Reklam Dünyası Eskişehir’de Buluştu

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi ve İletişim Kulübü tarafından bu sene dokuzuncusu düzenlenen “Kampüste Reklam Var” etkinliği 16-17 Mart 2013 tarihlerinde Anadolu Üniversitesi  Atatürk Kültür ve Sanat Merkezinde reklam duayenlerini öğrencilerle buluşturdu.

Anadolu Üniversitesi İletişim Kulübü’nün üyeleri tarafından hazırlanan etkinlikte, öğrenciler reklam sektörünün önemli isimleri ile bir araya geldi. Bu yıl 90’lar konseptiyle karşımıza çıkan Kampüste Reklam Var 9 etkinliğine katılan beş yüze yakın kişi keyifli, her anı eğlence dolu iki gün geçirdi. Reklamcılığa aday ve reklam sektörüne ilgi duyan öğrenciler iki gün boyunca reklamları, reklamların oluşum sürecini, reklam ajanslarının yapısını ele alan konferanslara katıldı.

Etkinliğin Kısa Bir Özeti:

KRV 9, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ayhan Yılmaz’ın konuşmasıyla başladı. Yılmaz konuşmasına “ Keşke 20 yıl öncesine dönebilsem ve böyle etkinliklere katılabilsem” diyerek başladı ve yalnızca Eskişehir sınırları içinde kalmayıp Türkiye’nin çeşitli şehirlerdeki üniversite öğrencilerinin katılımının sağlandığı bu etkinliğin marka olmasını sağlayan herkese teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.

Hemen ardından mikrofonu devralan Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ferruh Uztuğ öğrenci emeğine dayalı etkinliklerin önemini vurgularken “Tüm zorluklara rağmen 40 öğrencinin böyle bir etkinlik yapması, tüm derslerden AA almaktan daha önemlidir. Bir şeyin ‘9’ olması, kurucularının hala takip ediyor olması çok değerlidir” sözleriyle organizasyon ekibine teşekkürlerini iletti.

Alametifarika Reklam Ajansı yaratıcı yönetmenlerinden Emrah Karpuzcu

İlk oturum Alametifarika Reklam Ajansı’nın yaratıcı yönetmenlerinden Emrah Karpuzcu’nun “İçerik İstanbul’da olduğu için Eskişehir dezavantaj gibi gözükse de enerji biriktirmek için çok doğru bir yer” sözleriyle başladı. Reklamcılığın teorik bir şey olmadığını söyleyen Karpuzcu, bu sektörde reklamcılık mezunu olmanın bir artısı olmadığını ve kişisel gelişimin önemini vurguladı. Reklamcılık dijitale kayıyor dense de bütün işinin vitrinin hala televizyon reklamları olduğunu değindi.

Günün ikinci oturumunda reklam filminin çekim sürecinde ajans-marka-prodüksiyon üçgenini anlatan PTT Films yönetmenlerinden Ozan Açıktan sözlerine “İlk olarak reklam filminin vazgeçilmez öğesinin ne olduğunu belirliyorum ve bunu son ana kadar darbelerden koruyorum” diyerek devam etti. Çalışmaları arasından seçtiği birkaç reklam filmini izletip her birinin çekim hikayesini katılımcılarla paylaştı.

Öğle arasından sonra sahneyi devralan Y&R İstanbul ve Team Red Stratejik Planlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Bediz Eker stratejik planlamanın ne olduğunu anlatarak konuşmasına başladı. Yaptığı sunumda ‘ödül almak’ kavramı üzerinde duran Eker “Ödül alan işlerin büyük bir kısmı gerçek müşteri ya da brief için değil, yalnızca iyi bir fikir bulunduğu için, ödül almak için yapılan işlerdir. İdeal olanı olağan işlerle ödül almaktır” sözleriyle devam etti. Markalara anlam yüklemenin önemi vurgulayan Eker, GSM savaşlarının eksilerine ve artılarından söz etti.

