Patates Kızartması Satmayan Fast Food Markası Nasıl Efsaneye Dönüştü?

Bir fast food menüsünün gizli kahramanıdır patates kızartmaları. Olmazsa olmaz, Yediğiniz hamburger istediği kadar iyi olsun sizi o restorana müdavim yapmayacaktır. Peki ünlü bir fast food markasıysanız ve menünüzde hiç patates kızartması yoksa ne olur?

Henüz ülkemizde yer almasa da Taco Bell Meksika yemekleri özelinde oldukça ünlü bir fast food restoranı. Birbirinden değişik tacoları yiyen Taco Bell müdavimlerinin aklında ise tek bir soru var: Neden Taco Bell’de patates kızartması yok?

Taco Bell ise artan bu sorulara ilginç bir yöntemle cevap veriyor: “Web of Fries” ismini verdiği sahte bir film fragmanı ile.. Ancak bu fragmanın kurgusu, oyuncular, sahneler o kadar iyi ki izlerken içinizden bir ara keşke vizyona girse diye geçirebilirsiniz.

Gizemlerle dolu, bir komplo teorisini andıran bu fragman Deutsch tarafından yaratılmış, Joseph Kosinski tarafından yönetilmiş ve başrolünde ünlü Hollywood yıldızı Josh Duhamel yer alıyor.

Daha önce yaptığı bir araştırma sonrası patates kızartmalarının yeteri kadar iyi olmadığını öğrenen Burger King’in daha iyisini yaptığı “Patatesin Kralı” işini bilenler ise bu fragmanı izledikten sonra, orada da sorulduğu gibi “Eğer Taco Bell patates kızartması satsaydı burger insanları ne yapacaktı? ” sorusunu kaçınılmaz olarak soracağa benziyor. Film de ilhamını tam olarak buradan alıyor: 1 dolara patates kızartması sattığımızın duyulmasını istemiyorlar!

Taco Bell’in 25 Ocak’ta satmaya başlayacağını duyurmak için yaptığı fragman sayesinde Meksika baharatlarıyla tatlandırılmış, ılık Nacho peyniri ile servis edilen Nacho Fries ismini verdikleri patates kızartması, oldukça akıllıca yapılan bu film ile şimdiden efsaneye dönüşmüş durumda.

Ne dersiniz, fragman oldukça başarılı değil mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Fast Food Savaşları: Burger King vs McDonald’s

  • Fast food sektöründeki en sıkı rekabetlerden biri McDonald’s ve Burger King arasında.
  • Tüm dünya çapındaki McDonald’s restoranlarının sayısı, Burger King restoranlarının sayısının yaklaşık olarak 2 katı.
  • McDonald’s, müşterilerinin %88’ini elinde tutmayı başarırken Burger King tarafında bu oradan %73.
  • İlgili Yazı: Burger King, Whopper İsteyen Müşterilerini McDonald’s’a Yönlendirdi

Global fast food sektörü söz konusu olduğunda, son dönemde en sıkı rekabetin Burger King ve McDonald’s arasında olduğunu söyleyebiliriz. Burger King 1953 yılında, McDonald’s ise 1940 yılında kurulmuş olan bir firma. Yani bu iki firma arasındaki rekabet, 65 yıldır devam ediyor. Peki, bu rekabette kimin önde olduğunu hiç merak etmiş miydiniz? Şimdi rakamlarla bu iki büyük fast food markasının arasındaki rekabete daha yakından göz atalım.

Nasdaq tarafından geçtiğimiz yıl paylaşılan verilere göre, tüm dünya çapındaki McDonald’s restoranlarının sayısı, Burger King restoranlarının sayısının yaklaşık olarak 2 katı. Bu verilere göre, geçtiğimiz yıl McDonald’s’ın toplamda 32.230 şubesi bulunurken Burger King şubelerinin toplam sayısı ise 16.167. 2020 yılında da McDonald’s restoranlarının toplam sayısının yaklaşık olarak Burger King restoranlarının toplam sayısının iki katı olması bekleniyor.

