuçları, internette daha çok paylaşımda bulunsak da hala yüz yüze iletişimi daha değerli bulduğumuzu ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 92’si yüz yüze iletişimi daha “gerçek”, “kaliteli” ve “tatmin edici” olarak tanımlarken 10 kişiden 9’u ise yüz yüze iletişimin azaldığını ifade ediyor. Araştırmanın katılımcıları yüz yüze iletişimi azaltan unsurlar arasında artan sorumluluklar, hayatın hızlı temposu ve şehirleşmeyi gösteriyor.  Bu nedenlerin arkasında ise zamansızlığın ve sosyal medyanın hayatımızdaki insanlarla temasta kalmayı kolaylaştırmasının yer aldığını belirtiyor. 10 kişiden 8’i aile fertleriyle iletişim kurmak için kaliteli zaman ayıramadığını, aynı ortamda çalışan insanların ise paylaşımlarının sınırlı olduğunu ifade ediyor.

Yüz yüze iletişim eksikliği sosyal bağları zayıflatıyor

Katılımcılar fiziksel yakınlığın güven ve mutluluk hissi verdiğini söylerken 10 kişiden 9’u iletişimin azalmasının yalnızlık hissini artıracağını, samimi sohbetlerin ise hayatı zenginleştirdiğini ifade ediyor. Katılımcılara göre “paylaşmak” kelimesi daha çok “sosyal medya üzerinden bir şeyler paylaşmak” olarak anlaşılıyor.

“Sosyal bağların kalitesi” ve “yalnızlık” dünyanın gündeminde

Sosyal bir varlık olan insanların günümüzde kurdukları sosyal ilişkilerin ve bağların kalitesi ve doyuruculuğunun yanı sıra bu alandaki eksikliklerin yarattığı yalnızlık duygusu dünyanın gündeminde yer alıyor. Bu sebeple de insanların çevre ile kurduğu bağlara ve iletişimin hayatları üzerindeki etkisine odaklanan pek çok araştırma gerçekleştiriliyor. Anlamlı ve yüz yüze iletişim eksikliği insanlarda yaygın bir şekilde “yalnızlık” duygusu uyandırıyor. Yalnızlığın hayatımızdaki insan sayısının azlığıyla ilgili olmadığının, kalabalık hayatlar yaşarken de sosyal bağların zayıflığı nedeniyle yalnız hissedebileceğimizin altını çizen uzmanlar, bu durumun fiziksel sağlığı da etkileyebileceğini söylüyor.

Prof. Dr. Üstün Dökmen: “Sosyal medya çok etkili bir iletişim aracıdır; ancak telefonla görüşmek veya yüz yüze görüşmek de en az bu kadar etkili bir yoldur.  Çünkü yüz yüze iletişimde daha zengin duygu alışverişinde bulunabiliriz.”

Üstün Dökmen: Mutluluğun temelinde insan ilişkileri yatıyor

İletişim kurmanın insanlığın yaşam kalitesini artıracağını ifade eden psikolog, yazar ve eğitimci Prof. Dr. Üstün Dökmen, “İletişim karşılıklı bir etkileşim sürecidir. Etkili iletişim bireyin kendisini tanımasına, tutumlarının farkında olmasına olanak sağlar. İnsanlar sorunlarını ancak iletişim ortamlarında fark edebilir ve çözerler. Yani iletişim kişinin bireysel anlamda gelişmesinin anahtarlarından biridir” dedi. Yeni teknolojilerin hızla geliştiğine ve farklı iletişim platformları sunduğuna da dikkat çeken Dökmen, sözlerine şöyle devam etti: “Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insan insana iletişim gelişiyor ancak bir yandan da yüz yüze iletişim geriliyor. Sürekli çevrim içi olsak da derinliği olan paylaşımlarımız azalıyor. Oysa ki mutlu olmamızın temelinde yatan en önemli faktörlerden biri ise çevremizdeki insanlarla aramızdaki tatmin edici ilişkiler. İnsanlarla bir arada oldukça konuşuyor, kafa kafaya verip fikir alışverişinde bulunuyor ve bilgiler ediniyoruz; yani gerçek anlamda zenginleşiyoruz. Kurduğumuz sosyal ilişkilerin ve insanlarla aramızdaki bağların hem zihinsel hem de fiziksel sağlığımızı etkilediğini unutmamamız gerekiyor”.

“Günlük telaşlar arasında çok az iletişim kuruyoruz”

Lipton’un DNA’sında “sosyalleşmek” olduğunu vurgulayan Lipton Pazarlama Direktörü Gamze Öztoygar Masia, Konuşalım Artık Araştırması’nı da bu sebeple gerçekleştirdiklerini ifade etti: “Günlük telaşlar arasında farkında olmadan çok az iletişim kuruyor, çok az gerçek paylaşımda bulunuyoruz. Oysa ki hayatımıza değer katan anlar sevdiklerimizle bir araya geldiğimizde kurduğumuz bağlarda ve paylaştıklarımızda saklı. Yaptığımız araştırma ile bu iç görümüzün toplumsal olarak da karşılığı olduğunu bir kez daha gördük. İletişim yaptığımız işin bir parçası çünkü çay insanları birleştiren, sohbetlere ortam sağlayan bir aracı. Biz bu sebeple insanlara hayatlarına anlam katan anların ve tecrübelerin daha fazla farkına varmaları için ilham vermeyi amaçlıyoruz. Bu yıl iletişim platformu olarak belirlediğimiz ‘hayatı fark et’ çatısı altında gerçekleştirdiğimiz #KonuşalımArtık kampanyasıyla herkesi bu değerli anlara daha fazla odaklanmaya, daha fazla paylaşımda bulunmaya çağırıyoruz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Nestlé ve Starbucks’tan Dev Ortaklık

  • İsviçre merkezli gıda devi Nestlé, ABD’li kahve perakende zinciri Starbucks’ın ürettiği kahveleri küresel pazarda satmak için 7.15 milyar dolar ödeyecek.
  • Nestlé, anlaşma kapsamında yaklaşık 500 Starbucks çalışanını da bünyesine katacak.
  • İlgili yazı; Barcelona ve Nestlé Sağlık İçin Anlaşıyor

Nescafe markasının da sahibi olan Nestlé, anlaşmaya göre yılda 2 milyar dolarlık satış yapan ABD’li kahve üreticisi Starbucks’a 7.15 milyar dolar ödeyecek.

Starbucks’ın yaptığı açıklamada, anlaşma ile edilecek gelirin hisseleri geri satın almada kullanılacağı duyuruldu. ABD’li şirket, 2020’nin sonuna kadar geri alımlar ve temettü ödemeleri aracılığıyla 20 milyar dolara yakın gelir etmeyi planlıyor.

Starbucks CEO’su Kevin Johnson, Nestlé ile yapılan anlaşmayla Starbucks deneyemini milyonlarca ev ve insana ulaşacağını, bu sayede İsviçreli gıda devinin tanınırlığının da küresel çapta hızla artacağına dikkat dikkat çekti. Nestlé, anlaşma kapsamında yaklaşık 500 Starbucks çalışanını da bünyesine katacak.

Nestle CEO’su Mark Schneider, ” Bu işlem Nestle’nin yüksek büyüme stratejisi için önemli bir adım oldu.” dedi.

Nestlé’nin devam eden hisse geri alım programındaysa bir değişiklik öngörülmüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link