Reklamın Babaları

Geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz Müslüm Gürses’in ardından Çaykur, Gürses’in reklam filmlerini apar topar yayından kaldırmıştı. Uzun yoğun bakım sürecinde tepki alan Çaykur, Müslüm Gürses’in moralini düzeltmek için reklamların yayına devam ettiğini söylemişti. Bütün bu tatsız süreç yaşanırken dikkatimizi çeken nokta Müslüm Gürses’in müzisyen kimliğinin yanı sıra önemli bir reklam figürü haline gelmiş olmasıydı.

Orhan Gencebay ve Ferdi Tayfur da en az Müslüm Gürses kadar önemli birer reklam figürü. Büyük ve güvenilir istatistikler olmamasına rağmen, reklam dünyası hala ünlülerin satışı arttırdığına inanıyor. Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre; ünlü kullanan kampanyalarda verilen mesajlar gözden kaçıp tamamen ünlüye kayabiliyor. Bu da doğal olarak ünlü kullanımında inandığımız değerleri temelden sarsmaya başlıyor.

Mediacat ve Ipsos KMG’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Celebrity Güven Endeksi verileri bizlere ilginç bilgiler sunuyor.Bu verilere göre, endeksin (son 3 sene) tartışılmaz lideri Orhan Gencebay. İlk 20’ye girdiği günden bu yana hızla yükselen Gencebay, ilk 10’daki yerini şimdilik sabitlemişe benziyor.

Orhan Gencebay’ın ardından bu listeye sadece 2012’nin temmuzunda Ferdi Tayfur‘un 20’inci sıradan girdiğini görüyoruz. Bu veriler sizi sıktıysa hazır olun en ilginci şimdi geliyor.

Son 10 yılın reklam kampanyalarını aklınıza getirirseniz Müslüm Gürses‘in açık ara birinci olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Müslüm Gürses’in Celebrity Güven Endeksi’ndeki yerini merak edenlerin sabırsızlandığının farkındayım. O zaman hemen söyleyelim; Müslüm Gürses endeksin ilk 20’sinde yok.

httpv://www.youtube.com/watch?v=T9RbVnZszVc

Son 30 sene göz önünde bulundurulunca Müslüm Gürses’in reklam kampanyalarını domine ettiğini görüyoruz. Ferdi Tayfur, ünlü Mobil reklamlarından sonra reklam sahnesinden çekilmişe benziyor. Orhan Gencebay ise İdeal Kart, Vodafone ve Samsun Towers reklamlarıyla aklımıza yer etmiş. Gencebay’ın özellikle Şafak Sezer ile beraber yer aldığı Vodafone reklamları hala aklımızda.

Dünyaca ünlü markalar ve onlarca reklam filmi ile zirvede olan, fakat Celebrity Güven Endeksi’ne bile giremeyen Müslüm Gürses’in sırrı nedir diyenler vardır mutlaka. İşin sırrı tek kelimeyle samimiyet. Brrr demekten çekinmeyen, silüetinin sebzelerden olmasına izin veren birinin, reklamların aranılan ismi haline gelmesi hiç de tesadüf değil. Tüm bu bahsettiklerimin sonucunda; reklamda ünlü kullanırken samimiyet olgusuna önem verip, bu doğrultuda ünlü kullanımına gitmek markaların yararına olacaktır diyebiliriz. Elbette bu demek değildir ki ünlü her zaman satar…

httpv://www.youtube.com/watch?v=YIEnAr63u5k

httpv://www.youtube.com/watch?v=A1phdzObNAk

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Tv mezunu. Bir yakınının zorlamasıyla girdiği reklam dünyasında öğreniyor, paylaşıyor, durmadan araştırıyor. Digital Experience alanında hizmet veren Hoop'ta Proje Direktörü olarak çalışmakta.

Bir Cevap Yazın

KFC Türkiye’nin “Bakması Bedava” Sloganı Tepki Çekti

Markaların pazarlama ve reklam kampanyaları yaparken son derece dikkatli olması gerektiğini bu zamana kadar ortaya çıkan çok sayıda olumsuz örnekle birçok kez gördük. Zira hazırlanan kampanyalarda insanların farklı yorumlayabileceği herhangi bir detay, markanın tüm eleştiri oklarını üzerine çekmesine neden olabiliyor. Puma’nın uyuşturucu temalı partisi, McDonald’s’ın müzeleri kötüleyen reklamı ve Starbucks’ın tepki çeken noel reklamı bu konuda dikkat çeken son örnekler.

