Şekerbank Reklamcılığı

Reklamcılık özelinde pazarlama iletişimi ile ilgilendiğimden beri beni en çok etkileyen reklamlar arasında hep Şekerbank reklamları yer almıştır. KOBİ bankacılığının öneminin arttığı günümüzde bu alandaki rakiplerinden farklılaşmayı tüketicide karşılık bulan duygusal reklamlarıyla sağlayan bu bankanın son yayınlanan reklamı da bu beğenilere bir yenisini ekledi.

1953 yılında Anadolu’da binlerce üreticinin, girişimcinin küçük birikimleriyle kurulmuş bir banka olarak kurulan Şekerbank bu yıl 60. yılını kutluyor. “Türkiye’de,  aktif büyüklükte ilk on özel banka arasında, ‘küçük işletmelerin finansmanında lider banka’ olarak yer almak.” vizyonu ve “Anadolu bankacılığı anlayışıyla köyden kente; yerel özellikleri ve ihtiyaçları dikkate alan, bankası olmayanları da bankacılık hizmetleriyle tanıştıran, mutlu müşteri, çalışan ve ortaklarıyla değer yaratarak birlikte büyüyen, gücünü köklü geçmişinden alan, çağdaş bir banka olmak.” misyonu ile yola çıkılmış. Gayet net ve açık bir şekilde açıklanmış bir  rota.

Son birkaç yıldır ses getiren bir çok reklam filmine imza attılar. Sırasıyla hatırlatmak istiyorum. İlk olarak Uzat Elini Türkiye adlı reklam filmi yayınlandı.

Ardından başlı başına bir reklamcılık dersi olarak değerlendirdiğim bir reklam filmi yayınlandı Üreten Susarsa, Türkiye Susar… Ders niteliğinde olduğunu düşünmemin sebebi reklam filminin reklam kuşağında kendisini çok yüksek bir oranda fark ettiriyor olması. Çünkü reklam filminde hiç ses kullanılmadı. İzleyiciye anlatılmak istenen durum en iyi bu şekilde anlatılabilirdi zira. Filmde yer alan üretici kişiler özenle seçilmiş. Hepsi üreticinin ta kendisi. Çok başarılı bir çalışmaydı.

Çok beğendiğim bir sonraki reklam filmi “Üretenin Gerçek Bankası” adını taşıyordu. Sanat yönetimi, Cast seçimi, Müzik hepsi harika. Söylenecek tek bir şey bile yok bence. Etkilenmemek elde değil. Tüyler diken diken oluyor izlerken. Vermek istediği mesajı gayet başarılı veriyordu üreten insanın ve ailesinin yaşamından etkileyici kesitlerle. Bu film de derslik bence.

Sırada on yıllardır durmadan üreten efsane grup Moğollar ile birlikte çalıştıkları bir reklam fimi var, Üreten Emeklilik. Bu çalışma içinde insanı gerçekten gülümseten, dozunda bir mizah kullanılarak ortaya çıkarılmış bir mizansen barındırıyor. Bu tatlı mizahı yaratan en önemli öğe yine kullanılan müzikteki başarıydı şüphesiz. Harıl harıl çalışan bir esnafın lokantasındayız şimdi de. Çoğumuzun konuk olduğu türden bir esnaf lokantası. ‘Durmadan çalışmaktan yarını düşünecek vakti olmayan esnaf, küçük işletme ve çiftçilerin emekliliğine destek Şekerbank’tan’ metniyle veda ediliyor izleyiciye. Gayet net verilmiş bir mesaj daha.

httpv://www.youtube.com/watch?v=RWKJVgF2ZnI

Ve son olarak geçtiğimiz ay yayınlanan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) ile birlikte yürüttükleri Kapımız Esnafa Hep Açık projesi ile ilgili reklam filmi. Türk halkını mahalle esnafından alışveriş yapmaya davet ederken yok olmaya yüz tutmuş bir değerimiz olan mahalle esnaflarımızın önemi de belirtiliyor. Bu önem yurt dışındaki büyük şehirlerdeki esnaflar ile mahallemiin esnafları arasındaki fark göz önüne serilerek gösterilmeye çalışılıyor.“Açık”lık bir kaç farklı anlamda kullanılarak manevi değerlere dikkat çekiliyor.

Bu konuda küçük bir parantez açmak isterim yüksek müsadenizle. Bu reklamda Son 5-10 yılda ekonomi politikalarının açtığı bir yara olarak değerlendirdiğim mahalle esnaflarına dikkat çekiliyor. Mantar gibi türeyen market zincirleri karşısında var olma savaşı veren mahalle esnafları.Başbakanın bile duyarsız kaldığı “Siz de gidip birleşerek bir market olun o zaman” diyerek bence pek mümkün olmayan bir çözüm sunduğu mahalle esnafları. Özellikle C2 ve altı hedef kitlenin yetiştiremediği bütçesini onunla yama yapmaya çalıştığı mahalle esnafları. Paramız eksik olduğunda ya da hastamız, cenazemiz olduğunda koştuğumuz ama ay başında kuruş hesabı yaparak uğradığımız marketlerden vakit bulamadığımız mahalle esnafları.