Konuşmasına “Eskiden ‘düşünüyorum, öyleyse varım’ diyorduk, şimdi ‘internet, öyleyse varım’ diyoruz” sözleriyle başlayan Alice BBDO Reklam Ajansı’nın Stratejik Planlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi ve Reklamcılık Vakfı Başkanı Haluk Sicimoğlu, gerçek değişmeyenin insan olduğunu söyledi. “Ben reklamcılığı basın reklamlarından öğrendim” diyerek basın reklamlarının önemini ifade etti. TV reklamlarının bitişi hakkındaki tahminler üzerine de “Eğer TV olsam ‘benim ölümümle ilgili konular abartıldı’ derdim” diyerek TV reklamcılığının hala güçlü bir mecra olduğunu dile getirdi.

İlk günün son konuşmacısı olan reklam yüzü Gupse Özay, üniversite anılarını anlatarak söze girdi. Konuşmasına mesleğe atılma hikayesiyle devam etti ve asıl hedefinin yönetmenlik yapmak olduğunu sözlerine ekledi. Oturumuna soru-cevap devam etmeyi tercih eden Özay, gelen bir soru karşısında reklam yüzü olduğu markanın ‘Nurhayat’ karakteriyle uyguladığı stratejiyi ve markanın vermek istediği mesajı anlattı.

Etkinliğin ikinci günü Über Ajans ekibinin sunumuyla başladı. Reklamcılıkta yapılıp yapılmaması gereken 10 şeyden bahseden ekip, sektörde yaşananları kendi tecrübeleriyle örnekledi.

Eğitim hayatından ve mesleğe nasıl başladığından bahsederek sahneyi devralan Bigumigu’nun Kurucu Ortağı Yalçın Pembecioğlu, ilk müşterisinin makyaj temizleme pamuğu olduğunu ve bundan öğrendiği şeyin kullanmayacağımız ürünlere de reklam yapabilmemiz gerektiğini söyledi. “Asla bankacı olmayacağım” diyerek iletişimci olup çalıştığı tüm şirketlerde bankalar için reklam yaptığını dile getirdi. Eşiyle kurdukları Bigumigu’nun ortaya çıkış sürecini, ismin nasıl ortaya çıktığını, bu ismin avantajlarını ve dezavantajlarını, uygulanan iş modelini ve gelinen son noktayı anlatan Pembecioğlu, kısa vadede içerik kalitesini daha da arttırmak istediğini, uzun vadede ise Bigumigu’yu satmayacağını sözlerine ekledi.

Oturumuna şüphe duymanın önemini vurgulayarak başlayan ve şu anda bağımsız sanat yönetmenliği yapan Barış Sarhan, sekiz yıllık meslek hayatı boyunca çalıştığı ajanslarda yaşadıklarından ve reklamın iyi kötü yanlarından bahsederek konuşmasına devam etti.  Ürünü sattırmada, tüketicinin bilinçaltına girebilmeyi başarmanın önemini belirten Sarhan, dünyanın en büyük markalarının yapmak istediği şeyin logoları gözükmeden tanınır olabilmek olduğunu ifade etti.

İnternetin kullanımını hem markalar hem de tüketici tarafından anlatan sosyal medya ve dijital iletişim danışmanı olan Ercüment Büyükşener, değişen sosyal medya düzenlerini anlamak üzerine “İş sadece Facebook ve Twitter kullanmak değil, önemli olan yeni ekonomik düzeni de anlamak. Medya patronları yerini bireylere bırakıyor. Artık Twitter kullananlar da birer medya üreticisi haline geldi” sözlerini söyledi. Ercüment Büyükşener aynı zamanda Kampüste Reklam Var’da bir ilk olan ve öğrencilerin seçtiği reklamların yine öğrenciler tarafından değerlendirildiği interaktif oturumun moderatörlüğünü üstlendi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Küresel Isınmaya Dikkat Çekmek İçin Işıklarını Kapatan Kit Kat Reklam Panosu

Tüm dünya insanlarının dikkatini “küresel iklim değişikliği” ya da daha bilinen ismiyle “küresel ısınma”ya dikkat çekmek için 10 yılı aşkın bir süredir her sene düzenli olarak “Dünya Saati” isimli etkinlik düzenleniyor. WWF tarafından organize edilen bu etkinlik kapsamında her sene mart ayının son cumartesi günü 20.30 – 21.30 saatleri arasında tam bir saat boyunca gerekli olmayan ışıklar söndürülüyor.

