Mobil Reklamlara 122 Milyon TL Harcadık

Mobil pazarlamanın ve ilgili teknolojilerin gelişimine öncülük eden MMA (Mobil Pazarlama Birliği) Türkiye,  2016 yılı Türkiye Mobil Reklam Harcama Araştırması’nın verilerini açıkladı. Digital Age Summit 2017 etkinliğinde sunumu gerçekleşen araştırma verilerine göre, 2016 yılında önde gelen mecralarda 22,3 milyar reklam görüntülemesi gerçekleşti. Bu reklamlar için yapılan reklam yatırımları ise 122 milyon TL oldu.

Gerçek Verilere Dayalı Analiz

2016 Türkiye Mobil Reklam Harcama Araştırması, MMA Türkiye sponsorluğunda Nielsen Türkiye tarafından gerçekleştirildi. Araştırma raporu, mobil reklam gösterim adetleri ve yatırım tutarlarının yanı sıra; tercih edilen kanallar, önce çıkan reklam tipleri, sektörel dağılımlar gibi veriler içeriyor. Raporda ayrıca, reklamlarda kreatif tiplerine göre harcama dağılımları ve gösterimler ile harcamaların karşılaştırılması gibi analizler, gerçek verilere dayandırılarak inceleniyor. Rapor, bu özellikleriyle, sektörün geleceğine yön verebilecek analizler içeriyor.

Raporun sunumu, MMA Türkiye Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Volkan Biçer’in yanı sıra, Yönetim Kurulu Üyesi ve Nielsen Türkiye Genel Müdürü Erdem Tolon ile MMA Türkiye Araştırma & Ölçümleme Komitesi Eş Başkanı Burak Yılmaz’ın katıldıkları bir panelde gerçekleşti.

Volkan Biçer (MMA Türkiye Yönetim Kurulu Onursal Başkanı), Burak Yılmaz (MMA Türkiye Araştırma & Ölçümleme Komitesi Eş Başkanı) ve Erdem Tolon (MMA Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Nielsen Türkiye Genel Müdürü) (Soldan Sağa)

Rapor verilerine göre, mobil içerik mecralarına yapılan reklam yatırımları 122 Milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Facebook, Twitter, Google arama, Youtube gibi sosyal paylaşım ve arama mecraları, rapor hesaplamalarının dışında tutuldu.

Premium Reklamlara Daha Yüksek Yatırım

Reklam harcamalarının 89,1 milyon TL’lik kısmı, ‘premium’ reklamlarda gerçekleşti. Bu çalışmalar ile elde edilen görüntülenme sayısı, 6,7 milyar oldu. Premium satın almalarda reklam veren ya da medya ajansları reklam ağları ve yayıncılarla birebir görüşerek reklamın hedef kitleye uygun mecralar üzerinde çıkmasını sağlıyor.

Programatik olarak tabir edilen ve reklam alım-satım sürecinin insanlar yerine makineler arasında gerçekleştiği sistem üzerinden sunulan mobil reklamlarda ise 32,9 milyon TL harcama ve 15,5 milyar görüntüleme gerçekleşti.

Aslan Payı Telekomünikasyonda

MMA Türkiye araştırması, reklam yatırımlarının sektörel kırılımını da içeriyor. Araştırmaya göre, telekomünikasyon sektörü, yüzde 24 pay ile mobil reklamları en çok değerlendiren iş kolu olarak öne çıkıyor. Telekomünikasyonu yüzde 6’lık bir payla otomotiv, ulaşım ve yan sanayi izlerken kozmetik ve kişisel bakım, finans, yayıncılık, işaat ve dekorasyon hizmetleri yüzde 5’er paya sahip bulunuyor. Gıda ve yayıncılık sektörlerinin payı yüzde 4, tekstil sektörünün payı ise yüzde 3 seviyesinde.

Premium reklamların 6,7 milyar görüntülenme adedi ve 89,1 milyon TL olarak gerçekleşen
reklam harcamalarında, tam sayfa kreatif tipi yüzde 39 pay aldı. Standart banner’ların gelirlerdeki payı yüzde 37, gösterim oranı ise yüzde 56 olarak belirlendi. Yüzde 5 ile daha düşük bir görüntülenme payına, ancak daha yüksek etkiye sahip videoların gelirlerdeki payı da yüzde 24 olarak gerçekleşti.

iOS, Android’i İkiye Katladı

Araştırma raporundaki bir diğer ilginç veri de mobil uygulamalara yönelik reklam harcamalarının %69’unun iOS cihazlardan yapılması. Buna karşın Android tabanlı mobil cihazlara yapılan harcamalar % 31 seviyesinde kalmış.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

KFC Türkiye’nin “Bakması Bedava” Sloganı Tepki Çekti

Markaların pazarlama ve reklam kampanyaları yaparken son derece dikkatli olması gerektiğini bu zamana kadar ortaya çıkan çok sayıda olumsuz örnekle birçok kez gördük. Zira hazırlanan kampanyalarda insanların farklı yorumlayabileceği herhangi bir detay, markanın tüm eleştiri oklarını üzerine çekmesine neden olabiliyor. Puma’nın uyuşturucu temalı partisi, McDonald’s’ın müzeleri kötüleyen reklamı ve Starbucks’ın tepki çeken noel reklamı bu konuda dikkat çeken son örnekler.

