McDonald’s Logosunun Ve İsminin Sansürlendiği McDonald’s Reklamı

Fast food sektörünün devlerinden biri olan ve iyi ya da kötü sürekli gündemde kalmayı başaran McDonald’s, şimdi de yeni reklam filmi serisiyle gündeme geldi. Kreatif ajans Omnicom tarafından hazırlanan bu reklam filmi serisinde, The Mindy Project dizisiyle tanınan ünlü oyuncu Mindy Kaling rol alıyor.

That Place Where Coke Tastes So Good” (Kolanın Tadının Çok İyi Olduğu Şu Yer) adlı Youtube kanalında yayınlanan reklam filmlerinde Mindy, aynı kanalın ismindeki gibi sürekli olarak “kolanın tadının çok iyi olduğu o yer”den bahsediliyor. Bu ifadeyle kastedilen yer tabii ki McDonald’s, ancak reklam filmlerinde hiçbir şekilde McDonald’s ismi ya da logosu geçmiyor. Öyle ki, oyuncuların McDonald’s dediği yerler bipleniyor, McDonald’s logoları ise mozaikleniyor.

Reklam filmlerinde genel olarak Google araması yapılarak bu yerin neresi olduğunun öğrenilebileceğine vurgu yapılıyor. Bununla birlikte reklam filmlerinde doğrudan McDonald’s ismi ve logosu kullanılmasa da arka fonun kırmızı renkte ve Mindy Kaling’in kıyafetinin ise sarı renkte olması dikkat çekiyor. Bildiğiniz gibi sarı ve kırmızı McDonald’s’ın ana renkleri ve sadece bu renkler bile insanlarda McDonald’s algısını oluşturmaya yetiyor. McDonald’s’ın bu reklam filmlerinde büyük ölçüde insanların bilinçaltına oynadığını söylemek yanlış olmaz sanırım.

McDonald’s’ın yeni reklam filmlerinden iki tanesini aşağıda paylaşıyoruz. Diğerlerini ise That PlaceWhere Coke Tastes So Good adlı Youtube kanalından izleyebilirsiniz.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Dijital Reklamcılıktaki 4 Yeni Trend

  • Salesforce, Dijital Reklamcılık 2020 isimli bir araştırma raporu yayımladı.
  • Rapora göre, reklam ve pazarlama organizasyonların büyük kısmı, ortak bütçeleri paylaşıyor ve e-posta göndermek ve reklam kampanyaları oluşturmak için aynı ekibi kullanıyor.
  • Bu yıl içerisindeki dijital reklam harcamalarının %66’sının Google aramaları, YouTube, Facebook ve Instagram’a gitmesi bekleniyor.
  • İlgili Yazı: Yapay Zeka, Online Reklamcılıkta Başarıyı %35 Artırıyor

Dijital çağda olduğumuz şu günlerde, doğal olarak reklam sektöründe de dijital reklamcılık fazlasıyla ön plana çıkıyor. Ve başta teknoloji olmak üzere çeşitli etkenler nedeniyle dijital reklamcılıkta trendler yavaş yavaş değişiyor. Şirketlere CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) hizmeti sunan ve ABD merkezli bir şirket olan Salesforce da dijital reklamcılıktaki yeni trendleri tespit etmek amacıyla bir araştırma yaptı ve bu araştırma verilerine “Dijital Reklamcılık 2020” isimli raporunda yer verdi.

Dijital Reklamcılık 2020; Kuzey Amerika (ABD ve Kanada), Avrupa (Fransa, Almanya, Hollanda, Birleşik Krallık, İrlanda) ve Asya – Pasifik (Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda) bölgesinde yer alan çeşitli şirketlerde görev yapan 900 reklamcının katılımıyla hazırlanan bir araştırma raporu. Kasım 2017’de gerçekleştirilen araştırma kapsamında her bir bölgeden 300 katılımcı seçildi ve araştırma raporu, bu katılımcıların görüşlerine dayanılarak hazırlandı. Bu araştırma raporunda, dijital reklamcılığın geleceğine dair dört ana başlık ön plana çıktı.

