Spotify’dan David Bowie’ye Semtinin Metro İstasyonunda Saygı Duruşu

Sanatın her alanında ayak izine rastlayabileceğimiz bir ikon David Bowie. Ölümünün üzerinden 2 yıl geçen ünlü sanatçının izleri, doğduğu Londra’dan ziyade 24 yıl boyunca yaşadığı ve ilham aldığı New York için daha unutulmaz. Spotify sanatçıyı ve onun New York ile bağını belki de en New Yorkvari şekilde andı: Bir metro istasyonunu ona saygı merkezine dönüştürerek.

Bir şehirde 24 yıl o şehirde bolca yol kat etmek demek, Spotify ise eserleri, stili ve karakteri ile bir çok esere ilham veren ölümsüz sanatçıyı interaktif bir serginin yanı sıra onun semti olan Broadway-Lafayette metro istasyonunun duvarları ve bir çok alanını onun semtteki tarihine odaklanacak posterler ve eserler ile bezedi.

Geçtiğimiz hafta başlayıp 13 Mayıs’a kadar sürecek bu özel anma etkinliklerinin bir parçası olan, sanatçının yaşamı sanatı ve çalışmalarına odaklanan sergi “David Bowie is” Brooklyn Müzesi’nde gösteriliyor.

Bununla beraber istasyonunun içinde yer alan duvar büyüklüğündeki David Bowie tarzı sanatçının hayranları tarafından oluşturulan posterler sergilenirken, her birinde hem sanatçının şehre, hem de şehrin sanatçının eserlerine olan etkisini yakından keşfedilebiliyor. Spotify Bowie tarihine doğru yolculuğa çıkan hayranları her posterin bir köşesinde yer alan özel bir Spotify kodunu uygulamaya okutarak bu keşfi onun müzikleri ile onurlandırmalarını sağlama görevi üstleniyor.

Yaşanılan bu özel anma etkinliğini katılanlar için unutulmaz kılacak şey ise Bowie’nin unutulmaz şarkısı Life on Mars’tan ilhamla yaratılmış Broadway-Lafayette istasyonunda satılan Tickets to Mars metro kartları olacak gibi görünüyor. Her kart David Bowie’nin albüm karakterleri Ziggy Stardust, Aladdin Sane, Thin White Duke gibi görselleri taşıyor.

Küçük detayları ustalıkla bir araya getirip ünlü sanatçıyı ölümsüz kılan Spotify bu hareketi ile birçok gönlü kazandı gibi görünüyor. Ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Dijital Reklamcılıktaki 4 Yeni Trend

  • Salesforce, Dijital Reklamcılık 2020 isimli bir araştırma raporu yayımladı.
  • Rapora göre, reklam ve pazarlama organizasyonların büyük kısmı, ortak bütçeleri paylaşıyor ve e-posta göndermek ve reklam kampanyaları oluşturmak için aynı ekibi kullanıyor.
  • Bu yıl içerisindeki dijital reklam harcamalarının %66’sının Google aramaları, YouTube, Facebook ve Instagram’a gitmesi bekleniyor.
  • İlgili Yazı: Yapay Zeka, Online Reklamcılıkta Başarıyı %35 Artırıyor

Dijital çağda olduğumuz şu günlerde, doğal olarak reklam sektöründe de dijital reklamcılık fazlasıyla ön plana çıkıyor. Ve başta teknoloji olmak üzere çeşitli etkenler nedeniyle dijital reklamcılıkta trendler yavaş yavaş değişiyor. Şirketlere CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) hizmeti sunan ve ABD merkezli bir şirket olan Salesforce da dijital reklamcılıktaki yeni trendleri tespit etmek amacıyla bir araştırma yaptı ve bu araştırma verilerine “Dijital Reklamcılık 2020” isimli raporunda yer verdi.

Dijital Reklamcılık 2020; Kuzey Amerika (ABD ve Kanada), Avrupa (Fransa, Almanya, Hollanda, Birleşik Krallık, İrlanda) ve Asya – Pasifik (Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda) bölgesinde yer alan çeşitli şirketlerde görev yapan 900 reklamcının katılımıyla hazırlanan bir araştırma raporu. Kasım 2017’de gerçekleştirilen araştırma kapsamında her bir bölgeden 300 katılımcı seçildi ve araştırma raporu, bu katılımcıların görüşlerine dayanılarak hazırlandı. Bu araştırma raporunda, dijital reklamcılığın geleceğine dair dört ana başlık ön plana çıktı.