Ancak bazı kampanyalar ise insanlara gerçekten “Bu kampanyayı hazırlarken ne düşündüler acaba?” sorusunu sorduruyor. KFC Türkiye‘nin son reklam kampanyası, işte tam da bu kategoriye giriyor. KFC Türkiye’nin üzerinde “Bakması Bedava” sloganının yer aldığı reklam afişi, dün sosyal medyada adeta bir infial yarattı. Birçok Twitter kullanıcısı, haklı olarak reklamın rahatsız edici olduğuna yönelik yorumlarda bulundu.

Şubat ayında sizlerle “Markalar, Irkçı Reklamları Kasten mi Yapıyorlar?” başlıklı bir yazı paylaşmıştık ve o yazıda markaların birbirini ardına yaptıkları “kör göze parmak” niteliğindeki ırkçı reklamların “Gerçekten de reklamın iyisi kötüsü olmaz mı?” sorusunu akıllara getirdiğine değinmiştik. KFC Türkiye’nin bu reklamı da bu soruyu yeniden akıllara getirdi. Aksi takdirde bu tarz bir reklamın, herhangi bir olumsuz tepki almayacağının düşünülmüş olması pek de mantıklı gelmiyor. Mesele sadece dikkat çekmekse, KFC Türkiye’nin bunun çok iyi bir şekilde başardığını söyleyebiliriz. Ancak bu reklam afişinin, KFC markası açısından olumlu bir izlenim yarattığını söylemek zor.

Kısa süre içinde Ekşi Sözlük‘te de “Bakması Bedava” başlığı altında bu reklam afişi ile alakalı çok sayıda yorum yapıldığını belirtelim. Bu arada “Bakması Bedava” sloganı ile ilgili olarak hem Twitter’da hem de Ekşi Sözlük’te yapılan yorumlar genel olarak olumsuz, ancak az sayıda da olsa bu tepkinin gereksiz olduğunu ifade eden kişiler de mevcut.

KFC Türkiye, konu ile ilgili olarak şimdiye kadar herhangi bir açıklama yapmadı. Açıklama yapıldığı takdirde sizlerle paylaşıyor olacağız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

IKEA Yeni Oyuncak Serisi ile Çocuklara “Sürdürülebilir Yaşamı” Öğretiyor

Konu çocuklar olduğunda evimizin her şeyi IKEA’nın güzel projelerini hatırlamamız zor olmuyor değil mi? Geçtiğimiz yıllarda çocukların resim kağıtlarına çizdiği hayvan figürlerini oyuncak haline getiren IKEA yeni oyuncak koleksiyonunda ilhamı da nesli tükenmekte olan hayvanlardan aldı.

Bu yeni pelüş oyuncak serisinin amacı, ailelerin çocuklarına sürdürülebilir yaşamı daha kolay anlatabilmeleri. Daha büyük çocuklar ise oyuncaklarla beraber renkli ve öğretici kitaplarla tek başlarına öğrenebilecekler.

Djungelskog (yabani orman) ve Urksog isimli iki pelüş oyuncak serisi, nesli tükenmekte olan hayvanlar hakkında farkındalığı artırmayı amaçlıyor.

Aslanlar, filler, pandalar ve orangutanlar gibi hayvanlardan oluşan yeni serinin içeriği de mesajı kadar sürdürülebilir. Polyester ve geri dönüştürülmüş plastik şişe atıklarından üretilen lifler, sürdürülebilir pamuktan oluşuyor.

Her biri yanında bir hikâye kitabı ile gelen oyuncaklar, “ailelerin sürdürülebilirlik hakkındaki sorularını yanıtlamalarına destek olmak ve daha büyük çocuklara da kendi başına öğrenme imkanı sağlıyor.”

Koleksiyonun hikayesi sürdürülebilirlik konusunda çocuklarla nasıl bağ kurabiliriz? Sorusu ile başlamış. Vahşi hayvanların çocukları her zaman büyülediğini bildiklerinden, vahşi ve nesli tükenmekte olan hayvanları ana tema alarak yola çıkan ekip, bu anlamlı koleksiyonu yaratmış.

Afrika aslanı nesli tükenmekte olmasa da tehlike sinyalleri veren, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) göre sadece 20.000 tane kaldığı açıklanan bir vahşi hayvan. Aynı zamanda 2016 yılında “nesli tükenmekte” listesinden kurtarılmış ama oldukça dikkat edilmesi gereken diğer hayvan ise panda. Fil ve orangutan ise listede panda ve aslanla aynı kaderi paylaşıyor.

Sürdürülebilir bir yaşam için yapmamız gerekenleri hepimiz bilinçli bireyler olarak araştırmalıyız. Çocuklarımıza da bu bilinci aktarmamız gerekiyor ki dünya yaşanabilir bir yer olmaktan çıkmasın. Bunun için geç kaldıysak bile belki bu haber araştırmaya ve harekete geçmeye başlamamız için iyi bir neden olabilir, ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link