Reklam ve Pazarlama Birleşiyor

Günümüzde reklam ve pazarlama organizasyonların büyük kısmı, ortak bütçeleri paylaşıyor ve e-posta göndermek ve reklam kampanyaları oluşturmak için aynı ekibi kullanıyor. Araştırma verilerine göre, Kuzey Amerika’da yer alan şirketler bu dönüşüme öncülük ediyorlar. Salesforce’un Dijital Reklamcılık 2020 raporuna göre, reklam ve pazarlamanın yakınlaşmasıyla ilgili olarak dikkat çeken veriler şunlar:

  • Genel olarak reklam ve pazarlama ekipleri, marka ya da yaratıcı ekipleri ortak kullanan şirketlerin oranı %61. Bunu uygulamayı planlayan şirketlerin oranı ise %31.
  • Reklam ve pazarlama ekiplerinin ortak bir bütçeye sahip olduğu şirketlerin oranı %59. Bunu uygulamayı planlayan organizasyonların oranı ise %31.
  • Şirketlerdeki reklam ve pazarlama ekiplerinin 57’si, e-posta kampanyaları oluşturmaktan ve medya satın almadan sorumlu tek bir departman sorumlusuna rapor veriyor. Bu sisteme geçmeyi planlayan şirketlerin oranı ise %34.

Birçok reklamcı, artık ajanslara daha az bel bağlıyor ve bunun yerine kampanya planlarını kendileri hazırlıyorlar. Yaklaşık olarak şirketlerin yarısı, herhangi bir dijital kanalda reklam harcamalarını optimize etmek için tamamen kendi çalışanlarına güveniyor. Reklam harcamalarının optimizasyonunu dahili personeline yaptıran şirketlerin oranı, Facebook ve Instagram için %59 iken Google aramaları için %57, YouTube ve diğer video platformlarındaki reklamlar içinse %52. Şirketlerin en az beşte biri ise reklam çalışmalarını kendi çalışanları ile ajanslar arasında paylaştırmayı tercih ediyor.

Veri, Reklamcılıkta Daha Fazla Öne Çıkıyor

Dijital reklamcılığı bilgilendirmek için kullanılan mevcut veri kaynaklarının sayısı, her geçen gün artmaya devam ediyor. Şu anda üç temel veri kategorisi mevcut: CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) verisi, online veri ve demografik veri. Reklamcıların büyük çoğunluğu bu üç kategoriyi kullanıyor ve reklamcıların kullandığı bireysel veri kaynaklarının sayısı sürekli artıyor.

Reklamcıların %94’ü reklam hedeflemek için e-posta adresi ve telefon numarası gibi çeşitli CRM verilerini kullanıyor. Satın alma işlemleri, posta adresi ve müşteri hizmetleri bilgileri gibi CRM verilerine göre hedefleme yapan şirketlerin oranı, 2016 yılında %56 iken geçtiğimiz yıl bu oran %68’e yükseldi.

Reklamcıların %90’ı ise reklam hedefleme için çeşitli online verileri kullanıyor. Bu online veriler; birinci taraf anonim veri, ikinci taraf verisi ve üçüncü taraf verisi olmak üzere üçe ayrılıyor. Birinci taraf anonim veri %71 oranla en çok kullanılan online veri türüyken ikinci taraf verisinin kullanım oranı %63 ve üçüncü taraf verisinin kullanım oranı ise %52. Bununla birlikte önümüzdeki iki yıl boyunca reklamcıların ikinci taraf verisi kullanımının %26, üçüncü taraf verisi kullanımının ise %30 oranında artacağı tahmin ediliyor.