Reklam ve Pazarlama Birleşiyor

Günümüzde reklam ve pazarlama organizasyonların büyük kısmı, ortak bütçeleri paylaşıyor ve e-posta göndermek ve reklam kampanyaları oluşturmak için aynı ekibi kullanıyor. Araştırma verilerine göre, Kuzey Amerika’da yer alan şirketler bu dönüşüme öncülük ediyorlar. Salesforce’un Dijital Reklamcılık 2020 raporuna göre, reklam ve pazarlamanın yakınlaşmasıyla ilgili olarak dikkat çeken veriler şunlar:

  • Genel olarak reklam ve pazarlama ekipleri, marka ya da yaratıcı ekipleri ortak kullanan şirketlerin oranı %61. Bunu uygulamayı planlayan şirketlerin oranı ise %31.
  • Reklam ve pazarlama ekiplerinin ortak bir bütçeye sahip olduğu şirketlerin oranı %59. Bunu uygulamayı planlayan organizasyonların oranı ise %31.
  • Şirketlerdeki reklam ve pazarlama ekiplerinin 57’si, e-posta kampanyaları oluşturmaktan ve medya satın almadan sorumlu tek bir departman sorumlusuna rapor veriyor. Bu sisteme geçmeyi planlayan şirketlerin oranı ise %34.

Birçok reklamcı, artık ajanslara daha az bel bağlıyor ve bunun yerine kampanya planlarını kendileri hazırlıyorlar. Yaklaşık olarak şirketlerin yarısı, herhangi bir dijital kanalda reklam harcamalarını optimize etmek için tamamen kendi çalışanlarına güveniyor. Reklam harcamalarının optimizasyonunu dahili personeline yaptıran şirketlerin oranı, Facebook ve Instagram için %59 iken Google aramaları için %57, YouTube ve diğer video platformlarındaki reklamlar içinse %52. Şirketlerin en az beşte biri ise reklam çalışmalarını kendi çalışanları ile ajanslar arasında paylaştırmayı tercih ediyor.

Veri, Reklamcılıkta Daha Fazla Öne Çıkıyor

Dijital reklamcılığı bilgilendirmek için kullanılan mevcut veri kaynaklarının sayısı, her geçen gün artmaya devam ediyor. Şu anda üç temel veri kategorisi mevcut: CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) verisi, online veri ve demografik veri. Reklamcıların büyük çoğunluğu bu üç kategoriyi kullanıyor ve reklamcıların kullandığı bireysel veri kaynaklarının sayısı sürekli artıyor.

Reklamcıların %94’ü reklam hedeflemek için e-posta adresi ve telefon numarası gibi çeşitli CRM verilerini kullanıyor. Satın alma işlemleri, posta adresi ve müşteri hizmetleri bilgileri gibi CRM verilerine göre hedefleme yapan şirketlerin oranı, 2016 yılında %56 iken geçtiğimiz yıl bu oran %68’e yükseldi.

Reklamcıların %90’ı ise reklam hedefleme için çeşitli online verileri kullanıyor. Bu online veriler; birinci taraf anonim veri, ikinci taraf verisi ve üçüncü taraf verisi olmak üzere üçe ayrılıyor. Birinci taraf anonim veri %71 oranla en çok kullanılan online veri türüyken ikinci taraf verisinin kullanım oranı %63 ve üçüncü taraf verisinin kullanım oranı ise %52. Bununla birlikte önümüzdeki iki yıl boyunca reklamcıların ikinci taraf verisi kullanımının %26, üçüncü taraf verisi kullanımının ise %30 oranında artacağı tahmin ediliyor.

Reklamcıların %95’i potansiyel müşterileri belirlemek için kişisel veri, lokasyon bilgisi ve ilgi alanları gibi çeşitli demografik verileri kullanıyor. Önümüzdeki iki yıl içerisinde, reklamcılar tarafından lokasyon bilgisinin kullanımının %14 oranında artacağı tahmin edilirken ilgi alanına dayalı verinin kullanımının ise %26 oranında artması bekleniyor.

Markalar, kitlelerini hedeflemek için birden fazla veri kaynağı kullanırken aynı zamanda bu veriyi içeri aktarmak, hedeflenecek bölümleri bulmak ve de ağlara ve internet sitelerine talimatlar göndermek için gittikçe artan bir şekilde veri yönetim platformlarını dönüştürüyorlar. Rapora göre, reklam şirketlerinin %91’i halihazırda bir veri yönetim platformu kullanıyor ya da kullanmayı planlıyor. Bununla birlikte üç yıldan uzun bir süredir bir veri yönetim platformuna sahip olan reklam şirketlerinin oranı %20 iken 1 ila 3 yıl arasında bir süre boyunca veri yönetim platformu kullanan şirketlerin oranı ise %38.

