Mercedes Küçük Hitler’i öldürdü(mü) ?

Birkaç gündür internette sık sık “Mercedes reklamında Hitler’i öldürdü.” ,“Hitler’e Mercedes çarptı.” gibi haberler dönüyor. Merak ettim izledim reklamı. Reklam Mercedes’in yeni fren teknolojisi için yapılmış. 1900’lerde bir köy içerisinden geçen Mercedes yoldan geçen çocukları fark edip önceden fren yapıyor. Ardından sokakta oynayan sarışın bir çocuğu görüyoruz. Çocuğun annesi “Adolf!” diye bağırıyor. Anlıyoruz ki Mercedes o sarışın çocuğa çarpmış. Post-packshotta  Mercedes Çarpışma Önleme Asist Programı ve slogan yer alıyor “Tehlikeleri önceden fark eder.

Reklam sona erdikten sonra bir garip oldum. Bu işte bir yanlışlık var dedim. Mercedes gibi özenli işler yapan bir marka nasıl olur da böylesine tartışma yaratacak bir işe imza atar. İşin ilginci bir Alman markası yapıyordu bu işi. Merak ettim, araştırmaya başladım. Birkaç yabancı siteye göz atınca gerçek anlaşıldı.

Bu reklamı aslında Ludwigsburg Film Akademisi öğrencileri Tobias Haase, Jan Mettler ve Lydia Lohse hazırlamış ve reklamın öncesinde “Bu reklam bir bitirme çalışmasıdır. Bu filmin Daimler Benz AG ile hiçbir bağlantısı yoktur.” açıklaması yapılmış. Bir bitirme çalışması olarak yapılan bu iş internette bir anda viral etkisi yarattı ve birkaç gün içerisinde yaklaşık 1,5 milyon kez izlendi. Böyle olunca da ortada bir anda bir bilgi kirliliği oluştu. Reklamı görenler Mercedes’i eleştiri yağmuruna tuttu. Haber siteleri biraz da tıklama almak için sansasyonel başlıklar attılar. Daimler Benz şirketi başta durumdan memnundu sanırım.  Markanın adı duyulmuştu, üstelik yeni fren teknolojilerin bedavaya tanıtmış oldular. Fakat bir süre sonra reklamın yaratacağı olumsuz çağrışımlar ağır basınca şirket reklamı “uygunsuz” olarak tanımladı. Kendisiyle bir ilgisi olmadığını açıkladı.

merce

Bu olayın bana düşündürdüğü birkaç şey var. Sizle paylaşmak isterim.

Öncelikle bir bitirme çalışmasının bu kadar kaliteli ve reklamcılık tabiriyle “temiz iş” olması beni çok şaşırttı. Bizim sektörde bile bu kadar başarılı prodüksiyonlar görmek pek nasip olmuyor. Bu açıdan tebrik edilmesi gerekir. Gelelim reklam fikrine… Reklamın duygusu üzücü öncelikle. Çarptığı çocuk Hitler de olsa bir otomobilin reklamda bir çocuğa çarpması pek hoş değil. Milyonlarca insanın ölümüne sebep olan Hitler bile olsa reklam pozitif bir duygu iletmiyor.  Sadece kendi içinde bir espri barındırıyor. Gerçi burada şunu belirtmem gerekir ki, bu reklam bir parodi olarak yapılmış yani gerçek bir reklam projesi değil. Çalışmanın sahibi Tobias Haase şöyle bir açıklama yapmış “Bu çalışmayla ‘Makinelerin ruhu olsaydı nasıl olurdu? ’ diye sorarak teknolojinin ahlakı düşüncesini keşfetmek istedik.”

1.5 milyon izlenme azımsanacak bir rakam değil. Reklam izletmenin bu kadar zor olduğu bir dönemde sadece internetteki viral etkisiyle bu rakama ulaşılmış. Hani okuldayken ya da sektörde bir marka verilip “Viral yapalım” deniyor ya, bu iş siparişle olmuyor kardeşim öyle. Viral kendiliğinden oluyor. İlla viral olsun diyince kastırınca olmuyor ne yazık ki. Bu iş bunun bir göstergesi bence. Zaten viralin ne olduğunu tanımlamak yapmaktan daha zor neredeyse.

Evet, Mercedes bedavaya kendi ismini ve yeni teknolojisini 1.5 milyon kişiye ulaştırmış oldu. Ama aynı kitleye markaya olumsuz bir çağrışım da iletilmiş oldu. Sonuçta söz konusu çalışmada çocuğa çarpan bir Mercedes otomobil yansıyor izleyenlere. Çalışmayı izleyenler 80 saniye sonunda pek de mutlu hissetmiyor. İnsanlar Hitler’i sevdiklerinden değil otomobilin bir çocuğa çarpması nedeniyle böyle hissediyor. Bu durum da markayı zora sokmuştur.

Son olarak benzer durumlarla sık sık karşılaşıyoruz ve zihinler hep aynı noktada düğümleniyor:

Reklamın iyisi kötüsü olur mu?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Marka İletişimi ve Stratejik Planlama üzerine çalışmalar yapıyorum. Bu topraklarda dünya markası çıkarma gönüllüsüyüm. Ayrıca siyasete, bilime ve tarihe özel bir ilgim var.

