Reklamın 3 Dehası – David Ogilvy

Reklamın 3 dehası başlıklı yazı dizimize  Bill Bernbach ve  Leo Burnett ‘ten sonra David Ogilvy ile son veriyoruz.

David Ogilvy; 1911-1999 yılları arasında yaşamış,  Ogilvy&Mather reklam ajansının kurucusu efsane İskoçyalı reklamcıdır. Dove‘u bugün dünyanın en çok tanınan ve satın alınan sabunu yapan kişi olarak bilinir.

        

Ogilvy yıllarca çok farklı işler yapmıştır; Pariste bir restoranda aşçılık yapmış, mutfak şefi olmuş, İngiliz istihbaratında ajan olarak çalışmış, ikinci dünya savaşı sonrasında çiftçilik yapmış, kapı kapı gezip fırın satmış. En sonunda satıştan ve reklamdan çok iyi anladığını farketmiş ve kendine bir ajans kurmaya karar vermiştir.

1935 yılında bir fırının satış temsilcisi olarak işe başlayan Ogilvy’nin, bu alandaki tecrübelerinden yola çıkarak yazdığı bir yazı çoğu kişi tarafından “şimdiye dek yazılmış en iyi satış el kitabı” olarak tanımlanır. Kendisi, yıllarca kapı kapı gezip fırın satmasa reklamcılıkta bu kadar başarılı olamayacağını ifade etmiştir.

David Ogilvy’nin 1960 yılında gazetelerde çıkan bir ilanı, onun reklam dehasını anlatan en önemli örnektir. Orada yazdığı kurallar 52 yıl sonra hala değerinden hiç bir şey kaybetmemiştir. İşte o ilan:

Reklamcılık Vakfı Yayınlarından çıkan, çevirisi Haluk Mesci tarafından yapılan “Bir Reklamcının İtirafları” her reklamcının ve reklamcı adayının mutlaka okuması gereken bir kitaptır. Ayrıca onu anlatan The King Of Madison Avenue, Confession of Advertising Man gibi başka kitaplar da mevcuttur.

Üstat aforizmalarıyla o kadar ünlüdür ki, burada sözü kesip o meşhur aforizmalarını aktarmak istiyorum.

  •  “Asla kendi ailenizin okumasını istemeyeceğiniz bir reklam yazmayın.”
  • “Yeni bir müşteri kazanmanın en iyi yolu, halihazırdaki müşterileriniz için müstakbel müşterilerinizi cezbedecek reklamlar yapmaktır.”
  •        “En önemli karar, ürününüzü nasıl konumlandıracağınızdır.”
  •        “Eğer kimse reklamınızı okumuyor ve bakmıyorsa doğru konumlandırma bir işe yaramıyor demektir.”
     

  •        “Yeniliği destekleyin. değişim can damarımız, durağanlık ölüm çanımızdır.”
  •        “Biz bilginin disiplinini cehaletin karmaşasına tercih ederiz.”
  •        “Dahilere tolerans gösterin.”
  •        “Reklamınız büyük bir fikir üzerine inşa edilmedikçe gecenin içindeki bir gemi gibi geçip gider.”
  •        “Etrafına kasvet saçan gamlı baykuşlardan kurtulun.”
  •        “İnsanları ürününüzü almaya zorlayamazsınız, sadece onu almak konusunda ilgisini uyandırabilirsiniz.”
  •        “Tüketici geri zekalı değildir, o sizin karınızdır.”