Dijital Reklamcılıkta Facebook ve Google Egemenliği Sürüyor

Rakamlara bakıldığında, dijital reklamcılık alanındaki Facebook ve Google egemenliği yakın zamanda son bulacak gibi görünmüyor. Bu yıl içerisindeki dijital reklam harcamalarının %66’sının Google aramaları, YouTube, Facebook ve Instagram’a gitmesi bekleniyor. Facebook ve Google devasa kullanıcı kitlelerinin yanı sıra, özellikle gerçek kimliklere göre müşteri hedefleme yetenekleri nedeniyle reklamcılara cazip geliyorlar.

Dijital reklam harcamalarındaki payı %16’dan %14’e düşse de, görüntüleme esaslı reklam bu karışımın hala önemli bir parçası. Araştırmadan çıkan sonuca göre, Facebook’un haricindeki LinkedIn, Pinterest, Snapchat ve Twitter gibi sosyal medya platformlarında ise %11 oranında bir planlı harcama yapılmış. Ancak bu platformların, reklam bütçelerindeki ortak pay oranı düşüşte.

Video içerik, her geçen gün daha yaygın bir hale geliyor. 2016 yılında şirketler video reklam yatırımlarını %65 oranın artırdılar. Bu da reklamcıların %52’sinin, video reklamları şirket içinde üreterek onlar üzerinde kontrol sağlamayı tercih etmesinin nedenini açıklıyor. Bununla birlikte B2B şirketlerinin video reklamlarının yıllık artış oranı %65 iken B2C şirketleri için bu oran %59’da kaldı.

Yeni Teknolojiler, Yeni Reklam Mecraları Anlamına Geliyor

Son dönemde akıllı televizyonlar, sese duyarlı dijital asistanlar ve giyilebilir cihazlar gibi birçok yeni teknoloji ürünü hayatımıza girdi. Bu tarz yeni teknoloji ürünleri ve özellikle artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi yeni teknolojiler, yeni yöntemlerle hedef kitlelerine ulaşabilmeleri reklamcılara harika fırsatlar sunuyorlar. Reklamcılar, bu yeni teknolojiler sayesinde, hedef kitlelerinin kişisel ve profesyonel saatlerinin daha fazlasını yakalayacaklarını ümit ediyorlar.

Halihazırda reklamcıların %44’ü akıllı televizyonları bir reklam mecrası olarak kullanırken %39’u reklam yapmak için yapay zeka ile desteklenen sese duyarlı dijital asistanları, %36’lık bir kesim ise giyilebilir cihazları kullanıyor. Yeni bir reklam mecrası olarak artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik teknolojilerinden yararlanan reklamcıların oranı ise %32. Bununla birlikte araştırmaya katılanların %29’u akıllı televizyonları, %35’i dijital asistanları, %31’i giyilebilir cihazları ve %36’sı ise artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik teknolojilerini bir yıl içerisinde kullanmayı planladıklarını belirtmişler.

*Salesforce’un Dijital Reklamcılık 2020 raporuyla ilgili daha detaylı verilere erişmek istiyorsanız, buraya tıklayarak raporun tamamına erişebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Beko, FC Barcelona ve UNICEF’ten Çocuklarda Obeziteye Karşı 1 Milyon Euro’luk Global Adım

  • Beko‘nun Barcelona‘nın üç ana sponsorundan biri olarak sponsorluk sözleşmesini 3 yıl daha uzattığını sizlerle paylaşmıştık. Bu sponsorluk kapsamında Beko ve FCB’nin kısa süre önce duyurduğu küresel sosyal girişimi ‘Şampiyonlar Gibi Beslen’ (Eat Like a Pro) projesi de yeni sponsorluk döneminin temel odaklardan biri olacaktı.
  • Beko, Instagram veya Twitter’da #EatLikeAPro hashtag’i altındaki her gönderi için çocuklarda görülen fazla kilo ve obezite ile mücadele için UNICEF’e 1 Euro bağış yapacak. Kampanya ile 1.000.000 Euro toplanması hedefleniyor.
  • Mevcut eğilimin sürmesi halinde şu anda dünya genelinde 41 milyon olan fazla kilolu ya da obezite sorunu yaşayan çocukların sayısı, 2025 yılına kadar 70 milyonu aşacak.