İlk olarak 2007 yılında Avustralya’nın Sydney şehrinde gerçekleştirilen Dünya Saati etkinliği, kısa sürede çok geniş bir alana yayıldı ve bugüne dek 150’den fazla ülkede 7.000’den fazla şehir bu organizasyona dahil oldu. Hatta bu etkinlik, Türkiye’de de 2008 yılından beri her sene gerçekleştiriliyor. Dünyanın en büyük çevre hareketi olaran adlandırılan Dünya Saati etkinliği kapsamında, bugüne dek San Francisco’da bulunan Golden Gate Köprüsü, Roma’da yer alan Kolezyum ve Kız Kulesi gibi dünyanın önemli şehirlerindeki birçok görkemli ve tarihi yapı bir saat boyunca karanlıkta kaldı.

Ads of the World’ün yaptığı habere göre, Nestle’nin en önemli markalarından biri olan Kit Kat da bu sene 24 Mart tarihinde gerçekleştirilen organizasyona gerçekleştirdiği yaratıcı reklam kampanyasıyla dahil oldu. ABD merkezli reklam ajansı J. Walter Thompson’ın Londra şubesi tarafından oluşturulan bu açık hava reklamı için basit bir elektrik devresi içeren bir dijital reklam panosu hazırlandı ve 24 Mart günü saat 20.30’da elektrik devresinin içerisinde yer alan Kit Kat ikiye ayrılarak elektrik akımının kesilmesini ve dolayısıyla da reklam panosunun ışıklarının sönmesini sağladı.

Bu kampanya için özel olarak hazırlanan bu dijital reklam panosu, Londra’da Thames Nehri‘nin üzerinde yer alan Tower Bridge isimli meşhur köprünün çok yakınında bulunuyordu. Tower Bridge’in ışıkları ile köprünün yakınında yer alan Kit Kat reklam panosunun ışıkları tam olarak aynı anda kapandı. Bu, kampanyanın vermek istediği mesajın anlamını güçlendirmek amacıyla özellikle yapılan bir hamleydi. Bu şekilde, Kit Kat reklam panosunun elektriğinin kesilmesinden dolayı Tower Bridge’in ışıkları sönmüş gibi bir izlenim yaratıldı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Şampuan Reklamlarındaki Muhteşem Saçların “Hilesini” Bir Saç Bakım Markası Ortaya Çıkarırsa!

Hani şampuan reklamları vardır, o markanın şampuanını kullanırsanız saçlarınız aynı o reklamdaki kadının saçları gibi parlak, canlı, yumuşak kısacası efsanevi görünecektir ama her ne kadar öyle görünmeyeceğini bilsek bile inanmak isteyip alırız ya. Aslında o reklamlardaki kadınların saçlarının da tam olarak bize gösterilen gibi olmadığı ortaya çıktı. Hem de başka bir saç ürünü reklamı sayesinde.

Evet yazılanlar biraz karışık ancak doğru, Suave ismindeki saç bakım ürünleri markasının “Hair You Can Believe” isimli kampanyasında kadınlara imkansızı vadetmeyen bir bakış açısı kullanılarak gerçekten o bakım ürünü ya da şampuanın neler yapabileceği anlatıldı.

Tabii Suave reklamında bakım ürünleri markalarının reklamlarda kullandıkları bazı “hilelerden” de bahsetmekten çekinmedi.

Mesela havada uçuşan o sağlıklı saçların arkasında yeşil bir arka planda duran yeşil adamlar varmış ya da o volümlü görünen saçların gerçekten arkasında duran bazı yapay köpük malzemeler ve birçoğunun da aslında takma saç kullandığını da aşağıdaki resimle görerek küçük şoklar yaşadık sanırım.

Bir ürünün gerçekten ne vadettiğini abartıya ya da küçük “hilelere” başvurmadan, gerçekten vadettiği şeyi yapabileceğine inanmamızı sağlayan kampanyası ile Suave birçok insanın kalbinde sanırım bu reklamından sonra “lovemark” tahtını elde edecek gibi görünüyor.

Gördüklerimizden sonra sanırım bir daha saç bakım ürünleri reklamlarına ya da o reklamlarda gördüğümüz dehşet güzellikteki saçları bize vadeden markalara yanı gözle bakmayacağız gibi görünüyor değil mi siz ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link