     
  •        “İskoçların hep dediği gibi “çok çalışmak insanı asla öldürmemiştir. İnsanlar çok çalışmaktan değil sıkıntıdan ölürler.”
  •         “Kimse çalışanlarına az para vererek zengin olmamıştır. Maymunları tavlamak için fıstıklara kıyacaksınız.” (Biraz ağır olmuş sanki ama teşbihte hata olmaz :) )
  •     “Düzenli olarak fiyat kırmak tüketicinin ürüne duyduğu güveni azaltır, devamlı iskonto yapılan bir ürünün arzulanır olması mümkün mü?”
  •        “Metindeki her sözün bir değeri olmalıdır”.
  •        “İnsanlar ürünü satın alır, televizyondaki reklamı değil.”
  •        “Bazen en iyi fikirler müşteri temsilcisinden, araştırmacıdan ve diğerlerinden gelir, bunu teşvik edin, edinebileceğiniz tüm fikirlere ihtiyacınız var.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markam Danışmanlık’ta Marka Stratejisti. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü mezunu. Fikir sever, strateji yazar…

Bir Cevap Yazın

Gelecek Erkeklere Bırakılmayacak Kadar Önemlidir

“Kadın” nedir? Böyle bir soruya siz ne cevap verirdiniz? Dikkat ederseniz soru “Kimdir?” demiyor. Bunun nedeni sadece bizim toplumumuzda değil, dünyanın her yerinde kadının bir kimlik kazanması için önce “ne olduğu”nun zihinlere oturması gerekliliğidir. Türk Dil Kurumu’nun tanımlamasında bile kadının analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan hizmetçi olarak ifade edildiğini göreceksiniz. Kadın daha kendi kimliğini “kazanamadan” belli sıfatlar arasına sıkıştırılıyor. Feminist felsefenin en önemli temsilcilerinden Fransız yazar ve filozof Simone de Beauvoir, 1949 yılında yayınlanan İkinci Cins adlı eserinde kadının kimliğine dair insanlık tarihi boyunca söylenmiş en önemli sözlerden birini sarf eder: “Kadın doğulmaz, kadın olunur!”

Dünya Ekonomi Forumu 2016 raporuna göre kadın ve erkeğin iş hayatında eşit temsili için 117 sene gerekiyor. İş hayatında kadın ve erkek eşit olsa bile kadının toplumdaki geleneksel rolü özel hayatta da devam ediyor. Çalışan kadın eve geldiğinde ev işleri ve çocuklar ile ilgilenirken, eşleri hobilerine zaman ayırabiliyor ya da köşelerine çekilip dinlenebiliyorlar. Toplumun kadınlara biçtiği geleneksel rollerin dışında, varoluşsal kimliklerine dair inanışlar bununla da sınırlı kalmıyor elbette. “Sarışınlar aptaldır.” efsanesini bilirsiniz, ki günümüzde bilimsel araştırmalar böyle bir önermenin kesinlikle doğru olmadığını ortaya koymaktadır. Peki bu mitin yayılmasında en büyük pay sahiplerinden birinin reklamlar olduğunu biliyor muydunuz?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Medyanın toplum algısını değiştirmedeki rolü tartışılmaz. Medya ekosisteminin en büyük gelir grubunu oluşturan reklamlar da  olumlu ya da olumsuz anlamda bu algıya katkı sağlıyor. Reklam ajansları her ne kadar “feminist” olarak etiketlenmek istemeseler de, pazarlama kampanyalarında günden güne artan bir oranla “geleceğin kadını” felsefesine hizmet eden çalışmalarda bulunuyorlar. Bu durumu tetikleyen en büyük sebep ise sosyal medya paylaşım ve ürün satın alım oranlarında kadınların erkeklere kıyasla büyük bir yüzdeye sahip olmaları. Femvertising (Feminist Reklamcılık) akımı ile markalar kadınların yeteneklerini, dünyaya haykırmak istedikleri mesajları ön plana çıkarırken, aynı zamanda kadınları daha güçlü bir kimlik oluşturmaları konusunda da adeta yüreklendiriyorlar. Bu noktada Dove ve Nivea’nın ırkçı çalışmaları ya da Doğadan Yeşilçay Reklamı gibi kötü örnekler olsa da, global çapta kadınları motive eden, kadının kimliğini özgür bir şekilde inşa etmesini teşvik eden başarılı reklamlar da mevcut.

