Peta’dan Kanlı Kampanya

Reklamcılık, pragmatizmin emrinde bir iş… Toplumsal hafızaya nüfuz eden reklamlar, lovemark’lar, ikonlar yaratma fikri, çoğu zaman duyguların ibresini duyarlıklıktan çıkartıyor. İrice bir KOBİ olarak nitelendirebileceğimiz reklamcılığın, hiç kuşkusuz en çok beslendiği şeyden birtanesi de ” hayvan sömürüsü…’’

Ünlü bir restaurant zincirinin nargile sunumunda kullandığı balıklar, Kumcula Sahilinde, çevreye hatta sahile yapılan oteller ve gece kulüplerinin ışıkları yüzünden yollarını kaybedip, denizden uzaklaşan Caretta carettalar, Fayton gezileri yüzünden her yıl ortalama 400 at ölümü, Arjantin’in Mendoza Hayvanat Bahçesi’nde 40 derece sıcakta 23 yıl geçiren, türdaşı kutup ayısı Pelusya’yı kanserden kaybeden ve sonunda sıcağa, yüksek strese, yalnızlığa dayanamadığı için delirerek yaşamını yitiren Kutup ayısı Arturo…

Her biri ya da pek çoğu ekonomik amaçlar güdüldüğü için ekolojik dengeleri altüst edilen hayvanlar… Tüm bu kişi, kurum ya da kuruluşlar; hayvan sömürüsü üzerinden yaptıkları reklamlar sayesinde, cins isimlerinin önüne aldıkları – balıklı (nargile), deri(çanta), ünlü( hayvanat bahçesi) gibi – sıfatlarla daha çok bilinirlik sağlıyor ve daha çok kazanıyorlar.

kutup-ayisi-arturo-

Hayvan Hakları savunucusu PETA, bu sömürünün görünürlüğünü arttırmak için oldukça etkili bir kampanya hazırladı. Egzotik deri endüstrisinin hedef alındığı kampanyada, kampanyanın öznesi de, eylemin kendisi de son derece başarılı !

PETA, Bangkok’taki bir alışveriş merkezine içerisinde çanta, ayakkabı ve kıyafet satılan “The Leather Work’’ isimli sahte bir mağaza açıyor. Dışaran bakıldığında şık ve kusursuz görünün ürünlerin içerisine kan, et ve sinirlerle doldurulmuş; hatta bazılarının içerisine atan kalpler yerleştirilmiş ürünler tasarlıyorlar. Mağazaki müşteriler ürünleri denemek için ellerine aldıklarında bu görüntülerle karşılaşınca büyük bir şok yaşıyorlar.

PETA Asya’nın, Ogilvy & Mather Bangkok künyesinde gerçekleştirdiği kampanyada,  Tayland’daki Timsah istismarına dikkat çekiliyor. Uluslararası markaların ‘’deri ‘’ üssü haline gelen Tayland’da, her yıl milyonlarca sürüngenin derisi lüks tüketim ürünleri için canlı canlı yüzülüyor. Konuşma yetisi haricinde, insana en yakın tür olan hayvanlara bu büyük endüstrilerde uygulanan sömürünün bir an önce durdurulması gerekiyor. Zira nehirlerde yüzün o canlılar, kadın cüzdanı değildir.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

İzlanda Coca Cola Dünya Kupası Reklamını İzlanda Milli Takım Kalecisi Thór Halldórsson Yönetiyor!


Bayram’a karışan Dünya Kupası coşkusu tüm hızıyla devam ederken, karşılaştırmalar kadar heyecan verici detaylar da yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Bu detaylardan bir tanesi de Coca Cola’nın İzlanda reklam filmi ile ortaya çıktı. Dünya Kupası’nda yarışan en küçük ülke olan İzlanda’nın futbol takımı oyuncularının birçoğu futbol kariyerlerinden önce birçok farklı alanda da yeteneklerini sergileme imkanı bulmuşlar. Öyle ki Coca Cola’nın Dünya Kupası’na özel İzlanda reklam filminin yönetmeni de İzlanda milli takımının kalecisi Thór Halldórsson olmuş.

İzlanda milli takımı kalecisi Hannes Thór Halldórsson 2018 Dünya Kupası döneminde kalesini korurken, öncesinde kendi ülkesinde yayına girecek olan Coca Cola reklamını yönetmiş. Futbolu profesyonel bir kariyer olarak görmeden önce Halldórsson film yönetmeni olarak çalışıyormuş. Hatta teknik direktör Halgrimsson’da milli takımı yönetmediği vakitlerde diş hekimliği yapıyor.