Restoran başına elde edilen lisans hakkı gelirine baktığımızda ise burada da McDonald’s’ın bariz bir üstünlüğü olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz yıl McDonald’s restoran başına 101.980 dolar lisans hakkı geliri elde ederken Burger King ise 69.050 dolar lisans hakkı geliri sağladı. İki şirketin yıllık lisans hakkı gelirlerine baktığımızda, McDonald’s’ın yıllık gelir artışının Burger King’e göre daha yüksek olduğu görülüyor ve bu durumun 2020 yılına kadar böyle devam etmesi bekleniyor. Bununla birlikte Burger King’in yıllık lisans hakkı geliri artışı, 2016 yılından beri %0,5’e sabitlenmiş durumda ve bu istikrarın 2020 yılına kadar bu şekilde devam edeceği tahmin ediliyor.

1010data‘nın yaptığı araştırmaya göre, müşteri sadakati açısından da McDonald’s daha başarılı. Ünlü fast food restoran zinciri, yıllık olarak müşterilerinin %88‘ini elinde tutmayı başarıyor. Burger King söz konusu olduğunda ise bu rakam %73. Bunun yanı sıra bir McDonald’s müşterisi, bir ayda ortalama olarak 26 dolar harcama yaparken bir Burger King müşterisi ise aylık ortalama olarak 17 dolar harcama yapıyor.

İki fast food markası ile ilgili olarak bir başka önemli veri ise marka değerleri. Statista‘nın paylaştığı 2017 verilerine göre iki şirketin marka değerleri arasında ciddi bir fark mevcut ve bu noktada da McDonald’s markasının Burger King’e karşı ciddi bir üstünlüğü bulunuyor. Statista’nın paylaştığı “2017’de Dünya Çapındaki En Değerli 10 Fast Food Markasının Marka Değeri” listesinde, McDonald’s 97,7 milyar dolar marka değeriyle ilk sırada yer alırken Burger King ise 5,1 milyar dolar marka değeriyle 10. sırada yer alıyor.

Statistic: Brand value of the 10 most valuable fast food brands worldwide in 2017 (in million U.S. dollars) | Statista

McDonald’s ve Burger King’in Birbirlerine Sataştıkları Reklamlar

Burger King ve McDonald’s, yaptıkları reklamlarda da aralarında rekabeti ön plana çıkartmayı ihmal etmiyorlar. Ancak rakamlar söz konusu olduğu McDonald’s’ın gerisinde kalan Burger King’in, yaptığı agresif reklam kampanyalarıyla bu alanda üstünlüğü elinde tuttuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

İki markanın birbirine sataştıkları reklam kampanyalarının en dikkat çekenlerinden biri ise 2016 yılında TBWA Paris ajansı tarafından McDonald’s için hazırlandı. Fransa’da yapılan reklamda, yol kenarına McDonald’s ve Burger King için iki reklam tabelası yerleştirildi. McDonald’s için yerleştirilen reklam tabelasında en yakın McDonald’s şubesinin 5 km ötede olduğu belirtilirken Burger King’in aşırı uzun reklam tabelasında en yakın Burger King şubesinin 258 km mesafede olduğu belirtiliyordu.

Burger King ise şahane bir karşı atakla bu reklamın uzun versiyonunu yayımladı. Burger King reklamında araçla seyahat eden iki kişi, McDonald’s tarafından yerleştirilen iki reklam tabelasıyla karşılaşıyorlar. Sonrasında ise McDonald’s’a uğrayıp sadece birer kahve aldıktan sonra Burger King’te Whopper yemek için 253 km daha yol katediyorlar. Ayrıca reklamında sonunda yer verilen “Her Yerde Olduğun İçin Teşekkür Ederiz McDonald’s” ifadesi de dikkat çekiyor.

McDonalds’ın geçtiğimiz yıllarda Almanya’da yayımlanan bir reklam filminde ise McDonald’s’tan aldığı yiyecekler sürekli olarak başka çocuklar tarafından elinden alınan bir çocuk yer alıyor. Bu olayın birçok kez başına gelmesinin ardından bu ufaklık, en sonunda satın aldığı McDonald’s yiyeceğinin önüne Burger King paketi yerleştiriyor ve bu sayede yemeğine kimse dokunmuyor.