Reklamcıların %95’i potansiyel müşterileri belirlemek için kişisel veri, lokasyon bilgisi ve ilgi alanları gibi çeşitli demografik verileri kullanıyor. Önümüzdeki iki yıl içerisinde, reklamcılar tarafından lokasyon bilgisinin kullanımının %14 oranında artacağı tahmin edilirken ilgi alanına dayalı verinin kullanımının ise %26 oranında artması bekleniyor.

Markalar, kitlelerini hedeflemek için birden fazla veri kaynağı kullanırken aynı zamanda bu veriyi içeri aktarmak, hedeflenecek bölümleri bulmak ve de ağlara ve internet sitelerine talimatlar göndermek için gittikçe artan bir şekilde veri yönetim platformlarını dönüştürüyorlar. Rapora göre, reklam şirketlerinin %91’i halihazırda bir veri yönetim platformu kullanıyor ya da kullanmayı planlıyor. Bununla birlikte üç yıldan uzun bir süredir bir veri yönetim platformuna sahip olan reklam şirketlerinin oranı %20 iken 1 ila 3 yıl arasında bir süre boyunca veri yönetim platformu kullanan şirketlerin oranı ise %38.

Dijital Reklamcılıkta Facebook ve Google Egemenliği Sürüyor

Rakamlara bakıldığında, dijital reklamcılık alanındaki Facebook ve Google egemenliği yakın zamanda son bulacak gibi görünmüyor. Bu yıl içerisindeki dijital reklam harcamalarının %66’sının Google aramaları, YouTube, Facebook ve Instagram’a gitmesi bekleniyor. Facebook ve Google devasa kullanıcı kitlelerinin yanı sıra, özellikle gerçek kimliklere göre müşteri hedefleme yetenekleri nedeniyle reklamcılara cazip geliyorlar.

Dijital reklam harcamalarındaki payı %16’dan %14’e düşse de, görüntüleme esaslı reklam bu karışımın hala önemli bir parçası. Araştırmadan çıkan sonuca göre, Facebook’un haricindeki LinkedIn, Pinterest, Snapchat ve Twitter gibi sosyal medya platformlarında ise %11 oranında bir planlı harcama yapılmış. Ancak bu platformların, reklam bütçelerindeki ortak pay oranı düşüşte.

Video içerik, her geçen gün daha yaygın bir hale geliyor. 2016 yılında şirketler video reklam yatırımlarını %65 oranın artırdılar. Bu da reklamcıların %52’sinin, video reklamları şirket içinde üreterek onlar üzerinde kontrol sağlamayı tercih etmesinin nedenini açıklıyor. Bununla birlikte B2B şirketlerinin video reklamlarının yıllık artış oranı %65 iken B2C şirketleri için bu oran %59’da kaldı.

Yeni Teknolojiler, Yeni Reklam Mecraları Anlamına Geliyor

Son dönemde akıllı televizyonlar, sese duyarlı dijital asistanlar ve giyilebilir cihazlar gibi birçok yeni teknoloji ürünü hayatımıza girdi. Bu tarz yeni teknoloji ürünleri ve özellikle artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi yeni teknolojiler, yeni yöntemlerle hedef kitlelerine ulaşabilmeleri reklamcılara harika fırsatlar sunuyorlar. Reklamcılar, bu yeni teknolojiler sayesinde, hedef kitlelerinin kişisel ve profesyonel saatlerinin daha fazlasını yakalayacaklarını ümit ediyorlar.

Halihazırda reklamcıların %44’ü akıllı televizyonları bir reklam mecrası olarak kullanırken %39’u reklam yapmak için yapay zeka ile desteklenen sese duyarlı dijital asistanları, %36’lık bir kesim ise giyilebilir cihazları kullanıyor. Yeni bir reklam mecrası olarak artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik teknolojilerinden yararlanan reklamcıların oranı ise %32. Bununla birlikte araştırmaya katılanların %29’u akıllı televizyonları, %35’i dijital asistanları, %31’i giyilebilir cihazları ve %36’sı ise artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik teknolojilerini bir yıl içerisinde kullanmayı planladıklarını belirtmişler.