Kızlar da Bilim Yapar, Microsoft Amerika, Dünya Kadınlar Günü Reklamı

Kategori: Teknoloji

Kızlar Neyden Yapılmıştır?, Nike Hollanda

Kategori: Moda

Devler, İsveç Kraliyet Teknoloji Enstitüsü

Kategori: Eğitim

Klişeleri Yıkmak, Hornbach Almanya

Kategori: Ev, Bahçe

Nasıl Mükemmel Kadın Olunur?, Lenovo Peru

Kategori: Elektronik, Teknoloji

Ben Senim, I AM THAT GIRL Amerika

Kategori: Eğitim

Kız Gibi, Always Amerika

Kategori: Sağlık

Kız Gibi, Orkid Türkiye

Kategori: Sağlık

 

Bonus: Aamir Khan, Star Plus Hindistan

Kategori: Tv Ağı, Medya

 

Geleceğin dünyasının bir ütopya mı yoksa distopik bir Black Mirror toplum yapısına mı sahip olacağı konuşula dursun; markalar hümanizmi temel alıp seksist yaklaşımlardan uzak durarak hem cinsiyet farketmeksizin tüketicilerin “Kendini Gerçekleştirme” ihtiyacına hitap etmeli, hem de toplumun algılarını daha yapıcı yönlendirme gayretinde bulunmalıdırlar.

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Audi Ay’a Çıkmaya Hazırlanıyor

NASA 7 Aralık 1972 tarihinde, Apollo programı kapsamında Ay’a iniş yapan son uzay mekiğini fırlattı. Aradan geçen tam 45 yılın ardından, Audi bu tarihi olayın yıldönümünü “Apollo 45” adlı özel bir reklam ile kutluyor. 65 saniyelik reklam 1990’ların ünlü Eskimo temalı quattro reklamına gönderme yaparak, Audi lunar quattro’nun gerçekleştireceği “Ay Görevleri”nin bir ön izlemesini sunuyor. Audi tarafından geliştirilen ay keşif aracının 2019’da göreve başlaması planlanıyor.

Audi, 7 Aralık 1972 tarihinde Apollo programı kapsamında Ay’a yapılan son insanlı uzay yolculuğu anısına “Apollo45” adıya özel bir reklam filmi çekti. Reklam filmi 45 yıl önce yapılan yolculuğa saygı duruşu niteliği taşırken, aynı zamanda Audi’nin lunar quattro keşif aracı ile 2019 yılında gerçekleştirmeyi planladığı görevi tanıtmayı amaçlıyor. 

2030 yılında geçen reklamda, Ay’ın yüzeyini araştıran iki astronot, yüzeyde bir dizi iz ile karşılaşıyor. Bunlar, Neil Armstrong’un 1969’da bıraktığı ayak izi, Apollo 17 görevinde 1972 tarihinde Ay’ın yüzeyine inen keşif aracının lastik izleri ve Audi lunar quattro’nun 2019 tarihinde bıraktığı lastik izleri.Yeni reklam, bir Eskimo yerlisinin oğluna farklı hayvanların kar üzerinde bıraktıkları izleri öğrettiği ve Audi quattro izleriyle karşılaşmalarıyla sonlanan 1990 tarihli quattro reklamından unsurlar barındırıyor.

Audi Lunar Quattro Ay Üzerinde Keşif Yapacak

Audi, lunar quattro ile Ay üzerinde gerçek bir keşif görevine hazırlanıyor. Bu amaçla Audi, keşif aracını geliştirmek için 2015 yılından bu yana PTScientists kurucusu ve CEO’su Robert Boehme’nın liderliğindeki bir ekip ile işbirliği yapıyor. Berlin merkezli start-up’a dört tekerlekten çekiş (quattro teknolojisi), hafif gövde, elektrikli ve hibrit motorlar (e-tron) ve tasarım optimizasyonu alanlarında Audi uzmanları destek veriyor. Audi tarafından geliştirilen ay keşif aracının 2019’da göreve başlaması planlanıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link