Filmde baskın tema Euro 2016’da efsaneleşerek bir milli takım geleneği haline gelen Viking alkışının baştan sona tüm İzlanda halkını günlük yaşamda nasıl sarıp, tek bir noktada bir araya getirdiği olurken, hangi takımı tutuyorsanız tutun, o efsanevi alkışın ritmi sizi reklam boyunca sizi de sarıyor.

Sanıyorum asıl güzel olan da birçok ülkenin milli takımında ülkesini temsil eden milyon dolarlık futbolculara karşın İzlanda gibi daha küçük yüzölçümlü ülkelerin oyuncularının futbolla beraber başka meslek dallarında da başarılı olması.

Öyle ki kale bekçisi Halldórsson bundan dört yıl kadar önce profesyonel bir yönetmenken ikinci iş olarak futbolla ilgileniyormuş. Şimdilerde kariyerini bir Danimarka takımı olan Randers FC’da sürdüren Halldórsson, İzlanda’da yayına girecek bu reklam filmi için bir istisna yaparak yönetmen koltuğuna geri dönmüş ve halkı Dünya Kupası coşkusu ile birleştirecek çok güzel bir işe imza atmış.

Sanırım en iyisi de güzelce kurgulanmış bu reklam filminde birleştirici unsurlarla beraber İzlanda’nın doğal güzelliklerini de seyretmek  oldu. Peki siz ne düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İlk Bakışta Hoşlanmadığımız Onca Ürünü Neden IKEA’dan Alıyoruz?

  • Hepimizin kendisinden bir şeyler bulabileceği kocaman mağazaları ile IKEA hepimize mutlaka küçük bile olsa birkaç parça satmayı başarmıştır.
  • Peki, ilk bakışta gözümüze güzel gelmese de mutlaka IKEA’dan bir şeyler almayı nasıl başarıyoruz?
  • Benzeri yazılar içinYaratıcılıkta Çığır Açan 8 IKEA Reklamı

Mutlaka kendisiyle duygusal bir bağ kurduğumuz, bu nedenle atmaya kıyamadığımız birkaç parça vardır değil mi evimizde? Bu sorunun cevabı da tam olarak bu duygusal bağda gizli aslında. IKEA’nın hepimizle kendi dilinde bu duygusal bağı ince ince işliyor olmasında.

Binlerce ürünün arasında hem evimize renk katacağını, hem sade bir stil yaratacağımızı düşündüğümüz hem de aslında o kadar özgün olmayan ve her yerden de alabileceğimiz eşyalar bulunuyor.

IKEA’nın ödüllü ajansı Åkestam Holst ise görece IKEA’nın popüler ürünlerine göre daha az satış yakalamış ürünleri için bu alanda çalışmalar yapıyor; müşterilere bu ürünlerle bağ kurması sağlayacak projeler yaratmak.

Bu örneklerden birisi de kadınların sıklıkla okuduğu bir dergiye kendilerine has bir hamilelik testi yerleştirmek oldu. Bunu deneyen ve sonucun pozitif olduğunu gören kadınlara IKEA aile indirimi ile bebek ürünlerinde daha uygun fiyatlar sunmaları oldu.

Bu konu hakkında Åkestam Holst kreatif direktörü Magnus Jakobsson stratejisini şöyle paylaşıyor;

IKEA ayakkabı değil, parfüm değil, bu eşyalar sizi bir günlüğüne bile olsa kral ya da kraliçe gibi hissettirmeyecek- aşağı yukarı bir çatal, 20 dolara bir sandalye ya da bir ampul olabilir. Ama IKEA ürünlerine olan sevgi yukarı doğru çıkmalı, bu nedenle bizim kreatif stratejimizde tüm bu ürünlere duygusal bir değer eklemek, insanların sevebileceği bir şeyler eklemek, bu beğenilmeyenleri alıp insanların beğendiği bir hale getirmek.”

Aynı zamanda Jakobsson bahsettiği bu ürünleri allayıp pullamadıklarını ya da fiyatları ile oynamadıklarını, sadece bu ürünleri nasıl bizlerin sevebileceği bir hale getirmeye kafa patlattıklarını da ekliyor.

Aslında sokağa çıksak köşe başındaki markette de bulabileceğimiz sıradan ürünleri bizim sevip, onları IKEA’dan almamızı sağlamak için uğraşmak oldukça zor olmalı ama yine de IKEA gibi uluslararası bir dev markaya böylesine bağlanmamızı sağlayacak ayrıntıları keşfetmeye çalışmak biraz da eğlenceli olsa gerek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link