*Salesforce’un Dijital Reklamcılık 2020 raporuyla ilgili daha detaylı verilere erişmek istiyorsanız, buraya tıklayarak raporun tamamına erişebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Fast Food Savaşları: Burger King vs McDonald’s

  • Fast food sektöründeki en sıkı rekabetlerden biri McDonald’s ve Burger King arasında.
  • Tüm dünya çapındaki McDonald’s restoranlarının sayısı, Burger King restoranlarının sayısının yaklaşık olarak 2 katı.
  • McDonald’s, müşterilerinin %88’ini elinde tutmayı başarırken Burger King tarafında bu oradan %73.
  • İlgili Yazı: Burger King, Whopper İsteyen Müşterilerini McDonald’s’a Yönlendirdi

Global fast food sektörü söz konusu olduğunda, son dönemde en sıkı rekabetin Burger King ve McDonald’s arasında olduğunu söyleyebiliriz. Burger King 1953 yılında, McDonald’s ise 1940 yılında kurulmuş olan bir firma. Yani bu iki firma arasındaki rekabet, 65 yıldır devam ediyor. Peki, bu rekabette kimin önde olduğunu hiç merak etmiş miydiniz? Şimdi rakamlarla bu iki büyük fast food markasının arasındaki rekabete daha yakından göz atalım.

Nasdaq tarafından geçtiğimiz yıl paylaşılan verilere göre, tüm dünya çapındaki McDonald’s restoranlarının sayısı, Burger King restoranlarının sayısının yaklaşık olarak 2 katı. Bu verilere göre, geçtiğimiz yıl McDonald’s’ın toplamda 32.230 şubesi bulunurken Burger King şubelerinin toplam sayısı ise 16.167. 2020 yılında da McDonald’s restoranlarının toplam sayısının yaklaşık olarak Burger King restoranlarının toplam sayısının iki katı olması bekleniyor.

Restoran başına elde edilen lisans hakkı gelirine baktığımızda ise burada da McDonald’s’ın bariz bir üstünlüğü olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz yıl McDonald’s restoran başına 101.980 dolar lisans hakkı geliri elde ederken Burger King ise 69.050 dolar lisans hakkı geliri sağladı. İki şirketin yıllık lisans hakkı gelirlerine baktığımızda, McDonald’s’ın yıllık gelir artışının Burger King’e göre daha yüksek olduğu görülüyor ve bu durumun 2020 yılına kadar böyle devam etmesi bekleniyor. Bununla birlikte Burger King’in yıllık lisans hakkı geliri artışı, 2016 yılından beri %0,5’e sabitlenmiş durumda ve bu istikrarın 2020 yılına kadar bu şekilde devam edeceği tahmin ediliyor.

1010data‘nın yaptığı araştırmaya göre, müşteri sadakati açısından da McDonald’s daha başarılı. Ünlü fast food restoran zinciri, yıllık olarak müşterilerinin %88‘ini elinde tutmayı başarıyor. Burger King söz konusu olduğunda ise bu rakam %73. Bunun yanı sıra bir McDonald’s müşterisi, bir ayda ortalama olarak 26 dolar harcama yaparken bir Burger King müşterisi ise aylık ortalama olarak 17 dolar harcama yapıyor.

İki fast food markası ile ilgili olarak bir başka önemli veri ise marka değerleri. Statista‘nın paylaştığı 2017 verilerine göre iki şirketin marka değerleri arasında ciddi bir fark mevcut ve bu noktada da McDonald’s markasının Burger King’e karşı ciddi bir üstünlüğü bulunuyor. Statista’nın paylaştığı “2017’de Dünya Çapındaki En Değerli 10 Fast Food Markasının Marka Değeri” listesinde, McDonald’s 97,7 milyar dolar marka değeriyle ilk sırada yer alırken Burger King ise 5,1 milyar dolar marka değeriyle 10. sırada yer alıyor.