Bir Cevap Yazın

IKEA’dan Donald Trump ve Kim Jong-Un’a “Silahlarla Savaşmayın, Mobilya Yapın” Çağrısı

12 Haziran 2018, ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un arasında Kuzey Kore’nin nükleer silahlandırılması konusundaki tarihi toplantısına ithafen IKEA bir Facebook postu yayınladı. 

Marka, vidaları sıkıştırmaya yarayan bir alyan anahtarı fotoğrafının yanınada “inşaat silahı 0 Dolar” şeklinde bir espri ile birlikte postun altında da “Mobilya yapalım, savaşmayalım” postu paylaştı.

IKEA tek bir alyan anahtarıyla çok anlamlı bir post yayınlayarak savaşa ve silahlanmaya karşı olduğunu belirtti. ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un’a bedava olan alyan anahtarıyla savaşmak yerine mobilya yapmalarını teklif etti.

İlgi gören Facebook postunun altına Jin Spade’dan ilginç ve güzel bir yorum gelmiş: “Ya Ikea bir ülke olsaydı?”. Ardından Ikea da bu yoruma cevap vermekte gecikmemiş ve; “Alyan anahtarının yardımıyla bir şeylerin dağılmadığından emin olacağız.”

IKEA ilginç ve zekice reklam kampanyaları ile sık sık gündeme gelen bir marka ancak bu sefer herhangi bir ürününü tanıtmak yerine dünya barışına katkıda bulunmak istemiş. Siz ne düşünüyorsunuz, beğendiniz mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yalancının Mumu: Yalan İfadelerle Tüketiciyi Kandırmanın Cezasını Çeken Markalar

  • Tüketicinin beğenisine sunduğunuz her ürün ve hizmetin biraz pazarlamanın sihirli dokunuşuna ihtiyacı vardır elbet. Ama ya o ince ayarlanması gereken dozu biraz fazla kaçırdıysanız ne olacak?
  • Redbull kanatlandırmıyor, New Balance giyerek kilo veremiyorsunuz. Tüketiciyi kandırmanın, yanlış reklam beyanında bulunmanın bedelini ağır ödeyen markalardan örnekler aşağıda;
  • Benzer yazılar için Pazarlamada Algı ve İtibar Yönetimi

Markanızın ününü ve müşterinizin size güvenini zedelemekle sonuçlanabilecek bu hatalardan birkaç tanesine hep beraber göz atalım;

Airborne’un yaptığı:  Uydurma bir tedavi yöntemi

1990’larda piyasaya vitamin ve mineral takviyeleri çıkaran Airborne, piyasada bir anda yaygın hastalıklardan olan grip ve soğuk algınlığını engelleme ve etkilerini hafifletme vaadleri ile çıktı. Peki gerçekten öyle miydi? Daha sağlıklı ve güvenilir yiyecekler için toplum faydasını koruyan organizasyon Center for Science in the Public Interest (CSPI) tarafından yapılan araştırma bu iddiaların altını dolduracak gerçek bir bilimsel kanıt bulunmadığını keşfedince Airborne 23.3 milyon dolarlık bir tazminat ödemeye mahkum oldu.

Splenda: Şekerden yapılmıyor

Neredeyse her yerde şeker alternatifi olarak gördüğümüz Splenda ise “ Şekerden yapıldı, bu nedenle tadı şeker gibi” mottosu ile 2000’lerde yayılırken ve müşterilerini doğal olduğuna inandırırken Şeker Birliği aslında Splenda’nın şekerden yapılmadığını , yoğun bir kimyasal içerik içerdiğini keşfetti ve şirkete dava açtı. Gizlilik kararı ile sürdürülen davada 2007’de uzlaşma sağlandı.

New Balance kilo vermenize yardım etmiyor

2011’de New Balance yeni ayakkabı serisini kas aktivasyonunu ve kalori yakımını sağlar ifadeleri ile tanıtırken bu ifadelerin halkı kandırmak ve yanlış beyanda bulunmak olduğunu düşünüyor muydu? Hayır. Sonradan yapılan birçok araştırma normal yürüyüş ayakkabıları ile karşılaştırıldığında New Balance serisinin insan sağlığına ekstra bir faydası bulunmadığını hatta kas zedelenmesine bile neden olacağını kanıtladı.

Redbull kanatlandırmıyor

Bu vakanın ilgi çekici olmasının nedeni ise bunu zaten biliyor olmamız. Amerikan bir tüketicinin 10 senedir ürünü tükettiğini, ancak ne zihinsel ne de fiziksel olarak performans artışı yaşamadığını ve şirketin bu sloganla rakiplerini geri bırakmayı amaçladığını iddia ederek şirkete dava açması sonucu, Redbull davacı tarafla 13 milyon dolarlık bir anlaşma yaparak uzlaşı sağlamak durumunda kaldı. Ama bugünlerde hala bu sloganı duyuyoruz değil mi?

Volkswagen çevre için kılını kıpırdatmıyor

2016 yılında Federal Trade Commission (FTC)  tarafından markaya acılan dava markanın aslında temiz, dizel enerji tükettiğini reklamlarda ifade etmesi ama gerçekte bunun tam tersinin çıkmış olması. Emisyon testlerinde 7 yıl boyunca hile yaptığı anlaşılan markanın hala halk gözünde itibarını düzeltmek için ne kadar uğraştığına şahit oluyoruz.

Sizin aklınıza gelen başka hangi örnekler var?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link