Lider ev teknolojileri markası Beko, ana sponsoru olduğu FC Barcelona, FC Barcelona Vakfı ve UNICEF’le çocukluk çağı obezitesiyle mücadele için küresel bir ortaklığa imza atıyor. Beko, FC Barcelona ile birlikte sağlıklı beslenmeye teşvik etmek için dünya çapında yürüttüğü Eat Like a Pro-Şampiyonlar Gibi Beslen kampanyası kapsamında farkındalık yaratmak amacıyla sosyal medya üzerinden bağış kampanyası düzenleyecek. Beko, Instagram veya Twitter’da #EatLikeAPro hashtag’i altındaki sağlıklı yeme alışkanlıklarını yönelik her paylaşım için UNICEF’e 1 Euro bağışlayacak. Kampanya ile 1.000.000 Euro toplanması hedefleniyor.

Beko, El Clasico derbisinde formadaki yerini Eat Like A Pro’ya bırakacak

Mevcut eğilimin sürmesi halinde şu anda dünya genelinde 41 milyon olan fazla kilolu ya da obezite sorunu yaşayan çocukların sayısı, 2025 yılına kadar 70 milyonu aşacak. Beko, dünya çapında farkındalık yaratarak ve insanları harekete geçirerek sorunun önüne geçmeyi hedefliyor.

Bu kapsamda 6 Mayıs’ta oynanacak dünyanın en çok izlenen derbilerinden El Clasico’da, futbolcular Eat Like A Pro (Şampiyonlar Gibi Beslen) kampanyası için hazırlanan özel formalarıyla sahaya çıkacak. FC Barcelona’nın yıldız oyuncularının formalarının sol omzunda Beko logosu yerine #EatLikeAPro yazacak. Dünyada milyonlarca çocuğa ilham olan FC Barcelona’nın yıldız oyuncuları, dengeli beslenme ve fiziksel egzersiz ile sağlıklı bir yaşam sürmeleri için çocuklara örnek olacak.

Ayrıca, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sosyal medyada paylaşanlar, FC Barcelona’nın sınırlı sayıda üretilen, üzerinde El Clasico haftasına özel olarak #EatLikeAPro sloganının bulunduğu imzalı antrenman ve maç formalarından birini kazanma şansı yakalayacak. Barça Vakfı, medya kanalları aracılığıyla bu girişimi destekleyerek dünya çapında beş milyondan fazla sayıda takipçisini girişime katılmaya teşvik edecek.

Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu, kampanyayla ilgili olarak “Küresel bir sorun olan çocuklarda obeziteye “dur” demek için FC Barcelona ve UNICEF gibi iki büyük ortakla güçlerimizi birleştirmekten mutluluk duyuyoruz. Beko olarak geliştirdiğimiz sağlıklı beslenmeyi kolaylaştıran yenilikçi teknolojiler ve toplumda yarattığımız farkındalıkla sorunun çözümüne katkıda bulunacağımıza inanıyoruz. FC Barcelona ile bu yılki El Clasico derbisinde gerçekleştireceğimiz forma etkinliğiyle futbolun kitleler üzerindeki olumlu etkisinden faydalanarak toplulukları harekete geçirmeyi ve UNICEF için topladığımız bağışla sorunun parçası olmayı amaçlıyoruz” dedi.

Barça Vakfı Başkan Yardımcısı Jordi Cardoner ise “Sporun kendisinde var olan değerlerin çocuklara aşılanmasını hedefleyen FutbolNet metodolojisinin kullandığımız, dünya çapında 120.000 çocuk ve gence ulaşan programlarımızda fiziksel aktivitenin yanı sıra “saygı” değerine odaklanıyoruz. Bu girişimle amacımız çocuklarda sağlıklı alışkanlıkları artırmak yoluyla kendilerine saygı duymalarını sağlamak” diye konuştu.

UNICEF Küresel Beslenme Programı Başkanı Victor Aguayo da şunları söyledi: “Çocukluk çağı obezitesi, özellikle çocukların sağlıklı büyümesi için gereken besinleri sağlayamayan yoksul aileleri ve ülkeleri giderek daha fazla etkiliyor. Küresel ölçekte çocuklar için olumlu değişiklikler yapabilmek adına bizimle yakın iş birliği içinde olan ortaklarımız Beko ve FC Barcelona’ya desteklerinden ötürü teşekkür ediyoruz.”

UNICEF toplanan bağışlarla, çocuklarda beslenme bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan aşırı kilo ve obezite gibi sorunları önlemek çeşitli programlar yürütecek. Çocukların yeme alışkanlıklarını değiştirmek için evde ve okulda sağlıklı beslenmenin önemi üzerine eğitim programları başlatacak.

Eat Like a Pro-Şampiyonlar Gibi Beslen girişimi, dünyanın her yerinden çocuklara ve ebeveynlere sağlıklı beslenme ve dengeli bir yaşam tarzının önemi konusunda eğitim vererek, aileleri Barcelona takımının yıldız oyuncularının beslenme alışkanlıklarıyla tanıştırmayı amaçlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link