Statistic: Brand value of the 10 most valuable fast food brands worldwide in 2017 (in million U.S. dollars) | Statista

McDonald’s ve Burger King’in Birbirlerine Sataştıkları Reklamlar

Burger King ve McDonald’s, yaptıkları reklamlarda da aralarında rekabeti ön plana çıkartmayı ihmal etmiyorlar. Ancak rakamlar söz konusu olduğu McDonald’s’ın gerisinde kalan Burger King’in, yaptığı agresif reklam kampanyalarıyla bu alanda üstünlüğü elinde tuttuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

İki markanın birbirine sataştıkları reklam kampanyalarının en dikkat çekenlerinden biri ise 2016 yılında TBWA Paris ajansı tarafından McDonald’s için hazırlandı. Fransa’da yapılan reklamda, yol kenarına McDonald’s ve Burger King için iki reklam tabelası yerleştirildi. McDonald’s için yerleştirilen reklam tabelasında en yakın McDonald’s şubesinin 5 km ötede olduğu belirtilirken Burger King’in aşırı uzun reklam tabelasında en yakın Burger King şubesinin 258 km mesafede olduğu belirtiliyordu.

Burger King ise şahane bir karşı atakla bu reklamın uzun versiyonunu yayımladı. Burger King reklamında araçla seyahat eden iki kişi, McDonald’s tarafından yerleştirilen iki reklam tabelasıyla karşılaşıyorlar. Sonrasında ise McDonald’s’a uğrayıp sadece birer kahve aldıktan sonra Burger King’te Whopper yemek için 253 km daha yol katediyorlar. Ayrıca reklamında sonunda yer verilen “Her Yerde Olduğun İçin Teşekkür Ederiz McDonald’s” ifadesi de dikkat çekiyor.

McDonalds’ın geçtiğimiz yıllarda Almanya’da yayımlanan bir reklam filminde ise McDonald’s’tan aldığı yiyecekler sürekli olarak başka çocuklar tarafından elinden alınan bir çocuk yer alıyor. Bu olayın birçok kez başına gelmesinin ardından bu ufaklık, en sonunda satın aldığı McDonald’s yiyeceğinin önüne Burger King paketi yerleştiriyor ve bu sayede yemeğine kimse dokunmuyor.

Burger King’in McDonald’s’a sataştığı bir başka reklam kampanyası ise geçtiğimiz yılın sonunda yayımlanan noel temalı reklam filmiydi. Bu reklam kampanyası kapsamında, Burger King rakibine noel hediyesi olarak dev bir ızgara götürdü. Grabarz & Partner Werbeagentur GmbH ortaklığıyla hazırlanan “The Gift of Fire” (Ateşin Hediyesi) isimli reklam kampanyası için büyük bir ızgara hediye paketine sarıldı ve bir McDonald’s şubesinin önüne götürüldü. Daha sonrasında ise Burger King ekibi hep bir ağızdan meşhur yılbaşı şarkısı Jingle Bells’in Burger King’e uyarlanmış bir versiyonunu söylemeye başladılar. Çevredeki insanların ve McDonald’s çalışanlarının bu olaya verdiği tepki ise görülmeye değerdi.

Bu rekabette, belki de en yaratıcı ve başarılı reklam kampanyası olarak Burger King’in geçtiğimiz sene “It” isimli popüler korku filminde McDonald’s’a maskotu üzerinden sataştığı reklamı gösterebiliriz. It filminin 27 Eylül’de Almanya’da gerçekleştirilen ön gösteriminde, filmin bitiş jeneriğinden hemen önce sinema perdesinde “ALINACAK DERS: ASLA BİR PALYAÇOYA GÜVENME” şeklinde bir yazı belirdi ve bunun hemen ardından da Burger King logosu gözüktü. Stres ve korku dolu bir filmin ardından böyle esprili bir mesaj gören salon ise kahkahaya boğuldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link