Ancak bazı kampanyalar ise insanlara gerçekten “Bu kampanyayı hazırlarken ne düşündüler acaba?” sorusunu sorduruyor. KFC Türkiye‘nin son reklam kampanyası, işte tam da bu kategoriye giriyor. KFC Türkiye’nin üzerinde “Bakması Bedava” sloganının yer aldığı reklam afişi, dün sosyal medyada adeta bir infial yarattı. Birçok Twitter kullanıcısı, haklı olarak reklamın rahatsız edici olduğuna yönelik yorumlarda bulundu.

Şubat ayında sizlerle “Markalar, Irkçı Reklamları Kasten mi Yapıyorlar?” başlıklı bir yazı paylaşmıştık ve o yazıda markaların birbirini ardına yaptıkları “kör göze parmak” niteliğindeki ırkçı reklamların “Gerçekten de reklamın iyisi kötüsü olmaz mı?” sorusunu akıllara getirdiğine değinmiştik. KFC Türkiye’nin bu reklamı da bu soruyu yeniden akıllara getirdi. Aksi takdirde bu tarz bir reklamın, herhangi bir olumsuz tepki almayacağının düşünülmüş olması pek de mantıklı gelmiyor. Mesele sadece dikkat çekmekse, KFC Türkiye’nin bunun çok iyi bir şekilde başardığını söyleyebiliriz. Ancak bu reklam afişinin, KFC markası açısından olumlu bir izlenim yarattığını söylemek zor.

Kısa süre içinde Ekşi Sözlük‘te de “Bakması Bedava” başlığı altında bu reklam afişi ile alakalı çok sayıda yorum yapıldığını belirtelim. Bu arada “Bakması Bedava” sloganı ile ilgili olarak hem Twitter’da hem de Ekşi Sözlük’te yapılan yorumlar genel olarak olumsuz, ancak az sayıda da olsa bu tepkinin gereksiz olduğunu ifade eden kişiler de mevcut.

KFC Türkiye, konu ile ilgili olarak şimdiye kadar herhangi bir açıklama yapmadı. Açıklama yapıldığı takdirde sizlerle paylaşıyor olacağız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

IKEA Yeni Oyuncak Serisi ile Çocuklara “Sürdürülebilir Yaşamı” Öğretiyor

Konu çocuklar olduğunda evimizin her şeyi IKEA’nın güzel projelerini hatırlamamız zor olmuyor değil mi? Geçtiğimiz yıllarda çocukların resim kağıtlarına çizdiği hayvan figürlerini oyuncak haline getiren IKEA yeni oyuncak koleksiyonunda ilhamı da nesli tükenmekte olan hayvanlardan aldı.

Bu yeni pelüş oyuncak serisinin amacı, ailelerin çocuklarına sürdürülebilir yaşamı daha kolay anlatabilmeleri. Daha büyük çocuklar ise oyuncaklarla beraber renkli ve öğretici kitaplarla tek başlarına öğrenebilecekler.

Djungelskog (yabani orman) ve Urksog isimli iki pelüş oyuncak serisi, nesli tükenmekte olan hayvanlar hakkında farkındalığı artırmayı amaçlıyor.

Aslanlar, filler, pandalar ve orangutanlar gibi hayvanlardan oluşan yeni serinin içeriği de mesajı kadar sürdürülebilir. Polyester ve geri dönüştürülmüş plastik şişe atıklarından üretilen lifler, sürdürülebilir pamuktan oluşuyor.

Her biri yanında bir hikâye kitabı ile gelen oyuncaklar, “ailelerin sürdürülebilirlik hakkındaki sorularını yanıtlamalarına destek olmak ve daha büyük çocuklara da kendi başına öğrenme imkanı sağlıyor.”

Koleksiyonun hikayesi sürdürülebilirlik konusunda çocuklarla nasıl bağ kurabiliriz? Sorusu ile başlamış. Vahşi hayvanların çocukları her zaman büyülediğini bildiklerinden, vahşi ve nesli tükenmekte olan hayvanları ana tema alarak yola çıkan ekip, bu anlamlı koleksiyonu yaratmış.

Afrika aslanı nesli tükenmekte olmasa da tehlike sinyalleri veren, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) göre sadece 20.000 tane kaldığı açıklanan bir vahşi hayvan. Aynı zamanda 2016 yılında “nesli tükenmekte” listesinden kurtarılmış ama oldukça dikkat edilmesi gereken diğer hayvan ise panda. Fil ve orangutan ise listede panda ve aslanla aynı kaderi paylaşıyor.

Sürdürülebilir bir yaşam için yapmamız gerekenleri hepimiz bilinçli bireyler olarak araştırmalıyız. Çocuklarımıza da bu bilinci aktarmamız gerekiyor ki dünya yaşanabilir bir yer olmaktan çıkmasın. Bunun için geç kaldıysak bile belki bu haber araştırmaya ve harekete geçmeye başlamamız için iyi bir neden olabilir, ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link