Burger King’in McDonald’s’a sataştığı bir başka reklam kampanyası ise geçtiğimiz yılın sonunda yayımlanan noel temalı reklam filmiydi. Bu reklam kampanyası kapsamında, Burger King rakibine noel hediyesi olarak dev bir ızgara götürdü. Grabarz & Partner Werbeagentur GmbH ortaklığıyla hazırlanan “The Gift of Fire” (Ateşin Hediyesi) isimli reklam kampanyası için büyük bir ızgara hediye paketine sarıldı ve bir McDonald’s şubesinin önüne götürüldü. Daha sonrasında ise Burger King ekibi hep bir ağızdan meşhur yılbaşı şarkısı Jingle Bells’in Burger King’e uyarlanmış bir versiyonunu söylemeye başladılar. Çevredeki insanların ve McDonald’s çalışanlarının bu olaya verdiği tepki ise görülmeye değerdi.

Bu rekabette, belki de en yaratıcı ve başarılı reklam kampanyası olarak Burger King’in geçtiğimiz sene “It” isimli popüler korku filminde McDonald’s’a maskotu üzerinden sataştığı reklamı gösterebiliriz. It filminin 27 Eylül’de Almanya’da gerçekleştirilen ön gösteriminde, filmin bitiş jeneriğinden hemen önce sinema perdesinde “ALINACAK DERS: ASLA BİR PALYAÇOYA GÜVENME” şeklinde bir yazı belirdi ve bunun hemen ardından da Burger King logosu gözüktü. Stres ve korku dolu bir filmin ardından böyle esprili bir mesaj gören salon ise kahkahaya boğuldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Beko, FC Barcelona ve UNICEF’ten Çocuklarda Obeziteye Karşı 1 Milyon Euro’luk Global Adım

  • Beko‘nun Barcelona‘nın üç ana sponsorundan biri olarak sponsorluk sözleşmesini 3 yıl daha uzattığını sizlerle paylaşmıştık. Bu sponsorluk kapsamında Beko ve FCB’nin kısa süre önce duyurduğu küresel sosyal girişimi ‘Şampiyonlar Gibi Beslen’ (Eat Like a Pro) projesi de yeni sponsorluk döneminin temel odaklardan biri olacaktı.
  • Beko, Instagram veya Twitter’da #EatLikeAPro hashtag’i altındaki her gönderi için çocuklarda görülen fazla kilo ve obezite ile mücadele için UNICEF’e 1 Euro bağış yapacak. Kampanya ile 1.000.000 Euro toplanması hedefleniyor.
  • Mevcut eğilimin sürmesi halinde şu anda dünya genelinde 41 milyon olan fazla kilolu ya da obezite sorunu yaşayan çocukların sayısı, 2025 yılına kadar 70 milyonu aşacak.

Lider ev teknolojileri markası Beko, ana sponsoru olduğu FC Barcelona, FC Barcelona Vakfı ve UNICEF’le çocukluk çağı obezitesiyle mücadele için küresel bir ortaklığa imza atıyor. Beko, FC Barcelona ile birlikte sağlıklı beslenmeye teşvik etmek için dünya çapında yürüttüğü Eat Like a Pro-Şampiyonlar Gibi Beslen kampanyası kapsamında farkındalık yaratmak amacıyla sosyal medya üzerinden bağış kampanyası düzenleyecek. Beko, Instagram veya Twitter’da #EatLikeAPro hashtag’i altındaki sağlıklı yeme alışkanlıklarını yönelik her paylaşım için UNICEF’e 1 Euro bağışlayacak. Kampanya ile 1.000.000 Euro toplanması hedefleniyor.