Sen de ne dertliymişsin be kardeşim, esnaf mısın yoksa?” dediğinizi duyar gibiyim. Hayır esnaf değilim ama amcam 19 yıllık mahalle bakkalı. Bu sürenin neredeyse hepsinde bende eşlik ettim kendisine ve şahit oldum günümüz mahalle esnafının sorunlarına. İddia ediyorum mahalle bakkalları olmasaydı ekonomimiz çok daha zayıf olurdu. Onlar faizsiz her ay başına kadar manevi kredi verir işçiye, memura, emekliye.

Neyse bu küçük dert köşesi parantezinden sonra devam edelim. Bu reklam filmi de bu sorunları gizli olarak ortaya koyuyor. En son zamanlarımızda bizlerden yardımlarını eksik  etmeyen mahalle esnaflarımızdan alışveriş yapmamızı istiyor, “Mahallemizi mahalle yapan esnafımız için el ele verelim, siz de yarın mahalle esnafınızdan alışveriş yapın, kapıları hep açık kalsın” mesajıyla. Ayrıca her ayın 15’inde tüketicilerin esnaftan alışveriş yapmasına yönelik markanın 60’ıncı kuruluş yılı boyunca birçok saha aktivitesi ve kampanyalar düzenlenecek. Şekerbank ‘Açık’ platformu kapsamında esnafın işlerini kolaylaştıracak, onların rekabetsel avantajlarını artıracak ve onları teknolojiye, değişime açacak yeni ürünler sunacak.

Ben bu reklamları beğenirken yaptığım küçük bir araştırma sonrasında gördüm ki bu reklamlar hedef kitlesinde karşılık bulmuş, onca para çöp olmamış. Orta vadede daha da fazla karşılık bulacağa benziyor. Bankanın elde ettiği başarı rakamlarına göz atalım birlikte.

  • Banka, 2011 yılına göre 2012’de yüzde 104 artışla 240 milyon TL net kâr elde etti. Bu rakam bankacılık sektörünün en iyi büyüme rakamı.
  • Toplam özkaynak büyüklüğü bir önceki yıla göre yüzde 25 artarak 1,8 milyar TL’ye yükseten Şekerbank’ın özkaynak karlılığı yüzde 13,17 seviyesinde gerçekleşti.
  • 2012 yılında toplam kredi hacmini yıl başına kıyasla yüzde 16 artışla yaklaşık 10 milyar TL’ye ulaştıran Şekerbank’ın;  tarım, esnaf ve KOBİ kredilerindeki yıllık artış oranı ise yüzde 19 olarak gerçekleşti.

Şekerbank Türkiye genelinde 400 bin esnafı kucaklıyor

Kökleri bin yıl öncesine uzanan ve ‘Ahilik’ geleneğinin temsilcisi olan, bugün sayıları 2 milyonu aşan esnafın ülkemiz ekonomisinde önemli bir paya sahip olduğunu kaydeden Şekerbank Yönetim Kurulu Başkanı Dr.Hasan Basri Göktan, rakamlarla Şekerbank’ta esnafın yerini ise şöyle ifade ediyor: “Bugün toplam kredi protföyümüzün yüzde 15’ini esnafa kullandırdığımız krediler oluşturuyor. Bu oran sektörde yüzde 7,8 civarındadır. Sektör 2012 yılında toplam esnaf ve mikro işletme kredilerinde yüzde 15 büyüme sağlarken bu oran Şekerbank’ta yüzde 44 olmuştur. Türkiye genelinde yaklaşık 400 bin esnafa ulaşıyoruz. Bu 400 bin esnafın 20 bini, geliştirdiğimiz nakit akışına dayalı kredilendirme yöntemi ile ilk kez bankacılıkla tanıştı.”

İşte bu rakamlar yayınlanan reklam filmlerinin başarısını çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Marka kurulduğu günden bugüne tutarlı ve titiz çalışmalarının meyvesini toplamakla kalmıyor ve tüketicisini gıdıklayan böylesine etkili reklam filmleriyle hedef kitlesiyle manevi bir bağ kurmayı başarıyor. Naçizane bir tavsiyem hedef kitlesi ile daha fazla fiziksel temas kurmaya yönelmesi.

Kişisel olarak beğendiğim ve çok başarılı bulduğum bir marka. Bankacılık sektöründe ayrı bir yeri olduğu aşikar. Medya bütçelerinin el verdiği derecede iletişim yatırımı yapıyorlar. Bunun önemini kavradıklarına şüphem yok. Buradan emeği geçen herkesi tebrik ederim.

Paylaş
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Marka İletişimi ve Stratejik Planlama üzerine çalışmalar yapıyorum. Bu topraklarda dünya markası çıkarma gönüllüsüyüm. Ayrıca siyasete, bilime ve tarihe özel bir ilgim var.

CEVAPLA