Beko, El Clasico derbisinde formadaki yerini Eat Like A Pro’ya bırakacak

Mevcut eğilimin sürmesi halinde şu anda dünya genelinde 41 milyon olan fazla kilolu ya da obezite sorunu yaşayan çocukların sayısı, 2025 yılına kadar 70 milyonu aşacak. Beko, dünya çapında farkındalık yaratarak ve insanları harekete geçirerek sorunun önüne geçmeyi hedefliyor.

Bu kapsamda 6 Mayıs’ta oynanacak dünyanın en çok izlenen derbilerinden El Clasico’da, futbolcular Eat Like A Pro (Şampiyonlar Gibi Beslen) kampanyası için hazırlanan özel formalarıyla sahaya çıkacak. FC Barcelona’nın yıldız oyuncularının formalarının sol omzunda Beko logosu yerine #EatLikeAPro yazacak. Dünyada milyonlarca çocuğa ilham olan FC Barcelona’nın yıldız oyuncuları, dengeli beslenme ve fiziksel egzersiz ile sağlıklı bir yaşam sürmeleri için çocuklara örnek olacak.

Ayrıca, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sosyal medyada paylaşanlar, FC Barcelona’nın sınırlı sayıda üretilen, üzerinde El Clasico haftasına özel olarak #EatLikeAPro sloganının bulunduğu imzalı antrenman ve maç formalarından birini kazanma şansı yakalayacak. Barça Vakfı, medya kanalları aracılığıyla bu girişimi destekleyerek dünya çapında beş milyondan fazla sayıda takipçisini girişime katılmaya teşvik edecek.

Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu, kampanyayla ilgili olarak “Küresel bir sorun olan çocuklarda obeziteye “dur” demek için FC Barcelona ve UNICEF gibi iki büyük ortakla güçlerimizi birleştirmekten mutluluk duyuyoruz. Beko olarak geliştirdiğimiz sağlıklı beslenmeyi kolaylaştıran yenilikçi teknolojiler ve toplumda yarattığımız farkındalıkla sorunun çözümüne katkıda bulunacağımıza inanıyoruz. FC Barcelona ile bu yılki El Clasico derbisinde gerçekleştireceğimiz forma etkinliğiyle futbolun kitleler üzerindeki olumlu etkisinden faydalanarak toplulukları harekete geçirmeyi ve UNICEF için topladığımız bağışla sorunun parçası olmayı amaçlıyoruz” dedi.

Barça Vakfı Başkan Yardımcısı Jordi Cardoner ise “Sporun kendisinde var olan değerlerin çocuklara aşılanmasını hedefleyen FutbolNet metodolojisinin kullandığımız, dünya çapında 120.000 çocuk ve gence ulaşan programlarımızda fiziksel aktivitenin yanı sıra “saygı” değerine odaklanıyoruz. Bu girişimle amacımız çocuklarda sağlıklı alışkanlıkları artırmak yoluyla kendilerine saygı duymalarını sağlamak” diye konuştu.

UNICEF Küresel Beslenme Programı Başkanı Victor Aguayo da şunları söyledi: “Çocukluk çağı obezitesi, özellikle çocukların sağlıklı büyümesi için gereken besinleri sağlayamayan yoksul aileleri ve ülkeleri giderek daha fazla etkiliyor. Küresel ölçekte çocuklar için olumlu değişiklikler yapabilmek adına bizimle yakın iş birliği içinde olan ortaklarımız Beko ve FC Barcelona’ya desteklerinden ötürü teşekkür ediyoruz.”

UNICEF toplanan bağışlarla, çocuklarda beslenme bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan aşırı kilo ve obezite gibi sorunları önlemek çeşitli programlar yürütecek. Çocukların yeme alışkanlıklarını değiştirmek için evde ve okulda sağlıklı beslenmenin önemi üzerine eğitim programları başlatacak.

Eat Like a Pro-Şampiyonlar Gibi Beslen girişimi, dünyanın her yerinden çocuklara ve ebeveynlere sağlıklı beslenme ve dengeli bir yaşam tarzının önemi konusunda eğitim vererek, aileleri Barcelona takımının yıldız oyuncularının beslenme alışkanlıklarıyla tanıştırmayı amaçlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link